Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14071 E. 2018/5228 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ infazda tereddüt↗ ticari işletme↗ sicilden terkin↗ infaz↗ ticaret unvanı↗ terkin↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının "..." esas unsurunu da içeren ismi daha önce ticari işletme adı olarak kullanmakta iken marka olarak tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresini davacı ticaret unvanından ayırt edilecek şekilde kullanmadığı, bu yönde gerekli zorunlu eklerin davalı ticaret unvanında yer almadığı, davalı ticaret unvanındaki esas vurgu unsurunun ... ibaresinde olduğu ve bu ibarenin önceden tescilli olduğu, bu haliyle davacı markasına tecavüz oluşturduğu, ancak davalının ticaret unvanı kullanımının ünvan sicilden terkin edilmediği sürece haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının unvanındaki ... ibaresinin ... 54/1 maddesi gereğince Ticaret unvanından çıkarılarak Ticaret sicilinden terkinine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve davalı ticaret unvanının terkini taleplerine ilişkin olup mahkemece özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK'un 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/.... maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda mahkemece, gerekçede "... davalının unvanınnda yer alan ibarelerden ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde eyleminin ve bu şekil ile kullanımının haksız rekabet yarattığı..." belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "Terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan ticaret unvanının kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının diğer taleplerinin reddine." demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve infazda tereddüt oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4107 E. 2015/10995 K.
Ortak:infaz · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaSomut olayda mahkemece, gerekçede "... davalının unvanınnda yer alan ibarelerden ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde eyleminin ve bu şekil ile kullanımının «haksız rekabet» yarattığı..." belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "Terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan «ticaret unvanının» kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının diğer taleplerinin reddine." demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının in …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının "..." esas unsurunu da içeren ismi daha önce «ticari işletme» adı olarak kullanmakta iken marka olarak tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresini davacı ticaret unvanından ayırt edilecek şekilde kullanmadığı, bu yönde gerekli zorunlu eklerin davalı ticaret unvanında yer almadığı, davalı ticaret unvanındaki esas vurgu unsurunun ... ibaresinde olduğu ve bu ibarenin önceden tescilli olduğu, bu haliyle davacı markasına tecavüz oluşturduğu, ancak davalının «ticaret unvanı» kullanımının ünvan «sicilden terkin» edilmediği sürece «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının unvanındaki ... ibaresinin ...
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı «ticaret unvanının terkini» taleplerine ilişkin olup mahkemece özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ullanımı niteliğinde olduğu, internet alan adı tescil ve kullanımı da bu kapsamda kabul edildiği, markasal kullanımın ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2011/04329 nolu “N. b.” ibareli markanın tescil tarihindeki sınıflandırmaya göre 35. ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, alan adının kullanılmasının yasaklanması ve iptali talepleri ile koşulları oluşmayan «ilan» talebinin reddine ayrıca karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerekçe-hüküm çelişkisi · marka hakkına tecavüz · ilan
Benzer bu kararda… ullanımı niteliğinde olduğu, internet alan adı tescil ve kullanımı da bu kapsamda kabul edildiği, markasal kullanımın ispatlanamadığı, davalı-karşı davacı eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davalı-karşı davacı adına kayıtlı 2011/04329 nolu “N. b.” ibareli markanın tescil tarihindeki sınıflandırmaya göre 35. ve 42. sınıftaki hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, alan adının kullanılmasının yasaklanması ve iptali talepleri ile koşulları oluşmayan «ilan» talebinin reddine ayrıca karşı davanın da reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece verilen hüküm ile «gerekçenin çelişkili» olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Somut olayda mahkemece, gerekçede "... davalının unvanınnda yer alan ibarelerden ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde eyleminin ve bu şekil ile kullanımının «haksız rekabet» yarattığı..." belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "Terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan «ticaret unvanının» kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının diğer taleplerinin reddine." demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının in …
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yazılı talimatı yerine getirdiği, diğer davalı yönünden «kabul beyanı» nedeniyle kabulünün gerektiği gerekçesiyle,.... .... ve ... vekilinin kabul beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile 24.300 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10370 E. 2018/2627 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz · haksız rekabet · Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
İncelediğiniz karardaSomut olayda mahkemece, gerekçede "... davalının unvanınnda yer alan ibarelerden ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde eyleminin ve bu şekil ile kullanımının «haksız rekabet» yarattığı..." belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "Terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan «ticaret unvanının» kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının diğer taleplerinin reddine." demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının in …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının "..." esas unsurunu da içeren ismi daha önce «ticari işletme» adı olarak kullanmakta iken marka olarak tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresini davacı ticaret unvanından ayırt edilecek şekilde kullanmadığı, bu yönde gerekli zorunlu eklerin davalı ticaret unvanında yer almadığı, davalı ticaret unvanındaki esas vurgu unsurunun ... ibaresinde olduğu ve bu ibarenin önceden tescilli olduğu, bu haliyle davacı markasına tecavüz oluşturduğu, ancak davalının «ticaret unvanı» kullanımının ünvan «sicilden terkin» edilmediği sürece «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının unvanındaki ... ibaresinin ...
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı «ticaret unvanının terkini» taleplerine ilişkin olup mahkemece özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmayıp «haksız fiili» «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · ilan
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmayıp «haksız fiili» «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19201 E. 2015/4676 K.
Ortak:sicilden terkin · infaz · terkin
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının "..." esas unsurunu da içeren ismi daha önce «ticari işletme» adı olarak kullanmakta iken marka olarak tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresini davacı ticaret unvanından ayırt edilecek şekilde kullanmadığı, bu yönde gerekli zorunlu eklerin davalı ticaret unvanında yer almadığı, davalı ticaret unvanındaki esas vurgu unsurunun ... ibaresinde olduğu ve bu ibarenin önceden tescilli olduğu, bu haliyle davacı markasına tecavüz oluşturduğu, ancak davalının «ticaret unvanı» kullanımının ünvan «sicilden terkin» edilmediği sürece «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının unvanındaki ... ibaresinin ...
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı «ticaret unvanının terkini» taleplerine ilişkin olup mahkemece özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun «tasfiye» edilen şirketten ödenen işçilik haklarına ilişkin «rücu davası» açtığı, dava açıldıktan sonra şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği, davacının alacak iddiası ile açtığı davanın görüldüğü sırada davanın sonuçlanması beklenmeden tasfiyeye karar verilip «tüzel kişiliğinin» ticaret sicilden silinmesi halinde şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu davası · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · rücu · tüzel kişilik · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurumun «tasfiye» edilen şirketten ödenen işçilik haklarına ilişkin «rücu davası» açtığı, dava açıldıktan sonra şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği, davacının alacak iddiası ile açtığı davanın görüldüğü sırada davanın sonuçlanması beklenmeden tasfiyeye karar verilip «tüzel kişiliğinin» ticaret sicilden silinmesi halinde şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kısa kararda «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda bu hükme yer verilmemiş olması karşısında, gerekçeli kararın kısa karara uygun yazılmadığı, kısa karar ile gerekçe karar arasında çelişki yaratılmış olduğu anlaşılmakla, bu yönden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4327 E. 2017/6696 K.
Ortak:infaz · ticaret unvanı
İncelediğiniz karardaSomut olayda mahkemece, gerekçede "... davalının unvanınnda yer alan ibarelerden ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde eyleminin ve bu şekil ile kullanımının «haksız rekabet» yarattığı..." belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "Terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan «ticaret unvanının» kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının diğer taleplerinin reddine." demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının in …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının "..." esas unsurunu da içeren ismi daha önce «ticari işletme» adı olarak kullanmakta iken marka olarak tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresini davacı ticaret unvanından ayırt edilecek şekilde kullanmadığı, bu yönde gerekli zorunlu eklerin davalı ticaret unvanında yer almadığı, davalı ticaret unvanındaki esas vurgu unsurunun ... ibaresinde olduğu ve bu ibarenin önceden tescilli olduğu, bu haliyle davacı markasına tecavüz oluşturduğu, ancak davalının «ticaret unvanı» kullanımının ünvan «sicilden terkin» edilmediği sürece «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının unvanındaki ... ibaresinin ...
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı «ticaret unvanının terkini» taleplerine ilişkin olup mahkemece özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların davacının tescilli ... ibareli markasını kullandığının anlaşıldığı, davalı şirketin «ticaret unvanının» davacı şirket ticaret unvanı ile benzer olduğu, davalı şirketçe tescilli ticaret unvanı dışında davacı marka ve logolarının kullanılmasının ise davacının markadan doğan haklarına 556 sayılı KHK m.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece, kısa kararda «maddi tazminata» hükmedilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5662 E. 2017/7566 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Somut olayda mahkemece, gerekçede "... davalının unvanınnda yer alan ibarelerden ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde eyleminin ve bu şekil ile kullanımının «haksız rekabet» yarattığı..." belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "Terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan «ticaret unvanının» kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının diğer taleplerinin reddine." demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının in …
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · bono · kefil · asıl alacak · dosya masrafı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacının ortağı olduğu ...- A.Ş'nin alacağı yeni mal için davacının verdiği 85.000,00 TL tutarındaki senedin «teminat senedi» olduğu, karşılığından toplamda 80.000,00 TL ödemenin bu teminat senedine karşılık yapıldığı, davacının «kefil» olduğu ...-A.Ş'nin 85.000,00 TL tutarındaki borcuna karşılık 80.000,00 TL'nin ödendiği ödenmeyen 5.000,00 TL tutarındaki bakiyeden dolayı davacının davalı ...
1-Davacı 85.000 TL bedelli «bono» sebebiyle 5.000 TL borcu bulunmasına rağmen 85.000 TL «asıl alacak» üzerinden icra takibi yapıldığını ileri sürerek 85.000 TL davalı tarafa borcu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şirketine 5.000,00 TL borcunun kaldığı ilgili icra dosyasında davacının yapacağı ödemenin 80.000,00 TL tutarına isabet eden icra «masraf» ve faizleri ile Umt Şirketinin davacıya ödemesi gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3619 E. 2017/2493 K.
Ortak:sicilden terkin · infaz · terkin
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının "..." esas unsurunu da içeren ismi daha önce «ticari işletme» adı olarak kullanmakta iken marka olarak tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresini davacı ticaret unvanından ayırt edilecek şekilde kullanmadığı, bu yönde gerekli zorunlu eklerin davalı ticaret unvanında yer almadığı, davalı ticaret unvanındaki esas vurgu unsurunun ... ibaresinde olduğu ve bu ibarenin önceden tescilli olduğu, bu haliyle davacı markasına tecavüz oluşturduğu, ancak davalının «ticaret unvanı» kullanımının ünvan «sicilden terkin» edilmediği sürece «haksız rekabet» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının unvanındaki ... ibaresinin ...
1- Dava, «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve davalı «ticaret unvanının terkini» taleplerine ilişkin olup mahkemece özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli asıl davanın ve markanın iptali ve sicilden terkini talepli birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Şti. tarafından davalı ... aleyhine açılan Marka İptali ve Marka hakkına tecavüzün önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine'' karar verilmiş, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine ilişkin herhangi bir hüküm kurulmamış, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise ''Davacı ...
Ticaret Ltd Şti tarafından davalı ... aleyhine açılan marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine,....Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen «maddi tazminat» talebi yönünden hesaplanan 2.200,00 TL «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak kendisini vekille «temsil» ettiren davalıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen manevi tazminat talebi yönünden hes …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · maddi tazminat · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaTicaret Ltd Şti tarafından davalı ... aleyhine açılan marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli davanın reddine,....Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen «maddi tazminat» talebi yönünden hesaplanan 2.200,00 TL «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak kendisini vekille «temsil» ettiren davalıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan red edilen manevi tazminat talebi yönünden hes …
Mahkemece, marka iptali ve «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi durdurulması ve «sicilden terkini» talepli asıl davanın ve markanın iptali ve sicilden terkini talepli birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı «marka hakkına tecavüzün» önlenmesini, durdurulmasını, davalı markasının «terkin» ve iptalini, ayrıca 10.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece kararın gerekçe kısmında davalı kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği, davacının marka hakkının ihlal edilmediği tespit edilmiş; kısa kararda ''asıl davada davacı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11312 E. 2018/3329 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz karardaSomut olayda mahkemece, gerekçede "... davalının unvanınnda yer alan ibarelerden ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde eyleminin ve bu şekil ile kullanımının «haksız rekabet» yarattığı..." belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "Terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan «ticaret unvanının» kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının diğer taleplerinin reddine." demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir. ...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının in …
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Benzer bu karardaYukarıda da açıklandığı üzere, «denetime elverişli» bir gerekçe belirtilmeden, yazılı olan gerekçe ile de hüküm ve aynı zamanda hükmün kendi içerisinde dahi çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek ve Yargıtay denetimine elverişli ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · pay devri · ticaret sicili tescili · pasif husumet yokluğu · hisse devri · pay defteri · denetime elverişlilik · pasif husumet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm sonucunda “Ana davanın «pasif husumet yokluğuna» ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine»” karar verilmiş olmasına rağmen hükmün gerekçesinde gerek ana gerek birleşen davanın, «hisse devrinin» «pay defterine» işlendiği hususu davacılarca ispat edilemediğinden ayrı ayrı reddine karar verildiği, kısa kararın sehven yazıldığı ifadelerine yer verilmiş olmakla hükmün gerekçe …
Asıl ve birleşen davalar, «limited şirket pay devrinin» «ticaret siciline tescili» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacılardan ... ile davalı arasındaki «hisse devrinin» «pay defterine» işlendiği hususu davacılarca ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, «denetime elverişli» bir gerekçe belirtilmeden, yazılı olan gerekçe ile de hüküm ve aynı zamanda hükmün kendi içerisinde dahi çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek ve Yargıtay denetimine elverişli ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14071 E. , 2018/5228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....05.2016 tarih ve 2014/462-2016/391 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin esnaf işletmesi olarak ... ... Süt ve Süt Ürünleri ismini kullandığını, işletmede et, süt ve yoğurt mamülleri imal edip sattığını, aynı zamanda 2012/21361 sayılı 29. ve 35. sınıflarda tescilli “... ... Süt ve Süt Ürünleri” markasının sahibi olduğunu, davalı ... Süt ve Süt Ürünleri ... San. Tic. Ltd. Şti.’nin ticaret ünvanını müvekkili markasına tecavüz oluşturacak şekilde kullandığını, aynı bölgede faaliyet gösteren esnaf arasında karışıklığa yol açtığını, hatalara sebbeiyet verdiğini ileri sürerek davalı şirket haksız rekabetinin men-ini, müvekkiline ait markaya tecavüzün önlenmesini, davalı ünvanının ticaret sicilinden silinmesini ve ilamın gazetede yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticaret ünvanının davacı markası ile karışıklığa yol açmadığını, müvekkilinin sicilde yazdığı şekliyle ünvanını kullandığını, davacı markasına tecavüz oluşturacak bir kullanımın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının "..." esas unsurunu da içeren ismi daha önce ticari işletme adı olarak kullanmakta iken marka olarak tescil ettirdiği, davalının ticaret unvanında yer alan ... ibaresini davacı ticaret unvanından ayırt edilecek şekilde kullanmadığı, bu yönde gerekli zorunlu eklerin davalı ticaret unvanında yer almadığı, davalı ticaret unvanındaki esas vurgu unsurunun ... ibaresinde olduğu ve bu ibarenin önceden tescilli olduğu, bu haliyle davacı markasına tecavüz oluşturduğu, ancak davalının ticaret unvanı kullanımının ünvan sicilden terkin edilmediği sürece haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının unvanındaki ...
ibaresinin ... 54/1 maddesi gereğince Ticaret unvanından çıkarılarak Ticaret sicilinden terkinine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve davalı ticaret unvanının terkini taleplerine ilişkin olup mahkemece özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK'un 382 ve devamı maddelerinde gerekse yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/....
maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Somut olayda mahkemece, gerekçede "... davalının unvanınnda yer alan ibarelerden ... ibaresini ön plana çıkaracak şekilde eyleminin ve bu şekil ile kullanımının haksız rekabet yarattığı..." belirtilmesine rağmen, hüküm fıkrasında "Terkin edilinceye kadar sicilde tescilli olan ticaret unvanının kullanımının haksız rekabet teşkil etmeyeceğinden davacının diğer taleplerinin reddine." demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve infazda tereddüt oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, ....09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450651400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz