Hmk 297
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2007 E. 2017/4741 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ infazda tereddüt↗ infaz↗ ticaret unvanı↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ harç↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı tarafından TTK’nın 52. maddesi kapsamında haksız şekilde ticaret unvanı kullanımının ve tescilinin söz konusu olduğu, dolayısıyla da tescilli olan davalı ticaret unvanından "Selva" ibaresinin terkininin gerektiği, davalı kullanımının tescilli ticaret unvanının tescil olunduğu haliyle TTK hükümlerine uygun bir kullanım niteliğinde olduğu ve bu durumda ticaret unvanındaki “SELVA” sözcüğünün davacının tescilli markasına tecavüz eder şekilde markasal bir kullanım bulunmadığı öte yandan 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesi kapsamında iltibasa yol açan bir eylemin varlığı da belirlenmediği gerekçesiyle marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine ve diğer hususlar bozma kapsamı dışında kaldığından ve kesinleştiğinden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hükmün infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir. Gerçektende HMK'nın 297/2 maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Bu itibarla, mahkeme kararının hüküm fıkrasında, davacının marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildikten sonra infazda tereddüt oluşturacak şekilde “davacının yargılama giderlerinin ½’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm oluşturulmuş, ancak yargılama giderlerinin ne olduğu ve miktarı açık ve net olarak ifade edilmemiş, ayrıca hüküm fıkrasında tarafların sorumlu oldukları harç miktarları da belirtilmemiştir. Bu durumda, mahkemece, hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6657 E. 2018/496 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hükmün «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir.
… u itibarla, mahkeme kararının hüküm fıkrasında, davacının marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildikten sonra «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde “davacının «yargılama giderlerinin» ½’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm oluşturulmuş, ancak yargılama giderlerinin ne olduğu ve miktarı açık ve net olarak ifade edilmemiş, ayrıca hüküm fıkrasında tarafların sorumlu oldukları «harç» miktarları da belirtilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda1- Mahkemece, hükmün «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir.
Bu bakımdan, mahkemece, hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak ve «infazı» kabil olacak şekilde gösterilmesi gerekirken “Davalının karşı davasının kabulüne” karar verilmekle yetinilerek «infazda tereddüte» sebebiyet verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu karardaSomut olayda, davalı-karşı davacı vekili, davacı-karşı davalı adına tescilli 2003/00044 sayılı çoklu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmiş, mahkemece, karar gerekçesinde bilirkişilerin 2003/00044-3 sayılı tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip olmadığını bildirir raporunun dosya arasında alındığı belirtilmiş ve hüküm kısmında “Davalının karşı davasının kabulüne” karar verilmekle yetinilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4107 E. 2021/4644 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hükmün «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
… u itibarla, mahkeme kararının hüküm fıkrasında, davacının marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildikten sonra «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde “davacının «yargılama giderlerinin» ½’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm oluşturulmuş, ancak yargılama giderlerinin ne olduğu ve miktarı açık ve net olarak ifade edilmemiş, ayrıca hüküm fıkrasında tarafların sorumlu oldukları «harç» miktarları da belirtilmemiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Bu durumda, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterildiği kabul edilemeyeceğinden «infaz» olanağı bulunmayacak biçimde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · dosya masrafı
Benzer bu kararda… emece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu aracın sağlam ve eksiksiz geri verilmesi mümkün olmadığından davalının araç için yaptığı gerekli «masrafları» ve icra takibiyle elde ettiği menfaatleri, geri vermesi gereken araç bedelinden mahsubuyla miktarın 45.000.- TL olarak değerlendirildiği, hal böyle iken davacının …
1-Dava, bonodan kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3993 E. 2014/9925 K.
Ortak:ticaret unvanı · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı tarafından TTK’nın 52. maddesi kapsamında haksız şekilde «ticaret unvanı» kullanımının ve tescilinin söz konusu olduğu, dolayısıyla da tescilli olan davalı ticaret unvanından "Selva" ibaresinin terkininin gerektiği, davalı kullanımının tescilli ticaret unvanının tescil olunduğu haliyle TTK hükümlerine uygun bir kullanım niteliğinde olduğu ve bu durumda ticaret unvanındaki “SELVA” sözcüğünün davacının tescilli markasına tecavüz eder şekilde markasal bir kullanım bulunmadığı öte yandan 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesi kapsamında «iltibasa» yol açan bir eylemin varlığı da belirlenmediği gerekçesiyle marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine ve diğer hususlar bozma kapsamı dışında kaldığından ve kesinleştiğinden ayrıca karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… daki “SELVA” sözcüğünün davacının tescilli markasına tecavüz eder şekilde markasal bir kullanım bulunmadığına, öte yandan 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesi kapsamında «iltibasa» yol açan bir eylemin varlığı da belirlenmediğine göre davalının «terkin» oluncaya kadar «ticaret unvanını» tescil edildiği şekildeki kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı gözetilmeksizin 556 sayılı KHK'nın 62. maddesi uyarınca davalının marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülm …
… rtışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesi uyarınca önceki tarihli olarak tescilli bulunan davacı «ticaret unvanının» kılavuz sözcüğü olan “SELVA” ibaresinin davalı tarafça aynı şekilde ticaret unvanının kılavuz sözcüğü olarak tescil ettirilmesi nedeniyle bu ibarenin davalı unvanı …
Dosyada mevcut belge ve açıklamalar itibariyle, davalı kullanımının tescilli «ticaret unvanının» tescil olunduğu haliyle TTK hükümlerine uygun bir kullanım niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · terkin · dosya masrafı · yasal faiz · haksız rekabet
Benzer bu kararda… daki “SELVA” sözcüğünün davacının tescilli markasına tecavüz eder şekilde markasal bir kullanım bulunmadığına, öte yandan 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesi kapsamında «iltibasa» yol açan bir eylemin varlığı da belirlenmediğine göre davalının «terkin» oluncaya kadar «ticaret unvanını» tescil edildiği şekildeki kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmayacağı gözetilmeksizin 556 sayılı KHK'nın 62. maddesi uyarınca davalının marka hakkına tecavüzün önlenmesine ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülm …
… ına göre, davalının, davacının marka haklarına tecavüzünün önlenmesine, davalının ticaret unvanındaki "Selva" kelimesinin ticaret sicilinden terkinine, dava sonunda «masrafları» davalıdan alınarak Türkiye çapında yayınlanan bir gazetede yayınlanmasına, manevi tazminat talebinin kısmen kabülüyle 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece davalı eyleminin aynı zamanda davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle davacının marka haklarına tecavüzün önlenmesine ve manevi tazminata da hükmedilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4938 E. 2015/11857 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hükmün «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
… u itibarla, mahkeme kararının hüküm fıkrasında, davacının marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildikten sonra «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde “davacının «yargılama giderlerinin» ½’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm oluşturulmuş, ancak yargılama giderlerinin ne olduğu ve miktarı açık ve net olarak ifade edilmemiş, ayrıca hüküm fıkrasında tarafların sorumlu oldukları «harç» miktarları da belirtilmemiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
… ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden işbu karar, hükümde olması gereken yasal unsurları içermediği gibi, "davacının davasının kabulüne" şeklindeki kararın «infaz kabiliyeti» de bulunmadığı anlaşıldığından kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz kabiliyeti · limited şirket hisse devri · ticaret sicili tescili · hisse devri · limited şirket · ticaret sicili · ilan
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket hisse devrinin» tespiti ile, «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden işbu karar, hükümde olması gereken yasal unsurları içermediği gibi, "davacının davasının kabulüne" şeklindeki kararın «infaz kabiliyeti» de bulunmadığı anlaşıldığından kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14071 E. 2018/5228 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz · ticaret unvanı
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hükmün «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir.
… u itibarla, mahkeme kararının hüküm fıkrasında, davacının marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildikten sonra «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde “davacının «yargılama giderlerinin» ½’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm oluşturulmuş, ancak yargılama giderlerinin ne olduğu ve miktarı açık ve net olarak ifade edilmemiş, ayrıca hüküm fıkrasında tarafların sorumlu oldukları «harç» miktarları da belirtilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece, gerekçede "... davalının unvanınnda yer alan ibarelerden ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde eyleminin ve bu şekil ile kullanımının «haksız rekabet» yarattığı..." belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "Terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan «ticaret unvanının» kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının diğer taleplerinin reddine." demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının in …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının "..." esas unsurunu da içeren ismi daha önce «ticari işletme» adı olarak kullanmakta iken marka olarak tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresini davacı ticaret unvanından ayırt edilecek şekilde kullanmadığı, bu yönde gerekli zorunlu eklerin davalı ticaret unvanında yer almadığı, davalı ticaret unvanındaki esas vurgu unsurunun ... ibaresinde olduğu ve bu ibarenin önceden tescilli olduğu, bu haliyle davacı markasına tecavüz oluşturduğu, ancak davalının «ticaret unvanı» kullanımının ünvan «sicilden terkin» edilmediği sürece «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının unvanındaki ... ibaresinin ...
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı «ticaret unvanının terkini» taleplerine ilişkin olup mahkemece özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · ticari işletme · sicilden terkin · terkin · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının "..." esas unsurunu da içeren ismi daha önce «ticari işletme» adı olarak kullanmakta iken marka olarak tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresini davacı ticaret unvanından ayırt edilecek şekilde kullanmadığı, bu yönde gerekli zorunlu eklerin davalı ticaret unvanında yer almadığı, davalı ticaret unvanındaki esas vurgu unsurunun ... ibaresinde olduğu ve bu ibarenin önceden tescilli olduğu, bu haliyle davacı markasına tecavüz oluşturduğu, ancak davalının «ticaret unvanı» kullanımının ünvan «sicilden terkin» edilmediği sürece «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının unvanındaki ... ibaresinin ...
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı «ticaret unvanının terkini» taleplerine ilişkin olup mahkemece özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, gerekçede "... davalının unvanınnda yer alan ibarelerden ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde eyleminin ve bu şekil ile kullanımının «haksız rekabet» yarattığı..." belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "Terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan «ticaret unvanının» kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının diğer taleplerinin reddine." demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının in …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8866 E. 2015/12218 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hükmün «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir.
… u itibarla, mahkeme kararının hüküm fıkrasında, davacının marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildikten sonra «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde “davacının «yargılama giderlerinin» ½’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm oluşturulmuş, ancak yargılama giderlerinin ne olduğu ve miktarı açık ve net olarak ifade edilmemiş, ayrıca hüküm fıkrasında tarafların sorumlu oldukları «harç» miktarları da belirtilmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz kabiliyeti · el koyma · bloke · şirket müdürü
Benzer bu kararda… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «şirket müdürü» ...’in davalı bankaya bir borcu bulunmadığından bankaca «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığı ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4257 E. 2020/2291 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hükmün «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
… u itibarla, mahkeme kararının hüküm fıkrasında, davacının marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildikten sonra «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde “davacının «yargılama giderlerinin» ½’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm oluşturulmuş, ancak yargılama giderlerinin ne olduğu ve miktarı açık ve net olarak ifade edilmemiş, ayrıca hüküm fıkrasında tarafların sorumlu oldukları «harç» miktarları da belirtilmemiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemenin dava konusu talep ile ilgili olumlu ya da «olumsuz» karar vermeksizin, bozma ilamına uyulduğunu belirtmekle yetinmesi doğru olmayıp kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2007 E. , 2017/4741 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20/10/2015 tarih ve 2015/370-2015/551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin 12/09/1988 tarihinde ticaret sicil kaydını yaptırdığını ve ticari faaliyetlerine devam ettiğini, 16/01/1996 tarihinde de marka tescilini yaptırdığını, ayrıca "Selva" ibaresinin tanınmış marka olduğunun TPE tarafından tespit edildiğini, müvekkilinin mevcut tesciline rağmen TTK'nın 52. maddesine aykırı olarak davalı şirkete ait ticari unvanın da tescil edildiği ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığını, davalı şirketin kullandığı “Karadeniz Selva” ibaresinin müvekkilinin “Selva” ibaresine aynen benzediğini, bu durumun iltibas yarattığını ayrıca haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının müvekkilinin marka haklarına tecavüzünün önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanından "selva" kelimesinin ticaret sicilinden terkinine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı tarafından TTK’nın 52. maddesi kapsamında haksız şekilde ticaret unvanı kullanımının ve tescilinin söz konusu olduğu, dolayısıyla da tescilli olan davalı ticaret unvanından "Selva" ibaresinin terkininin gerektiği, davalı kullanımının tescilli ticaret unvanının tescil olunduğu haliyle TTK hükümlerine uygun bir kullanım niteliğinde olduğu ve bu durumda ticaret unvanındaki “SELVA” sözcüğünün davacının tescilli markasına tecavüz eder şekilde markasal bir kullanım bulunmadığı öte yandan 6102 sayılı TTK'nın 55. maddesi kapsamında iltibasa yol açan bir eylemin varlığı da belirlenmediği gerekçesiyle marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine ve diğer hususlar bozma kapsamı dışında kaldığından ve kesinleştiğinden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hükmün infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir. Gerçektende HMK'nın 297/2 maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Bu itibarla, mahkeme kararının hüküm fıkrasında, davacının marka haklarına tecavüzün önlenmesi talebinin ve manevi tazminat talebinin reddine karar verildikten sonra infazda tereddüt oluşturacak şekilde “davacının yargılama giderlerinin ½’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” şeklinde hüküm oluşturulmuş, ancak yargılama giderlerinin ne olduğu ve miktarı açık ve net olarak ifade edilmemiş, ayrıca hüküm fıkrasında tarafların sorumlu oldukları harç miktarları da belirtilmemiştir. Bu durumda, mahkemece, hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372681800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz