Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13079 E. 2018/400 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulları↗ emsal banka uygulaması↗ teamül↗ ticari kredi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ tbk 99↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ kredi sözleşmesi↗ tacir↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla ticari kredi kullandığı, banka tarafından masraf adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların tacir, çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf komisyon veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle dosya masrafı adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki kredinin ticari kredi olduğu, davalı bankanın tacir olması nedeniyle masraf talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı, davalı bankadan çeşitli tarihlerde birden fazla ticari kredi kullandığını belirtmiş olup, dava dilekçesinde tarihleri belirtilen kredi sözleşmelerinin TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri dosyaya getirtilmek suretiyle sözleşmelerin tarihleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır. O halde mahkemece, TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilen sözleşmeler yönünden TBK m. 20 vd. düzenlenen genel işlem koşulları bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden masraf oranı hakkında sözleşmelerde hüküm
bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda emsal banka uygulamaları araştırılıp, uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13077 E. 2016/9331 K.
Ortak:genel işlem koşulları · emsal banka uygulaması · teamül · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda davacı, davalı bankadan çeşitli tarihlerde birden fazla «ticari kredi» kullandığını belirtmiş olup, dava dilekçesinde tarihleri belirtilen «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmeleri» dosyaya getirtilmek suretiyle sözleşmelerin tarihleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
Benzer bu karardaBu durumda, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12260 E. 2016/2583 K.
Ortak:teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · tacir · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
Mahkemece, taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, davalı bankanın «tacir» olması nedeniyle «masraf» talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hangi oran üzerinden ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri değerlendirilip ayrıca diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da araştırılarak, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve proje «komisyonu» adı altında hangi oran üzerinden ücret tahsil edildiği tespit edilemediği gibi, dosyadaki «genel kredi sözleşmelerinden» bu durum anlaşılamamaktadır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya kullandırılan krediler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan toplamda 7.323,43 TL dosya «masrafı» adı altında kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin TBK'nın 20. maddesi hükmü gereğince «genel işlem koşulu» olduğu, sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığı ve tip sözleşme olduğu ve müzakere edilmeyen hükümlerin «haksız şart» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 6.323,43 TL'nin «ıslah» tarihinden (22/12/2014) itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · genel işlem koşulu · ticari avans faizi · ticari işletme · genel kredi sözleşmesi · ıslah · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya kullandırılan krediler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan toplamda 7.323,43 TL dosya «masrafı» adı altında kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin TBK'nın 20. maddesi hükmü gereğince «genel işlem koşulu» olduğu, sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığı ve tip sözleşme olduğu ve müzakere edilmeyen hükümlerin «haksız şart» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 6.323,43 TL'nin «ıslah» tarihinden (22/12/2014) itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmeler ( 07.12.2012 tarihli sözleşme hariç) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce akdedilmiş olduğundan, anılan Kanunun «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri somut uyuşmazlıkta nazara alınmayacaktır.
Diğer yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 22. (6102 sayılı TTK'nın 20. ) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin uygun bir ücret isteyebileceği düzenlenmiştir.
Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve proje «komisyonu» adı altında hangi oran üzerinden ücret tahsil edildiği tespit edilemediği gibi, dosyadaki «genel kredi sözleşmelerinden» bu durum anlaşılamamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5241 E. 2014/14233 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda, davalı banka savunmasında kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve «bankacılık teamüllerine» uygun olduğunu, davacının iddiasının aksine dava konusu tutarın kullandırılan kredinin «teminatı» olarak değil kredinin «komisyonu» ve diğer giderleri için ödendiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa hangi oranda tahakkuk ettirildiği hususları araştırılarak sonucuna göre karar tesisi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da. «genel kredi sözleşmesi» hükümlerine göre «komisyon» ve ödenecek komisyonlara ilişkin açıklamanın yer aldığı, bunlardan müşterinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, komisyon oranlarını mevzuatın izin verdiği sürede en üst sınırdan olmak üzere bankanın tek taraflı olarak tespit ve uygulama «yetkisinin» bulunduğu belirtilmekle birlikte, dava konusu 15.000 USD «masraf» alınması gerektiğine ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı da bildirilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tutarın kredi «teminatı» olarak alındığına dair «kredi sözleşmesi» içeriğinde herhangi bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın davacıdan ek teminat olarak dava dışı kişilerin taşınmazlarını «ipotek» almak suretiyle krediyi teminatlandırdığı, davacıya ait «cari hesap» hareketleri ve kredi tahsilat hareketleri göz önüne alındığında, dava edilen 15.000 USD'lik miktarın davacının kullandığı krediye bağlı ödemesi gereken «komisyon» ve diğer giderler için alınmış olup «teminat kapsamında» alınmadığının anlaşıldığı, kaldı ki, davacı şirketin, kredi kullanırken açılan özel cari hesabına dava olunan miktarı yatırdığı, açılan bu hesaptan "3 NL proje komisyonu" açıklaması ile dava konusu komisyon tahsilat işleminin yapıldığı, davacının iadesini talep ettiği 15.000 USD'lik miktarın kredi teminatı olarak verildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, «sözleşme serbestliği» içinde davalının davacı şirketten kullandırılan kredilere yönelik komisyon ve diğer giderler olarak aldığı dava konusu miktarın iadesinin mümkün görülmediği gerekç …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · sözleşme serbestisi · bedel iadesi · cari hesap · teminat kapsamı · ipotek · genel kredi sözleşmesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tutarın kredi «teminatı» olarak alındığına dair «kredi sözleşmesi» içeriğinde herhangi bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın davacıdan ek teminat olarak dava dışı kişilerin taşınmazlarını «ipotek» almak suretiyle krediyi teminatlandırdığı, davacıya ait «cari hesap» hareketleri ve kredi tahsilat hareketleri göz önüne alındığında, dava edilen 15.000 USD'lik miktarın davacının kullandığı krediye bağlı ödemesi gereken «komisyon» ve diğer giderler için alınmış olup «teminat kapsamında» alınmadığının anlaşıldığı, kaldı ki, davacı şirketin, kredi kullanırken açılan özel cari hesabına dava olunan miktarı yatırdığı, açılan bu hesaptan "3 NL proje komisyonu" açıklaması ile dava konusu komisyon tahsilat işleminin yapıldığı, davacının iadesini talep ettiği 15.000 USD'lik miktarın kredi teminatı olarak verildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, «sözleşme serbestliği» içinde davalının davacı şirketten kullandırılan kredilere yönelik komisyon ve diğer giderler olarak aldığı dava konusu miktarın iadesinin mümkün görülmediği gerekç …
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da. «genel kredi sözleşmesi» hükümlerine göre «komisyon» ve ödenecek komisyonlara ilişkin açıklamanın yer aldığı, bunlardan müşterinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, komisyon oranlarını mevzuatın izin verdiği sürede en üst sınırdan olmak üzere bankanın tek taraflı olarak tespit ve uygulama «yetkisinin» bulunduğu belirtilmekle birlikte, dava konusu 15.000 USD «masraf» alınması gerektiğine ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı da bildirilmiştir.
Dava. davalı bankaca kredi müşterisinden tahsil edilen «teminat» «bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinde» de dava konusu tutarın bankaca tahsil edileceğine dair somut bir hüküm bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12436 E. 2018/4133 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ticari kredi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaSomut olayda davacı, davalı bankadan çeşitli tarihlerde birden fazla «ticari kredi» kullandığını belirtmiş olup, dava dilekçesinde tarihleri belirtilen «kredi sözleşmelerinin» TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır.
20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
… rden oluştuğu belirlenip davalı tarafından belgelendirildikten sonra, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu' nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği' nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri nakdi kredi · genel işlem şartı · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu kredilerin «ticari kredi» olması nedeniyle, davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin, ve yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20 vd. maddelerinde düzenlenen «genel işlem şartlarının» somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı bankanın; taraflar arasında düzenlenen genel nakdi ve «gayri nakdi kredi sözleşmeleri» gereğince davacıdan kredi istihbarat bedeli tahsil ettiği ve tahsil edilen miktarın her bir kredi açısından haklı ve makul olduğu gerekçesiyle davanın reddine kara …
Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti adı altında yapılan haksız kesintilerin «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13079 E. , 2018/400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/11/2015 tarih ve 2015/785-2015/1515 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden davalı banka tarafından muhtelif tarihlerde kullandığı ticari kredilerden dolayı dosya masrafı adı altında toplam 5.890 TL haksız ücret kesintisi yapıldığını ileri sürerek 5.890,00 TL dosya masrafının ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla ticari kredi kullandığı, banka tarafından masraf adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların tacir, çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf komisyon veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya ibraz edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle dosya masrafı adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasındaki kredinin ticari kredi olduğu, davalı bankanın tacir olması nedeniyle masraf talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı, davalı bankadan çeşitli tarihlerde birden fazla ticari kredi kullandığını belirtmiş olup, dava dilekçesinde tarihleri belirtilen kredi sözleşmelerinin TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden önce ve sonra akdedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmeleri dosyaya getirtilmek suretiyle sözleşmelerin tarihleri göz önüne alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
O halde mahkemece, TBK'nın yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra akdedilen sözleşmeler yönünden TBK m. 20 vd. düzenlenen genel işlem koşulları bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden masraf oranı hakkında sözleşmelerde hüküm
bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda emsal banka uygulamaları araştırılıp, uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406176800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz