Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2337 E. 2015/8258 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ hakkın kötüye kullanılması↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL cezai şart alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Ancak, 11 Nisan 2015 tarihinde ve 29323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6644 sayılı “Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda değişiklik yapılarak HMK'nın 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava hakkının kötüye kullanılması yasağı dışında, kısmi dava açılabilmenin yolu açılmıştır. Bu itibarla mahkemece, derhal yürürlüğe girecek olan bu usul kanunu değişikliği tartışılarak bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15670 E. 2016/4544 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmenin yolu açılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği «ihtarnamede» davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «antrepo sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:antrepo sözleşmesi · ihtarname · maddi tazminat
Benzer bu karardaDava, «antrepo sözleşmesinden» kaynaklanan «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava tarihinden önce davalıya gönderdiği «ihtarnamede» davalıdan talep ettiği alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak kalem kalem belirttiği, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının açıkça belirli olduğu, bu durumda davacı tarafından kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4993 E. 2017/4683 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmenin yolu açılmıştır.
Benzer bu kararda109 uyarınca, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, dava şartı olan «hukuki yararın» somut davada mevcut olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Dava, «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · istirdat
Benzer bu kararda109 uyarınca, talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağının düzenlendiği, dava şartı olan «hukuki yararın» somut davada mevcut olmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12328 E. 2018/4099 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · cezai şart · oy yasağı · usulden reddi · hukuki yarar · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmenin yolu açılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «cezai şartın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava «hakkının kötüye kullanılması» «yasağı» dışında, kısmi dava açılabilmesinin yolu açılmış olmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcın tamamlanması · re'sen gözetilme · belirsiz alacak davası · dava şartı yokluğu · alacak davası · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin 9/e fıkrası uyarınca «son» aylık bürüt ücretinin 10 katı tutarı «cezai şartın» ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının dava dilekçesinde adı geçen davalının en son 3.150,00 TL net ücretle çalıştığının ifade edildiği, davacının cezai şart bedelinin tamamını belirleyip talep etme imkanının bulunduğu, kısmı dava veya «belirsiz alacak davası» açmasında «hukuki yararın» olmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu ve re'«sen gözetileceği», somut olayda hukuki yararın dava açıldığı anda var olmadığından sonradan «harcın tamamlatılması» suretiyle bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı, davacı tarafından bu yönde talebin olmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/473 E. 2018/7681 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10393 E. 2012/15551 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporları ile davalının bakiye «fatura» bedellerini ödenmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüyle 20.109,66 TL'nın davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2607 E. 2015/8695 K.
Ortak:usulden reddi
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL «cezai şart» alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında «hukuki yarar» bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz alacak davası · alacak davası · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, dava dilekçesinde açıkça «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmiş mahkemece davanın kısmi dava olduğu ve talep edilen alacak miktarının belirli olduğu gerekçesiyle davanın dinlenilmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dava dilekçesindeki istem ve davanın bu niteliği gözetilerek «belirsiz alacak davası» olarak değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kısmi dava olarak nitelenerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2337 E. , 2015/8258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/11/2014
NUMARASI 2014/1754-2014/492
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/11/2014 tarih ve 2014/1754-2014/492 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, üretimde çalışan ve müvekkili şirketin üretim sırlarına vakıf olan kilit personel niteliğindeki davalı ile 01/05/2008 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilen sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin 10/1 ve 10/5 maddelerinde rekabet yasağının ihlali halinde ödenecek cezai şartın aylık brüt ücretinin on katı olarak belirlendiğini, davalının 11/11/2013 tarihinde istifa dilekçesi sunduğunu, 30/11/2013 tarihinde iş akdinin sona erdiğini, ancak davalının müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra müvekkili şirketin FDG adlı ürünü ile rekabet halinde olan N. Nükleer Teknoloji Araştırma San ve Tic. Ltd. Şti. isimli firmada çalışmaya başladığını ileri sürerek davalının rekabet yasağına aykırı davranması nedeniyle oluşan cezai şart alacağından şimdilik 10.000 TL tutarındaki kısmının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının 58.366,80 TL cezai şart alacağından şimdilik 10.000 TL'lik kısım için dava açtığı, HMK'nın 107-109 maddeleri uyarınca talep konusunun miktarının tartışmasız bir şekilde belirli olduğu hallerde davacı tarafından belirsiz alacak - kısmi dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacağı, davacının davalıdan talep edilebilecek alacak tutarının sebep ve miktarlarını net olarak belirterek toplam davalıdan 58.366,80 TL cezai şart alacağı olduğunu belirttiği, bu kapsamda davacının açmış olduğu davada HMK'nın 114/h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı (hukuki yarar) gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Ancak, 11 Nisan 2015 tarihinde ve 29323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6644 sayılı “Yargıtay Kanunu ile Hukuk Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda değişiklik yapılarak HMK'nın 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu değişiklik sonucunda, bölünebilir alacaklar yönünden, dava hakkının kötüye kullanılması yasağı dışında, kısmi dava açılabilmenin yolu açılmıştır. Bu itibarla mahkemece, derhal yürürlüğe girecek olan bu usul kanunu değişikliği tartışılarak bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/134331600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz