İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12116 E. 2013/16987 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefil↗ ipotek↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ ihtar↗ haciz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın ipotek ile teminat altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Somut olayda ihtiyati haciz isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12116 E. 2013/16987 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · teminat · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Benzer bu karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1328 E. 2016/3573 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · kefil · ihtar · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde; «imzaya itirazın» IIK «265». maddesi kapsamında olmadığı ancak dava konusu alacağın «ipotekle» «teminat» altına alındığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve alacağın «ipotekle» temin edildiğinin tespit edilmiş olması karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa «kefil» N..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · imzaya itiraz · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · kefalet · iflas · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde; «imzaya itirazın» IIK «265». maddesi kapsamında olmadığı ancak dava konusu alacağın «ipotekle» «teminat» altına alındığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
A..'ın «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «ihtiyati hacze itiraz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12505 E. 2014/13512 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · ticari kredi sözleşmesi · ticari kredi · kefalet · iflas · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçluya yönelik bir istem olmaması ve dosyaya «ibraz» edilen «kredi sözleşmesinde» «kefil» ...'nun taşınmazının «ipotek» verildiğinin belirtilmesi karşısında, mahkemece resmi ipotek senedi ve akit tablosu getirtilerek ipoteğin asıl borçlunun borcunun temini için mi yoksa karşı taraf kefillerin «kefaleti» için mi verildiğinin tespiti ile sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Talep, «ticari kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
Ancak, rehnin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını «iflas» veya «haciz» yoluyla takip edebilir.
4 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18087 E. 2014/911 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Benzer bu karardaAleyhine «ihtiyati haciz» istenenler sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup, hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmeyen kefil Ş.
İİK 45. maddesi, asıl borcun «teminatı» olarak verilen «rehnin paraya çevrilmeden» önce, asıl borçlu hakkında takip yapılamayacağı ve «ihtiyati haciz» kararı alınamayacağına ilişkin olup, somut uyuşmazlık bakımından kefillere müracaat edebilme koşulları gerçekleştiğinden, talebin yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaTalep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Aleyhine «ihtiyati haciz» istenenler sözleşmede «müşterek borçlu müteselsil kefil» olup, hakkında ihtiyati haciz kararı talep edilmeyen kefil Ş.
İİK 45. maddesi, asıl borcun «teminatı» olarak verilen «rehnin paraya çevrilmeden» önce, asıl borçlu hakkında takip yapılamayacağı ve «ihtiyati haciz» kararı alınamayacağına ilişkin olup, somut uyuşmazlık bakımından kefillere müracaat edebilme koşulları gerçekleştiğinden, talebin yazılı gerekçeyle reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9389 E. 2014/12806 K.
Ortak:müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · teminat · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın «ipotek» ile «teminat» altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Benzer bu karardaTalep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Kefillerin sorumluluğu TBK'nın 586. maddesinin 1. bendinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçlunun ifada gecikmiş ve «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde bulunması halinde borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehnin paraya çevrilmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · kefalet · kredi sözleşmesi · taşıyan
Benzer bu karardaBu itibarla, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine, TBK'nın 586. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasına engel bir durum bulunmadığı gözden kaçırılarak, yazılı gerekçeyle istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, asıl borçlu firmaya kullandırılan kredinin «teminatı» olarak «ipotek» tesis edildiği, alacak rehinle temin edildiğinden İİK'nın «257». maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Talep «müşterek borçlu müteselsil kefiller» için «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18477 E. 2013/16879 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, asıl borçluya, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak, sözleşmedeki adresine «kat ihtarı» çıkarıldığı ve bilâ tebliğ döndüğü, İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borcun «muaccel» hale geldiği, ihtarın sonuçsuz kaldığı ve TBK'nın 586. maddesine göre, «müteselsil kefilin» takip edilebileceği ve «ihtiyati haciz» istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz is …
Ayrıca Kanunda, «müteselsil kefile» «ihtar» çekilmesi şartı aranmamaktadır.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlu ... adına ödememezlik «ihtarnamesi» tebliğ edilerek, «temerrüde» düşürülmediği gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · kat ihtarı · tebliğ tarihi · cari hesap · muacceliyet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu karardaİİK'nın 68/b maddesinde, "borçlu «cari hesap» veya kısa, uzun, orta vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın «kredi sözleşmesinde» belirttiği adresine, borçlu «cari hesap sözleşmesinde» belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığıyla göndermek zorundadır.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı olarak «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur, yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih «tebliğ tarihi» sayılır" düzenlemesi bulunmakta olup, «kat ihtarının» ilgili maddede belirtilen adrese tebliğe çıkarılması yeterli kabul edilmiştir.
Somut olayda, asıl borçluya, ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak, sözleşmedeki adresine «kat ihtarı» çıkarıldığı ve bilâ tebliğ döndüğü, İİK'nın 68/b maddesi uyarınca borcun «muaccel» hale geldiği, ihtarın sonuçsuz kaldığı ve TBK'nın 586. maddesine göre, «müteselsil kefilin» takip edilebileceği ve «ihtiyati haciz» istenebileceği anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın ihtiyati haciz is …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13122 E. 2016/9374 K.
Ortak:müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · ihtar · haciz
İncelediğiniz karardaKararı «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, «kefil», «müteselsil kefil» sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Somut olayda «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece, alacaklı banka tarafından talebe konu alacakla ilgili sunulan «genel kredi sözleşmesinin» tamamı getirtilerek, «muacceliyet» ve «tebligat» adresine ilişkin hükümlerinin incelenmesi, asıl borçluya gönderilen «ihtarın tebliği» hususunun bu sözleşme maddeleri kapsamında değerlendirilmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre «müteselsil kefile» başvurulabilmesi için borçlunun, ifada gecikmesiyle ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun oluşup oluşmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçe ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli ise de, «müteselsil kefile» başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesabın kat edilmesi · gayrinakdi alacak · hesap kat ihtarı · ihtar tebliği · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · sözleşmeden doğan dava
Benzer bu karardaMahkemece, «hesap kat ihtarı» ve borç ihtarlarının asıl borçlu şirkete ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenen «kefile» tebliğ edilemediği, böylece borçtan doğrudan sorumlu olmayıp kefil sıfatıyla doğan borcu öğrenmesi halinde temmerrüde düşmeyeceği gerekçesi ile talebin reddine karar verilmiştir.
Asıl borçlu yönünden «hesabın kat edilmesi» «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın «muacceliyeti» için yeterli ise de, «müteselsil kefile» başvuru için yeterli olmayıp, müteselsil kefile başvurulabilmesi için asıl borçlunun ifada gecikmesiyle «ihtarın» sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Talep, alacaklı bankanın «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan nakdi ve «gayrinakdi alacakları» sebebiyle karşı taraf borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.
İİK'nın «257».maddesinde, «vadesi» gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği öngörülmüştür.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12116 E. , 2013/16987 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2013 tarih ve 2013/45-2013/45 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati Haciz isteyen vekili, müvekkili banka ile borçlular arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçenlere kredi kullanıldırıldığını, kullandırılan kredinin sözleşme hükümlerine göre geri ödenmemesi üzerine borçlunun kredi hesabının Beşiktaş 26 Noterliği'nin 18/02/2013 tarih ve 2530 yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın katedildiğini ileri sürerek borçluların mallarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,tüm dosya kapsamına göre, talebe konu alacağın ipotek ile teminat altına alındığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesine göre, kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Somut olayda ihtiyati haciz isteyen vekilinin talebi bu yönden değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043858300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz