Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13633 E. 2013/23540 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrer ödeme↗ keşide tarihi↗ tahrifat↗ mükerrerlik↗ müteselsil sorumluluk↗ olumsuz oy↗ çek↗ maddi tazminat↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak mükerrer ödeme yapmış olduğu ve çekin yeniden tedavüle konulmasında davalı bankanın da diğer davalı V.. Ö.. ile birlikte B.K.'nın 51. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu oldukları, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 88.500,00 TL maddi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.06.2013 günlü ilamıyla davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, karar faiz başlangıcına esas olan tarih yönünden davacı yararına düzeltilerek onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin karar düzeltme istemine gelince; Dava, bedeli ödenen çekin davalıların kusurlu eylemleri sonucu davacı tarafından ikinci kez ödenmek zorunda kalınması nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Davacı, davalı bankanın ödeme yapmasına rağmen teslim almadığı çekin keşide tarihi tahrif edilerek ibraz edilmesi sonucu çeke karşılıksız kaşesi vurduğunu, davacının Merkez Bankası tarafından kara listeye alındığını, davalının haksız olarak yaptığı bu işlemler nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürerek, çek bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat isteminde de bulunmuştur. Mahkemece, davacının çek bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu durumda davacının, davaya konu çeke ilişkin olarak kara listeden silinmesi yönündeki isteminin incelenerek sonucuna göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacı kara listeye alınmış olması nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürmüş olmasına göre, manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı hususunun bu yönüyle de incelenmesi gerektiğinden manevi tazminata ilişkin olarak verilen red kararının da bu yönden bozulması gerekirken Dairemizce, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi yerinde olmadığından karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bu yönlerden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacının davaya konu çek nedeniyle ikinci kez ödeme yaptığı tarihin dosya kapsamına göre 07.07.2008 tarihi olması nedeniyle faizin bu tarihten başlatılması gerekirken 07.08.2008 tarihinin ödeme tarihi olarak kabulü ile faizin 07.08.2008 tarihinden başlatılması yönünde yapılan düzelterek onama kararı da doğru olmadığından kararın bu yönden de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5743 E. 2017/4604 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3095 E. 2016/803 K.
Ortak:mükerrer ödeme · mükerrerlik · müteselsil sorumluluk · olumsuz oy · çek · maddi tazminat · Maddi ve Manevi Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak «mükerrer ödeme» yapmış olduğu ve çekin yeniden tedavüle konulmasında davalı bankanın da diğer davalı V..
Ö.. ile birlikte B.K.'nın 51. maddesi gereğince «müteselsilen sorumlu» oldukları, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 88.500,00 TL «maddi tazminatın» ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairem …
Mahkemece, davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak «mükerrer ödeme» yaptığı, buna davalıların kusurlu eylemlerinin yol açtığı, oluşan maddi zarardan davalıların «müteselsilen sorumlu» oldukları, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, bu karar, Dairemizin 26.12.2013 tarihli ilamı ile "Mahkemece, davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, talep olunan «maddi tazminatın» miktarına ilişkin önceki hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle davacının bedelini ödediği çeke dayalı olarak hacizle karşılaştığı ve bu haczin haksız olduğu, «haksız haciz» işleminin davacı şirketin «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 88.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, dava konusu çeke ait bilgilerin …
Bu durumda davacının, davaya konu çeke ilişkin olarak kara listeden silinmesi yönündeki isteminin incelenerek sonucuna göre olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacı kara listeye alınmış olması nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürmüş olmasına göre, manevi tazminat ist …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız ihtiyati haciz · haksız haciz · karşılıksız çek · kişilik haklarına saldırı · dosyanın gönderilmesi · kişilik hakları · müktesep hak · direnme kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, talep olunan «maddi tazminatın» miktarına ilişkin önceki hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle davacının bedelini ödediği çeke dayalı olarak hacizle karşılaştığı ve bu haczin haksız olduğu, «haksız haciz» işleminin davacı şirketin «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 88.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, dava konusu çeke ait bilgilerin …
Bozmaya uyan mahkemece ise davalıların eylemi nedeniyle davacının haksız hacze uğradığı, «haksız haciz» işleminin davacının «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen «haksız ihtiyati haciz» olgusuna dayalı olarak manevi tazminata hükmedilmesi ve bu suretle usuli «müktesep hak» ilkesinin ihlal olunması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, gerek Merkez Bankası, gerekse de Bankalar Birliği tarafından «dosyaya gönderilen» yazılarda, davacı hakkında «çek» hesabı açma ve çek düzenleme «yasağı» kararı olmadığı, davacıya ilişkin herhangi bir «karşılıksız çek» bilgisinin de bulunmadığı bildirilmiş olmakla birlikte bu yazılar davaya konu çekin keşide edildiği tarihe ilişkin değillerdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4250 E. 2019/5686 K.
Ortak:keşide tarihi · çek · maddi tazminat · ibraz
İncelediğiniz kararda… nci kez ödenmek zorunda kalınması nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Davacı, davalı bankanın ödeme yapmasına rağmen «teslim» almadığı çekin «keşide tarihi» «tahrif» edilerek «ibraz» edilmesi sonucu çeke karşılıksız kaşesi vurduğunu, davacının Merkez Bankası tarafından kara listeye alındığını, davalının haksız olarak yaptığı bu işlemler nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürerek, «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat isteminde de bulunmuştur.
Ö.. ile birlikte B.K.'nın 51. maddesi gereğince «müteselsilen sorumlu» oldukları, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 88.500,00 TL «maddi tazminatın» ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairem …
Mahkemece, davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» talebine ilişkin mahkemece verilen 11.12.2014 tarih, 2014/916 E., 2014/461 K. sayılı hükmün bozma kararı dışında kalarak kesinleştiği ve bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığı», öte yandan Türkiye Bankalar Birliği yazısına göre çekin «keşide tarihine» göre davacı hakkında «çek» düzenleme ve çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla bu taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davacının maddi «tazminat davası» sonunda mahkemece verilen 11.12.2014 tarihli hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı …
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davacının «maddi tazminat» istemine dair verilen hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş ise de, «bozma sonrası» Türkiye Bankalar Birliğine yazılan müzekkereye verilen ve hükme esas alınan cevapta, dava konusuyla alakasız olarak 28.02.2008 ila 28.04.2008 tarihleri arasında davacı hakkında mahkemelerce verilmiş olan çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığı bildirilmiştir.
2- Dava bedeli ödenen çekin davalıların kusurlu eylemleri sonucu ikinci kez tedavüle çıkartılması ve bankaya «ibrazı» üzerine karşılıksızlık şerhinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · kısıtlılık · cy/cy şerhi · tazminat davası · oy yasağı · eksik inceleme · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» talebine ilişkin mahkemece verilen 11.12.2014 tarih, 2014/916 E., 2014/461 K. sayılı hükmün bozma kararı dışında kalarak kesinleştiği ve bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığı», öte yandan Türkiye Bankalar Birliği yazısına göre çekin «keşide tarihine» göre davacı hakkında «çek» düzenleme ve çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla bu taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davacının maddi «tazminat davası» sonunda mahkemece verilen 11.12.2014 tarihli hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı …
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davacının «maddi tazminat» istemine dair verilen hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş ise de, «bozma sonrası» Türkiye Bankalar Birliğine yazılan müzekkereye verilen ve hükme esas alınan cevapta, dava konusuyla alakasız olarak 28.02.2008 ila 28.04.2008 tarihleri arasında davacı hakkında mahkemelerce verilmiş olan çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığı bildirilmiştir.
Şu halde, mahkemece davaya konu çekin karşılıksızdır «şerhi» vurulmuş halinin bir örneği de eklenerek çekin ikinci kez ibrazında vurulan karşılıksızdır şerhinden kaynaklanan bankalar nezdinde herhangi bir yaptırım veya kara listeye alma gibi uygulamanın yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi tarihler arasında ne gibi «kısıtlamaların» uygulandığı sorulup sonucuna göre yapılacak bir değerlendirmeyle karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9442 E. 2011/10734 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13633 E. , 2013/23540 K.
ÇEKİN İKİNCİ KEZ ÖDENMESİ
BANKANIN SORUMLULUĞU
FAİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİ
MANEVİ TAZMİNAT
HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) (1086) Madde 440
BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 51
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/05/2012 gün ve 2009/9-2012/233 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 27/06/2013 gün ve 2012/12485-2013/13423 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan V.. Ö..'in müvekkili kooperatiften çek aldığını, bankaya giderek elindeki çeki tahsil ettiğini, bankanın talimata aykırı bir şekilde çeki teslim almadan ödeme yaptığını, bu nedenle V.. Ö..'in bedelsiz kalan çeki tekrar tedavüle çıkarttığını, müvekkilinin bu nedenle aynı çek yaprağı için ikinci kez ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalı V.. Ö..'in sebepsiz zenginleştiğini ve bankanın da kusurlu davrandığını, müvekkili kooperatifin bu nedenle icra dosyasına 88.500,00 TL ödeyerek mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu şekilde müvekkilinin hem maddi hem de manevi anlamda zarara uğratıldığını ileri sürerek, 88.500,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kendisinin kusurlu olduğunu, çekteki tahrifat ile ilgili olarak kendilerinin herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak mükerrer ödeme yapmış olduğu ve çekin yeniden tedavüle konulmasında davalı bankanın da diğer davalı V.. Ö.. ile birlikte B.K.'nın 51. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu oldukları, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 88.500,00 TL maddi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.06.2013 günlü ilamıyla davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazları reddedilerek, karar faiz başlangıcına esas olan tarih yönünden davacı yararına düzeltilerek onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin karar düzeltme istemine gelince; Dava, bedeli ödenen çekin davalıların kusurlu eylemleri sonucu davacı tarafından ikinci kez ödenmek zorunda kalınması nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Davacı, davalı bankanın ödeme yapmasına rağmen teslim almadığı çekin keşide tarihi tahrif edilerek ibraz edilmesi sonucu çeke karşılıksız kaşesi vurduğunu, davacının Merkez Bankası tarafından kara listeye alındığını, davalının haksız olarak yaptığı bu işlemler nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürerek, çek bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat isteminde de bulunmuştur. Mahkemece, davacının çek bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Bu durumda davacının, davaya konu çeke ilişkin olarak kara listeden silinmesi yönündeki isteminin incelenerek sonucuna göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gibi, davacı kara listeye alınmış olması nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürmüş olmasına göre, manevi tazminat isteminin yerinde olup olmadığı hususunun bu yönüyle de incelenmesi gerektiğinden manevi tazminata ilişkin olarak verilen red kararının da bu yönden bozulması gerekirken Dairemizce, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi yerinde olmadığından karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bu yönlerden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacının davaya konu çek nedeniyle ikinci kez ödeme yaptığı tarihin dosya kapsamına göre 07.07.2008 tarihi olması nedeniyle faizin bu tarihten başlatılması gerekirken 07.08.2008 tarihinin ödeme tarihi olarak kabulü ile faizin 07.08.2008 tarihinden başlatılması yönünde yapılan düzelterek onama kararı da doğru olmadığından kararın bu yönden de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.06.2013 günlü, 2012/12485 Esas-2013/13423 Karar sayılı ilamının davacı vekilinin ödeme tarihi dışındaki temyiz itirazlarını reddeden ve ödeme tarihi yönünden düzelterek onamaya ilişkin kısmının kaldırılarak, kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3.
maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 26/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102385300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz