Haksız şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12260 E. 2016/2583 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız şart↗ genel işlem koşulu↗ ticari avans faizi↗ teamül↗ ticari işletme↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya kullandırılan krediler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan toplamda 7.323,43 TL dosya masrafı adı altında kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin TBK'nın 20. maddesi hükmü gereğince genel işlem koşulu olduğu, sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığı ve tip sözleşme olduğu ve müzakere edilmeyen hükümlerin haksız şart olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 6.323,43 TL'nin ıslah tarihinden (22/12/2014) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin 07.12.2012 tarihli sözleşmeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle istihbarat ücreti ve proje komisyonu adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmeler ( 07.12.2012 tarihli sözleşme hariç) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce akdedilmiş olduğundan, anılan Kanunun genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri somut uyuşmazlıkta nazara alınmayacaktır. Diğer yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 22. (6102 sayılı TTK'nın 20. ) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin uygun bir ücret isteyebileceği düzenlenmiştir. Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve proje komisyonu adı altında hangi oran üzerinden ücret tahsil edildiği tespit edilemediği gibi, dosyadaki genel kredi sözleşmelerinden bu durum anlaşılamamaktadır. Bu nedenle hangi oran üzerinden ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece, kredi sözleşmelerinin hükümleri değerlendirilip ayrıca diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da araştırılarak, uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13079 E. 2018/400 K.
Ortak:teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu nedenle hangi oran üzerinden ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri değerlendirilip ayrıca diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da araştırılarak, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve proje «komisyonu» adı altında hangi oran üzerinden ücret tahsil edildiği tespit edilemediği gibi, dosyadaki «genel kredi sözleşmelerinden» bu durum anlaşılamamaktadır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya kullandırılan krediler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan toplamda 7.323,43 TL dosya «masrafı» adı altında kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin TBK'nın 20. maddesi hükmü gereğince «genel işlem koşulu» olduğu, sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığı ve tip sözleşme olduğu ve müzakere edilmeyen hükümlerin «haksız şart» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 6.323,43 TL'nin «ıslah» tarihinden (22/12/2014) itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
Mahkemece, taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, davalı bankanın «tacir» olması nedeniyle «masraf» talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · ticari kredi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, davalı bankanın «tacir» olması nedeniyle «masraf» talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan çeşitli tarihlerde birden fazla «ticari kredi» kullandığını belirtmiş olup, dava dilekçesinde tarihleri belirtilen «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3785 E. 2021/4807 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13077 E. 2016/9331 K.
Ortak:genel işlem koşulu · teamül · genel kredi sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu nedenle hangi oran üzerinden ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri değerlendirilip ayrıca diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da araştırılarak, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve proje «komisyonu» adı altında hangi oran üzerinden ücret tahsil edildiği tespit edilemediği gibi, dosyadaki «genel kredi sözleşmelerinden» bu durum anlaşılamamaktadır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya kullandırılan krediler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan toplamda 7.323,43 TL dosya «masrafı» adı altında kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin TBK'nın 20. maddesi hükmü gereğince «genel işlem koşulu» olduğu, sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığı ve tip sözleşme olduğu ve müzakere edilmeyen hükümlerin «haksız şart» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 6.323,43 TL'nin «ıslah» tarihinden (22/12/2014) itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
Bu durumda, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:emsal banka uygulaması
Benzer bu karardaBu durumda, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · görevsizlik kararı · taşıyan · teminat
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5241 E. 2014/14233 K.
Ortak:teamül · genel kredi sözleşmesi · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu nedenle hangi oran üzerinden ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri değerlendirilip ayrıca diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da araştırılarak, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve proje «komisyonu» adı altında hangi oran üzerinden ücret tahsil edildiği tespit edilemediği gibi, dosyadaki «genel kredi sözleşmelerinden» bu durum anlaşılamamaktadır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya kullandırılan krediler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan toplamda 7.323,43 TL dosya «masrafı» adı altında kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin TBK'nın 20. maddesi hükmü gereğince «genel işlem koşulu» olduğu, sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığı ve tip sözleşme olduğu ve müzakere edilmeyen hükümlerin «haksız şart» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 6.323,43 TL'nin «ıslah» tarihinden (22/12/2014) itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da. «genel kredi sözleşmesi» hükümlerine göre «komisyon» ve ödenecek komisyonlara ilişkin açıklamanın yer aldığı, bunlardan müşterinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, komisyon oranlarını mevzuatın izin verdiği sürede en üst sınırdan olmak üzere bankanın tek taraflı olarak tespit ve uygulama «yetkisinin» bulunduğu belirtilmekle birlikte, dava konusu 15.000 USD «masraf» alınması gerektiğine ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı da bildirilmiştir.
Bu durumda, davalı banka savunmasında kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve «bankacılık teamüllerine» uygun olduğunu, davacının iddiasının aksine dava konusu tutarın kullandırılan kredinin «teminatı» olarak değil kredinin «komisyonu» ve diğer giderleri için ödendiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa hangi oranda tahakkuk ettirildiği hususları araştırılarak sonucuna göre karar tesisi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tutarın kredi «teminatı» olarak alındığına dair «kredi sözleşmesi» içeriğinde herhangi bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın davacıdan ek teminat olarak dava dışı kişilerin taşınmazlarını «ipotek» almak suretiyle krediyi teminatlandırdığı, davacıya ait «cari hesap» hareketleri ve kredi tahsilat hareketleri göz önüne alındığında, dava edilen 15.000 USD'lik miktarın davacının kullandığı krediye bağlı ödemesi gereken «komisyon» ve diğer giderler için alınmış olup «teminat kapsamında» alınmadığının anlaşıldığı, kaldı ki, davacı şirketin, kredi kullanırken açılan özel cari hesabına dava olunan miktarı yatırdığı, açılan bu hesaptan "3 NL proje komisyonu" açıklaması ile dava konusu komisyon tahsilat işleminin yapıldığı, davacının iadesini talep ettiği 15.000 USD'lik miktarın kredi teminatı olarak verildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, «sözleşme serbestliği» içinde davalının davacı şirketten kullandırılan kredilere yönelik komisyon ve diğer giderler olarak aldığı dava konusu miktarın iadesinin mümkün görülmediği gerekç …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · emsal banka uygulaması · sözleşme serbestisi · bedel iadesi · cari hesap · teminat kapsamı · ipotek · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tutarın kredi «teminatı» olarak alındığına dair «kredi sözleşmesi» içeriğinde herhangi bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın davacıdan ek teminat olarak dava dışı kişilerin taşınmazlarını «ipotek» almak suretiyle krediyi teminatlandırdığı, davacıya ait «cari hesap» hareketleri ve kredi tahsilat hareketleri göz önüne alındığında, dava edilen 15.000 USD'lik miktarın davacının kullandığı krediye bağlı ödemesi gereken «komisyon» ve diğer giderler için alınmış olup «teminat kapsamında» alınmadığının anlaşıldığı, kaldı ki, davacı şirketin, kredi kullanırken açılan özel cari hesabına dava olunan miktarı yatırdığı, açılan bu hesaptan "3 NL proje komisyonu" açıklaması ile dava konusu komisyon tahsilat işleminin yapıldığı, davacının iadesini talep ettiği 15.000 USD'lik miktarın kredi teminatı olarak verildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, «sözleşme serbestliği» içinde davalının davacı şirketten kullandırılan kredilere yönelik komisyon ve diğer giderler olarak aldığı dava konusu miktarın iadesinin mümkün görülmediği gerekç …
Bu durumda, davalı banka savunmasında kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve «bankacılık teamüllerine» uygun olduğunu, davacının iddiasının aksine dava konusu tutarın kullandırılan kredinin «teminatı» olarak değil kredinin «komisyonu» ve diğer giderleri için ödendiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa hangi oranda tahakkuk ettirildiği hususları araştırılarak sonucuna göre karar tesisi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Dava. davalı bankaca kredi müşterisinden tahsil edilen «teminat» «bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da. «genel kredi sözleşmesi» hükümlerine göre «komisyon» ve ödenecek komisyonlara ilişkin açıklamanın yer aldığı, bunlardan müşterinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, komisyon oranlarını mevzuatın izin verdiği sürede en üst sınırdan olmak üzere bankanın tek taraflı olarak tespit ve uygulama «yetkisinin» bulunduğu belirtilmekle birlikte, dava konusu 15.000 USD «masraf» alınması gerektiğine ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı da bildirilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13789 E. 2017/1864 K.
Ortak:genel işlem koşulu · teamül · genel kredi sözleşmesi · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu nedenle hangi oran üzerinden ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri değerlendirilip ayrıca diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da araştırılarak, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve proje «komisyonu» adı altında hangi oran üzerinden ücret tahsil edildiği tespit edilemediği gibi, dosyadaki «genel kredi sözleşmelerinden» bu durum anlaşılamamaktadır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya kullandırılan krediler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan toplamda 7.323,43 TL dosya «masrafı» adı altında kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin TBK'nın 20. maddesi hükmü gereğince «genel işlem koşulu» olduğu, sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığı ve tip sözleşme olduğu ve müzakere edilmeyen hükümlerin «haksız şart» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 6.323,43 TL'nin «ıslah» tarihinden (22/12/2014) itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında biri 23.12.2009 tarihli diğeri ise 27.12.2012 tarihli olmak üzere iki «genel kredi sözleşmesi» imzalanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · ticari kredi · ipotek · geçersizlik · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında 23/12/2009 ve 27/12/2012 tarihli genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri imzalandığı, davacının söz konusu sözleşmelerin düzenlenmesi ve imzalanması sırasında bu sözleşmelere müdahale etmesi olanaklı olmadığı, davacının kullanmış olduğu kredinin niteliği dikkate alındığında, bu kredinin «ticari kredi» olduğu, davacının «tüketici sıfatının» bulunmadığı, davacının kredilerin kullanımı sırasında kendisinden kesildiği belirlenen ücretlerin, davacı tarafından ödenmeyeceğinin davalı bankaya beyan edildiğinde, davalı bankanın söz konusu kesintileri yapılmaksızın davacıya kredi kullandırması söz konusu olmayacağı, işletmesinin hayatiyetini sürdürmesi ve ticari alanda faaliyetine devam etmesi için gerekli olan bu kredilerin kullanımının zorunluluğu dikkate alındığında, basiretli iş adamından beklenmeyecek bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen toplam 6.525,51 TL kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış ücreti, avukatlık ücreti, kredi onay ücreti, istihbarat ücreti, «ipotek» tesis ve fek ücretinin davacıya iadesine karar vermek gerektiğinin vicdani kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12260 E. , 2016/2583 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/05/2015 tarih ve 2014/218-2015/172 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı banka şubesinden çekmiş olduğu çok sayıda kredi nedeniyle kendisinden istihbarat ücreti, proje komisyonu, masraf vb. adı altında kesintiler yapıldığını, 2005 yılından itibaren kullanmış olduğu tüm kredilere ait bilgi ve belgelerin davalı banka şubesinden istenilmesi halinde davaya esas değerin tespit edilebileceğini, bankaların yalnızca kredi verilmesi için zorunlu olan masrafları isteyebileceğini, aksi halde yazılı hükümlerin haksız şart olacağını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsili ile müvekkili davacıya iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;
22/12/2014 havale tarihli dilekçesiyle dava konusu taleplerini 6.323,43 TL artırarak 7.323,43 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili; davacının kullandığı kredilerin ticari kredi olduğunu, tüketici işleminden kaynaklanmayan uyuşmazlık ile ilgili açılan davanın reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya kullandırılan krediler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan toplamda 7.323,43 TL dosya masrafı adı altında kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin TBK'nın 20. maddesi hükmü gereğince genel işlem koşulu olduğu, sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığı ve tip sözleşme olduğu ve müzakere edilmeyen hükümlerin haksız şart olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 6.323,43 TL'nin ıslah tarihinden (22/12/2014) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin 07.12.2012 tarihli sözleşmeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle istihbarat ücreti ve proje komisyonu adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmeler ( 07.12.2012 tarihli sözleşme hariç) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce akdedilmiş olduğundan, anılan Kanunun genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri somut uyuşmazlıkta nazara alınmayacaktır. Diğer yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 22. (6102 sayılı TTK'nın 20. ) maddesi uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin uygun bir ücret isteyebileceği düzenlenmiştir. Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve proje komisyonu adı altında hangi oran üzerinden ücret tahsil edildiği tespit edilemediği gibi, dosyadaki genel kredi sözleşmelerinden bu durum anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle hangi oran üzerinden ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece, kredi sözleşmelerinin hükümleri değerlendirilip ayrıca diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da araştırılarak, uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/215616400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz