Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3095 E. 2016/803 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız ihtiyati haciz↗ haksız haciz↗ mükerrer ödeme↗ karşılıksız çek↗ kişilik haklarına saldırı↗ dosyanın gönderilmesi↗ kişilik hakları↗ müktesep hak↗ usuli kazanılmış hak↗ mükerrerlik↗ direnme kararı↗ müteselsil sorumluluk↗ oy yasağı↗ kazanılmış hak↗ olumsuz oy↗ ihtiyati haciz↗ kamu düzeni↗ haciz↗ çek↗ maddi tazminat↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, talep olunan maddi tazminatın miktarına ilişkin önceki hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle davacının bedelini ödediği çeke dayalı olarak hacizle karşılaştığı ve bu haczin haksız olduğu, haksız haciz işleminin davacı şirketin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 88.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, dava konusu çeke ait bilgilerin kara listeden silinmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı banka vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, bedeli ödenen çekin, davalıların kusurlu eylemleri sonucu davacı tarafından ikinci kez ödenmek zorunda kalınması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak mükerrer ödeme yaptığı, buna davalıların kusurlu eylemlerinin yol açtığı, oluşan maddi zarardan davalıların müteselsilen sorumlu oldukları, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, bu karar, Dairemizin 26.12.2013 tarihli ilamı ile "Mahkemece, davacının çek bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu durumda davacının, davaya konu çeke ilişkin olarak kara listeden silinmesi yönündeki isteminin incelenerek sonucuna göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacı kara listeye alınmış olması nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürmüş olmasına göre, manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı hususunun bu yönüyle de incelenmesi gerektiğinden manevi tazminata ilişkin olarak verilen red kararının da bu yönden bozulması gerektiği" gerekçesi ile davacı yararına bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece ise davalıların eylemi nedeniyle davacının haksız hacze uğradığı, haksız haciz işleminin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkemece verilen bir hüküm, Yargıtay tarafından bozulmuş ve Yargıtay’ın bu bozma kararına uyulmuş olması halinde, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorunludur. Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muzda anılan müesseseye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Bu kurala yerel mahkemece uyulması gerektiği gibi Yargıtay tarafından da uyulması gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.9.2005 gün ve 2005/8-512-535 E.K.)
Somut olayda, mahkemece manevi tazminat talebinin reddine dair verilen ilk karar, Dairemizce, davacının kara listeye alınmış olması nedeniyle de manevi zarara uğradığını ileri sürdüğünden bu yönden manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı hususunun incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalan bölümleri kesinleşmiş ve bu yönden davalı yararına usuli müktesep hak doğmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen haksız ihtiyati haciz olgusuna dayalı olarak manevi tazminata hükmedilmesi ve bu suretle usuli müktesep hak ilkesinin ihlal olunması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, gerek Merkez Bankası, gerekse de Bankalar Birliği tarafından dosyaya gönderilen yazılarda, davacı hakkında çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağı kararı olmadığı, davacıya ilişkin herhangi bir karşılıksız çek bilgisinin de bulunmadığı bildirilmiş olmakla birlikte bu yazılar davaya konu çekin keşide edildiği tarihe ilişkin değillerdir. O halde mahkemece, davaya konu çekin keşide edildiği tarih itibariyle böyle bir kaydın olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak ve karar yerinde de gerekçesi gösterilmeksizin hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5743 E. 2017/4604 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13633 E. 2013/23540 K.
Ortak:mükerrer ödeme · mükerrerlik · müteselsil sorumluluk · olumsuz oy · çek · maddi tazminat · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak «mükerrer ödeme» yaptığı, buna davalıların kusurlu eylemlerinin yol açtığı, oluşan maddi zarardan davalıların «müteselsilen sorumlu» oldukları, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, bu karar, Dairemizin 26.12.2013 tarihli ilamı ile "Mahkemece, davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, talep olunan «maddi tazminatın» miktarına ilişkin önceki hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle davacının bedelini ödediği çeke dayalı olarak hacizle karşılaştığı ve bu haczin haksız olduğu, «haksız haciz» işleminin davacı şirketin «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 88.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, dava konusu çeke ait bilgilerin …
Bu durumda davacının, davaya konu çeke ilişkin olarak kara listeden silinmesi yönündeki isteminin incelenerek sonucuna göre olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacı kara listeye alınmış olması nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürmüş olmasına göre, manevi tazminat ist …
Benzer bu karardaMahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak «mükerrer ödeme» yapmış olduğu ve çekin yeniden tedavüle konulmasında davalı bankanın da diğer davalı V..
Ö.. ile birlikte B.K.'nın 51. maddesi gereğince «müteselsilen sorumlu» oldukları, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 88.500,00 TL «maddi tazminatın» ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairem …
Mahkemece, davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide tarihi · tahrifat · ibraz · teslim
Benzer bu kararda… nci kez ödenmek zorunda kalınması nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Davacı, davalı bankanın ödeme yapmasına rağmen «teslim» almadığı çekin «keşide tarihi» «tahrif» edilerek «ibraz» edilmesi sonucu çeke karşılıksız kaşesi vurduğunu, davacının Merkez Bankası tarafından kara listeye alındığını, davalının haksız olarak yaptığı bu işlemler nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürerek, «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat isteminde de bulunmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10123 E. 2015/6917 K.
Ortak:müktesep hak · direnme kararı · kazanılmış hak · oy yasağı · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Ne var ki, “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
Benzer bu karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Ne var ki, “usuli «müktesep hak»”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
AŞ arasında davaya dayanak olan «taahhütnamenin» imzalandığı, davalının bu taahhütname ile bir takım taahhütlerde bulunduğu ancak bu taahhütler için bir süre öngörülmediği gibi tüm Türkiye çapında «rekabet yasağı» getirildiği, bu haliyle söz konusu taahhütnamenin kelepçeleme amaçlı olduğu, kişi hak ve özgürlüklerine aykırı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı · cezai şart · denetime elverişlilik · taahhütname · haksız rekabet
Benzer bu karardaAŞ arasında düzenlenen «taahhütnamede» öngörülen «cezai şartın» tahsili ile davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti, haksız rekabetin önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
B.'in davacı SFRKD şirketi ile düzenlediği «taahhütnameye» aykırı hareket ettiği, ayrıca anılan davalının taahhüdüne aykırılık dışında her iki davacı yönünden de genel hükümler çerçevesinde «haksız rekabette» bulunduğu gerekçesiyle 100.000 USD «cezai şartın» davalı S.
AŞ arasında davaya dayanak olan «taahhütnamenin» imzalandığı, davalının bu taahhütname ile bir takım taahhütlerde bulunduğu ancak bu taahhütler için bir süre öngörülmediği gibi tüm Türkiye çapında «rekabet yasağı» getirildiği, bu haliyle söz konusu taahhütnamenin kelepçeleme amaçlı olduğu, kişi hak ve özgürlüklerine aykırı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
B.'in temyizi üzerine Dairemizce, diğer temyiz itirazları reddedilerek yalnızca davaya dayanak yapılan «taahhütnamenin» kelepçeleme amaçlı olması, kişi hak ve özgürlüklerine aykırı bulunması vakıaları ile ilgili «denetime elverişli» bir değerlendirme yapılması gerekçesiyle bozulmuştur.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10753 E. 2016/5126 K.
Ortak:müktesep hak · direnme kararı · kazanılmış hak · kamu düzeni · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Ne var ki, “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
Benzer bu karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Ne var ki, “usuli «müktesep hak»”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
Mahkeme, bozma kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · riziko · denetime elverişlilik · taraf ehliyeti · temerrüt faizi · feragat · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaŞti. ve .. ... ...’nın maliki oldukları taşınmazların davalı sigorta şirketi nezdinde deprem «rizikosunu» da içerir biçimde «teminat» altına bulunduğu esnada meydana gelen deprem neticesinde yıkılmaları sonucunda ödenmesi gereken sigorta bedelinin eksik ödenen bölümünün tahsili ile geç ödeme nede …
… e sigorta hukukçusunun da bulunduğu bilirkişi kurulundan anılan bozma ilamı çerçevesinde, davalı vekilinin ciddi, sonuca etkili ve esaslı itirazlarını da karşılayan «denetime elverişli rapor» alınarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken denetime elverişli olmayan ve yetersiz bilirkişi kurulu raporundan hareketle yazılı şekilde hüküm kurulması do …
Bu bağlamda mahkemece bozma ilamının mümeyyiz davalı yararına olduğu nazara alınmadan ve davacılar vekilinin 16.04.2014 tarihli bilirkişi raporuna yönelik bakiye tazminat ve «temerrüt faizine» ilişkin dilekçesi dahi değerlendirilmeden hüküm tesisi «eksik incelemeye» dayalı olup doğru görülmemiş, kararının bu nedenlerle dahi mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davalı banka hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davanın ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1478 E. 2020/4387 K.
Ortak:müktesep hak · direnme kararı · kazanılmış hak · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Ne var ki, “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
Benzer bu karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Ne var ki, “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklılık durumu · eft · tahsilde tekerrür olmaması · internet bankacılığı · tahsilde tekerrür · vekalet ücreti takdiri · eş rızası · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davacı vekili her ne kadar 64.150,00-TL'nin müştereken ve müteselsilen («tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş oluşan zararın tamamından, davalı ...34.300,00-TL miktar ile sorumlu olacak şekilde) 13.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; davacı vekilinin 25.01.2019 tarihli celsesinde Yapı Kredi Bankası A.Ş'nin Yargıtay ilamı doğrultusunda dosya borcunun tamamını ödediğini, alacaklarının kalmadığını, bu davalı yönünden «vekalet ücreti» taleplerinin olmadığını, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmesi üzerine davanın konusuz kaldığı, yine aynı celsede davalı TEB vekilinin davanın açılmasında müvekkilinin sebebiyet vermediğini bu nedenle vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davalı ...nin davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve «haklılık durumu» da gözetilerek davalı TEB lehine «vekalet ücreti takdirine» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
… anka hesabına aktarıldığı, bu hesaptan da yine bilgi ve talimatı olmadan 50.000 TL’nin 34.300 TL’sinin dava dışı HSBC Bankası’nda bulunan bir başka kişinin hesabına «eft» yapıldığı, bu durumda, ilk işlemin gerçekleştirildiği davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş’nin davacıya ait hesapta bulunan paranın davacının «rızası» dışında diğer davalı ...Ş.’de bulunan hesabına aktarılmasından sorumlu olduğu, diğer davalı ...Ş.’ye «husumet» yöneltilemeyeceği hususu dikkate alınmaksızın anılan davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, «internet bankacılığından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen, davalı ...Ş. yönünden «husumetten» red kararı verilmesi gerekirken, anılan davalı lehine oluşan usuli müktesep hakkı ihlal edecek şekilde diğer davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. tarafından yapılan ödeme sebebiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığı» yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin davalı ...Ş. lehine hükmolunan «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4250 E. 2019/5686 K.
Ortak:oy yasağı · çek · maddi tazminat · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak «mükerrer ödeme» yaptığı, buna davalıların kusurlu eylemlerinin yol açtığı, oluşan maddi zarardan davalıların «müteselsilen sorumlu» oldukları, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, bu karar, Dairemizin 26.12.2013 tarihli ilamı ile "Mahkemece, davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
3-Öte yandan, gerek Merkez Bankası, gerekse de Bankalar Birliği tarafından «dosyaya gönderilen» yazılarda, davacı hakkında «çek» hesabı açma ve çek düzenleme «yasağı» kararı olmadığı, davacıya ilişkin herhangi bir «karşılıksız çek» bilgisinin de bulunmadığı bildirilmiş olmakla birlikte bu yazılar davaya konu çekin keşide edildiği tarihe ilişkin değillerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, talep olunan «maddi tazminatın» miktarına ilişkin önceki hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle davacının bedelini ödediği çeke dayalı olarak hacizle karşılaştığı ve bu haczin haksız olduğu, «haksız haciz» işleminin davacı şirketin «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 88.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, dava konusu çeke ait bilgilerin …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» talebine ilişkin mahkemece verilen 11.12.2014 tarih, 2014/916 E., 2014/461 K. sayılı hükmün bozma kararı dışında kalarak kesinleştiği ve bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığı», öte yandan Türkiye Bankalar Birliği yazısına göre çekin «keşide tarihine» göre davacı hakkında «çek» düzenleme ve çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla bu taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davacının maddi «tazminat davası» sonunda mahkemece verilen 11.12.2014 tarihli hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı …
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davacının «maddi tazminat» istemine dair verilen hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş ise de, «bozma sonrası» Türkiye Bankalar Birliğine yazılan müzekkereye verilen ve hükme esas alınan cevapta, dava konusuyla alakasız olarak 28.02.2008 ila 28.04.2008 tarihleri arasında davacı hakkında mahkemelerce verilmiş olan çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığı bildirilmiştir.
Şu halde, mahkemece davaya konu çekin karşılıksızdır «şerhi» vurulmuş halinin bir örneği de eklenerek çekin ikinci kez ibrazında vurulan karşılıksızdır şerhinden kaynaklanan bankalar nezdinde herhangi bir yaptırım veya kara listeye alma gibi uygulamanın yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi tarihler arasında ne gibi «kısıtlamaların» uygulandığı sorulup sonucuna göre yapılacak bir değerlendirmeyle karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşide tarihi · bozma sonrası karar · kısıtlılık · cy/cy şerhi · tazminat davası · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» talebine ilişkin mahkemece verilen 11.12.2014 tarih, 2014/916 E., 2014/461 K. sayılı hükmün bozma kararı dışında kalarak kesinleştiği ve bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığı», öte yandan Türkiye Bankalar Birliği yazısına göre çekin «keşide tarihine» göre davacı hakkında «çek» düzenleme ve çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla bu taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davacının maddi «tazminat davası» sonunda mahkemece verilen 11.12.2014 tarihli hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı …
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davacının «maddi tazminat» istemine dair verilen hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş ise de, «bozma sonrası» Türkiye Bankalar Birliğine yazılan müzekkereye verilen ve hükme esas alınan cevapta, dava konusuyla alakasız olarak 28.02.2008 ila 28.04.2008 tarihleri arasında davacı hakkında mahkemelerce verilmiş olan çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığı bildirilmiştir.
Şu halde, mahkemece davaya konu çekin karşılıksızdır «şerhi» vurulmuş halinin bir örneği de eklenerek çekin ikinci kez ibrazında vurulan karşılıksızdır şerhinden kaynaklanan bankalar nezdinde herhangi bir yaptırım veya kara listeye alma gibi uygulamanın yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi tarihler arasında ne gibi «kısıtlamaların» uygulandığı sorulup sonucuna göre yapılacak bir değerlendirmeyle karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava bedeli ödenen çekin davalıların kusurlu eylemleri sonucu ikinci kez tedavüle çıkartılması ve bankaya «ibrazı» üzerine karşılıksızlık şerhinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6064 E. 2021/3632 K.
Ortak:müktesep hak · direnme kararı · kazanılmış hak · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Ne var ki, “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
Benzer bu karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Ne var ki, “usuli «müktesep hak»”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay inançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emtia nakliyat sigortası · nakliyat sigortası · sorumluluktan kurtulma · rücuen tahsil · kusur oranı · icra takibine itiraz · taşıyıcı · asıl alacak
Benzer bu kararda1- Dava, «emtia nakliyat sigorta poliçesi» kapsamında ödenen tazminatın «rücuen tahsili» için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, gönderenin emtiayı taşıma güvenliğine uygun araca yüklediği, yükün doğru istiflenmesi nedeni ile gönderene bir «kusur» yüklenemeyeceği, araçta yaşanan teknik bir sorun nedeniyle, kamyonun kasasının orijinal araç şasisinden kopması nedeniyle zararın meydana geldiği, davalı «taşıyıcı» ...'in TTK'nın 875/1. md. hükmü uyarınca sorumlu olduğu, «sorumluluktan kurtulma» koşullarının bulunmadığı, diğer davalı şoförün ise bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davacı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı taşıyıcı ... hakkında …
İcra Müdürlüğü'nün 2014/6240 E.s. «icra takibine itirazının» kısmen iptaline, takibin 11.287,24 TL «asıl alacak» bedeli üzerinden 17.06.2014 takip tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek sureti ile devamına karar verilmiştir.
2017/4332 K. sayılı ilamı ile «taşıyanın» yalnızca nezaret yükümü olduğu kabul edildiğine göre tarafların «kusur» durumu ve «kusur oranı» belirlenerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3095 E. , 2016/803 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/12/2014 tarih ve 2014/916-2014/461 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 26/01/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı .... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın .... Şubesi'ne talimat vererek diğer davalı ...'in müvekkilinden aldığı çek bedelinin ödenmesini istediğini, davalı ...'in davalı bankadan söz konusu çek bedelini tahsil ettiğini ancak bankanın müvekkili talimatına aykırı biçimde ödeme yaparken çek aslını teslim almadığını, davalı ...'in elinde kalan çeki tekrar tedavüle çıkarttığını, müvekkilinin bu nedenle aynı çek yaprağı için ikinci ödemeyi yapmak zorunda kaldığını, ikinci ödemeye basiretli tacir gibi davranmayan davalı Banka'nın yol açtığını ve diğer davalının da bu ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, ikinci kez tedavüle çıkan çeke davalı banka tarafından karşılıksız şerhinin işlenmesi, müvekkilinin ....
Bankası nezdinde tutulan kara listeye alınması ve bu çeke dayalı olarak icra takibi başlatılması karşısında müvekkilinin ticari itibarının da sarsıldığını ileri sürerek, çek bilgilerinin kara listeden kaldırılmasına, 88.500,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, davacının talimatı üzerine çek bedelinin diğer davalı ... adına havale edildiğini, bankanın ..... Sitesi Şubesi tarafından havale tutarı olarak 75.000,00 TL'nin davalı ...'e ödendiğini, davacı tarafından verilen havale talimatının çek istirdadı şartına bağlı bir havale niteliğinde olmadığını, çekin şubeye ibraz edilmesi kaydını taşımadığını, sadece çek bedeline karşılık olmak üzere havale talimatı verildiğini, havalenin çekin ibrazı ve istirdadı ile ödeneceği yönünde ayrıca ve açıkça verilmiş bir talimatın bulunmaması nedeniyle bankanın herhangi bir kusurunun olmadığını, davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, talep olunan maddi tazminatın miktarına ilişkin önceki hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle davacının bedelini ödediği çeke dayalı olarak hacizle karşılaştığı ve bu haczin haksız olduğu, haksız haciz işleminin davacı şirketin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 88.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, dava konusu çeke ait bilgilerin kara listeden silinmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı banka vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, bedeli ödenen çekin, davalıların kusurlu eylemleri sonucu davacı tarafından ikinci kez ödenmek zorunda kalınması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak mükerrer ödeme yaptığı, buna davalıların kusurlu eylemlerinin yol açtığı, oluşan maddi zarardan davalıların müteselsilen sorumlu oldukları, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, bu karar, Dairemizin 26.12.2013 tarihli ilamı ile "Mahkemece, davacının çek bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu durumda davacının, davaya konu çeke ilişkin olarak kara listeden silinmesi yönündeki isteminin incelenerek sonucuna göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacı kara listeye alınmış olması nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürmüş olmasına göre, manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı hususunun bu yönüyle de incelenmesi gerektiğinden manevi tazminata ilişkin olarak verilen red kararının da bu yönden bozulması gerektiği" gerekçesi ile davacı yararına bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece ise davalıların eylemi nedeniyle davacının haksız hacze uğradığı, haksız haciz işleminin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel mahkemece verilen bir hüküm, Yargıtay tarafından bozulmuş ve Yargıtay’ın bu bozma kararına uyulmuş olması halinde, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorunludur. Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muzda anılan müesseseye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir.
Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Bu kurala yerel mahkemece uyulması gerektiği gibi Yargıtay tarafından da uyulması gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.9.2005 gün ve 2005/8-512-535 E.K.)
Somut olayda, mahkemece manevi tazminat talebinin reddine dair verilen ilk karar, Dairemizce, davacının kara listeye alınmış olması nedeniyle de manevi zarara uğradığını ileri sürdüğünden bu yönden manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı hususunun incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalan bölümleri kesinleşmiş ve bu yönden davalı yararına usuli müktesep hak doğmuştur. Bu durum karşısında mahkemece, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen haksız ihtiyati haciz olgusuna dayalı olarak manevi tazminata hükmedilmesi ve bu suretle usuli müktesep hak ilkesinin ihlal olunması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, gerek Merkez Bankası, gerekse de Bankalar Birliği tarafından dosyaya gönderilen yazılarda, davacı hakkında çek hesabı açma ve çek düzenleme yasağı kararı olmadığı, davacıya ilişkin herhangi bir karşılıksız çek bilgisinin de bulunmadığı bildirilmiş olmakla birlikte bu yazılar davaya konu çekin keşide edildiği tarihe ilişkin değillerdir. O halde mahkemece, davaya konu çekin keşide edildiği tarih itibariyle böyle bir kaydın olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak ve karar yerinde de gerekçesi gösterilmeksizin hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215752600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz