Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2607 E. 2015/8695 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz alacak davası↗ alacak davası↗ usulden reddi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının alacak miktarını tam ve kesin olarak belirleme imkanı olduğu halde belirsiz alacak davası açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmiş mahkemece davanın kısmi dava olduğu ve talep edilen alacak miktarının belirli olduğu gerekçesiyle davanın dinlenilmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmiştir. Bu durumda dava dilekçesindeki istem ve davanın bu niteliği gözetilerek belirsiz alacak davası olarak değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kısmi dava olarak nitelenerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2447 E. 2022/4685 K.
Ortak:belirsiz alacak davası · alacak davası
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının alacak miktarını tam ve «kesin» olarak belirleme imkanı olduğu halde «belirsiz alacak davası» açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, dava dilekçesinde açıkça «belirsiz alacak davası» olarak nitelendirilmiş mahkemece davanın kısmi dava olduğu ve talep edilen alacak miktarının belirli olduğu gerekçesiyle davanın dinlenilmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dava dilekçesindeki istem ve davanın bu niteliği gözetilerek «belirsiz alacak davası» olarak değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kısmi dava olarak nitelenerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi sözleşmesi · nispi vekalet ücreti · ticari kredi · maktu vekalet ücreti · hukuki yarar · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, taraflar arasındaki «ticari kredi sözleşmelerine» istinaden alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkindir.
Ancak, davalı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
… mece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı bankadan kullandığı kredilere istinaden kendisinden haksız olarak «masraflar» alındığını, bu masrafların iadesine karar verilmesini talep ettiği, davalı bankanın almış olduğu masrafların hesap özetleri ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu durumda uyuşmazlığın belirlenebilir nitelikte bulunduğu, davanın «belirsiz alacak davası» niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın «hukuki yarar» yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2607 E. , 2015/8695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAFRA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
: (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 27/11/2014
NUMARASI 2014/423-2014/698
Taraflar arasında görülen davada Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/11/2014 tarih ve 2014/423-2014/698 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili davalı Banka'dan kredi kullandığını ancak kendisinden yasaya aykırı olarak komisyon masrafı adı altında ücret alındığını ileri sürerek haksız olarak kesilen bedellerin iadesi için belirsiz alacak davasının kabulü ile 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın gerek usulden gerekse esastan reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının alacak miktarını tam ve kesin olarak belirleme imkanı olduğu halde belirsiz alacak davası açtığı, davanın mahiyeti itibariyle 6100 sayılı HMK'nın 109. maddesi gereğince kısmi dava niteliğinde olduğu, dava konusu kredi nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan kısmi dava açılmayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dilekçesinde açıkça belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmiş mahkemece davanın kısmi dava olduğu ve talep edilen alacak miktarının belirli olduğu gerekçesiyle davanın dinlenilmesi mümkün olmadığından reddine karar verilmiştir. Bu durumda dava dilekçesindeki istem ve davanın bu niteliği gözetilerek belirsiz alacak davası olarak değerlendirme yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın kısmi dava olarak nitelenerek yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/135385000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz