Temel borç ilişkisi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7220 E. 2013/23080 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temel borç ilişkisi↗ müracaat hakkı↗ son hamil↗ yazılı delil başlangıcı↗ temel ilişki↗ imza inkarı↗ delil başlangıcı↗ yemin deliline dayanma↗ halefiyet↗ itirazın iptali davası↗ yemin delili↗ alacağın temliki↗ yazılı delil↗ kötüniyet tazminatı↗ yemin↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ hamil↗ keşideci↗ iptal davası↗ alacak davası↗ temlik↗ temerrüt faizi↗ taahhütname↗ çek↗ kötüniyet↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının zamanaşımı def’inin süresinde yapılmadığı, çekteki imzanın inkar edilmediği ve borcun da davalı tarafından ödendiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 55.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın itirazın iptali davası olmayıp alacak davası olması nedeniyle icra inkar veya kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, hamil olan davacının keşideci olan davalıdan çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı şirketin keşide ettiği, dava dışı Mehmet Dikkaya’nın ise hamili olduğu çekin süresinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız kaşesinin vurulduğu, ancak daha sonra bu kaşenin üzeri çizilerek iptal edildiği, ...tarafından çekin takibe konulduğu ve davalı tarafından takibe itiraz edildiği, daha sonra icra dosyasındaki alacağın davacı tarafından temlik alındığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel borç ilişkisine dayanmalı, yada 6762 sayılı TTK'nın 730/14. bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Yasa’nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanmalıdır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili tarafından davalı şirkete verilen borcun karşılığında keşide edilen çekin müvekkiline verildiğini, davalı tarafından elden paranın ödeneceği taahhüdü üzerine karşılıksız kaşesinin iptal edildiğini ileri sürerek, temel ilişkiye dayalı olarak iş bu davayı açmış, daha sonra vermiş olduğu 29.03.2011 tarihli dilekçe ile temel ilişkinin ...ile davalı arasında gerçekleştiğini belirtmiştir. Davacının bu iddiası gözönüne alındığında, davanın, temel ilişkiye dayalı olarak açıldığı ve 6762 sayılı TTK.nun 644. maddesine dayalı sebepsiz iktisap davası olmadığı anlaşılmaktadır.
Müracaat hakkı kaybedilmiş bir çek son hamil ile keşideci arasında 1086 sayılı HUMK’nın 292. maddesi gereğince temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile temel borç ilişkisi ispat edilebilir.
Somut olayda, her ne kadar davacı vekili tarafından sonradan verilen dilekçe ile icra dosyasındaki alacağı temlik eden dava dışı ...ile davalı arasında borç ilişkisi olduğu belirtilmiş ve temel ilişkinin davacı ile değil de dava dışı ...ile davalı arasında olduğu ileri sürülmüş ise de, davacının icra dosyasındaki alacağı temlik almakla halefiyete dayalı olarak anılan kişi ile davalı arasındaki temel ilişkiyi ispat etmek şartıyla alacağı talep edebilir. Davacı tarafından temel ilişkinin ispatı için bir kısım tanıklar dinletilmiş ise de, bu tanıklar ...ile davalı arasındaki borç ilişkisinin varlığına ilişkin hiçbir beyanda bulunmamışlar, bilakis davacı ile ...arasındaki ilişkiyi beyan etmişlerdir.
Bu durumda, davalının temel ilişkiyi savunmasında reddetmiş bulunmasına göre, davacının ...ile davalı arasındaki temel ilişkiyi başka delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davacı taraf yemin deliline de dayanmadığına göre mahkemece, davacı tarafından ...ile davalı arasındaki temel ilişkinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6444 E. 2010/12375 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · temel ilişki · hamil · keşideci · çek · ibraz
İncelediğiniz karardaMüracaat hakkı kaybedilmiş bir «çek» «son hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK’nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
2- Dava, «hamil» olan davacının «keşideci» olan davalıdan «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı şirketin keşide ettiği, dava dışı Mehmet Dikkaya’nın ise «hamili» olduğu çekin süresinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılıksız kaşesinin vurulduğu, ancak daha sonra bu kaşenin üzeri çizilerek iptal edildiği, ...tarafından çekin takibe konulduğu ve davalı tarafından takibe itiraz edildiği, daha sonra icra dosyasındaki alacağın davacı tarafından «temlik» alındığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaDavaya konu somut olayda, davacı çekin «hamili» olduğunu, «keşideci» olan davalı ile aralarında «temel ilişki» bulunmadığını belirterek, TTK’nun anılan 644 ncü maddesi uyarınca istemde bulunmuştur.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına dava yolu ile kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının borçlusu olan dava dışı şahsın çekte cirosunun olmadığı, aralarındaki «temel ilişkinin» de ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8345 E. 2014/213 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · yemin delili · yazılı delil · yemin
İncelediğiniz karardaMüracaat hakkı kaybedilmiş bir «çek» «son hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK’nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
Davacı taraf «yemin deliline» de dayanmadığına göre mahkemece, davacı tarafından ...ile davalı arasındaki «temel ilişkinin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Benzer bu karardaBöyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
Davacı taraf, diğer deliller yanında «yemin deliline» de dayanmış olup, mahkemece, davacı tarafa yemin delilini kullanıp kullanmayacağı hatırlatılarak, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · cari hesap ilişkisi · çek hamili · cari hesap · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından keşide edilerek davacıya verilen «çek» nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu ve ayrıca davalı «defter» kayıtlarına göre davacının davalıdan cari hesaptan kaynaklanan alacaklı olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının takibe yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 50.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, birleşen davanın kabulü ile davalının itirazının iptali ile 31.324,24 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, «icra inkar tazminatı» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
3- Birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece taraflar arasında «cari hesap ilişkisi» olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, 6762 sayılı TTK’nın 87/«son» maddesi hükmüne göre «cari hesap sözleşmesinin» yazılı olması, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, dosya içinde taraflar arasında böyle bir yazılı sözleşmenin mevcudiyetine delalet eden herhangi bir bilgi ve bel …
Her ne kadar davalı şirket «defterlerinde» davacının iddia edilen «cari hesap sözleşmesinden» kaynaklı alacaklı olduğu kayıtlı ise de, sözkonusu bu alacak «kaydı» davacının davalı şirketin yöneticisi (müdürü) olduğu sırada tutulduğundan tek başına davacıya alacak hakkı vermez.
Böyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7467 E. 2014/14658 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · yazılı delil · hamil · keşideci
İncelediğiniz karardaMüracaat hakkı kaybedilmiş bir «çek» «son hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK’nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
2- Dava, «hamil» olan davacının «keşideci» olan davalıdan «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Benzer bu karardaBöyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
2-Davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme istemine gelince;Asıl dava, «hamil» olan davacının «keşideci» olan davalıdan «çek» bedelinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:likit alacak · çek hamili · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece yargılama esnasında dinlenilen davacı tanıkları tarafından «çek» bedeli tutarı kadar davalı şirkete borç para verildiği belirtildiğine göre asıl davanın esas yönünden kabulünde bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2012/8345 E,2014/213 K sayılı ilamının (2)numaralı bendinin kaldırılmasına,asıl davaya konu alacak kaleminin «likit alacak» niteliğinde bulunması karşısında davalının icra takibine yapmış olduğu itirazın haksız bulunmasına nazaran davacı alacaklı yararına «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken alacağın yargılama sonucunda belirlendiğinden bahisle bu istemin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden yerel mahkeme kararının deği …
Böyle bir «çek, hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK'nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2004/12874 E. 2005/10319 K.
Ortak:temel borç ilişkisi · müracaat hakkı · son hamil · yazılı delil başlangıcı · temel ilişki · delil başlangıcı · yazılı delil · yemin
İncelediğiniz karardaMüracaat hakkı kaybedilmiş bir «çek» «son hamil» ile «keşideci» arasında 1086 sayılı HUMK’nın 292. maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile «temel borç ilişkisi» ispat edilebilir.
Davacı taraf «yemin deliline» de dayanmadığına göre mahkemece, davacı tarafından ...ile davalı arasındaki «temel ilişkinin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Çeke dayalı «müracaat hakkı» düşmüş olan «hamilin» alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır.
Benzer bu karardaBöyle bir «çek», «son hamil» ile kendisine «ciro» eden «ciranta» arasında HUMK.nun 292 maddesi gereğince «temel ilişki» yönünden «yazılı delil başlangıcı» sayılır.
Davalı, temel ilişkiyi savunmasında reddetmiş olup, davacı «hamil» ile davalı «keşideci» arasında bir «temel borç ilişkisi» «çek»'e göre bulunmadığından, böyle bir çek'in, davacı lehine «yazılı delil başlangıcı» sayılması da esasen mümkün değil ve tanıkla kanıt olanağı bu nedenle ve miktar itibariyle esasen bulunmamakta ise de, davacı, çek dışında kalan başka «kesin» delillerle temel ilişkiyi kanıtlama olanağına sahiptir.
Mahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, davacı «tanık beyanlarına» göre, taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» bulunduğu ve taşıma «irsaliyesinde», gönderilenin davalı olduğunun yazılı bulunduğu, «navlun faturasının» gönderene muhatap olarak düzenlendiği, davalının «temel ilişki» olarak davacıya borçlu olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklif hakkı · navlun faturası · çek hamili · taşıtan · tanık beyanı · lehdar · yemin teklifi · ciranta
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına, toplanan kanıtlara, davacı «tanık beyanlarına» göre, taraflar arasında «taşıma sözleşmesi» bulunduğu ve taşıma «irsaliyesinde», gönderilenin davalı olduğunun yazılı bulunduğu, «navlun faturasının» gönderene muhatap olarak düzenlendiği, davalının «temel ilişki» olarak davacıya borçlu olduğunun kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
9.3.2004 tarihli oturumda, «yemin teklif hakkını» da davacı taraf, hatırlatıldığı halde kullanmamıştır.
Davacının yetkili «son hamil» ,davalının «keşideci»,ilk hamil «lehdarın» dava dışı Muhammer olduğu , «çek»'in süresinde bankaya «ibraz» edilmediği, takibin adi «haciz» yolu olduğu ve sadece çek'in takibe dayanak yapıldığı dosya kapsamı ile sabit ve çekişmesizdir.
Davacı vekili, 25.12.2003 tarihli layihasında, «taşıyan» müvekkilinin,taşıma bedeline ilişkin alacağı nedeniyle, davalı «taşıtan»-gönderilen davalı «keşideciden» aldığı «ciro» görmüş çeki, keşidecinin isteği üzerine bankaya «ibraz» etmediğini, bunun üzerine temel ilişkiye dayalı olarak takip başlattıklarını iddia etmekle, dava TTK.nun 644 ncü maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap davası değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7220 E. , 2013/23080 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2012 tarih ve 2010/334-2012/156 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/12/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ticari işleri nedeniyle müvekkilinden 55.000,00 TL nakit para aldığını ve bunun karşılığında 18/03/2009 tarihli 55.000,00 TL bedelli çeki keşide ederek müvekkiline verdiğini, çekin bankaya ibrazında karşılığının olmadığının anlaşıldığını, davalının ödeyeceğine ilişkin taahhüdü nedeniyle banka tarafından yazılan karşılığı yoktur yazısının iptal edildiğini ileri sürerek, 55.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekin zamanaşımına uğradığını ve davacı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının zamanaşımı def’inin süresinde yapılmadığı, çekteki imzanın inkar edilmediği ve borcun da davalı tarafından ödendiğinin ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 55.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın itirazın iptali davası olmayıp alacak davası olması nedeniyle icra inkar veya kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, hamil olan davacının keşideci olan davalıdan çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalı şirketin keşide ettiği, dava dışı Mehmet Dikkaya’nın ise hamili olduğu çekin süresinde bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız kaşesinin vurulduğu, ancak daha sonra bu kaşenin üzeri çizilerek iptal edildiği, ...tarafından çekin takibe konulduğu ve davalı tarafından takibe itiraz edildiği, daha sonra icra dosyasındaki alacağın davacı tarafından temlik alındığı hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil ya doğrudan temel borç ilişkisine dayanmalı, yada 6762 sayılı TTK'nın 730/14. bendi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken ve aynı Yasa’nın 644. maddesinde düzenlenmiş bulunan sebepsiz iktisap hukuki nedenine dayanmalıdır.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkili tarafından davalı şirkete verilen borcun karşılığında keşide edilen çekin müvekkiline verildiğini, davalı tarafından elden paranın ödeneceği taahhüdü üzerine karşılıksız kaşesinin iptal edildiğini ileri sürerek, temel ilişkiye dayalı olarak iş bu davayı açmış, daha sonra vermiş olduğu 29.03.2011 tarihli dilekçe ile temel ilişkinin ...ile davalı arasında gerçekleştiğini belirtmiştir. Davacının bu iddiası gözönüne alındığında, davanın, temel ilişkiye dayalı olarak açıldığı ve 6762 sayılı TTK.nun 644. maddesine dayalı sebepsiz iktisap davası olmadığı anlaşılmaktadır.
Müracaat hakkı kaybedilmiş bir çek son hamil ile keşideci arasında 1086 sayılı HUMK’nın 292. maddesi gereğince temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı olmakla, hamil tarafından her türlü delil ile temel borç ilişkisi ispat edilebilir.
Somut olayda, her ne kadar davacı vekili tarafından sonradan verilen dilekçe ile icra dosyasındaki alacağı temlik eden dava dışı ...ile davalı arasında borç ilişkisi olduğu belirtilmiş ve temel ilişkinin davacı ile değil de dava dışı ...ile davalı arasında olduğu ileri sürülmüş ise de, davacının icra dosyasındaki alacağı temlik almakla halefiyete dayalı olarak anılan kişi ile davalı arasındaki temel ilişkiyi ispat etmek şartıyla alacağı talep edebilir. Davacı tarafından temel ilişkinin ispatı için bir kısım tanıklar dinletilmiş ise de, bu tanıklar ...ile davalı arasındaki borç ilişkisinin varlığına ilişkin hiçbir beyanda bulunmamışlar, bilakis davacı ile ...arasındaki ilişkiyi beyan etmişlerdir.
Bu durumda, davalının temel ilişkiyi savunmasında reddetmiş bulunmasına göre, davacının ...ile davalı arasındaki temel ilişkiyi başka delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davacı taraf yemin deliline de dayanmadığına göre mahkemece, davacı tarafından ...ile davalı arasındaki temel ilişkinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571535900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz