İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2004/12874 E. 2005/10319 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin teklif hakkı↗ temel borç ilişkisi↗ müracaat hakkı↗ son hamil↗ navlun faturası↗ çek hamili↗ yazılı delil başlangıcı↗ temel ilişki↗ delil başlangıcı↗ taşıtan↗ tanık beyanı↗ lehdar↗ yemin teklifi↗ ciranta↗ irsaliye↗ yazılı delil↗ navlun↗ yemin↗ ciro↗ taşıma sözleşmesi↗ hamil↗ keşideci↗ alacak davası↗ haciz↗ çek↗ taşıyan↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, davacı tanık beyanlarına göre, taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu ve taşıma irsaliyesinde, gönderilenin davalı olduğunun yazılı bulunduğu, navlun faturasının gönderene muhatap olarak düzenlendiği, davalının temel ilişki olarak davacıya borçlu olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, çekin son hamili davacının, davalı keşideci aleyhine, çek bedelinin tahsili için başlattığı takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Davacının yetkili son hamil ,davalının keşideci,ilk hamil lehdarın dava dışı Muhammer olduğu , çek'in süresinde bankaya ibraz edilmediği, takibin adi haciz yolu olduğu ve sadece çek'in takibe dayanak yapıldığı dosya kapsamı ile sabit ve çekişmesizdir.
Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel borç ilişkisine dayanmalı, ya da TTK.nun 730/14 ncü bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Yasa'nın 644 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanmalıdır.
Davacı vekili, 25.12.2003 tarihli layihasında, taşıyan müvekkilinin,taşıma bedeline ilişkin alacağı nedeniyle, davalı taşıtan-gönderilen davalı keşideciden aldığı ciro görmüş çeki, keşidecinin isteği üzerine bankaya ibraz etmediğini, bunun üzerine temel ilişkiye dayalı olarak takip başlattıklarını iddia etmekle, dava TTK.nun 644 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası değildir.
Böyle bir çek, son hamil ile kendisine ciro eden ciranta arasında HUMK.nun 292 maddesi gereğince temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı sayılır. Bu durumda çek hamili, çeki kendisine ciro eden kişiye karşı temel ilişkiye dayalı olarak takip ya da alacak davası açarak alacağına kavuşabilir. Davalı, temel ilişkiyi savunmasında reddetmiş olup, davacı hamil ile davalı keşideci arasında bir temel borç ilişkisi çek'e göre bulunmadığından, böyle bir çek'in, davacı lehine yazılı delil başlangıcı sayılması da esasen mümkün değil ve tanıkla kanıt olanağı bu nedenle ve miktar itibariyle esasen bulunmamakta ise de, davacı, çek dışında kalan başka kesin delillerle temel ilişkiyi kanıtlama olanağına sahiptir. Ne var ki, davacı tarafın delil listesinde yer alan faturanın borçlusu gösterilen muhatabı, davalı olmadığı gibi, taşıma irsaliyesinde davalı, gönderilen olarak yer almış ise de, böyle bir irsaliyenin tek taraflı olarak düzenlenmesinin her zaman olanaklı olması yanında, irsaliyeyi düzenleyen nakliyeci, davacı dahi değildir. Mahkemece, davacının tanıkları dinlenmiş ise de, bu tanıklar davacının sürücüleri olduğu gibi, diğer delillerle bu beyanlar desteklenmemiştir. 9.3.2004 tarihli oturumda, yemin teklif hakkını da davacı taraf, hatırlatıldığı halde kullanmamıştır.
Bu durumda, temel ilişkisi kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dayanılan delillere uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle, aksi sonuca varılması doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6444 E. 2010/12375 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · temel ilişki · hamil · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaDavacının yetkili «son hamil» ,davalının «keşideci»,ilk hamil «lehdarın» dava dışı Muhammer olduğu , «çek»'in süresinde bankaya «ibraz» edilmediği, takibin adi «haciz» yolu olduğu ve sadece çek'in takibe dayanak yapıldığı dosya kapsamı ile sabit ve çekişmesizdir.
Davalı, temel ilişkiyi savunmasında reddetmiş olup, davacı «hamil» ile davalı «keşideci» arasında bir «temel borç ilişkisi» «çek»'e göre bulunmadığından, böyle bir çek'in, davacı lehine «yazılı delil başlangıcı» sayılması da esasen mümkün değil ve tanıkla kanıt olanağı bu nedenle ve miktar itibariyle esasen bulunmamakta ise de, davacı, çek dışında kalan başka «kesin» delillerle temel ilişkiyi kanıtlama olanağına sahiptir.
1-Dava, çekin «son hamili» davacının, davalı «keşideci» aleyhine, «çek» bedelinin tahsili için başlattığı takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Benzer bu karardaDavaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlusu olan dava dışı şahsın çekte cirosunun olmadığı, aralarındaki «temel ilişkinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8345 E. 2014/213 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · çek hamili · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · yazılı delil · yemin
İncelediğiniz karardaBöyle bir «çek», «son hamil» ile kendisine «ciro» eden «ciranta» arasında HUMK.nun 292 maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» sayılır.
Davalı, temel ilişkiyi savunmasında reddetmiş olup, davacı «hamil» ile davalı «keşideci» arasında bir «temel borç ilişkisi» «çek»'e göre bulunmadığından, böyle bir çek'in, davacı lehine «yazılı delil başlangıcı» sayılması da esasen mümkün değil ve tanıkla kanıt olanağı bu nedenle ve miktar itibariyle esasen bulunmamakta ise de, davacı, çek dışında kalan başka «kesin» delillerle temel ilişkiyi kanıtlama olanağına sahiptir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, davacı «tanık beyanlarına» göre, taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» bulunduğu ve taşıma «irsaliyesinde», gönderilenin davalı olduğunun yazılı bulunduğu, «navlun faturasının» gönderene muhatap olarak düzenlendiği, davalının «temel ilişki» olarak davacıya borçlu olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBöyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Hamil ya doğrudan «temel borç ilişkiye» dayanmalı, yada 6762 sayılı TTK'nın 730/14. bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Yasa’nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · cari hesap ilişkisi · yemin delili · cari hesap · fatura · taahhütname · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu kararda3- Birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece taraflar arasında «cari hesap ilişkisi» olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 6762 sayılı TTK’nın 87/«son» maddesi hükmüne göre «cari hesap sözleşmesinin» yazılı olması, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, dosya içinde taraflar arasında böyle bir yazılı sözleşmenin mevcudiyetine delalet eden herhangi bir bilgi ve bel …
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından keşide edilerek davacıya verilen «çek» nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu ve ayrıca davalı «defter» kayıtlarına göre davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklanan alacaklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının takibe yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 50.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, birleşen davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile 31.324,24 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, «icra inkar tazminatı» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı şirket «defterlerinde» davacının iddia edilen «cari hesap sözleşmesinden» kaynaklı alacaklı olduğu kayıtlı ise de, sözkonusu bu alacak «kaydı» davacının davalı şirketin yöneticisi (müdürü) olduğu sırada tutulduğundan tek başına davacıya alacak hakkı vermez.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili tarafından davalı şirkete verilen borcun karşılığında keşide edilen çekin müvekkiline verildiğini, davalı tarafından paranın ödeneceği «taahhüdü» üzerine çekin bankaya «ibraz» edilmediğini ileri sürmüş olup, davacının bu iddiası gözönüne alındığında, davanın, temel ilişkiye dayalı olarak açıldığı ve 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı sebepsiz iktisap davası olmadığı anlaşılmaktadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7467 E. 2014/14658 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · çek hamili · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · yazılı delil · hamil
İncelediğiniz karardaBöyle bir «çek», «son hamil» ile kendisine «ciro» eden «ciranta» arasında HUMK.nun 292 maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» sayılır.
Davalı, temel ilişkiyi savunmasında reddetmiş olup, davacı «hamil» ile davalı «keşideci» arasında bir «temel borç ilişkisi» «çek»'e göre bulunmadığından, böyle bir çek'in, davacı lehine «yazılı delil başlangıcı» sayılması da esasen mümkün değil ve tanıkla kanıt olanağı bu nedenle ve miktar itibariyle esasen bulunmamakta ise de, davacı, çek dışında kalan başka «kesin» delillerle temel ilişkiyi kanıtlama olanağına sahiptir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Benzer bu karardaBöyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
2-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme istemine gelince;Asıl dava, «hamil» olan davacının «keşideci» olan davalıdan «çek» bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:likit alacak · taahhütname · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece yargılama esnasında dinlenilen davacı tanıkları tarafından «çek» bedeli tutarı kadar davalı şirkete borç para verildiği belirtildiğine göre asıl davanın esas yönünden kabulünde bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/8345 E,2014/213 K sayılı ilamının (2)numaralı bendinin kaldırılmasına,asıl davaya konu alacak kaleminin «likit alacak» niteliğinde bulunması karşısında davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız bulunmasına nazaran davacı alacaklı yararına «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken alacağın yargılama sonucunda belirlendiğinden bahisle bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden yerel mahkeme kararının deği …
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili tarafından davalı şirkete verilen borcun karşılığında keşide edilen çekin müvekkiline verildiğini, davalı tarafından paranın ödeneceği «taahhüdü» üzerine çekin bankaya «ibraz» edilmediğini ileri sürmüş olup, davacının bu iddiası gözönüne alındığında, davanın, temel ilişkiye dayalı olarak açıldığı ve 6762 sayılı TTK'nın 644. maddesine dayalı sebepsiz iktisap davası olmadığı anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7220 E. 2013/23080 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · son hamil · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · yazılı delil · yemin
İncelediğiniz karardaBöyle bir «çek», «son hamil» ile kendisine «ciro» eden «ciranta» arasında HUMK.nun 292 maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» sayılır.
Davalı, temel ilişkiyi savunmasında reddetmiş olup, davacı «hamil» ile davalı «keşideci» arasında bir «temel borç ilişkisi» «çek»'e göre bulunmadığından, böyle bir çek'in, davacı lehine «yazılı delil başlangıcı» sayılması da esasen mümkün değil ve tanıkla kanıt olanağı bu nedenle ve miktar itibariyle esasen bulunmamakta ise de, davacı, çek dışında kalan başka «kesin» delillerle temel ilişkiyi kanıtlama olanağına sahiptir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, davacı «tanık beyanlarına» göre, taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» bulunduğu ve taşıma «irsaliyesinde», gönderilenin davalı olduğunun yazılı bulunduğu, «navlun faturasının» gönderene muhatap olarak düzenlendiği, davalının «temel ilişki» olarak davacıya borçlu olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMüracaat hakkı kaybedilmiş bir «çek» «son hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK’nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
Davacı taraf «yemin deliline» de dayanmadığına göre mahkemece, davacı tarafından ...ile davalı arasındaki «temel ilişkinin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza inkarı · halefiyet · itirazın iptali davası · yemin delili · alacağın temliki · kötüniyet tazminatı · zamanaşımı def'i · def'i
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «zamanaşımı def»’inin süresinde yapılmadığı, çekteki «imzanın inkar» edilmediği ve borcun da davalı tarafından ödendiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 55.000,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… deki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın «itirazın iptali davası» olmayıp «alacak davası» olması nedeniyle icra inkar veya «kötüniyet tazminatına» hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde …
Somut olayda, her ne kadar davacı vekili tarafından sonradan verilen dilekçe ile icra dosyasındaki «alacağı temlik» eden dava dışı ...ile davalı arasında borç ilişkisi olduğu belirtilmiş ve «temel ilişkinin» davacı ile değil de dava dışı ...ile davalı arasında olduğu ileri sürülmüş ise de, davacının icra dosyasındaki alacağı temlik almakla «halefiyete» dayalı olarak anılan kişi ile davalı arasındaki temel ilişkiyi ispat etmek şartıyla alacağı talep edebilir.
Davacı taraf «yemin deliline» de dayanmadığına göre mahkemece, davacı tarafından ...ile davalı arasındaki «temel ilişkinin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2004/12874 E., 2005/10319 K.
11. Hukuk Dairesi 2004/12874 E., 2005/10319 K.
KÖTÜNİYET TAZMİNATI
SEBEPSİZ İKTİSAP
1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 292 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 644 ]
6762 S. TÜRK TİCARET KANUNU [ Madde 730 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.05.2004 tarih ve 2003/68-2004/216 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu ve süresinde ibraz edemediği, 575.000.000 TL bedelli çek'in keşidecisi olan davalı aleyhine başlattıkları takibin, davalının borcu olmadığına ve faiz oranının fahiş olduğuna ilişkin itirazı üzerine durduğunu, davalının çekteki imzaya inkar etmediğini, alacağın imzası inkar edilmeyen bir belgeye dayalı olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, adi belge niteliğine dönüşen çekin cirosu ile hakkın, davacıya ancak alacağın temliki ile intikal edebileceğini, davacının bu durumda yetkili hamil sıfatı bulunmadığını, çekin bedelsiz olduğunu, bir borç ilişkisi doğmadığını, havale niteliğindeki belgeye dayalı takip başlatılamayacağını, faiz oranının yüksek olduğunu savunarak, davanın reddi ile %40 kötüniyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, davacı tanık beyanlarına göre, taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunduğu ve taşıma irsaliyesinde, gönderilenin davalı olduğunun yazılı bulunduğu, navlun faturasının gönderene muhatap olarak düzenlendiği, davalının temel ilişki olarak davacıya borçlu olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, çekin son hamili davacının, davalı keşideci aleyhine, çek bedelinin tahsili için başlattığı takibe itirazın iptaline ilişkindir.
Davacının yetkili son hamil ,davalının keşideci,ilk hamil lehdarın dava dışı Muhammer olduğu , çek'in süresinde bankaya ibraz edilmediği, takibin adi haciz yolu olduğu ve sadece çek'in takibe dayanak yapıldığı dosya kapsamı ile sabit ve çekişmesizdir.
Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel borç ilişkisine dayanmalı, ya da TTK.nun 730/14 ncü bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Yasa'nın 644 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanmalıdır.
Davacı vekili, 25.12.2003 tarihli layihasında, taşıyan müvekkilinin,taşıma bedeline ilişkin alacağı nedeniyle, davalı taşıtan-gönderilen davalı keşideciden aldığı ciro görmüş çeki, keşidecinin isteği üzerine bankaya ibraz etmediğini, bunun üzerine temel ilişkiye dayalı olarak takip başlattıklarını iddia etmekle, dava TTK.nun 644 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası değildir.
Böyle bir çek, son hamil ile kendisine ciro eden ciranta arasında HUMK.nun 292 maddesi gereğince temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı sayılır. Bu durumda çek hamili, çeki kendisine ciro eden kişiye karşı temel ilişkiye dayalı olarak takip ya da alacak davası açarak alacağına kavuşabilir. Davalı, temel ilişkiyi savunmasında reddetmiş olup, davacı hamil ile davalı keşideci arasında bir temel borç ilişkisi çek'e göre bulunmadığından, böyle bir çek'in, davacı lehine yazılı delil başlangıcı sayılması da esasen mümkün değil ve tanıkla kanıt olanağı bu nedenle ve miktar itibariyle esasen bulunmamakta ise de, davacı, çek dışında kalan başka kesin delillerle temel ilişkiyi kanıtlama olanağına sahiptir.
Ne var ki, davacı tarafın delil listesinde yer alan faturanın borçlusu gösterilen muhatabı, davalı olmadığı gibi, taşıma irsaliyesinde davalı, gönderilen olarak yer almış ise de, böyle bir irsaliyenin tek taraflı olarak düzenlenmesinin her zaman olanaklı olması yanında, irsaliyeyi düzenleyen nakliyeci, davacı dahi değildir. Mahkemece, davacının tanıkları dinlenmiş ise de, bu tanıklar davacının sürücüleri olduğu gibi, diğer delillerle bu beyanlar desteklenmemiştir.
9. 3.2004 tarihli oturumda, yemin teklif hakkını da davacı taraf, hatırlatıldığı halde kullanmamıştır.
Bu durumda, temel ilişkisi kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dayanılan delillere uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle, aksi sonuca varılması doğru olmamıştır.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16506000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz