6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1478 E. 2020/4387 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklılık durumu eft tahsilde tekerrür olmaması internet bankacılığı tahsilde tekerrür vekalet ücreti takdiri müktesep hak usuli kazanılmış hak direnme kararı eş rızası kazanılmış hak kamu düzeni karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi vekalet ücreti avans faizi karar verilmesine yer olmadığına husumet

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davacı vekili her ne kadar 64.150,00-TL'nin müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş oluşan zararın tamamından, davalı ...34.300,00-TL miktar ile sorumlu olacak şekilde) 13.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; davacı vekilinin 25.01.2019 tarihli celsesinde Yapı Kredi Bankası A.Ş'nin Yargıtay ilamı doğrultusunda dosya borcunun tamamını ödediğini, alacaklarının kalmadığını, bu davalı yönünden vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmesi üzerine davanın konusuz kaldığı, yine aynı celsede davalı TEB vekilinin davanın açılmasında müvekkilinin sebebiyet vermediğini bu nedenle vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalı ...nin davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve haklılık durumu da gözetilerek davalı TEB lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

(1) Dava, internet bankacılığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece verilen bir hüküm, Yargıtay tarafından bozulmuş ve Yargıtay’ın bu bozma kararına uyulmuş olması halinde, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorunludur. Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muzda anılan müesseseye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Bu kurala yerel mahkemece uyulması gerektiği gibi Yargıtay tarafından da uyulması gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.9.2005 gün ve 2005/8-512-535 E.K.)

Dairemizin 2016/12125 Esas 2018/4782 Karar sayılı bozma ilamında, davacının davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. nezdindeki banka hesabından 13.08.2010 tarihinde bilgi ve talimatı olmadan 50.000 TL’nin davalı ...Ş. nezdindeki banka hesabına aktarıldığı, bu hesaptan da yine bilgi ve talimatı olmadan 50.000 TL’nin 34.300 TL’sinin dava dışı HSBC Bankası’nda bulunan bir başka kişinin hesabına eft yapıldığı, bu durumda, ilk işlemin gerçekleştirildiği davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş’nin davacıya ait hesapta bulunan paranın davacının rızası dışında diğer davalı ...Ş.’de bulunan hesabına aktarılmasından sorumlu olduğu, diğer davalı ...Ş.’ye husumet yöneltilemeyeceği hususu dikkate alınmaksızın anılan davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen, davalı ...Ş. yönünden husumetten red kararı verilmesi gerekirken, anılan davalı lehine oluşan usuli müktesep hakkı ihlal edecek şekilde diğer davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. tarafından yapılan ödeme sebebiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

(2) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin davalı ...Ş. lehine hükmolunan vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Denetime elverişli rapor

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10753 E. 2016/5126 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10123 E. 2015/6917 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3095 E. 2016/803 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Emtia nakliyat sigortası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6064 E. 2021/3632 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka Hakkının İhlalinden Kaynaklanan Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3422 E. 2022/8550 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yola elverişlilik

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16204 E. 2015/1913 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/1478 E.  ,  2020/4387 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 25.01.2019 tarih ve 2018/842-2019/95 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 20.10.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, 13.08.2014 tarihinde saat 14:10 sıralarında gönderilen e-postada müvekkilinin davalı Yapı Kredi Bankası’nda bulunan kredili mevduat hesabından 29.850.00 TL'nin ...'nun Garanti Bankası’nda bulunan hesabına EFT yapıldığının bildirildiğini, müvekkilinin bankayı aradığını, talimatının bulunmadığını ve yapılan işlemin iptal edilmesini talep ettiğini, aradan süre geçtikten sonra davalı bankanın 50.000,00 TL gibi ikinci bir EFT işleminin de davacının TEB Tümsan Sanayi Şubesinde bulunan hesabına yapıldığını söylediğini, bu işlemin de iptalinin talep edildiğini, TEB Tümsan Sanayi Şubesindeki hesaba gönderilen 50.000,00 TL'nin 34.500,00 TL'sinin Yılmaz Uyar'ın HSBC Bank A.Ş. nezdindeki hesabına havale edildiğini, kalan 15.700,00 TL'nin ise çıkışının önlendiğini, müvekkilinin savcılığa şikâyette bulunduğunu, müvekkilinin yapılan işlemlerde cep telefonuna 1.

şifre ile işleme onay sağlayan 2. şifrenin gelmediğini, müvekkilin bilgisayarlarında anti virüs programının yüklü olduğunu, bilgilerinin hiçkimseyle paylaşılmadığını, davalıların güvenliği tam olarak sağlamadığını ve sorumlu olduklarını, müvekkilinin 64.150,00 TL'yi 15.08.2014 tarihinde ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 64.150,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş oluşan zararın tamamından, davalı ...nin 34.300,00 TL miktar ile sorumlu olacak şekilde) 13.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı TEB A.Ş vekili, 34.300,00 TL'lik EFT işleminin davacının cep telefonuna gönderilen parola ile sürekli kullandığı IP üzerinden gerçekleştirildiğini, davacının işlemlerin rızası hilafına gerçekleştiği iddialarının inandırıcılıktan uzak olduğunu, müvekkilinin hiçbir zafiyeti bulunmadığını, davacının kusurlu eylemleriyle uğramış olduğu zararlardan kendisinin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili, davacının işlemden posta ile bilgilendirdiğini, internet bankacılığı için verilen şifrenin güvenliğini sağlama yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu, 29.850,00 TL tutarındaki maddi zararın iyi niyetli bir şekilde 13.11.2014 tarihinde müşteri hesabına yatırıldığını, diğer EFT işleminin sorumluluğunun ise müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin ayrıca tüm müşterilerine elektronik imza ve YKB akıllı anahtar kullanımını opsiyonel olarak sunduğunu, davacının internet bankacılığı kullandığı bilgisayarlara ilişkin olarak gerekli güvenlik önlemlerini almamakla kusurlu davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamına göre, davacı vekili her ne kadar 64.150,00-TL'nin müştereken ve müteselsilen (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş oluşan zararın tamamından, davalı ...34.300,00-TL miktar ile sorumlu olacak şekilde) 13.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; davacı vekilinin 25.01.2019 tarihli celsesinde Yapı Kredi Bankası A.Ş'nin Yargıtay ilamı doğrultusunda dosya borcunun tamamını ödediğini, alacaklarının kalmadığını, bu davalı yönünden vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan etmesi üzerine davanın konusuz kaldığı, yine aynı celsede davalı TEB vekilinin davanın açılmasında müvekkilinin sebebiyet vermediğini bu nedenle vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalı ...nin davanın açılmasına sebebiyet vermediği ve haklılık durumu da gözetilerek davalı TEB lehine vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

(1) Dava, internet bankacılığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Yerel mahkemece verilen bir hüküm, Yargıtay tarafından bozulmuş ve Yargıtay’ın bu bozma kararına uyulmuş olması halinde, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorunludur. Mahkeme, bozmaya uyulması kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usuli müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’muzda anılan müesseseye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “Usuli Müktesep Hak”, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay İnançları ile kabul edilmiş, usul hukukunun ana ilkelerindendir ve kamu düzeni ile ilgilidir.

Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Bu kurala yerel mahkemece uyulması gerektiği gibi Yargıtay tarafından da uyulması gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 28.9.2005 gün ve 2005/8-512-535 E.K.)

Dairemizin 2016/12125 Esas 2018/4782 Karar sayılı bozma ilamında, davacının davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. nezdindeki banka hesabından 13.08.2010 tarihinde bilgi ve talimatı olmadan 50.000 TL’nin davalı ...Ş. nezdindeki banka hesabına aktarıldığı, bu hesaptan da yine bilgi ve talimatı olmadan 50.000 TL’nin 34.300 TL’sinin dava dışı HSBC Bankası’nda bulunan bir başka kişinin hesabına eft yapıldığı, bu durumda, ilk işlemin gerçekleştirildiği davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş’nin davacıya ait hesapta bulunan paranın davacının rızası dışında diğer davalı ...Ş.’de bulunan hesabına aktarılmasından sorumlu olduğu, diğer davalı ...Ş.’ye husumet yöneltilemeyeceği hususu dikkate alınmaksızın anılan davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen, davalı ...Ş. yönünden husumetten red kararı verilmesi gerekirken, anılan davalı lehine oluşan usuli müktesep hakkı ihlal edecek şekilde diğer davalı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. tarafından yapılan ödeme sebebiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

(2) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin davalı ...Ş. lehine hükmolunan vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davacı yararına BOZULMASINA, (2) Bozma sebep ve şekline göre davalı ...Ş. lehine hükmolunan vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş.'den alınarak, davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619542500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.