Emtia nakliyat sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6064 E. 2021/3632 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emtia nakliyat sigortası↗ nakliyat sigortası↗ sorumluluktan kurtulma↗ rücuen tahsil↗ müktesep hak↗ kusur oranı↗ usuli kazanılmış hak↗ direnme kararı↗ icra takibine itiraz↗ kazanılmış hak↗ kamu düzeni↗ taşıyıcı↗ asıl alacak↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, gönderenin emtiayı taşıma güvenliğine uygun araca yüklediği, yükün doğru istiflenmesi nedeni ile gönderene bir kusur yüklenemeyeceği, araçta yaşanan teknik bir sorun nedeniyle, kamyonun kasasının orijinal araç şasisinden kopması nedeniyle zararın meydana geldiği, davalı taşıyıcı ...'in TTK'nın 875/1. md. hükmü uyarınca sorumlu olduğu, sorumluluktan kurtulma koşullarının bulunmadığı, diğer davalı şoförün ise bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davacı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı taşıyıcı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, davalının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6240 E.s. icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 11.287,24 TL asıl alacak bedeli üzerinden 17.06.2014 takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece verilen bir hüküm, Yargıtay tarafından bozulmuş ve Yargıtay’ın bu bozma kararına uyulmuş olması halinde, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorunludur. Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muzda anılan müesseseye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “usuli müktesep hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay inançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Bu kurala yerel mahkemece uyulması gerektiği gibi Yargıtay tarafından da uyulması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.09.2005 gün ve 2005/8-512 E. 2005/535 K.) Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, mahkemece verilen ilk kararda, hasarın gönderenin yükümlülüğünde olan istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı ancak taşıyan davalı ...’in gözetim yükümlülüğü bulunduğu gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, hesaplanan 11.287,24 TL tazminat bakımından itirazın iptaline karar verilmiş, davalı ...’in temyiz istemi üzerine Dairemizin 13/09/2017 gün 2016/7258 E. 2017/4332 K. sayılı ilamı ile taşıyanın yalnızca nezaret yükümü olduğu kabul edildiğine göre tarafların kusur durumu ve kusur oranı belirlenerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda hasarın gönderenin yükümlülüğünde olan istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı, taşıyan davalı ...’in ise yalnızca yükleme ve istiflemeye nezaret yükümü bulunmasından kaynaklı kusuru bulunduğu hususu davalı ... bakımından usuli müktesep hak teşkil etmekte olup mahkemece bozma ilamında belirtildiği şekilde tarafların kusur durumu ve kusur oranı belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken usuli müktesep hakkı ihlal ederek hasarın araçtaki bozukluktan kaynaklı olduğundan tüm kusurun taşıyan davalıda olduğundan bahisle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelindiğinde, mahkemece davalı ... yönünden verilen ilk karar, taraflarca temyiz edilmediğine göre kesinleşmiştir. Bu halde mahkemece davalı ... yönünden önceki kararın kesinleşmiş olduğu nazara alınarak bu davalı bakımından yeniden karar verilemesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak hasarın meydana gelmesinde davalı ...’in kusurunun bulunmadığından bahisle anılan davalı bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12916 E. 2018/4739 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, gönderenin emtiayı taşıma güvenliğine uygun araca yüklediği, yükün doğru istiflenmesi nedeni ile gönderene bir «kusur» yüklenemeyeceği, araçta yaşanan teknik bir sorun nedeniyle, kamyonun kasasının orijinal araç şasisinden kopması nedeniyle zararın meydana geldiği, davalı «taşıyıcı» ...'in TTK'nın 875/1. md. hükmü uyarınca sorumlu olduğu, «sorumluluktan kurtulma» koşullarının bulunmadığı, diğer davalı şoförün ise bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davacı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı taşıyıcı ... hakkında …
2005/535 K.) Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, mahkemece verilen ilk kararda, «hasarın» gönderenin yükümlülüğünde olan istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı ancak «taşıyan» davalı ...’in gözetim yükümlülüğü bulunduğu gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, hesaplanan 11.287,24 TL tazminat bakımından itirazın iptalin …
Bu durumda «hasarın» gönderenin yükümlülüğünde olan istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı, «taşıyan» davalı ...’in ise yalnızca yükleme ve istiflemeye nezaret yükümü bulunmasından kaynaklı «kusuru» bulunduğu hususu davalı ... bakımından usuli «müktesep hak» teşkil etmekte olup mahkemece bozma ilamında belirtildiği şekilde tarafların kusur durumu ve «kusur oranı» belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken usuli müktesep hakkı ihlal ederek hasarın araçtaki bozukluktan kaynaklı olduğundan tüm kusurun taş …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» yükleme ve istifleme hatasından meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «alt taşıyıcı» olan davalı şirket tarafından yapılmadığı, ancak davalı şirketin «yüklemeye nezaret yükümlülüğünü» tam olarak yerine getirmediği, bu nedenle %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, meydana gelen hasar sonucu hesaplanan tazminatın «kadri maruf» olduğu ve CMR’nin «sorumluluk sınırının» altında kaldığı, bu çerçevede emtia sigortacısı davalı ...Ş.'nin de oluşan zarardan poliçe limitiyle sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.590,92 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faiz» ile birlikte davalılardan -«tahsilde tekerrür» oluşturmamak üzere- tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yüklemeye nezaret yükümlülüğü · nezaret yükümlülüğü · kadri maruf · sorumluluk sınırı · alt taşıyıcı · tahsilde tekerrür · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «hasarın» yükleme ve istifleme hatasından meydana geldiği, yükleme ve istiflemenin «alt taşıyıcı» olan davalı şirket tarafından yapılmadığı, ancak davalı şirketin «yüklemeye nezaret yükümlülüğünü» tam olarak yerine getirmediği, bu nedenle %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, meydana gelen hasar sonucu hesaplanan tazminatın «kadri maruf» olduğu ve CMR’nin «sorumluluk sınırının» altında kaldığı, bu çerçevede emtia sigortacısı davalı ...Ş.'nin de oluşan zarardan poliçe limitiyle sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 27.590,92 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faiz» ile birlikte davalılardan -«tahsilde tekerrür» oluşturmamak üzere- tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1478 E. 2020/4387 K.
Ortak:müktesep hak · direnme kararı · kazanılmış hak · kamu düzeni · avans faizi
İncelediğiniz karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Ne var ki, “usuli «müktesep hak»”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay inançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
İcra Müdürlüğü'nün 2014/6240 E.s. «icra takibine itirazının» kısmen iptaline, takibin 11.287,24 TL «asıl alacak» bedeli üzerinden 17.06.2014 takip tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» yürütülmek sureti ile devamına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davacı vekili her ne kadar 64.150,00-TL'nin müştereken ve müteselsilen («tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş oluşan zararın tamamından, davalı ...34.300,00-TL miktar ile sorumlu olacak şekilde) 13.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; davacı vekilinin 25.01.2019 tarihli celsesinde Yapı Kredi Bankası A.Ş'nin Yargıtay ilamı doğrultusunda dosya borcunun tamamını ödediğini, alacaklarının kalmadığını, bu davalı yönünden «vekalet ücreti» taleplerinin olmadığını, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmesi üzerine davanın konusuz kaldığı, yine aynı celsede davalı TEB vekilinin davanın açılmasında müvekkilinin sebebiyet vermediğini bu nedenle vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davalı ...nin davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve «haklılık durumu» da gözetilerek davalı TEB lehine «vekalet ücreti takdirine» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haklılık durumu · eft · tahsilde tekerrür olmaması · internet bankacılığı · tahsilde tekerrür · vekalet ücreti takdiri · eş rızası · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davacı vekili her ne kadar 64.150,00-TL'nin müştereken ve müteselsilen («tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş oluşan zararın tamamından, davalı ...34.300,00-TL miktar ile sorumlu olacak şekilde) 13.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; davacı vekilinin 25.01.2019 tarihli celsesinde Yapı Kredi Bankası A.Ş'nin Yargıtay ilamı doğrultusunda dosya borcunun tamamını ödediğini, alacaklarının kalmadığını, bu davalı yönünden «vekalet ücreti» taleplerinin olmadığını, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmesi üzerine davanın konusuz kaldığı, yine aynı celsede davalı TEB vekilinin davanın açılmasında müvekkilinin sebebiyet vermediğini bu nedenle vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davalı ...nin davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve «haklılık durumu» da gözetilerek davalı TEB lehine «vekalet ücreti takdirine» karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
… anka hesabına aktarıldığı, bu hesaptan da yine bilgi ve talimatı olmadan 50.000 TL’nin 34.300 TL’sinin dava dışı HSBC Bankası’nda bulunan bir başka kişinin hesabına «eft» yapıldığı, bu durumda, ilk işlemin gerçekleştirildiği davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş’nin davacıya ait hesapta bulunan paranın davacının «rızası» dışında diğer davalı ...Ş.’de bulunan hesabına aktarılmasından sorumlu olduğu, diğer davalı ...Ş.’ye «husumet» yöneltilemeyeceği hususu dikkate alınmaksızın anılan davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. (1) Dava, «internet bankacılığından» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen, davalı ...Ş. yönünden «husumetten» red kararı verilmesi gerekirken, anılan davalı lehine oluşan usuli müktesep hakkı ihlal edecek şekilde diğer davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. tarafından yapılan ödeme sebebiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar «verilmesine yer olmadığı» yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir. (2) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin davalı ...Ş. lehine hükmolunan «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10123 E. 2015/6917 K.
Ortak:müktesep hak · direnme kararı · kazanılmış hak · kamu düzeni
İncelediğiniz karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Ne var ki, “usuli «müktesep hak»”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay inançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Benzer bu karardaBu müesseseye “usuli «müktesep hak»” veya “usule ilişkin «kazanılmış hak»” denir.
Ne var ki, “usuli «müktesep hak»”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve «kamu düzeni» ile ilgilidir.
Mahkeme, bozma kararından dönerek «direnme» kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı · cezai şart · denetime elverişlilik · oy yasağı · taahhütname · haksız rekabet
Benzer bu karardaAŞ arasında davaya dayanak olan «taahhütnamenin» imzalandığı, davalının bu taahhütname ile bir takım taahhütlerde bulunduğu ancak bu taahhütler için bir süre öngörülmediği gibi tüm Türkiye çapında «rekabet yasağı» getirildiği, bu haliyle söz konusu taahhütnamenin kelepçeleme amaçlı olduğu, kişi hak ve özgürlüklerine aykırı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
AŞ arasında düzenlenen «taahhütnamede» öngörülen «cezai şartın» tahsili ile davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespiti, haksız rekabetin önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
B.'in davacı SFRKD şirketi ile düzenlediği «taahhütnameye» aykırı hareket ettiği, ayrıca anılan davalının taahhüdüne aykırılık dışında her iki davacı yönünden de genel hükümler çerçevesinde «haksız rekabette» bulunduğu gerekçesiyle 100.000 USD «cezai şartın» davalı S.
B.'in temyizi üzerine Dairemizce, diğer temyiz itirazları reddedilerek yalnızca davaya dayanak yapılan «taahhütnamenin» kelepçeleme amaçlı olması, kişi hak ve özgürlüklerine aykırı bulunması vakıaları ile ilgili «denetime elverişli» bir değerlendirme yapılması gerekçesiyle bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6064 E. , 2021/3632 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.02.2020 tarih ve 2019/336-2020/40 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davacı şirket nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Sözleşmesi ile sigortalı, dava dışı ...Entegre Ağaç San. ve Tic. A.Ş'ye ait sunta emtiasının, davalı ...'in sevk ve idaresinde, diğer davalı ...'in sorumluluğu altında taşınması esnasında meydana gelen kaza sonucu hasarlandığını, 11.623.00 TL hasar bedelinin dava dışı sigortalı şirkete ödendiğini, davalı borçlulara sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili konusunda keşide edilen ihtarnameye rağmen ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla girişilen icra takibinin davalıların haksız ve kötü niyetli itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalılar aleyhine %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili sigortalı emtianın kaza sonucu hasarlandığını, 05.07.2013 tarihli trafik kaza tutanağında yağmur ibaresi olmamasına rağmen emtialarının ne şekilde ıslandığı ve zararın nasıl oluştuğunun açıklığa kavuşmadığını, yapılan teknik değerlendirme uyarınca araç üstü ekipman bağlantıları ve ekipman alt şasesinin araç şasesinden koparak ayrıldığının, kusurun araç üstü ekipman ve alt saşesinden kaynaklandığının saptandığını, bu nedenle araç malikine ve sürücüye atfedilecek kusur bulunmadığını, yargılamayı gerektiren talep hakkında kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı ... yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, gönderenin emtiayı taşıma güvenliğine uygun araca yüklediği, yükün doğru istiflenmesi nedeni ile gönderene bir kusur yüklenemeyeceği, araçta yaşanan teknik bir sorun nedeniyle, kamyonun kasasının orijinal araç şasisinden kopması nedeniyle zararın meydana geldiği, davalı taşıyıcı ...'in TTK'nın 875/1. md. hükmü uyarınca sorumlu olduğu, sorumluluktan kurtulma koşullarının bulunmadığı, diğer davalı şoförün ise bir kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davacı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı taşıyıcı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, davalının Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6240 E.s. icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin 11.287,24 TL asıl alacak bedeli üzerinden 17.06.2014 takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminatın rücuen tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece verilen bir hüküm, Yargıtay tarafından bozulmuş ve Yargıtay’ın bu bozma kararına uyulmuş olması halinde, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorunludur. Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muzda anılan müesseseye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “usuli müktesep hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay inançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir.
Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Bu kurala yerel mahkemece uyulması gerektiği gibi Yargıtay tarafından da uyulması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.09.2005 gün ve 2005/8-512 E. 2005/535 K.) Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlığa gelindiğinde, mahkemece verilen ilk kararda, hasarın gönderenin yükümlülüğünde olan istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı ancak taşıyan davalı ...’in gözetim yükümlülüğü bulunduğu gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, hesaplanan 11.287,24 TL tazminat bakımından itirazın iptaline karar verilmiş, davalı ...’in temyiz istemi üzerine Dairemizin 13/09/2017 gün 2016/7258 E.
2017/4332 K. sayılı ilamı ile taşıyanın yalnızca nezaret yükümü olduğu kabul edildiğine göre tarafların kusur durumu ve kusur oranı belirlenerek bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda hasarın gönderenin yükümlülüğünde olan istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı, taşıyan davalı ...’in ise yalnızca yükleme ve istiflemeye nezaret yükümü bulunmasından kaynaklı kusuru bulunduğu hususu davalı ... bakımından usuli müktesep hak teşkil etmekte olup mahkemece bozma ilamında belirtildiği şekilde tarafların kusur durumu ve kusur oranı belirlenerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken usuli müktesep hakkı ihlal ederek hasarın araçtaki bozukluktan kaynaklı olduğundan tüm kusurun taşıyan davalıda olduğundan bahisle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı ...
yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelindiğinde, mahkemece davalı ... yönünden verilen ilk karar, taraflarca temyiz edilmediğine göre kesinleşmiştir. Bu halde mahkemece davalı ... yönünden önceki kararın kesinleşmiş olduğu nazara alınarak bu davalı bakımından yeniden karar verilemesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak hasarın meydana gelmesinde davalı ...’in kusurunun bulunmadığından bahisle anılan davalı bakımından davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden de davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/657860000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz