İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8594 E. 2016/7311 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesabın kat edilmesi↗ tbk 586↗ hesap kat ihtarı↗ ihtar tebliği↗ ödeme planı↗ kat ihtarnamesi↗ kat ihtarı↗ i̇i̇k 258↗ hesap kat↗ sözleşmeden doğan dava↗ müteselsil kefil↗ cy/cy şerhi↗ muacceliyet↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; hesap kat ihtarının 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, ödeme planının sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın 258. maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmiştir. Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmamakta, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamamaktadır. Buna göre somut olayda ihtiyati haciz isteyen alacaklı banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden bir gün sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Ancak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen ihtarın tebliğinin kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; hesabın kat edilmesi kredi sözleşmesinden doğan alacağın muacceliyeti için yeterli olduğu, hesap kat ihtarının borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen ihtiyati haciz talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3387 E. 2015/4735 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz karardaAncak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «hesap kat ihtarının» 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, «ödeme planının» sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın «258». maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefil» ...’ın «hesap kat ihtarnamesinin» çıkarıldığı tarihte ölü olduğu, aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «mirasçı» ...'a «hesap kat ihtarı» gönderilmediği gerekçesiyle ... yönünden yapılan talebin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde ayrıca «müteselsil kefilin» «mirasçıları» yönünden de ihtarda bulunulmadan «ihtiyati haciz» istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, müteselsil kefilin mirasçısı ... yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · mirasçılık · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefil» ...’ın «hesap kat ihtarnamesinin» çıkarıldığı tarihte ölü olduğu, aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «mirasçı» ...'a «hesap kat ihtarı» gönderilmediği gerekçesiyle ... yönünden yapılan talebin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Müteselsil «kefile» «ihtar» çekilmesi, sadece onun takipten önce «temerrüde» düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.
Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde ayrıca «müteselsil kefilin» «mirasçıları» yönünden de ihtarda bulunulmadan «ihtiyati haciz» istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, müteselsil kefilin mirasçısı ... yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9242 E. 2013/14692 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAncak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
Buna göre somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen «kat ihtarnamesi» borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden bir gün sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur.
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaYukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, talep dışı borçlu ile karşı taraf/borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» borçluya 26.03.2013, «müteselsil kefiller» ...'e 21.03.2013, ...'a 26.03.2013, ...'e 22.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 11.04.2013 tarihinde …
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
… Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi hükmü uyarınca, alacaklı tarafça öncelikle borcun ödenmesi konusunda asıl borçluya başvurularak kendisine borcunu ödemesi konusunda «ihtar» çekilmesinin gerektiği, bu ihtarın sonuçsuz kalmasından sonra müteselsil kefillere keşide edilecek ihtar ile asıl borçlunun borcunu ödemediği belirtilerek borcun ödemesinin istenebileceği, «ihtiyati haciz» isteyen/alacaklı bankaca sadece asıl borçlu ile kefillere aynı «ihtarname» ile borç ödeme ihtarında bulunduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kefilin temerrüdü · temerrüt tarihi · tebligat · temerrüt
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Müteselsil «kefile» «ihtar» çekilmesi, sadece onun takipten önce «temerrüde» düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/422 E. 2014/1788 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaAncak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
Buna göre somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen «kat ihtarnamesi» borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden bir gün sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur.
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, karşı taraf/asıl borçlu şirket ile borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» asıl borçlu ve kefillere 13.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 17.05.2013 tarihinde ihtiyati haciz ta …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kefilin temerrüdü · taşınır rehni · temerrüt tarihi · tebligat · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan «müteselsil kefile» gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya «taşınır rehnine» başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir.
Müteselsil «kefile» «ihtar» çekilmesi, sadece onun takipten önce «temerrüde» düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18084 E. 2014/272 K.
Ortak:hesabın kat edilmesi · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaAncak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Bu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z..
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · kefilin temerrüdü · alacak rehni · kredi hesabının kat edilmesi · taşınır rehni · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · temerrüt tarihi
Benzer bu karardaMadde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan «müteselsil kefile» gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya ve alacak «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa öngörülen hallerin bulunduğu ileri sürülüp kanıtlanmamışsa doğrudan doğruya kefile başvurulamaz.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
İhtiyati «haciz» kararına itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun «265» ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11919 E. 2016/8568 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz karardaAncak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «hesap kat ihtarının» 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, «ödeme planının» sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın «258». maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaŞti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «müteselsil kefil» yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya «kat ihtarının tebliği» gerekmektedir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca «hesap kat ihtarı» düzenlendiği ve tebliğe çıkarıldığı ancak, tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, İİK’nın «257». maddesinde “rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettireb …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · hesap kat ihtarnamesi · i̇i̇k 257 · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · vade · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca «hesap kat ihtarı» düzenlendiği ve tebliğe çıkarıldığı ancak, tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, İİK’nın «257». maddesinde “rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettireb …
Şti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
Somut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında «genel kredi sözleşmeleri» ve taahütnamesi akdedildiği, diğer karşı taraf borçluların da «müteselsil kefil» oldukları, genel kredi sözleşmelerinin ....... maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgah kabul ettikleri ve bu adrese yapılacak her türlü «tebligatın» geçerli olacağı belirtilmiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10524 E. 2015/9863 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz
İncelediğiniz kararda3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «hesap kat ihtarının» 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, «ödeme planının» sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın «258». maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
Benzer bu karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara «hesap kat ihtarının» çekilmiş olmasının «muacceliyet» için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın «265». maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müteselsil kefiller E.
Buna göre somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen «kat ihtarnamesi» borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ipotek · vade · iflas · teminat
Benzer bu karardaİİK'nın «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Dosya içerisindeki belgelerden asıl borçlunun borcunun «teminatı» olarak «ipotek» tesis edildiği, bu ipotekler uyarınca İzmir 23.
İcra Müdürlüğü'nce ayrıca «ipoteğin paraya çevrilmesine» ilişkin takip yoluyla asıl borçlu aleyhinde takibe başlanıldığı ve «ipotek» miktarlarının borcu karşılamaya yeterli düzeyde bulunduğu görülmüştür.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara «hesap kat ihtarının» çekilmiş olmasının «muacceliyet» için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın «265». maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAncak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaAncak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ipotek · teminat
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8594 E. , 2016/7311 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2016 tarih ve 2016/40-2016/40 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili; müvekkili banka tarafından ... adına kullandırılan ticari kredinin 52.202,38.TL'sının zamanında ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, banka alacağının toplamı olan 157.861,93.TL'nin ödenmesi için 30/03/2016 tarihli ihtarnamenin borçluya ve kefillere gönderildiğini, borçlunun kaçma ve mallarını kaçırma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek davalıların borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; hesap kat ihtarının 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, ödeme planının sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın 258. maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmiştir. Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmamakta, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamamaktadır.
Buna göre somut olayda ihtiyati haciz isteyen alacaklı banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden bir gün sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Ancak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen ihtarın tebliğinin kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; hesabın kat edilmesi kredi sözleşmesinden doğan alacağın muacceliyeti için yeterli olduğu, hesap kat ihtarının borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen ihtiyati haciz talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin müteselsil kefiller yönünden temyiz itirazlarının reddi ile netice itibariyle doğru olan kararın yukarıda yazılı değişik gerekçeyle aleyhine ihtiyati haciz istenen kefiller yönünden ONANMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın asıl borçlu yönünden BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/239636900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz