İhtiyati Hacize İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18084 E. 2014/272 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslime bağlı taşınır rehni↗ kefilin temerrüdü↗ alacak rehni↗ kredi hesabının kat edilmesi↗ taşınır rehni↗ hesabın kat edilmesi↗ tbk 586↗ ihtar tebliği↗ kat ihtarnamesi↗ ihtiyati hacze itiraz↗ i̇i̇k 265↗ temerrüt tarihi↗ müteselsil kefil↗ cy/cy şerhi↗ muacceliyet↗ tbk 99↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ tebligat↗ haciz↗ iflas↗ ihtarname↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın ihtiyati haciz kararında müteselsil borçlu ve kefil olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere ihtarname gönderildiği, borcun muaccel hale gelebilmesi için kredi hesabının kat edilmesinin yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, müteselsil kefil olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava veya takipte ileri sürebileceği gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
1- Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İhtiyati haciz kararına itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 265 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, borçlu ihtiyati haciz kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir. İhtiyati haciz kararını veren mahkeme yetkisiz bile olsa, itiraz yine o mahkemeye yapılır ve itiraza ilişkin usulü işlemler, ihtiyati haciz dosyası üzerinden devam eder. Ayrıca ihtiyati hacze itiraz, esasa ilişkin bir dava olarak da görülemeyeceğinden bir dava gibi kabul edilerek mahkemenin esas defterine kaydı yapılamaz. İhtiyati haciz kararının verildiği şekilde, mahkemenin "Değişik İş" esasından kaydı devam eder.
Somut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, ihtiyati haciz kararına itiraz isteminin, ihtiyati haciz kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas defterine kaydı yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de, alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II, s. 2541).
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya ve alacak teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa öngörülen hallerin bulunduğu ileri sürülüp kanıtlanmamışsa doğrudan doğruya kefile başvurulamaz.
Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ancak borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde diğer şartların aranmasına gerek yoktur. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen ihtarnamelerin tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden temerrüt tarihinin kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s. 219-221)
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçluya tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden bir gün sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen ihtarın tebliğinin kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z.. Ç..'nin itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının bu kefil yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9242 E. 2013/14692 K.
Ortak:kefilin temerrüdü · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · temerrüt tarihi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Bu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z..
Mahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nun 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı Banka tarafından, talep dışı borçlu ile karşı taraf/borçlu müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinde alacağının ödenmesini istediği «kat ihtarnamesi» borçluya 26.03.2013, «müteselsil kefiller» ...'e 21.03.2013, ...'a 26.03.2013, ...'e 22.03.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine alacaklı Banka vekilince 11.04.2013 tarihinde …
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/422 E. 2014/1788 K.
Ortak:kefilin temerrüdü · taşınır rehni · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · temerrüt tarihi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Bu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z..
Mahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işığında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan «müteselsil kefile» gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya veya «taşınır rehnine» başvurulması ve şayet bu yolla alacağın tahsili mümkün olmaz ise bu takdirde kefile müracaat edilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, asıl borçlunun ifada gecikmesi ve asıl borçluya gönderilen «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde müteselsil kefillere müracaat edilebileceğine ilişkin TBK'nın 586/1. maddesinin ikinci cümlesi ile 6101 sayılı Yürürlük Kanunu 1., 2. ve 3. maddeleri uyarınca, «müteselsil kefiller» yönünden alacağın talep tarihindeki şartlar itibarıyla henüz istenebilir olmadığı gerekçesiyle, müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» isteminin reddine, alacak rehinle temin edilmemiş ve karşı tarafla üçüncü şahısların muhtemel zarar ve ziyanlarına karşı yeterli «teminat» da alınmış bulunduğundan asıl borçlu E.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3387 E. 2015/4735 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · ihtarname
İncelediğiniz karardaBu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z..
Mahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefil» ...’ın «hesap kat ihtarnamesinin» çıkarıldığı tarihte ölü olduğu, aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «mirasçı» ...'a «hesap kat ihtarı» gönderilmediği gerekçesiyle ... yönünden yapılan talebin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde ayrıca «müteselsil kefilin» «mirasçıları» yönünden de ihtarda bulunulmadan «ihtiyati haciz» istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, müteselsil kefilin mirasçısı ... yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · mirasçılık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «müteselsil kefil» ...’ın «hesap kat ihtarnamesinin» çıkarıldığı tarihte ölü olduğu, aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «mirasçı» ...'a «hesap kat ihtarı» gönderilmediği gerekçesiyle ... yönünden yapılan talebin reddine, diğer borçlular yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, TBK'nın 586/1. maddesine göre, asıl borçluya yapılan «ihtarın» sonuçsuz kalması halinde ayrıca «müteselsil kefilin» «mirasçıları» yönünden de ihtarda bulunulmadan «ihtiyati haciz» istenilebileceği hususu gözden kaçırılarak, müteselsil kefilin mirasçısı ... yönünden talebin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12120 E. 2016/8556 K.
Ortak:ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · ihtiyati hacze itiraz · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaBu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z..
Mahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Benzer bu karardaBu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir.
Mahkemelerinin yetkili olduğu, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili borcun «muaccel» hale gelmediğini, borcun «teminat» çekleri ile teminat altına alındığından «ihtiyati haciz» koşulları oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; borçlunun itiraz dilekçesindeki sebeplerle bağlı olduğu ve bu itiraz sebeplerine hasren inceleme yapılacağı, ihtiyati haciz kararına sadece haczin dayandığı sebep, teminat ve mahkemenin «yetkisine» dayalı itirazda bulunabileceği, alacağının olup olmadığı hususunda herhangi bir itirazda bulunamayacağını, borcun teminat altına alındığına dair dosyaya herhangi b …
Ayrıca kanunda «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:atıfet mehli · tebliğ tarihi · yetki itirazı · yetki · teminat
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati haciz» kararına itiraz edenler (borçlular) vekili temyiz etmiştir. ...-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar HMK'nın .... maddesi gerçek kişiler için uygulanamaz ise de aynı Kanun'un .../.... maddesi gereğince «yetki itirazının» yerinde bulunmamasına göre, ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. …
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklı banka tarafından, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefillere keşide edilen ve tebliğ tarihinden itibaren ... gün içinde alacağın ödenmesinin istenildiği «kat ihtarnamesinin» asıl borçluya «tebliği tarihi» tespit edilememekte ise de ihtarname tarihi ve verilen «atıfet mehli» nazara alındığında, ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle alacağın «muaccel» olmadığı dikkate alınmaksızın itirazın reddi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz kararına itiraz edenler (borçlular) yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemelerinin yetkili olduğu, «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili borcun «muaccel» hale gelmediğini, borcun «teminat» çekleri ile teminat altına alındığından «ihtiyati haciz» koşulları oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; borçlunun itiraz dilekçesindeki sebeplerle bağlı olduğu ve bu itiraz sebeplerine hasren inceleme yapılacağı, ihtiyati haciz kararına sadece haczin dayandığı sebep, teminat ve mahkemenin «yetkisine» dayalı itirazda bulunabileceği, alacağının olup olmadığı hususunda herhangi bir itirazda bulunamayacağını, borcun teminat altına alındığına dair dosyaya herhangi b …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8594 E. 2016/7311 K.
Ortak:hesabın kat edilmesi · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Bu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z..
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Benzer bu karardaAncak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · ödeme planı · kat ihtarı · i̇i̇k 258 · hesap kat · sözleşmeden doğan dava · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «hesap kat ihtarının» 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, «ödeme planının» sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın «258». maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati haciz kararı | İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17596 E. 2014/20029 K.
Ortak:hesabın kat edilmesi · ihtar tebliği · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın «ihtiyati haciz» kararında müteselsil borçlu ve «kefil» olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere «ihtarname» gönderildiği, borcun «muaccel» hale gelebilmesi için «kredi hesabının kat edilmesinin» yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, «müteselsil kefil» olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava …
Bu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z..
Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de «müteselsil kefile» aynı anda «ihtar» gönderilip borçluya gönderilen «ihtarın tebliğine» rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen «ihtarnamelerin» tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan «tebligatın» asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden «temerrüt tarihinin» kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil «kefilin temerrüdünün» böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir. (Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s.
Benzer bu karardaAncak, alacağın «muaccel» olabilmesi için «hesabın kat edilmesi» yeterli olup asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için ayrıca «kat ihtarının tebliği» şartı aranmaz.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin «müşterek borçlu müteselsil kefil» ... hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kat ihtarı · müşterek borçlu müteselsil kefil
Benzer bu kararda1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin «müşterek borçlu müteselsil kefil» ... hakkında verilen karara yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, alacağın «muaccel» olabilmesi için «hesabın kat edilmesi» yeterli olup asıl borçlu yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için ayrıca «kat ihtarının tebliği» şartı aranmaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18084 E. , 2014/272 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSKİLİP ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 16/04/2013
NUMARASI 2013/54-2013/159
İskilip Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2013 tarih ve 2013/54-2013/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili, bankanın G. Kuyumculuk Gıda Tav. Ür. Paz. Tic. San. Ltd. Şti.'ne genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandırdığını, müvekkilinin ise kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığı, kullanılan kredinin hesap kat ihtarnamesi çekilmesine rağmen geri ödenmediği gerekçesiyle müvekkili aleyhine de ihtiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati haciz kararının gerekçe kısmında müvekkilinin isminin geçmediğini, hesap kat ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edilmediğinden borcun muaccel olmadağını, sözleşmeye banka görevlisi tarafından yanıltılarak ipotekli taşınmazın kaydındaki ipoteğin fekkine karşılık imza attığını, müteselsil kefil olarak imzalamadığını ileri sürerek;
ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, ihtiyati haciz kararına itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; talepte bulunanın ihtiyati haciz kararında müteselsil borçlu ve kefil olduğunun sehven belirtilmediği anlaşılmış ise de, kararın başlık kısmında ihtiyati haciz kararı verilen borçlular arasında itiraz edenin de bulunduğu, alacaklı banka tarafından 06/03/2013 tarihinde sözleşmede tanınan hak uyarınca hesabın kat edilerek borçlu ve müteselsil borçlu ve kefillere ihtarname gönderildiği, borcun muaccel hale gelebilmesi için kredi hesabının kat edilmesinin yeterli olduğu, ihtarnamenin borçlu veya kefile tebliğinin zorunlu olmadığı, müteselsil kefil olarak sözleşmenin imzalanmadığına dair iddiaların ihtiyati hacize itirazda ileri sürülemeyeceği, bu yönlü esasa ilişkin itirazların alacaklı bankanın açacağı dava veya takipte ileri sürebileceği gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
1- Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İhtiyati haciz kararına itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 265 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre, borçlu ihtiyati haciz kararını temyiz edemez ancak, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye verilecek dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edebilir. İhtiyati haciz kararını veren mahkeme yetkisiz bile olsa, itiraz yine o mahkemeye yapılır ve itiraza ilişkin usulü işlemler, ihtiyati haciz dosyası üzerinden devam eder. Ayrıca ihtiyati hacze itiraz, esasa ilişkin bir dava olarak da görülemeyeceğinden bir dava gibi kabul edilerek mahkemenin esas defterine kaydı yapılamaz. İhtiyati haciz kararının verildiği şekilde, mahkemenin "Değişik İş" esasından kaydı devam eder.
Somut olayda, mahkemece yukarıda açıklanan yasal uygulamalar gözetilmeyerek, ihtiyati haciz kararına itiraz isteminin, ihtiyati haciz kararının verildiği dosya üzerinden değil, ihtiyati haczin kaldırılması davası olduğu kabul edilerek, mahkemenin esas defterine kaydı yapılarak asıl dava gibi sonuçlandırılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabule göre de, alacaklının müteselsil kefile başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK)'nın 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (Uygur, Turgut; 6098 Türk Borçlar Kanunu Şerhi, Ankara, Nisan 2012, Cilt II, s. 2541).
Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, TBK'nın anılan düzenlemesi ile bunun artık mümkün olmadığı, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçluya ve alacak teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa öngörülen hallerin bulunduğu ileri sürülüp kanıtlanmamışsa doğrudan doğruya kefile başvurulamaz.
Buna göre, borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ancak borçlunun ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde diğer şartların aranmasına gerek yoktur. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen ihtarnamelerin tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda TBK'nın 586/1 maddesindeki "borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması" şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden temerrüt tarihinin kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK'nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerekir.
(Saraç, Şükrü; Yargıtay Kararları Işında Banka Kredi Kartları Uyuşmazlıkları, Ankara 2013, s. 219-221)
Yukarıda anlatılanların ışığında somut olaya dönüldüğünde, ihtiyati haciz isteyen alacaklı Banka tarafından, borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçluya tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden bir gün sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu durumda, talep tarihinden yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 586/1 maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, borçluya çekilen ihtarın tebliğinin kanıtlanamamış olmasına göre aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefil Z..
Ç..'nin itirazının kabulü ile ihtiyati haciz kararının bu kefil yönünden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekilinin itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz kararına itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ihtiyati haciz kararına itiraz edene iadesine, 08/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101880300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz