İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4993 E. 2017/4683 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkın kötüye kullanılması↗ dava şartı yokluğu↗ oy yasağı↗ istirdat↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı belediyeye bağışladığı paranın 10.000.000,00 TL olduğu, huzurdaki davada şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmın dava konusu edildiği, 6100 sayılı HMK m. 109 uyarınca, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, dava şartı olan hukuki yararın somut davada mevcut olmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, 11.04.2015 tarihinde 29323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun ile 6100 sayılı HMK'nın 109'uncu maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava hakkının kötüye kullanılması yasağı dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır. Bu itibarla mahkemece, derhal yürürlüğe girecek olan bu usul kanunu değişikliği tartışılarak bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15670 E. 2016/4544 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz kararda109 uyarınca, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, dava şartı olan «hukuki yararın» somut davada mevcut olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği «ihtarnamede» davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «antrepo sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:antrepo sözleşmesi · ihtarname · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, «antrepo sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği «ihtarnamede» davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2337 E. 2015/8258 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz kararda109 uyarınca, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, dava şartı olan «hukuki yararın» somut davada mevcut olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmenin yolu açılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12328 E. 2018/4099 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · dava şartı yokluğu · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz kararda109 uyarınca, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, dava şartı olan «hukuki yararın» somut davada mevcut olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcın tamamlanması · re'sen gözetilme · belirsiz alacak davası · cezai şart · alacak davası · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/473 E. 2018/7681 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10393 E. 2012/15551 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporları ile davalının bakiye «fatura» bedellerini ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüyle 20.109,66 TL'nın davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4993 E. , 2017/4683 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2013 tarih ve 2012/649-2013/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin doğalgaz dağıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla davalı ... ve bağlı şirketler tarafından 09.08.2007 tarihinde kurulduğunu, kuruluş amacının esasen özelleştirme olduğunu, davalı ... tarafından 5669 sayılı Kanun'da belirtilen sürede şirket hisselerinin % 80'nin özelleştirilememesi nedeniyle sözkonusu hisselerin T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığına devredildiğini ve devrin 06.05.2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, 5669 sayılı Kanun gereği gerçekleştirilen denetim sırasında 2007 yılında ... Büyükşehir Belediyesinin talebi üzerine tabiat ve kültür varlıklarını koruma hesabına aktarılan 10 Milyon TL tutarındaki bağışın hukuka ve şirketin kuruluş amacına aykırı olduğunu, yönetim kurulunun böyle bir bağış yapma yetkisi bulunmadığını, bağışın geçersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL'nin 31.12.2007 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı belediyeye bağışladığı paranın 10.000.000,00 TL olduğu, huzurdaki davada şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmın dava konusu edildiği, 6100 sayılı HMK m. 109 uyarınca, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, dava şartı olan hukuki yararın somut davada mevcut olmadığı gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, istirdat istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, 11.04.2015 tarihinde 29323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun ile 6100 sayılı HMK'nın 109'uncu maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava hakkının kötüye kullanılması yasağı dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır. Bu itibarla mahkemece, derhal yürürlüğe girecek olan bu usul kanunu değişikliği tartışılarak bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372262100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz