İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/422 E. 2014/1788 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefilin temerrüdü↗ taşınır rehni↗ tbk 586↗ ihtar tebliği↗ kat ihtarnamesi↗ temerrüt tarihi↗ müteselsil kefil↗ cy/cy şerhi↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ tebligat↗ haciz↗ ihtarname↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, müteselsil kefiller yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik ihtiyati haciz isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli teminat da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E. Gıda Tic. Ltd. Şti. yönünden ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (Uygur, Turgut; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II, s. 2541).
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya taşınır rehnine başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir. Yasa koyucunun buradaki amacı asıl borçluya veya rehne başvurulmadan kefile başvurulamamasıdır.
Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ancak borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde diğer şartların aranmasına gerek yoktur. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen ihtarnamelerin tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden temerrüt tarihinin kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s. 219-221).
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka tarafından, karşı taraf/asıl borçlu şirket ile borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde alacağının ödenmesini istediği kat ihtarnamesi asıl borçlu ve kefillere 13.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 17.05.2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalması halinde ayrıca kefillere ihtarda bulunulmadan ihtiyati haciz istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9242 E. 2013/14692 K.
Ortak:kefilin temerrüdü · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · temerrüt tarihi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, talep dışı borçlu ile karşı taraf/borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» borçluya 26.03.2013, «müteselsil kefiller» ...'e 21.03.2013, ...'a 26.03.2013, ...'e 22.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 11.04.2013 tarihinde …
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18084 E. 2014/272 K.
Ortak:kefilin temerrüdü · taşınır rehni · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · temerrüt tarihi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan «müteselsil kefile» gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya «taşınır rehnine» başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Bu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z..
Mahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslime bağlı taşınır rehni · alacak rehni · kredi hesabının kat edilmesi · hesabın kat edilmesi · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · muacceliyet · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan «müteselsil kefile» gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya ve alacak «teslime bağlı taşınır rehni» veya «alacak rehni» ile güvenceye alınmışsa öngörülen hallerin bulunduğu ileri sürülüp kanıtlanmamışsa doğrudan doğruya kefile başvurulamaz.
İhtiyati «haciz» kararına itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun «265» ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
İhtiyati «haciz» kararını veren mahkeme «yetkisiz» bile olsa, itiraz yine o mahkemeye yapılır ve itiraza ilişkin usulü işlemler, «ihtiyati haciz» dosyası üzerinden devam eder.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3387 E. 2015/4735 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname · İhtiyati Haciz Talebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, karşı taraf/asıl borçlu şirket ile borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» asıl borçlu ve kefillere 13.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 17.05.2013 tarihinde ihtiyati haciz ta …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefil» ...’ın «hesap kat ihtarnamesinin» çıkarıldığı tarihte ölü olduğu, aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «mirasçı» ...'a «hesap kat ihtarı» gönderilmediği gerekçesiyle ... yönünden yapılan talebin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde ayrıca «müteselsil kefilin» «mirasçıları» yönünden de ihtarda bulunulmadan «ihtiyati haciz» istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, müteselsil kefilin mirasçısı ... yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · mirasçılık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefil» ...’ın «hesap kat ihtarnamesinin» çıkarıldığı tarihte ölü olduğu, aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «mirasçı» ...'a «hesap kat ihtarı» gönderilmediği gerekçesiyle ... yönünden yapılan talebin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde ayrıca «müteselsil kefilin» «mirasçıları» yönünden de ihtarda bulunulmadan «ihtiyati haciz» istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, müteselsil kefilin mirasçısı ... yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12120 E. 2016/8556 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, karşı taraf/asıl borçlu şirket ile borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» asıl borçlu ve kefillere 13.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 17.05.2013 tarihinde ihtiyati haciz ta …
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı banka tarafından, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren ... gün içinde alacağın ödenmesinin istenildiği «kat ihtarnamesinin» asıl borçluya «tebliği tarihi» tespit edilememekte ise de ihtarname tarihi ve verilen «atıfet mehli» nazara alındığında, ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle alacağın «muaccel» olmadığı dikkate alınmaksızın itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) yararına bozulması gerekmiştir.
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:atıfet mehli · tebliğ tarihi · ihtiyati hacze itiraz · yetki itirazı · muacceliyet · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemelerinin yetkili olduğu, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili borcun «muaccel» hale gelmediğini, borcun «teminat» çekleri ile teminat altına alındığından «ihtiyati haciz» koşulları oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; borçlunun itiraz dilekçesindeki sebeplerle bağlı olduğu ve bu itiraz sebeplerine hasren inceleme yapılacağı, ihtiyati haciz kararına sadece haczin dayandığı sebep, teminat ve mahkemenin «yetkisine» dayalı itirazda bulunabileceği, alacağının olup olmadığı hususunda herhangi bir itirazda bulunamayacağını, borcun teminat altına alındığına dair dosyaya herhangi b …
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı banka tarafından, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren ... gün içinde alacağın ödenmesinin istenildiği «kat ihtarnamesinin» asıl borçluya «tebliği tarihi» tespit edilememekte ise de ihtarname tarihi ve verilen «atıfet mehli» nazara alındığında, ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle alacağın «muaccel» olmadığı dikkate alınmaksızın itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) yararına bozulması gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararına itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir. ...-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar HMK'nın .... maddesi gerçek kişiler için uygulanamaz ise de aynı Kanun'un .../.... maddesi gereğince «yetki itirazının» yerinde bulunmamasına göre, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8594 E. 2016/7311 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, karşı taraf/asıl borçlu şirket ile borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» asıl borçlu ve kefillere 13.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 17.05.2013 tarihinde ihtiyati haciz ta …
Benzer bu karardaAncak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
Buna göre somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen «kat ihtarnamesi» borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden bir gün sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur.
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · hesap kat ihtarı · ödeme planı · kat ihtarı · i̇i̇k 258 · hesap kat · sözleşmeden doğan dava · muacceliyet
Benzer bu kararda3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «hesap kat ihtarının» 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, «ödeme planının» sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın «258». maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9225 E. 2013/14683 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · teminat · İhtiyati Haciz Talebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Başka bir anlatımla, «müteselsil kefil» hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de «ihtar» gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır.
Benzer bu karardaBorçlu ifada geciktiğine ve alacaklı tarafça tanınan 24 saatlik sürede borçlu tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı iddia edildiğine göre mahkemece TBK'nın 586/1. maddesinde öngörülen «kefile» müracaat edebilme koşulunun gerçekleştiği, ayrıca kefile «ihtara» gerek bulunmadığı nazara alınıp, «müteselsil kefiller» bakımından da «ihtiyati haciz» talebinin kabulü gerekirken, reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamı uyarınca TBK 586/1. maddesi ikinci cümlesi uyarınca «müteselsil kefile» müracaat için, borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalmış olması şartlarının birlikte arandığı, borçlunun açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olduğuna dair delil bulunmadığı, asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine müteselsil kefile müracaat edilebileceği, kefiller yönünden alacağın henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle müteselsil kefiller yönünden istemin reddine, asıl borçlu yönünden istemin %15 oranında «teminat» karşılığında kabulüne karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlık bakımından müteselsil kefillere başvurubilmesinin koşulu asıl borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması olup, dosya içeriğinden de alacaklı bankanın hesabı kat ettikten sonra asıl borçlu ve müteselsil kefillere tebliğden itibaren 24 saat süre vermek suretiyle alacağının ödenmesini isteyen ihtar gönderdiği, bu ihtarların 29.11.2012 tarihinde asıl borçlu ve kefillere tebliğ edildiği ve alacaklı vekilinin 06.12.2012 tarihinde «ihtiyati haciz» talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil kefalet · kefalet
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK'nın "«müteselsilen kefalet»" karar başlıklı 586/1. maddesinde alacaklının borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden «kefili» takip edebileceği, ancak bunun için borçlunun ifada gecikmesi ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içerisinde olması koşullarından birisinin gerçekleştirilmiş olması öngörülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/422 E. , 2014/1788 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 47. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 20/05/2013
NUMARASI 2013/240-2013/244 D.İŞ
İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.05.2013 tarih ve 2013/240-2013/244 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili bankanın kredi müşterisi olan borçlu şirket lehine diğer borçluların müşterek ve müteselsil kefaletiyle kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine, kredi hesapları kat edilerek asıl borçlu ve kefillere tebliğe çıkarılan ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, ihtarnameye rağmen borcu ödemeyen ve mal kaçırma hazırlığı içinde bulunan borçlular hakkında müvekkili banka alacağının tahsilini teminen borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, müteselsil kefiller yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik ihtiyati haciz isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli teminat da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E. Gıda Tic. Ltd. Şti. yönünden ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir (Uygur, Turgut; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II, s. 2541).
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya taşınır rehnine başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir. Yasa koyucunun buradaki amacı asıl borçluya veya rehne başvurulmadan kefile başvurulamamasıdır.
Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ancak borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde diğer şartların aranmasına gerek yoktur. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen ihtarnamelerin tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden temerrüt tarihinin kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü;
Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s. 219-221).
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka tarafından, karşı taraf/asıl borçlu şirket ile borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren 24 saat içinde alacağının ödenmesini istediği kat ihtarnamesi asıl borçlu ve kefillere 13.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 17.05.2013 tarihinde ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalması halinde ayrıca kefillere ihtarda bulunulmadan ihtiyati haciz istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101506200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz