İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8866 E. 2015/12218 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infaz kabiliyeti↗ eft↗ infazda tereddüt↗ el koyma↗ bloke↗ şirket müdürü↗ infaz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürü ...’in davalı bankaya bir borcu bulunmadığından bankaca bloke edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığı ve bankaca el koyma işleminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı tarafça davalı şirket hesabına EFT yolu ile sehven yatırılan paranın iadesi istemi ile açılan davada mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 294/3 madde ve fıkrasında "Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur." aynı Yasa'nın 297/2 madde ve fıkrasında ise “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü düzenlenmiştir.
Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’nın 382 ve devamı maddelerinde gerekse de yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır. Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı şirket müdürü ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında bloke edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el koyma işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde verilen ve infaz kabiliyeti bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4938 E. 2015/11857 K.
Ortak:infaz kabiliyeti · infaz
İncelediğiniz kararda… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu kararda… ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden işbu karar, hükümde olması gereken yasal unsurları içermediği gibi, "davacının davasının kabulüne" şeklindeki kararın «infaz kabiliyeti» de bulunmadığı anlaşıldığından kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket hisse devri · ticaret sicili tescili · hisse devri · limited şirket · ticaret sicili · ilan
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket hisse devrinin» tespiti ile, «ticaret siciline tescil» ve «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4107 E. 2021/4644 K.
Ortak:infaz · İstirdat
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Bu durumda, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterildiği kabul edilemeyeceğinden «infaz» olanağı bulunmayacak biçimde karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · dosya masrafı
Benzer bu kararda… emece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; dava konusu aracın sağlam ve eksiksiz geri verilmesi mümkün olmadığından davalının araç için yaptığı gerekli «masrafları» ve icra takibiyle elde ettiği menfaatleri, geri vermesi gereken araç bedelinden mahsubuyla miktarın 45.000.- TL olarak değerlendirildiği, hal böyle iken davacının …
1-Dava, bonodan kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18627 E. 2015/857 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın yazılı talimatı yerine getirdiği, diğer davalı yönünden «kabul beyanı» nedeniyle kabulünün gerektiği gerekçesiyle,.... .... ve ... vekilinin kabul beyanı doğrultusunda açılan davanın kabulü ile 24.300 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ..... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10370 E. 2018/2627 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz kararda… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · marka hakkına tecavüz · haksız fiil · ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı tarafça «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması ve men'i ile manevi tazminata karar verilmesi talep olunmuş, mahkemece gerekçeli kararda marka hakkına tecavüz eyleminin bulunmadığı ve haksız rekabet eyleminin bulunduğu kabul edildiği halde, kısa kararda ise haksız rekabetin yanında eylemin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, markalı ürünlerin toplatılmasına ve hükmün «ilanına» karar verilmesi çelişkili olduğundan Yargıtay «denetimine elverişli» ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli karar verilmesi için hükmün re'sen bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «marka hakkına tecavüzü» bulunmayıp «haksız fiili» «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespit ve men'i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4257 E. 2020/2291 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu karardaBu nedenle, mahkemenin dava konusu talep ile ilgili olumlu ya da «olumsuz» karar vermeksizin, bozma ilamına uyulduğunu belirtmekle yetinmesi doğru olmayıp kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11312 E. 2018/3329 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz kararda… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Benzer bu karardaYukarıda da açıklandığı üzere, «denetime elverişli» bir gerekçe belirtilmeden, yazılı olan gerekçe ile de hüküm ve aynı zamanda hükmün kendi içerisinde dahi çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek ve Yargıtay denetimine elverişli ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · pay devri · ticaret sicili tescili · pasif husumet yokluğu · hisse devri · pay defteri · denetime elverişlilik · pasif husumet
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm sonucunda “Ana davanın «pasif husumet yokluğuna» ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine»” karar verilmiş olmasına rağmen hükmün gerekçesinde gerek ana gerek birleşen davanın, «hisse devrinin» «pay defterine» işlendiği hususu davacılarca ispat edilemediğinden ayrı ayrı reddine karar verildiği, kısa kararın sehven yazıldığı ifadelerine yer verilmiş olmakla hükmün gerekçe …
Asıl ve birleşen davalar, «limited şirket pay devrinin» «ticaret siciline tescili» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacılardan ... ile davalı arasındaki «hisse devrinin» «pay defterine» işlendiği hususu davacılarca ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere, «denetime elverişli» bir gerekçe belirtilmeden, yazılı olan gerekçe ile de hüküm ve aynı zamanda hükmün kendi içerisinde dahi çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek ve Yargıtay denetimine elverişli ve «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde gerekçeli bir karar verilmek üzere hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11576 E. 2014/2468 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:franchise sözleşmesi · istirdat
Benzer bu kararda1- Dava, «franchise sözleşmesinden» kaynaklanan «istirdat» ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4327 E. 2017/6696 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
… hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı «şirket müdürü» ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında «bloke» edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el «koyma» işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle «infazda tereddüt» oluşturacak şekilde verilen ve «infaz kabiliyeti» bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların davacının tescilli ... ibareli markasını kullandığının anlaşıldığı, davalı şirketin «ticaret unvanının» davacı şirket ticaret unvanı ile benzer olduğu, davalı şirketçe tescilli ticaret unvanı dışında davacı marka ve logolarının kullanılmasının ise davacının markadan doğan haklarına 556 sayılı KHK m.
Somut olayda mahkemece, kısa kararda «maddi tazminata» hükmedilmiş olmasına rağmen, gerekçeli kararda maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8866 E. , 2015/12218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2014 tarih ve 2011/298-2014/189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinde bulunan alacağının davalı şirket tarafından dava dışı şirkete temlik edildiğini ancak, ... tarafından ödemeler yapılırken 19.682,10 TL'nin sehven davalı şirketin, davalı banka şubesinde bulunan hesabına aktarıldığını, davalı şirket tarafından usulüne uygun olarak temlikname verilmiş olması nedeniyle sehven hesabına yatırılan paranın iadesinin gerektiğini ileri sürülerek, davalı şirket hesabına sehven yatırılan 19.682,19 TL'nin iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, husumet itirazında bulunmuş, davalı şirketin hesabına EFT yoluyla yatan miktarın hesaba geldiği tarihte hesap üzerinde önceden konulmuş hacizler olup, EFT geldikten sonra da hesaba hacizler geldiğini, hacizler kaldırılmadığından paranın iade edilemeyeceğini, müvekkili lehine bir sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket temsilcisi, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürü ...’in davalı bankaya bir borcu bulunmadığından bankaca bloke edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığı ve bankaca el koyma işleminin de yerinde olmadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı .... vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı tarafça davalı şirket hesabına EFT yolu ile sehven yatırılan paranın iadesi istemi ile açılan davada mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 294/3 madde ve fıkrasında "Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur." aynı Yasa'nın 297/2 madde ve fıkrasında ise “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü düzenlenmiştir.
Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. Gerek mülga 1086 sayılı HUMK’nın 382 ve devamı maddelerinde gerekse de yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun karara aynen yazılması suretiyle gerekçe oluşturulması doğru olmadığı gibi, “davacı tarafından açılan davanın reddi ile davalı şirket müdürü ...'in davalı ....'ne hiçbir borcu bulunmadığından bankaca hesabında bloke edilen 19.682,19 TL'nin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı .... hakkında açılan bu davanın bankaya hiçbir borcu bulunmadığından ve bankaca el koyma işleminin de yerinde olmadığından reddine'' ifadelerine yer verilerek karar verildiğinden, işbu, hükümde olması gereken yasal unsurları içermeyen, hüküm fıkrası da kendi içerisinde çelişkili olan, davanın reddine karar verilmesine rağmen aynı zamanda paranın iadesine de hükmedilmesi nedeniyle infazda tereddüt oluşturacak şekilde verilen ve infaz kabiliyeti bulunmadığı anlaşılan kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170213900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz