İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/10524 E. 2015/9863 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 586↗ hesap kat ihtarı↗ ihtar tebliği↗ kat ihtarnamesi↗ kat ihtarı↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ ihtiyati hacze itiraz↗ i̇i̇k 265↗ müteselsil kefil↗ cy/cy şerhi↗ muacceliyet↗ ipotek↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara hesap kat ihtarının çekilmiş olmasının muacceliyet için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
1- Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Belirtilen yasa maddeleri uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Somut olayda; asıl borçlu İ. G. Geri Dönüşüm Çelik Nak.Taah.San.ve Tic.Ltd. Şti. ile alacaklı banka arasında kredi sözleşmeleri imzalandığı, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara ödeme ihtarının gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmediği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki belgelerden asıl borçlunun borcunun teminatı olarak ipotek tesis edildiği, bu ipotekler uyarınca İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nce ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip yoluyla asıl borçlu aleyhinde takibe başlanıldığı ve ipotek miktarlarının borcu karşılamaya yeterli düzeyde bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, itiraz eden asıl borçlu İ. G. Geri Dönüşüm Çelik Nak. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin borcunun rehinle teminat altına alındığı hususu gözetilerek asıl borçlu yönünden yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmamakta, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamamaktadır. Buna göre somut olayda ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu durumda, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen ihtarın tebliğinin kanıtlanamamış olmasına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müteselsil kefiller E. Tur. ve Otelcilik A.Ş. ve A.. S..'nun temyiz itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının bu kefiller yönünden de kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2830 E. 2015/4153 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · vade · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaBu durumda, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müteselsil kefiller E.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara «hesap kat ihtarının» çekilmiş olmasının «muacceliyet» için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın «265». maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
S..'nun temyiz itirazlarının kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının bu «kefiller» yönünden de kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu da 6098 sayılı TBK'nın 586/1 maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · genel kredi sözleşmesi · taşıyan
Benzer bu karardaTalep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, asıl borçlu ile talep eden banka arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, karşı tarafların da işbu kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları, asıl borçlunun borcuna «teminat» teşkil etmek üzere 3. şahıslar tarafından «ipotek» verildiği, dosyada «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edildiğini gösterir bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11919 E. 2016/8568 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara «hesap kat ihtarının» çekilmiş olmasının «muacceliyet» için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın «265». maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müteselsil kefiller E.
İİK'nın «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Benzer bu karardaŞti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca «hesap kat ihtarı» düzenlendiği ve tebliğe çıkarıldığı ancak, tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, İİK’nın «257». maddesinde “rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettireb …
Bu itibarla, «müteselsil kefil» yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya «kat ihtarının tebliği» gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · hesap kat ihtarnamesi · kefalet · genel kredi sözleşmesi · tebligat · tacir · eksik inceleme
Benzer bu karardaŞti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
Somut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında «genel kredi sözleşmeleri» ve taahütnamesi akdedildiği, diğer karşı taraf borçluların da «müteselsil kefil» oldukları, genel kredi sözleşmelerinin ....... maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgah kabul ettikleri ve bu adrese yapılacak her türlü «tebligatın» geçerli olacağı belirtilmiştir.
İhtiyati «haciz» talep eden tarafından «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan borcun ödenmediği gerekçesiyle hesabın kat edildiği ve «kat ihtarının» asıl borçlu ile müteselsil kefillere tebliğe çıkartıldığı, asıl borçluya çıkartılan «ihtarın tebliğ» edildiğine ilişkin de barkod numarası ile ...... «tebligat» çıktısının bulunduğunun anlaşılması karşısında, kat ihtarının ayrıca «kefile» tebliği şartı aranmayacağından, asıl borçluya tebliğe rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle kefil yönünden .......'nın 586. maddesindeki koşulların oluştuğunun kabulü gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8594 E. 2016/7311 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara «hesap kat ihtarının» çekilmiş olmasının «muacceliyet» için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın «265». maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müteselsil kefiller E.
Buna göre somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen «kat ihtarnamesi» borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Benzer bu kararda3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «hesap kat ihtarının» 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, «ödeme planının» sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın «258». maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · ödeme planı · i̇i̇k 258 · sözleşmeden doğan dava
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «hesap kat ihtarının» 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, «ödeme planının» sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın «258». maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1225 E. 2016/1974 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · muacceliyet · ipotek
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara «hesap kat ihtarının» çekilmiş olmasının «muacceliyet» için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın «265». maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İİK'nın «257»/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Dosya içerisindeki belgelerden asıl borçlunun borcunun «teminatı» olarak «ipotek» tesis edildiği, bu ipotekler uyarınca İzmir 23.
Benzer bu karardaSomut olayda, istem dilekçesine ekli belgelerden de anlaşılacağı üzere, asıl borçlu ... ile «ihtiyati haciz» talep eden banka arasında imzalanmış bulunan ve aleyhine ihtiyati haciz talep edilenlerin de müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «kredi sözleşmesi» çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarları için borçlulara «hesap kat ihtarı» gönderilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece TBK'nın 586. maddesine göre borçluya gönderilen «kat ihtarnamesinin» sonuçsuz kalması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» talep edilebileceği gibi, taşınmaz ipoteğinin müteselsil kefillerin «kefaletini» değil, asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiği ayrıca, ihtiyati haciz talebi için alacağın varlığı hususunda «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu hususları nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «ipotekle» «teminat» altına alındığı, ipotek paraya çevrilmeden «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceği, borcun likit olmadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, talebin reddine, 11/01/2016 tarihli ek kararla da, ihtiyati haciz talep eden vekiline borçlu ...'un verilen «kesin süre» içerisinde «tebligata» yarar yurt dışı adresinin bildirilmesi aksi takdirde anılan borçlu yönünden temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı «ihtarını» bildirir «muhtıranın» tebliğine rağmen süresi içerisinde muhtıraya cevap verilmediği gerekçesiyle, işbu borçlu yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · borçlunun temerrüdü · muhtıra · kesin süre · kefalet · genel kredi sözleşmesi · tebligat · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, borcun «ipotekle» «teminat» altına alındığı, ipotek paraya çevrilmeden «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceği, borcun likit olmadığı ve alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, talebin reddine, 11/01/2016 tarihli ek kararla da, ihtiyati haciz talep eden vekiline borçlu ...'un verilen «kesin süre» içerisinde «tebligata» yarar yurt dışı adresinin bildirilmesi aksi takdirde anılan borçlu yönünden temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı «ihtarını» bildirir «muhtıranın» tebliğine rağmen süresi içerisinde muhtıraya cevap verilmediği gerekçesiyle, işbu borçlu yönünden temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçluya gönderilen «ihtar» «borçlunun temerrüdünün» yanı sıra 6098 sayılı TBK’nın 586'ncı maddesinde öngörülen «müteselsil kefilin» takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından da gerekli bir unsurdur.
Bu itibarla, mahkemece TBK'nın 586. maddesine göre borçluya gönderilen «kat ihtarnamesinin» sonuçsuz kalması halinde «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» talep edilebileceği gibi, taşınmaz ipoteğinin müteselsil kefillerin «kefaletini» değil, asıl borçlunun borcunu teminen tesis edildiği ayrıca, ihtiyati haciz talebi için alacağın varlığı hususunda «yaklaşık ispatın» yeterli olduğu hususları nazara alınmaksızın, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Hesabın kat edilmesi, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın «muacceliyeti» için yeterlidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3387 E. 2015/4735 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara «hesap kat ihtarının» çekilmiş olmasının «muacceliyet» için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın «265». maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müteselsil kefiller E.
2- Ayrıca, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefil» ...’ın «hesap kat ihtarnamesinin» çıkarıldığı tarihte ölü olduğu, aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «mirasçı» ...'a «hesap kat ihtarı» gönderilmediği gerekçesiyle ... yönünden yapılan talebin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde ayrıca «müteselsil kefilin» «mirasçıları» yönünden de ihtarda bulunulmadan «ihtiyati haciz» istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, müteselsil kefilin mirasçısı ... yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · mirasçılık · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefil» ...’ın «hesap kat ihtarnamesinin» çıkarıldığı tarihte ölü olduğu, aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «mirasçı» ...'a «hesap kat ihtarı» gönderilmediği gerekçesiyle ... yönünden yapılan talebin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Müteselsil «kefile» «ihtar» çekilmesi, sadece onun takipten önce «temerrüde» düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.
Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde ayrıca «müteselsil kefilin» «mirasçıları» yönünden de ihtarda bulunulmadan «ihtiyati haciz» istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, müteselsil kefilin mirasçısı ... yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13122 E. 2016/9374 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara «hesap kat ihtarının» çekilmiş olmasının «muacceliyet» için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın «265». maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müteselsil kefiller E.
1- Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Somut olayda, asıl borçlu .....Ltd Şti ile banka arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ... tarafından müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalanmış; alacaklı banka tarafından «hesap kat» edilerek, asıl borçlu şirkete ve ...'a «ihtarname» gönderilmiş, ancak tebliğ edilememiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · gayrinakdi alacak · sözleşmeden doğan dava · genel kredi sözleşmesi · tebligat
Benzer bu karardaTalep, alacaklı bankanın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve «gayrinakdi alacakları» sebebiyle karşı taraf borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli ise de, «müteselsil kefile» başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Bu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9389 E. 2014/12806 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaBu durumda, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müteselsil kefiller E.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara «hesap kat ihtarının» çekilmiş olmasının «muacceliyet» için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın «265». maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
S..'nun temyiz itirazlarının kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının bu «kefiller» yönünden de kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Talep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · kefalet · taşıyan
Benzer bu karardaTalep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir.
Dosyada «kefaletten» kaynaklanan borcun rehinle temin edildiğini gösterir bir belge mevcut değildir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/422 E. 2014/1788 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaBu durumda, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müteselsil kefiller E.
Buna göre somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen «kat ihtarnamesi» borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara «hesap kat ihtarının» çekilmiş olmasının «muacceliyet» için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın «265». maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, karşı taraf/asıl borçlu şirket ile borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» asıl borçlu ve kefillere 13.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 17.05.2013 tarihinde ihtiyati haciz ta …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefilin temerrüdü · taşınır rehni · temerrüt tarihi · tebligat · temerrüt
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan «müteselsil kefile» gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya «taşınır rehnine» başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir.
Müteselsil «kefile» «ihtar» çekilmesi, sadece onun takipten önce «temerrüde» düşürülmesi ile ilgili bir sorundur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/10524 E. , 2015/9863 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/03/2015
NUMARASI 2015/253-2015/253 D.İŞ
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/03/2015 tarih ve 2015/253-2015/253 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz edenler (borçlular) vekili, alacaklı ile müvekkili İ. G. Geri Dönüşüm Çelik Nak. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, diğer iki müvekkilinin genel kredi sözleşmelerinin kefili olduklarını, hesap kat ihtarnamesinin ihtiyati haciz kararından sonra yapıldığını, genel kredi sözleşmesine kefil olan müvekkillerinin ayrıca bu kredi için taşınmazlarını ipotek verdiklerini, alacaklının ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Karşı taraf (alacaklı) vekili, ihtiyati hacze itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, alacaklı banka tarafından itiraz eden borçlulara hesap kat ihtarının çekilmiş olmasının muacceliyet için yeterli bulunduğu, ileri sürülen itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına vaki yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
1- Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İİK'nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Belirtilen yasa maddeleri uyarınca ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Somut olayda; asıl borçlu İ. G. Geri Dönüşüm Çelik Nak.Taah.San.ve Tic.Ltd.
Şti. ile alacaklı banka arasında kredi sözleşmeleri imzalandığı, borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilip borçlulara ödeme ihtarının gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmediği anlaşılmaktadır. Dosya içerisindeki belgelerden asıl borçlunun borcunun teminatı olarak ipotek tesis edildiği, bu ipotekler uyarınca İzmir 23. İcra Müdürlüğü'nce ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip yoluyla asıl borçlu aleyhinde takibe başlanıldığı ve ipotek miktarlarının borcu karşılamaya yeterli düzeyde bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, itiraz eden asıl borçlu İ. G. Geri Dönüşüm Çelik Nak. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin borcunun rehinle teminat altına alındığı hususu gözetilerek asıl borçlu yönünden yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmamakta, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamamaktadır.
Buna göre somut olayda ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu durumda, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen ihtarın tebliğinin kanıtlanamamış olmasına göre, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen müteselsil kefiller E. Tur. ve Otelcilik A.Ş.
ve A.. S..'nun temyiz itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının bu kefiller yönünden de kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati hacze itiraz edenler yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126100300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz