Maddi-Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4250 E. 2019/5686 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
keşide tarihi↗ bozma sonrası karar↗ kısıtlılık↗ cy/cy şerhi↗ tazminat davası↗ oy yasağı↗ maddi ve manevi tazminat↗ çek↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat talebine ilişkin mahkemece verilen 11.12.2014 tarih, 2014/916 E., 2014/461 K. sayılı hükmün bozma kararı dışında kalarak kesinleştiği ve bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığı, öte yandan Türkiye Bankalar Birliği yazısına göre çekin keşide tarihine göre davacı hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla bu taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat davası sonunda mahkemece verilen 11.12.2014 tarihli hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının çek bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava bedeli ödenen çekin davalıların kusurlu eylemleri sonucu ikinci kez tedavüle çıkartılması ve bankaya ibrazı üzerine karşılıksızlık şerhinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davacının maddi tazminat istemine dair verilen hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının çek bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş ise de, bozma sonrası Türkiye Bankalar Birliğine yazılan müzekkereye verilen ve hükme esas alınan cevapta, dava konusuyla alakasız olarak 28.02.2008 ila 28.04.2008 tarihleri arasında davacı hakkında mahkemelerce verilmiş olan çek hesabı açma yasağı bulunmadığı bildirilmiştir. Şu halde, mahkemece davaya konu çekin karşılıksızdır şerhi vurulmuş halinin bir örneği de eklenerek çekin ikinci kez ibrazında vurulan karşılıksızdır şerhinden kaynaklanan bankalar nezdinde herhangi bir yaptırım veya kara listeye alma gibi uygulamanın yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi tarihler arasında ne gibi kısıtlamaların uygulandığı sorulup sonucuna göre yapılacak bir değerlendirmeyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5743 E. 2017/4604 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13633 E. 2013/23540 K.
Ortak:keşide tarihi · çek · maddi tazminat · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» talebine ilişkin mahkemece verilen 11.12.2014 tarih, 2014/916 E., 2014/461 K. sayılı hükmün bozma kararı dışında kalarak kesinleştiği ve bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığı», öte yandan Türkiye Bankalar Birliği yazısına göre çekin «keşide tarihine» göre davacı hakkında «çek» düzenleme ve çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla bu taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davacının maddi «tazminat davası» sonunda mahkemece verilen 11.12.2014 tarihli hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı …
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davacının «maddi tazminat» istemine dair verilen hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş ise de, «bozma sonrası» Türkiye Bankalar Birliğine yazılan müzekkereye verilen ve hükme esas alınan cevapta, dava konusuyla alakasız olarak 28.02.2008 ila 28.04.2008 tarihleri arasında davacı hakkında mahkemelerce verilmiş olan çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığı bildirilmiştir.
2- Dava bedeli ödenen çekin davalıların kusurlu eylemleri sonucu ikinci kez tedavüle çıkartılması ve bankaya «ibrazı» üzerine karşılıksızlık şerhinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… nci kez ödenmek zorunda kalınması nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Davacı, davalı bankanın ödeme yapmasına rağmen «teslim» almadığı çekin «keşide tarihi» «tahrif» edilerek «ibraz» edilmesi sonucu çeke karşılıksız kaşesi vurduğunu, davacının Merkez Bankası tarafından kara listeye alındığını, davalının haksız olarak yaptığı bu işlemler nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürerek, «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat isteminde de bulunmuştur.
Ö.. ile birlikte B.K.'nın 51. maddesi gereğince «müteselsilen sorumlu» oldukları, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 88.500,00 TL «maddi tazminatın» ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairem …
Mahkemece, davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer ödeme · tahrifat · mükerrerlik · müteselsil sorumluluk · olumsuz oy · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak «mükerrer ödeme» yapmış olduğu ve çekin yeniden tedavüle konulmasında davalı bankanın da diğer davalı V..
… nci kez ödenmek zorunda kalınması nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir.Davacı, davalı bankanın ödeme yapmasına rağmen «teslim» almadığı çekin «keşide tarihi» «tahrif» edilerek «ibraz» edilmesi sonucu çeke karşılıksız kaşesi vurduğunu, davacının Merkez Bankası tarafından kara listeye alındığını, davalının haksız olarak yaptığı bu işlemler nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını ileri sürerek, «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat isteminde de bulunmuştur.
Ö.. ile birlikte B.K.'nın 51. maddesi gereğince «müteselsilen sorumlu» oldukları, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 88.500,00 TL «maddi tazminatın» ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacının manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairem …
Mahkemece, davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3095 E. 2016/803 K.
Ortak:oy yasağı · çek · maddi tazminat · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» talebine ilişkin mahkemece verilen 11.12.2014 tarih, 2014/916 E., 2014/461 K. sayılı hükmün bozma kararı dışında kalarak kesinleştiği ve bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığı», öte yandan Türkiye Bankalar Birliği yazısına göre çekin «keşide tarihine» göre davacı hakkında «çek» düzenleme ve çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla bu taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davacının maddi «tazminat davası» sonunda mahkemece verilen 11.12.2014 tarihli hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacı …
Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davacının «maddi tazminat» istemine dair verilen hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş ise de, «bozma sonrası» Türkiye Bankalar Birliğine yazılan müzekkereye verilen ve hükme esas alınan cevapta, dava konusuyla alakasız olarak 28.02.2008 ila 28.04.2008 tarihleri arasında davacı hakkında mahkemelerce verilmiş olan çek hesabı açma «yasağı» bulunmadığı bildirilmiştir.
Şu halde, mahkemece davaya konu çekin karşılıksızdır «şerhi» vurulmuş halinin bir örneği de eklenerek çekin ikinci kez ibrazında vurulan karşılıksızdır şerhinden kaynaklanan bankalar nezdinde herhangi bir yaptırım veya kara listeye alma gibi uygulamanın yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi tarihler arasında ne gibi «kısıtlamaların» uygulandığı sorulup sonucuna göre yapılacak bir değerlendirmeyle karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının aynı çeke dayalı olarak «mükerrer ödeme» yaptığı, buna davalıların kusurlu eylemlerinin yol açtığı, oluşan maddi zarardan davalıların «müteselsilen sorumlu» oldukları, manevi tazminat koşullarının ise oluşmadığı gerekçesiyle «maddi tazminat» yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, bu karar, Dairemizin 26.12.2013 tarihli ilamı ile "Mahkemece, davacının «çek» bilgilerinin kara listeden silinmesi yönündeki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
3-Öte yandan, gerek Merkez Bankası, gerekse de Bankalar Birliği tarafından «dosyaya gönderilen» yazılarda, davacı hakkında «çek» hesabı açma ve çek düzenleme «yasağı» kararı olmadığı, davacıya ilişkin herhangi bir «karşılıksız çek» bilgisinin de bulunmadığı bildirilmiş olmakla birlikte bu yazılar davaya konu çekin keşide edildiği tarihe ilişkin değillerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, talep olunan «maddi tazminatın» miktarına ilişkin önceki hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle davacının bedelini ödediği çeke dayalı olarak hacizle karşılaştığı ve bu haczin haksız olduğu, «haksız haciz» işleminin davacı şirketin «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 88.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, dava konusu çeke ait bilgilerin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız ihtiyati haciz · haksız haciz · mükerrer ödeme · karşılıksız çek · kişilik haklarına saldırı · dosyanın gönderilmesi · kişilik hakları · müktesep hak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, talep olunan «maddi tazminatın» miktarına ilişkin önceki hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiği, davalıların kusurlu eylemleri nedeniyle davacının bedelini ödediği çeke dayalı olarak hacizle karşılaştığı ve bu haczin haksız olduğu, «haksız haciz» işleminin davacı şirketin «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 88.500 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, dava konusu çeke ait bilgilerin …
Bozmaya uyan mahkemece ise davalıların eylemi nedeniyle davacının haksız hacze uğradığı, «haksız haciz» işleminin davacının «kişilik haklarına saldırı» oluşturduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen «haksız ihtiyati haciz» olgusuna dayalı olarak manevi tazminata hükmedilmesi ve bu suretle usuli «müktesep hak» ilkesinin ihlal olunması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Öte yandan, gerek Merkez Bankası, gerekse de Bankalar Birliği tarafından «dosyaya gönderilen» yazılarda, davacı hakkında «çek» hesabı açma ve çek düzenleme «yasağı» kararı olmadığı, davacıya ilişkin herhangi bir «karşılıksız çek» bilgisinin de bulunmadığı bildirilmiş olmakla birlikte bu yazılar davaya konu çekin keşide edildiği tarihe ilişkin değillerdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4250 E. , 2019/5686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10/05/2018 tarih ve 2017/732-2018/294 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankanın ... Şubesi'ne talimat vererek diğer davalı ...'in müvekkilinden aldığı çek bedelinin ödenmesini istediğini, davalı ...'in davalı bankadan söz konusu çek bedelini tahsil ettiğini ancak bankanın müvekkili talimatına aykırı biçimde ödeme yaparken çek aslını teslim almadığını, davalı ...'in elinde kalan çeki tekrar tedavüle çıkarttığını, müvekkilinin bu nedenle aynı çek yaprağı için ikinci ödemeyi yapmak zorunda kaldığını, ikinci ödemeye basiretli tacir gibi davranmayan davalı Banka'nın yol açtığını ve diğer davalının da bu ödeme nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, ikinci kez tedavüle çıkan çeke davalı banka tarafından karşılıksız şerhinin işlenmesi, müvekkilinin Merkez Bankası nezdinde tutulan kara listeye alınması ve bu çeke dayalı olarak icra takibi başlatılması karşısında müvekkilinin ticari itibarının da sarsıldığını ileri sürerek, çek bilgilerinin kara listeden kaldırılmasına, 88.500,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, davacının talimatı üzerine çek bedelinin diğer davalı ... adına havale edildiğini, bankanın Konya Karatay Sanayi Sitesi Şubesi tarafından havale tutarı olarak 75.000,00 TL'nin davalı ...'e ödendiğini, davacı tarafından verilen havale talimatının çek istirdadı şartına bağlı bir havale niteliğinde olmadığını, çekin şubeye ibraz edilmesi kaydını taşımadığını, sadece çek bedeline karşılık olmak üzere havale talimatı verildiğini, havalenin çekin ibrazı ve istirdadı ile ödeneceği yönünde ayrıca ve açıkça verilmiş bir talimatın bulunmaması nedeniyle bankanın herhangi bir kusurunun olmadığını, davaya konu olayın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat talebine ilişkin mahkemece verilen 11.12.2014 tarih, 2014/916 E., 2014/461 K. sayılı hükmün bozma kararı dışında kalarak kesinleştiği ve bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığı, öte yandan Türkiye Bankalar Birliği yazısına göre çekin keşide tarihine göre davacı hakkında çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı bulunmadığının bildirildiği anlaşılmakla bu taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat davası sonunda mahkemece verilen 11.12.2014 tarihli hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının çek bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava bedeli ödenen çekin davalıların kusurlu eylemleri sonucu ikinci kez tedavüle çıkartılması ve bankaya ibrazı üzerine karşılıksızlık şerhinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davacının maddi tazminat istemine dair verilen hüküm bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının çek bilgilerinin kara listeden silinmesi ve manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş ise de, bozma sonrası Türkiye Bankalar Birliğine yazılan müzekkereye verilen ve hükme esas alınan cevapta, dava konusuyla alakasız olarak 28.02.2008 ila 28.04.2008 tarihleri arasında davacı hakkında mahkemelerce verilmiş olan çek hesabı açma yasağı bulunmadığı bildirilmiştir.
Şu halde, mahkemece davaya konu çekin karşılıksızdır şerhi vurulmuş halinin bir örneği de eklenerek çekin ikinci kez ibrazında vurulan karşılıksızdır şerhinden kaynaklanan bankalar nezdinde herhangi bir yaptırım veya kara listeye alma gibi uygulamanın yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa hangi tarihler arasında ne gibi kısıtlamaların uygulandığı sorulup sonucuna göre yapılacak bir değerlendirmeyle karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/547695200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz