6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/9242 E. 2013/14692 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefilin temerrüdü tbk 586 ihtar tebliği kat ihtarnamesi temerrüt tarihi müteselsil kefil cy/cy şerhi tbk 99 ihtiyati haciz kefil ihtar tebligat haciz ihtarname temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 586

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme ile, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi hükmü uyarınca, alacaklı tarafça öncelikle borcun ödenmesi konusunda asıl borçluya başvurularak kendisine borcunu ödemesi konusunda ihtar çekilmesinin gerektiği, bu ihtarın sonuçsuz kalmasından sonra müteselsil kefillere keşide edilecek ihtar ile asıl borçlunun borcunu ödemediği belirtilerek borcun ödemesinin istenebileceği, ihtiyati haciz isteyen/alacaklı bankaca sadece asıl borçlu ile kefillere aynı ihtarname ile borç ödeme ihtarında bulunduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati haciz isteyen/alacaklı banka vekili temyiz etmiştir.

Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (Uygur, Turgut; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II, s. 2541).

Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya taşınmaz rehnine başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir. Yasa koyucunun buradaki amacı asıl borçluya veya rehne başvurulmadan kefile başvurulamamasıdır.

Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ancak borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde diğer şartların aranmasına gerek yoktur. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen ihtarnamelerin tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden temerrüt tarihinin kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s. 219-221).

Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka tarafından, talep dışı borçlu ile karşı taraf/borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinde alacağının ödenmesini istediği kat ihtarnamesi borçluya 26.03.2013, müteselsil kefiller ...'e 21.03.2013, ...'a 26.03.2013, ...'e 22.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 11.04.2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalması halinde ayrıca kefillere ihtarda bulunulmadan ihtiyati haciz istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/422 E. 2014/1788 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Hacize İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18084 E. 2014/272 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Haciz Talebi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3387 E. 2015/4735 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12120 E. 2016/8556 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8594 E. 2016/7311 K.

    Ortak: · İhtiyati haciz

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz kararı | İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17596 E. 2014/20029 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/9242 E.  ,  2013/14692 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2013 tarih ve 2013/9-2013/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili, müvekkili ile talep dış...arasında imzalanan ve karşı taraf/borçluların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yeraldığı Genel Tarımsal Krediler Sözleşmesi’ne konu kredi borcunun Osmaneli Noterliği’nin 18.03.2013 tarihli kat ihtarnamesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek, karşı taraf/borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme ile, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesi hükmü uyarınca, alacaklı tarafça öncelikle borcun ödenmesi konusunda asıl borçluya başvurularak kendisine borcunu ödemesi konusunda ihtar çekilmesinin gerektiği, bu ihtarın sonuçsuz kalmasından sonra müteselsil kefillere keşide edilecek ihtar ile asıl borçlunun borcunu ödemediği belirtilerek borcun ödemesinin istenebileceği, ihtiyati haciz isteyen/alacaklı bankaca sadece asıl borçlu ile kefillere aynı ihtarname ile borç ödeme ihtarında bulunduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, ihtiyati haciz isteyen/alacaklı banka vekili temyiz etmiştir.

Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (Uygur, Turgut; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II, s. 2541).

Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya taşınmaz rehnine başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir. Yasa koyucunun buradaki amacı asıl borçluya veya rehne başvurulmadan kefile başvurulamamasıdır.

Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ancak borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde diğer şartların aranmasına gerek yoktur. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen ihtarnamelerin tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden temerrüt tarihinin kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü;

Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s. 219-221).

Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka tarafından, talep dışı borçlu ile karşı taraf/borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinde alacağının ödenmesini istediği kat ihtarnamesi borçluya 26.03.2013, müteselsil kefiller ...'e 21.03.2013, ...'a 26.03.2013, ...'e 22.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 11.04.2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalması halinde ayrıca kefillere ihtarda bulunulmadan ihtiyati haciz istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka yararına BOZULMASINA, 15.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043557500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.