Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13789 E. 2017/1864 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici sıfatı↗ genel kredi ve teminat sözleşmesi↗ emsal banka uygulaması↗ genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ teamül↗ ticari kredi↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ geçersizlik↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, taraflar arasında 23/12/2009 ve 27/12/2012 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmeleri imzalandığı, davacının söz konusu sözleşmelerin düzenlenmesi ve imzalanması sırasında bu sözleşmelere müdahale etmesi olanaklı olmadığı, davacının kullanmış olduğu kredinin niteliği dikkate alındığında, bu kredinin ticari kredi olduğu, davacının tüketici sıfatının bulunmadığı, davacının kredilerin kullanımı sırasında kendisinden kesildiği belirlenen ücretlerin, davacı tarafından ödenmeyeceğinin davalı bankaya beyan edildiğinde, davalı bankanın söz konusu kesintileri yapılmaksızın davacıya kredi kullandırması söz konusu olmayacağı, işletmesinin hayatiyetini sürdürmesi ve ticari alanda faaliyetine devam etmesi için gerekli olan bu kredilerin kullanımının zorunluluğu dikkate alındığında, basiretli iş adamından beklenmeyecek bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen toplam 6.525,51 TL kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış ücreti, avukatlık ücreti, kredi onay ücreti, istihbarat ücreti, ipotek tesis ve fek ücretinin davacıya iadesine karar vermek gerektiğinin vicdani kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya masrafı adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki kredi sözleşmelerinde bulunan komisyon alınacağına dair maddelerin genel işlem şartı nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında biri 23.12.2009 tarihli diğeri ise 27.12.2012 tarihli olmak üzere iki genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. 23.12.2009 tarihli sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanunun genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır. Bu durumda, mahkemece her iki kredi sözleşmesi ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden genel işlem koşullarının değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan komisyon ve diğer masraflar adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12702 E. 2017/6946 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · teamül · ticari kredi · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında 23/12/2009 ve 27/12/2012 tarihli genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri imzalandığı, davacının söz konusu sözleşmelerin düzenlenmesi ve imzalanması sırasında bu sözleşmelere müdahale etmesi olanaklı olmadığı, davacının kullanmış olduğu kredinin niteliği dikkate alındığında, bu kredinin «ticari kredi» olduğu, davacının «tüketici sıfatının» bulunmadığı, davacının kredilerin kullanımı sırasında kendisinden kesildiği belirlenen ücretlerin, davacı tarafından ödenmeyeceğinin davalı bankaya beyan edildiğinde, davalı bankanın söz konusu kesintileri yapılmaksızın davacıya kredi kullandırması söz konusu olmayacağı, işletmesinin hayatiyetini sürdürmesi ve ticari alanda faaliyetine devam etmesi için gerekli olan bu kredilerin kullanımının zorunluluğu dikkate alındığında, basiretli iş adamından beklenmeyecek bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen toplam 6.525,51 TL kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış ücreti, avukatlık ücreti, kredi onay ücreti, istihbarat ücreti, «ipotek» tesis ve fek ücretinin davacıya iadesine karar vermek gerektiğinin vicdani kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece bütün «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümler belirlernerek, 6098 sayılı TBK'nun yürürlüğünden önceki sözleşmeye göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler nedeniyle dosya «masrafı» vs. adı altında tahsil edilen ücretlerin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının davalı bankada kullanmış olduğu kredilerin «ticari kredi» olduğu, şartların karşılıklı müzakere edildiği, 6502 sayılı yasa hükümleri uygulanamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının davalı bankada kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın somut olayda uygulanamayacağı, kullanılan kredi ticari kredi olduğundan şartların karşılıklı olarak müzakere edildiği, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket etmesi gerektiği, ticari kredi ile ilgili uyuşmazlıklarda Tüketici Kanununa ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı gerekçesiyle açılan davanın reddine ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir
Benzer bu karardaMahkemece, aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının davalı bankada kullandığı kredinin «ticari kredi» olduğu, 6502 sayılı Yasa'nın somut olayda uygulanamayacağı, kullanılan kredi ticari kredi olduğundan şartların karşılıklı olarak müzakere edildiği, davacının basiretli bir «tacir» gibi hareket etmesi gerektiği, ticari kredi ile ilgili uyuşmazlıklarda Tüketici Kanununa ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı gerekçesiyle açılan davanın reddine ka …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6708 E. 2014/12466 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa hangi oranda yeniden yapılandırma bedeli tahakkuk ettirildiği hususları araştırılarak karar tesisi gerekirken bu yöne ilişkin davalı itirazları doğrultusunda ek rapor veya yeni bir rapor alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı her ne kadar tahsil edilen ücretlerin «haksız şart» niteliğinde olduğunu yani «genel işlem şartı» bulunduğunu iddia etmiş ise de, genel işlem şartlarının 6098 sayılı Borçlar Kanunu'da düzenlenmiş olup taraflar arasındaki sözleşmesinin bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olması nedeniyle davacının bu iddiasının yerinde olmadığı, davalı bankanın tahsis «komisyonu» ve erken ödeme ücretini taraflar arasındaki sözleşmeye göre tahsil ettiğinden davacının bu ücretlerin iadesini isteyemeyeceği, ancak taraflar arasındaki sözleşmede …
Dava, davalı bankaca kredi müşterisinden tahsil edilen «kredi tahsis komisyonu», yeniden yapılandırma ücreti ve erken kapama ücretinin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile yeniden yapılandırma bedelinin iadesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi tahsis komisyonu · bankacılık teamülleri · haksız şart
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı her ne kadar tahsil edilen ücretlerin «haksız şart» niteliğinde olduğunu yani «genel işlem şartı» bulunduğunu iddia etmiş ise de, genel işlem şartlarının 6098 sayılı Borçlar Kanunu'da düzenlenmiş olup taraflar arasındaki sözleşmesinin bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olması nedeniyle davacının bu iddiasının yerinde olmadığı, davalı bankanın tahsis «komisyonu» ve erken ödeme ücretini taraflar arasındaki sözleşmeye göre tahsil ettiğinden davacının bu ücretlerin iadesini isteyemeyeceği, ancak taraflar arasındaki sözleşmede …
Dava, davalı bankaca kredi müşterisinden tahsil edilen «kredi tahsis komisyonu», yeniden yapılandırma ücreti ve erken kapama ücretinin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulü ile yeniden yapılandırma bedelinin iadesine karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, bu yönde bir bedel tahsil edileceğine dair taraflar arasındaki sözleşmede hüküm bulunmadığı belirtilmiş ve mahkemece bu rapora göre hüküm tesis edilmiş ise de, davalı banka savunmasında kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve «bankacılık teamüllerine» uygun olduğunu ileri sürmüştür.
-
Haksız tahsil edilen ücretin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13196 E. 2016/1436 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem şartı · genel işlem koşulu · teamül · ticari kredi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında 23/12/2009 ve 27/12/2012 tarihli genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri imzalandığı, davacının söz konusu sözleşmelerin düzenlenmesi ve imzalanması sırasında bu sözleşmelere müdahale etmesi olanaklı olmadığı, davacının kullanmış olduğu kredinin niteliği dikkate alındığında, bu kredinin «ticari kredi» olduğu, davacının «tüketici sıfatının» bulunmadığı, davacının kredilerin kullanımı sırasında kendisinden kesildiği belirlenen ücretlerin, davacı tarafından ödenmeyeceğinin davalı bankaya beyan edildiğinde, davalı bankanın söz konusu kesintileri yapılmaksızın davacıya kredi kullandırması söz konusu olmayacağı, işletmesinin hayatiyetini sürdürmesi ve ticari alanda faaliyetine devam etmesi için gerekli olan bu kredilerin kullanımının zorunluluğu dikkate alındığında, basiretli iş adamından beklenmeyecek bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen toplam 6.525,51 TL kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış ücreti, avukatlık ücreti, kredi onay ücreti, istihbarat ücreti, «ipotek» tesis ve fek ücretinin davacıya iadesine karar vermek gerektiğinin vicdani kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı bankadan kullandığı kredilerin «ticari kredi» niteliğinde olduğu, «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu, maktuen hazırlanmış sözleşmeye davacının müdahale imkanı bulunmadığı ve bu nedenle alınan komisyonun haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.604,00 …
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle «komisyon» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan komisyon alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13077 E. 2016/9331 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · teamül · genel kredi sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında biri 23.12.2009 tarihli diğeri ise 27.12.2012 tarihli olmak üzere iki «genel kredi sözleşmesi» imzalanmıştır.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13079 E. 2018/400 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · teamül · ticari kredi · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında 23/12/2009 ve 27/12/2012 tarihli genel kredi ve «teminat» sözleşmeleri imzalandığı, davacının söz konusu sözleşmelerin düzenlenmesi ve imzalanması sırasında bu sözleşmelere müdahale etmesi olanaklı olmadığı, davacının kullanmış olduğu kredinin niteliği dikkate alındığında, bu kredinin «ticari kredi» olduğu, davacının «tüketici sıfatının» bulunmadığı, davacının kredilerin kullanımı sırasında kendisinden kesildiği belirlenen ücretlerin, davacı tarafından ödenmeyeceğinin davalı bankaya beyan edildiğinde, davalı bankanın söz konusu kesintileri yapılmaksızın davacıya kredi kullandırması söz konusu olmayacağı, işletmesinin hayatiyetini sürdürmesi ve ticari alanda faaliyetine devam etmesi için gerekli olan bu kredilerin kullanımının zorunluluğu dikkate alındığında, basiretli iş adamından beklenmeyecek bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen toplam 6.525,51 TL kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış ücreti, avukatlık ücreti, kredi onay ücreti, istihbarat ücreti, «ipotek» tesis ve fek ücretinin davacıya iadesine karar vermek gerektiğinin vicdani kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
Mahkemece, taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, davalı bankanın «tacir» olması nedeniyle «masraf» talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulları · tacir · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan birden fazla «ticari kredi» kullandığı, banka tarafından «masraf» adı altında kesinti yapıldığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tüketici kredilerinde dosya masrafı adı altında yapılan kesintilerin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, tarafların «tacir», çekilen kredilerin ticari kredi olduğu, bankanın masraf «komisyon» veya istihbarat ücreti alamayacağı yönünde bir delilin dosyaya «ibraz» edilmediği, bankanın ticari kredi kullandırırken tacir olması nedeniyle kullandırdığı krediye ilişkin masraflarını isteyebileceği, kesinti yapılmasında hukuka aykı …
Mahkemece, taraflar arasındaki kredinin «ticari kredi» olduğu, davalı bankanın «tacir» olması nedeniyle «masraf» talep edebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
20 vd. düzenlenen «genel işlem koşulları» bakımından inceleme yapılması ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalanan sözleşmeler yönünden «masraf» oranı hakkında sözleşmelerde hüküm bulunup bulunmadığının incelenmesi ve herhangi bir oran belirtilmemiş olması durumunda «emsal banka uygulamaları» araştırılıp, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı, varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8526 E. 2016/4085 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · genel işlem koşulu · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında biri 23.12.2009 tarihli diğeri ise 27.12.2012 tarihli olmak üzere iki «genel kredi sözleşmesi» imzalanmıştır.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece söz konusu «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, davalı bankadan davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 26/08/2010 tarihli «kredi sözleşmesi» 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
… lunmadığı; davalı bankanın yapmış olduğu kesintilerin hangi hizmet veya hizmetler karşılığında yaptığını izah ve ispat edemediği, bu nedenle davalı banka tarafından «komisyon» adı altında yapılan toplamda 7.099,92 TL kesintinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığı için davacıya iadesinin gerektiği, sigorta, BSMV ve faiz kesintilerinin ise …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye · temerrüt
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' hükmü düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12260 E. 2016/2583 K.
Ortak:genel işlem koşulu · teamül · genel kredi sözleşmesi · komisyon · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece her iki «kredi sözleşmesi» ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden «genel işlem koşullarının» değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan «komisyon» ve diğer «masraflar» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya «masrafı» adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki «kredi sözleşmelerinde» bulunan «komisyon» alınacağına dair maddelerin «genel işlem şartı» nedeniyle «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında biri 23.12.2009 tarihli diğeri ise 27.12.2012 tarihli olmak üzere iki «genel kredi sözleşmesi» imzalanmıştır.
Benzer bu karardaBu nedenle hangi oran üzerinden ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri değerlendirilip ayrıca diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları da araştırılarak, «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı tarafından verilen krediler nedeniyle istihbarat ücreti ve proje «komisyonu» adı altında hangi oran üzerinden ücret tahsil edildiği tespit edilemediği gibi, dosyadaki «genel kredi sözleşmelerinden» bu durum anlaşılamamaktadır.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya kullandırılan krediler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan toplamda 7.323,43 TL dosya «masrafı» adı altında kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin TBK'nın 20. maddesi hükmü gereğince «genel işlem koşulu» olduğu, sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığı ve tip sözleşme olduğu ve müzakere edilmeyen hükümlerin «haksız şart» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 6.323,43 TL'nin «ıslah» tarihinden (22/12/2014) itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · ticari avans faizi · ticari işletme · ıslah · tacir · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya kullandırılan krediler kapsamında davalı banka tarafından davacıdan toplamda 7.323,43 TL dosya «masrafı» adı altında kesinti yapıldığı, yapılan kesintilerin TBK'nın 20. maddesi hükmü gereğince «genel işlem koşulu» olduğu, sözleşmelerin tek taraflı olarak hazırlandığı ve tip sözleşme olduğu ve müzakere edilmeyen hükümlerin «haksız şart» olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren 6.323,43 TL'nin «ıslah» tarihinden (22/12/2014) itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Diğer yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 22. (6102 sayılı TTK'nın 20. ) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin uygun bir ücret isteyebileceği düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13789 E. , 2017/1864 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/10/2015 tarih ve 2015/472-2015/577 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının davalı banka şubesinin ticari müşterisi olduğunu, farklı tarihlerde ticari kredi kullandığını, kredi sözleşme hükümlerinin müzakere edilmeden, matbu sözleşme ile müdahale şansı verilmeden imzalamak zorunda kaldıklarını, kullandığı kredilere istinaden dosya masrafı, ekspertiz ücreti, komisyon, fon kullandırma komisyonu, çek ödemeden men masrafı, yapılandırma ücreti vb. adı altında haksız kesintiler yapıldığını, bu nedenle davacıdan alınan şimdilik 1.750,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra ıslah talebiyle davasını 6.525,51 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının tüketici olmayıp tacir olmakla imzalamış olduğu sözleşmenin içeriğinden sorumlu olduğunu, dava konusu tutarın davacının bilgisi, onayı ve rızası ile sözleşme hükümlerine göre alındığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında 23/12/2009 ve 27/12/2012 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmeleri imzalandığı, davacının söz konusu sözleşmelerin düzenlenmesi ve imzalanması sırasında bu sözleşmelere müdahale etmesi olanaklı olmadığı, davacının kullanmış olduğu kredinin niteliği dikkate alındığında, bu kredinin ticari kredi olduğu, davacının tüketici sıfatının bulunmadığı, davacının kredilerin kullanımı sırasında kendisinden kesildiği belirlenen ücretlerin, davacı tarafından ödenmeyeceğinin davalı bankaya beyan edildiğinde, davalı bankanın söz konusu kesintileri yapılmaksızın davacıya kredi kullandırması söz konusu olmayacağı, işletmesinin hayatiyetini sürdürmesi ve ticari alanda faaliyetine devam etmesi için gerekli olan bu kredilerin kullanımının zorunluluğu dikkate alındığında, basiretli iş adamından beklenmeyecek bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda belirlenen toplam 6.525,51 TL kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış ücreti, avukatlık ücreti, kredi onay ücreti, istihbarat ücreti, ipotek tesis ve fek ücretinin davacıya iadesine karar vermek gerektiğinin vicdani kanısına varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle dosya masrafı adı altında tahsil edilen ücretin iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki kredi sözleşmelerinde bulunan komisyon alınacağına dair maddelerin genel işlem şartı nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında biri 23.12.2009 tarihli diğeri ise 27.12.2012 tarihli olmak üzere iki genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır.
23. 12.2009 tarihli sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanunun genel işlem koşullarına ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır. Bu durumda, mahkemece her iki kredi sözleşmesi ve tüm eklerinin getirtilerek sözleşme hükümlerinin ele alınması, sözleşme tarihleri itibariyle uygulanacak yasal hükümlere göre her bir kredi yönünden genel işlem koşullarının değerlendirilmesi, davalı bankadan, davacıdan komisyon ve diğer masraflar adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istenmesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357734900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz