İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11919 E. 2016/8568 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşme özgürlüğü↗ hesap kat ihtarnamesi↗ hesap kat ihtarı↗ ihtar tebliği↗ kat ihtarnamesi↗ kat ihtarı↗ hesap kat↗ i̇i̇k 257↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ vade↗ kefil↗ ihtar↗ tebligat↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ tacir↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, genel kredi sözleşmesi uyarınca hesap kat ihtarı düzenlendiği ve tebliğe çıkarıldığı ancak, tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, İİK’nın 257. maddesinde “rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmünün düzenlendiği, talep edenin sunduğu belgelerden taraflar arasında bir kredi sözleşmesinin imzalandığı, bu kredi sözleşmesinin ..... ...... Ltd. Şti. tarafından ipotekle temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca teminat olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle kredi sözleşmesinin teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her tacirin ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına
rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan sözleşme özgürlüğü ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, hesap kat ihtarnamesinin borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen ihtarın tebliği kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin müteselsil kefili olan ... tarafından ipotek verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve kefalet borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden vekilinin karşı taraf ........ İletişim Tur. Nak. Tic. San. Ltd. Şti. ile ... yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- İhtiyati haciz talep eden vekilinin karşı taraf ......... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (.. ... ...., ..., Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de anlaşılacağı üzere, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmamaktadır. Bu itibarla, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerekmektedir.
Somut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden, ihtiyati haciz talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmeleri ve taahütnamesi akdedildiği, diğer karşı taraf borçluların da müteselsil kefil oldukları, genel kredi sözleşmelerinin ....... maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgah kabul ettikleri ve bu adrese yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağı belirtilmiştir. İhtiyati haciz talep eden tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmediği gerekçesiyle hesabın kat edildiği ve kat ihtarının asıl borçlu ile müteselsil kefillere tebliğe çıkartıldığı, asıl borçluya çıkartılan ihtarın tebliğ edildiğine ilişkin de barkod numarası ile ...... tebligat çıktısının bulunduğunun anlaşılması karşısında, kat ihtarının ayrıca kefile tebliği şartı aranmayacağından, asıl borçluya tebliğe rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle kefil yönünden .......'nın 586. maddesindeki koşulların oluştuğunun kabulü gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
Somut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında «genel kredi sözleşmeleri» ve taahütnamesi akdedildiği, diğer karşı taraf borçluların da «müteselsil kefil» oldukları, genel kredi sözleşmelerinin ....... maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgah kabul ettikleri ve bu adrese yapılacak her türlü «tebligatın» geçerli olacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
Somut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında «genel kredi sözleşmeleri» ve taahütnamesi akdedildiği, diğer karşı taraf borçluların da «müteselsil kefil» oldukları, genel kredi sözleşmelerinin ....... maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgah kabul ettikleri ve bu adrese yapılacak her türlü «tebligatın» geçerli olacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13122 E. 2016/9374 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · İhtiyati Haciz Talebi
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca «hesap kat ihtarı» düzenlendiği ve tebliğe çıkarıldığı ancak, tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, İİK’nın «257». maddesinde “rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettireb …
Şti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
Benzer bu karardaMahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Talep, alacaklı bankanın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve «gayrinakdi alacakları» sebebiyle karşı taraf borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · gayrinakdi alacak · sözleşmeden doğan dava · muacceliyet
Benzer bu karardaAsıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli ise de, «müteselsil kefile» başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Talep, alacaklı bankanın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve «gayrinakdi alacakları» sebebiyle karşı taraf borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2830 E. 2015/4153 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · vade · kefil
İncelediğiniz karardaKararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
Şti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında «genel kredi sözleşmeleri» ve taahütnamesi akdedildiği, diğer karşı taraf borçluların da «müteselsil kefil» oldukları, genel kredi sözleşmelerinin ....... maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgah kabul ettikleri ve bu adrese yapılacak her türlü «tebligatın» geçerli olacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İİK'nın ihtiyati haczin şartlarını düzenleyen «257». maddesinin rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta, taşınır, taşınmaz mallarını ile alacakları ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir hükmü karşısında alacaklının alacağını «ipotek» ile temin ettiği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas · taşıyan
Benzer bu karardaİİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» talep edenin, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» karşı taraflar aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9389 E. 2014/12806 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
Somut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında «genel kredi sözleşmeleri» ve taahütnamesi akdedildiği, diğer karşı taraf borçluların da «müteselsil kefil» oldukları, genel kredi sözleşmelerinin ....... maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgah kabul ettikleri ve bu adrese yapılacak her türlü «tebligatın» geçerli olacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaTalep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · taşıyan
Benzer bu karardaTalep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12505 E. 2014/13512 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · kefalet · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
Somut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında «genel kredi sözleşmeleri» ve taahütnamesi akdedildiği, diğer karşı taraf borçluların da «müteselsil kefil» oldukları, genel kredi sözleşmelerinin ....... maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgah kabul ettikleri ve bu adrese yapılacak her türlü «tebligatın» geçerli olacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesinde» «kefil» ...'nun taşınmazının «ipotek» verildiğinin belirtilmesi karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa karşı taraf kefillerin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · iflas · ibraz
Benzer bu karardaTalep, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
Ancak, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını «iflas» veya «haciz» yoluyla takip edebilir.
Somut olayda, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesinde» «kefil» ...'nun taşınmazının «ipotek» verildiğinin belirtilmesi karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa karşı taraf kefillerin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18087 E. 2014/911 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz karardaKararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir. ...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin «müteselsil kefili» olan ... tarafından «ipotek» verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve «kefalet» borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati …
Şti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden, «ihtiyati haciz» talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında «genel kredi sözleşmeleri» ve taahütnamesi akdedildiği, diğer karşı taraf borçluların da «müteselsil kefil» oldukları, genel kredi sözleşmelerinin ....... maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgah kabul ettikleri ve bu adrese yapılacak her türlü «tebligatın» geçerli olacağı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaTalep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup, hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmeyen kefil Ş.
İİK 45. maddesi, asıl borcun «teminatı» olarak verilen «rehnin paraya çevrilmeden» önce, asıl borçlu hakkında takip yapılamayacağı ve «ihtiyati haciz» kararı alınamayacağına ilişkin olup, somut uyuşmazlık bakımından kefillere müracaat edebilme koşulları gerçekleştiğinden, talebin yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil
Benzer bu karardaAleyhine «ihtiyati haciz» istenenler sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup, hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmeyen kefil Ş.
İİK 45. maddesi, asıl borcun «teminatı» olarak verilen «rehnin paraya çevrilmeden» önce, asıl borçlu hakkında takip yapılamayacağı ve «ihtiyati haciz» kararı alınamayacağına ilişkin olup, somut uyuşmazlık bakımından kefillere müracaat edebilme koşulları gerçekleştiğinden, talebin yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8594 E. 2016/7311 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz karardaŞti. tarafından «ipotekle» temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca «teminat» olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ... gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle «kredi sözleşmesinin» teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her «tacirin» ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan «sözleşme özgürlüğü» ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, «hesap kat ihtarnamesinin» borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra «ihtiyati haciz» talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/.... maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliği» kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «müteselsil kefil» yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya «kat ihtarının tebliği» gerekmektedir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca «hesap kat ihtarı» düzenlendiği ve tebliğe çıkarıldığı ancak, tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, İİK’nın «257». maddesinde “rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettireb …
Benzer bu karardaAncak, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK 586/1. maddesi uyarınca «müteselsil kefiller» hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen «ihtarın» sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesinin gerekmesine, asıl borçluya çekilen «ihtarın tebliğinin» kanıtlanamamış olmasına göre, ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiğinden sonucu itibariyle yerinde olan kararın açıklanan bu değişik gerekçeyle onanmasına karar …
3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «hesap kat ihtarının» 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, «ödeme planının» sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın «258». maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · ödeme planı · i̇i̇k 258 · sözleşmeden doğan dava · muacceliyet
Benzer bu kararda3- Ancak; asıl borçlu yönünden; «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli olduğu, «hesap kat ihtarının» borçluya tebliğinin şart olmadığı gözetilmeksizin asıl borçlu hakkında talep edilen «ihtiyati haciz» talebinin de reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; «hesap kat ihtarının» 30/03/2016 tarihinde notere tevdii edildiği ve henüz karşı tarafa tebliğ olmadığı, talep dilekçesi ekinde de sadece bakiye miktarını gösterir 2 satır halinde hesap özeti eklendiği, bunun dışında kullanılan kredilere ilişkin ayrıntılı hesap özetleri ile yapılan ödeme tabloları, «ödeme planının» sunulmadığı, alacağın varlığı ve miktarı açısından İİK.nın «258». maddesinde belirtilen kanaatin mahkemede oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11919 E. , 2016/8568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.......... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/06/2016 tarih ve 2016/30-2016/29 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile karşı taraf ... .... ..... Ltd. Şti. arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, diğer borçluların ise, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını, borçluların edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle hesabın kat edilerek borçlulara ihtarname gönderildiğini ancak, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, alacağın tahsilini teminen borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, genel kredi sözleşmesi uyarınca hesap kat ihtarı düzenlendiği ve tebliğe çıkarıldığı ancak, tebliğ edildiğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, İİK’nın 257. maddesinde “rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmünün düzenlendiği, talep edenin sunduğu belgelerden taraflar arasında bir kredi sözleşmesinin imzalandığı, bu kredi sözleşmesinin ..... ...... Ltd. Şti. tarafından ipotekle temin edildiği, ipoteğe konu taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden talep eden bankaca teminat olarak kabul edildiği, ipoteğe ilişkin resmi senedin .../.../2015 tarihinde düzenlendiği, talep edenin resmi senedin düzenlenmesinden ...
gün önce gayrimenkul değerleme şirketine değer tespiti yaptırdığı ve taşınmazın değerinin 280.000,00 TL olarak belirlendiği ancak, buna rağmen talep edenin taşınmazı 700.000,00 TL bedelle kredi sözleşmesinin teminatı olarak kabul ettiği, .........’nın .../... m. göre, her tacirin ticaretinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğu, talep edenin taşınmazın gerçek değerini bilmesine ve buna ilişkin uzman incelemesi yaptırmasına
rağmen ipotek resmi senedinde borcun teminatı olarak aynı taşınmazı 700.000,00 TL bedel ile kabul ettiği, tarafların bu kabulü, .........’nın .../... m. ve BK’nın .... m. düzenlenmiş olan sözleşme özgürlüğü ilkeleri gereği talep edilen miktar dikkate alınarak borcun tamamının rehinle temin edildiğinin kabul edildiği, hesap kat ihtarnamesinin borçlu ve müteselsil kefillere tebliğe çıkarıldığı ancak, bunun tebliğ edildiğine ilişkin belgenin dosya içinde olmadığı anlaşıldığına göre, alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı .......’nın 586. maddesi uyarınca kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebileceği ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesiyle, ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerektiği, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmadığı, asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile doğrudan doğruya başvurulamadığı, talep eden banka tarafından borçlu ile müteselsil kefillere keşide edilen kat ihtarnamesi borçlulara tebliğ edilmeden, ihtarnamenin düzenlenme tarihinden hemen sonra ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, talep tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı .......’nın 586/....
maddesi uyarınca müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için asıl borçluya çekilen ihtarın sonuçsuz kalması ve asıl borçlunun ifada gecikmesi gerekmekte olup, asıl borçluya çekilen ihtarın tebliği kanıtlanamamış olduğundan müteselsil kefiller bakımından da talebin reddi gerektiği gerektiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
...- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar karşı taraf ... yönünden talebin reddine dair gerekçe yerinde değil ise de, talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak aynı zamanda anılan sözleşmenin müteselsil kefili olan ... tarafından ipotek verildiği ve ipotek resmi senedinde ''... ayrıca herhangi bir şekilde bankaya karşı doğmuş ve doğacak ipotek verene ait asalet ve kefalet borçlarının teminatı olarak ....'' verildiğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, ... yönünden talebin reddinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden vekilinin karşı taraf ........
İletişim Tur. Nak. Tic. San. Ltd. Şti. ile ... yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- İhtiyati haciz talep eden vekilinin karşı taraf ......... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Alacaklının müteselsil kefillere başvurma koşullarının düzenlendiği 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ile ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. (.. ... ...., ..., Nisan 2012, Cilt II. s. 2541). Madde metninden de anlaşılacağı üzere, .......'nın yürürlüğe girmesinden önce asıl borçluya başvurulmadan müteselsil kefile gidilebilmesi mümkün iken, .......'nın anılan düzenlemesi ile bu artık mümkün olmamaktadır.
Bu itibarla, müteselsil kefil yönünden talepte bulunabilmek için öncelikle asıl borçluya kat ihtarının tebliği gerekmektedir.
Somut olayda, talep dilekçesine ekli belgelerden, ihtiyati haciz talep eden banka ile asıl borçlu şirket arasında genel kredi sözleşmeleri ve taahütnamesi akdedildiği, diğer karşı taraf borçluların da müteselsil kefil oldukları, genel kredi sözleşmelerinin ....... maddesinde, müşteri ve kefillerin sözleşmede yazılı adreslerini kanuni ikametgah kabul ettikleri ve bu adrese yapılacak her türlü tebligatın geçerli olacağı belirtilmiştir. İhtiyati haciz talep eden tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmediği gerekçesiyle hesabın kat edildiği ve kat ihtarının asıl borçlu ile müteselsil kefillere tebliğe çıkartıldığı, asıl borçluya çıkartılan ihtarın tebliğ edildiğine ilişkin de barkod numarası ile ......
tebligat çıktısının bulunduğunun anlaşılması karşısında, kat ihtarının ayrıca kefile tebliği şartı aranmayacağından, asıl borçluya tebliğe rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle kefil yönünden .......'nın 586. maddesindeki koşulların oluştuğunun kabulü gerekirken eksik incelemeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin karşı taraf ........ İletişim Tur. Nak. Tic. San. Ltd. Şti. ile..... yönünden tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz talep eden vekilinin karşı taraf ......... yönünden temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından ihtiyati haciz talep edenin karşı taraf ........ İletişim Tur. Nak. Tic. San. Ltd. Şti. ile ... yönünden başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01/.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/276871300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz