6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kararın Yargıtayca incelenmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15910 E. 2014/4149 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakim ortak fer'i müdahil

Atıf yapılan mevzuat: Bankacılık K. — Bankacılık K. 140 · BK — BK 41 · HUMK — HUMK 438 · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının da içinde bulunduğu mudiler tarafında yatırılan paraların off-shore hesabına gönderilmeyip, bankanın hakim ortaklarının sahibi bulunduğu firmalara kredi olarak kullandırıldığını, davacının iradesi fesada uğratılarak paranın sözde off-shore hesabına aktarılmasının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulü 4.150,00 TL'nin 04.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları ile fer'i müdahil tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen işleminden kaynaklanması karşısında, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK'nın 438/7. maddesi hükmü gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Hakim ortak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14483 E. 2014/2895 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hakim ortak 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16567 E. 2014/4755 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Hakim ortak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15251 E. 2014/3548 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Hakim ortak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13351 E. 2014/2415 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hakim ortak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15493 E. 2014/4142 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tahsil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11783 E. 2014/2417 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Dolandırıcılık

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13256 E. 2014/2414 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/15910 E.  ,  2014/4149 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada erilen 30/05/2013 tarih ve 2011/538-2013/617 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahilvekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davacının, davalı ünyesine katılan bulunan mevduatını iradesi yanıltılarak off-shore hesabına aktarıldığını, ancak daha sonra paranın hiç off-shore hesabına aktarılmadığının, kaldığının, banka yöneticilerinin bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin ceza yargılaması ile sabit olduğunu, davalı bankanın ödenmeyen mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek 4.150,00 TL'nin bankaya yatırıldığı tarihten vade sonuna kadar akdi faiziyle, vade sonundan itbaren de 3095 sayılı Yasa'nın 2/son maddesi gereğince belirlenen akdi faizden az olmamak kaydıyla işleyecek temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili ve fer'i müdahil vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının da içinde bulunduğu mudiler tarafında yatırılan paraların off-shore hesabına gönderilmeyip, bankanın hakim ortaklarının sahibi bulunduğu firmalara kredi olarak kullandırıldığını, davacının iradesi fesada uğratılarak paranın sözde off-shore hesabına aktarılmasının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulü 4.150,00 TL'nin 04.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları ile fer'i müdahil tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Ancak, davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen işleminden kaynaklanması karşısında, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK'nın 438/7. maddesi hükmü gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ekilinin sair ve fer'i müdahil vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 2. bent olarak ''davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan 8,60 TL başvuru harcı ve 61,65 TL peşin harcın talep halinde davacıya iadesine,'' ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 4. bendinin hükümden çıkarılmasına, yerine 4. bent olarak "davacı tarafından sarf edilen 608,05TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA,05/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347510600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.