İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7467 E. 2014/14658 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temel borç ilişkisi↗ müracaat hakkı↗ likit alacak↗ çek hamili↗ yazılı delil başlangıcı↗ temel ilişki↗ delil başlangıcı↗ yazılı delil↗ hamil↗ keşideci↗ taahhütname↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/8345 E,2014/213 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre,davacı vekilinin birleşen davaya yönelik olarak un 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme istemine gelince;Asıl dava, hamil olan davacının keşideci olan davalıdan çek bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel ilişkiye yada 6762 sayılı TTK'nın 730/14. bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Yasa’nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanmalıdır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili tarafından davalı şirkete verilen borcun karşılığında keşide edilen çekin müvekkiline verildiğini, davalı tarafından paranın ödeneceği taahhüdü üzerine çekin bankaya ibraz edilmediğini ileri sürmüş olup, davacının bu iddiası gözönüne alındığında, davanın, temel ilişkiye dayalı olarak açıldığı ve 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı sebepsiz iktisap davası olmadığı anlaşılmaktadır.
Böyle bir çek, hamil ile keşideci arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile temel borç ilişkisi ispat edilebilir.
Mahkemece yargılama esnasında dinlenilen davacı tanıkları tarafından çek bedeli tutarı kadar davalı şirkete borç para verildiği belirtildiğine göre asıl davanın esas yönünden kabulünde bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/8345 E,2014/213 K sayılı ilamının (2)numaralı bendinin kaldırılmasına,asıl davaya konu alacak kaleminin likit alacak niteliğinde bulunması karşısında davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız bulunmasına nazaran davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken alacağın yargılama sonucunda belirlendiğinden bahisle bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden yerel mahkeme kararının değişik bu gerekçe ile bozulmasına,söz konusu bozma gerekçesinin Dairemizin sayılı ilamının (2)numaralı bendi yerine sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8345 E. 2014/213 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · çek hamili · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · yazılı delil · hamil · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı, İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaBöyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
2-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme istemine gelince;Asıl dava, «hamil» olan davacının «keşideci» olan davalıdan «çek» bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBöyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
2- Asıl dava, «hamil» olan davacının «keşideci» olan davalıdan «çek» bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · cari hesap ilişkisi · yemin delili · cari hesap · yemin · fatura · asıl alacak · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda3- Birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece taraflar arasında «cari hesap ilişkisi» olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 6762 sayılı TTK’nın 87/«son» maddesi hükmüne göre «cari hesap sözleşmesinin» yazılı olması, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, dosya içinde taraflar arasında böyle bir yazılı sözleşmenin mevcudiyetine delalet eden herhangi bir bilgi ve bel …
Her ne kadar davalı şirket «defterlerinde» davacının iddia edilen «cari hesap sözleşmesinden» kaynaklı alacaklı olduğu kayıtlı ise de, sözkonusu bu alacak «kaydı» davacının davalı şirketin yöneticisi (müdürü) olduğu sırada tutulduğundan tek başına davacıya alacak hakkı vermez.
Davacı taraf, diğer deliller yanında «yemin deliline» de dayanmış olup, mahkemece, davacı tarafa yemin delilini kullanıp kullanmayacağı hatırlatılarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından keşide edilerek davacıya verilen «çek» nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu ve ayrıca davalı «defter» kayıtlarına göre davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklanan alacaklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının takibe yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 50.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, birleşen davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile 31.324,24 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, «icra inkar tazminatı» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6444 E. 2010/12375 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · temel ilişki · hamil · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaBöyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
2-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme istemine gelince;Asıl dava, «hamil» olan davacının «keşideci» olan davalıdan «çek» bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Benzer bu karardaDavaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlusu olan dava dışı şahsın çekte cirosunun olmadığı, aralarındaki «temel ilişkinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/12874 E. 2005/10319 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · çek hamili · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · yazılı delil · hamil
İncelediğiniz karardaBöyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
2-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme istemine gelince;Asıl dava, «hamil» olan davacının «keşideci» olan davalıdan «çek» bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBöyle bir «çek», «son hamil» ile kendisine «ciro» eden «ciranta» arasında HUMK.nun 292 maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» sayılır.
Davalı, temel ilişkiyi savunmasında reddetmiş olup, davacı «hamil» ile davalı «keşideci» arasında bir «temel borç ilişkisi» «çek»'e göre bulunmadığından, böyle bir çek'in, davacı lehine «yazılı delil başlangıcı» sayılması da esasen mümkün değil ve tanıkla kanıt olanağı bu nedenle ve miktar itibariyle esasen bulunmamakta ise de, davacı, çek dışında kalan başka «kesin» delillerle temel ilişkiyi kanıtlama olanağına sahiptir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · son hamil · navlun faturası · taşıtan · tanık beyanı · lehdar · yemin teklifi · ciranta
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, davacı «tanık beyanlarına» göre, taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» bulunduğu ve taşıma «irsaliyesinde», gönderilenin davalı olduğunun yazılı bulunduğu, «navlun faturasının» gönderene muhatap olarak düzenlendiği, davalının «temel ilişki» olarak davacıya borçlu olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının yetkili «son hamil» ,davalının «keşideci»,ilk hamil «lehdarın» dava dışı Muhammer olduğu , «çek»'in süresinde bankaya «ibraz» edilmediği, takibin adi «haciz» yolu olduğu ve sadece çek'in takibe dayanak yapıldığı dosya kapsamı ile sabit ve çekişmesizdir.
Böyle bir «çek», «son hamil» ile kendisine «ciro» eden «ciranta» arasında HUMK.nun 292 maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» sayılır.
9.3.2004 tarihli oturumda, «yemin teklif hakkını» da davacı taraf, hatırlatıldığı halde kullanmamıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7220 E. 2013/23080 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · yazılı delil · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaBöyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
2-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme istemine gelince;Asıl dava, «hamil» olan davacının «keşideci» olan davalıdan «çek» bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Benzer bu karardaMüracaat hakkı kaybedilmiş bir «çek» «son hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK’nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
2- Dava, «hamil» olan davacının «keşideci» olan davalıdan «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:son hamil · imza inkarı · halefiyet · itirazın iptali davası · yemin delili · alacağın temliki · kötüniyet tazminatı · yemin
Benzer bu kararda… deki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın «itirazın iptali davası» olmayıp «alacak davası» olması nedeniyle icra inkar veya «kötüniyet tazminatına» hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde …
Somut olayda, her ne kadar davacı vekili tarafından sonradan verilen dilekçe ile icra dosyasındaki «alacağı temlik» eden dava dışı ...ile davalı arasında borç ilişkisi olduğu belirtilmiş ve «temel ilişkinin» davacı ile değil de dava dışı ...ile davalı arasında olduğu ileri sürülmüş ise de, davacının icra dosyasındaki alacağı temlik almakla «halefiyete» dayalı olarak anılan kişi ile davalı arasındaki temel ilişkiyi ispat etmek şartıyla alacağı talep edebilir.
Davacı taraf «yemin deliline» de dayanmadığına göre mahkemece, davacı tarafından ...ile davalı arasındaki «temel ilişkinin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «zamanaşımı def»’inin süresinde yapılmadığı, çekteki «imzanın inkar» edilmediği ve borcun da davalı tarafından ödendiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 55.000,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7467 E. , 2014/14658 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada erilen 12/03/2012 gün ve 2012/112-2012/39 sayılı kararı bozan Daire’nin 07.01.2014 gün ve 2012/8345-2014/213 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken şirkete verdiği borç para nedeniyle davalı tarafından müvekkiline 50.000,00 TL bedelli çek keşide edilerek verildiğini, davalının ödeme taahhüdü üzerine çekin bankaya ibraz edilmediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için davalı şirket hakkında başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/8345 E,2014/213 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre,davacı vekilinin birleşen davaya yönelik olarak un 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme istemine gelince;Asıl dava, hamil olan davacının keşideci olan davalıdan çek bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel ilişkiye yada 6762 sayılı TTK'nın 730/14. bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Yasa’nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanmalıdır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili tarafından davalı şirkete verilen borcun karşılığında keşide edilen çekin müvekkiline verildiğini, davalı tarafından paranın ödeneceği taahhüdü üzerine çekin bankaya ibraz edilmediğini ileri sürmüş olup, davacının bu iddiası gözönüne alındığında, davanın, temel ilişkiye dayalı olarak açıldığı ve 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı sebepsiz iktisap davası olmadığı anlaşılmaktadır.
Böyle bir çek, hamil ile keşideci arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile temel borç ilişkisi ispat edilebilir.
Mahkemece yargılama esnasında dinlenilen davacı tanıkları tarafından çek bedeli tutarı kadar davalı şirkete borç para verildiği belirtildiğine göre asıl davanın esas yönünden kabulünde bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/8345 E,2014/213 K sayılı ilamının (2)numaralı bendinin kaldırılmasına,asıl davaya konu alacak kaleminin likit alacak niteliğinde bulunması karşısında davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız bulunmasına nazaran davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken alacağın yargılama sonucunda belirlendiğinden bahisle bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden yerel mahkeme kararının değişik bu gerekçe ile bozulmasına,söz konusu bozma gerekçesinin Dairemizin sayılı ilamının (2)numaralı bendi yerine sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin birleşen davaya yönelik karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/8345 E,2014/213 K sayılı ilamının (2) numaralı bendinin kaldırılmasına, kararı yukarıda (2) nolu bent olarak açıklanan değişik gerekçe ile davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 26.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/349205900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz