Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5241 E. 2014/14233 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık teamülleri↗ emsal banka uygulaması↗ sözleşme serbestisi↗ teamül↗ bedel iadesi↗ cari hesap↗ teminat kapsamı↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tutarın kredi teminatı olarak alındığına dair kredi sözleşmesi içeriğinde herhangi bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın davacıdan ek teminat olarak dava dışı kişilerin taşınmazlarını ipotek almak suretiyle krediyi teminatlandırdığı, davacıya ait cari hesap hareketleri ve kredi tahsilat hareketleri göz önüne alındığında, dava edilen 15.000 USD'lik miktarın davacının kullandığı krediye bağlı ödemesi gereken komisyon ve diğer giderler için alınmış olup teminat kapsamında alınmadığının anlaşıldığı, kaldı ki, davacı şirketin, kredi kullanırken açılan özel cari hesabına dava olunan miktarı yatırdığı, açılan bu hesaptan "3 NL proje komisyonu" açıklaması ile dava konusu komisyon tahsilat işleminin yapıldığı, davacının iadesini talep ettiği 15.000 USD'lik miktarın kredi teminatı olarak verildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, sözleşme serbestliği içinde davalının davacı şirketten kullandırılan kredilere yönelik komisyon ve diğer giderler olarak aldığı dava konusu miktarın iadesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava. davalı bankaca kredi müşterisinden tahsil edilen teminat bedelinin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da. genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre komisyon ve ödenecek komisyonlara ilişkin açıklamanın yer aldığı, bunlardan müşterinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, komisyon oranlarını mevzuatın izin verdiği sürede en üst sınırdan olmak üzere bankanın tek taraflı olarak tespit ve uygulama yetkisinin bulunduğu belirtilmekle birlikte, dava konusu 15.000 USD masraf alınması gerektiğine ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı da bildirilmiştir. Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde de dava konusu tutarın bankaca tahsil edileceğine dair somut bir hüküm bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı banka savunmasında kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve bankacılık teamüllerine uygun olduğunu, davacının iddiasının aksine dava konusu tutarın kullandırılan kredinin teminatı olarak değil kredinin komisyonu ve diğer giderleri için ödendiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa hangi oranda tahakkuk ettirildiği hususları araştırılarak sonucuna göre karar tesisi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13077 E. 2016/9331 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · teamül · genel kredi sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, davalı banka savunmasında kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve «bankacılık teamüllerine» uygun olduğunu, davacının iddiasının aksine dava konusu tutarın kullandırılan kredinin «teminatı» olarak değil kredinin «komisyonu» ve diğer giderleri için ödendiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa hangi oranda tahakkuk ettirildiği hususları araştırılarak sonucuna göre karar tesisi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da. «genel kredi sözleşmesi» hükümlerine göre «komisyon» ve ödenecek komisyonlara ilişkin açıklamanın yer aldığı, bunlardan müşterinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, komisyon oranlarını mevzuatın izin verdiği sürede en üst sınırdan olmak üzere bankanın tek taraflı olarak tespit ve uygulama «yetkisinin» bulunduğu belirtilmekle birlikte, dava konusu 15.000 USD «masraf» alınması gerektiğine ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı da bildirilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen «genel kredi sözleşmesinde» de dava konusu tutarın bankaca tahsil edileceğine dair somut bir hüküm bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBu durumda, sözleşme tarihi itibariyle somut olaya uygulanacak 818 sayılı BK hükümleri çerçevesinde ve ayrıca davaya konu kredi yönünden «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı Banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem koşulu
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında 06.06.2008 tarihinde imzalanan «genel kredi sözleşmesi» 6098 sayılı TBK'nın yürürlüğe girmesinden önce imzalanmış olup, anılan Kanun'un «genel işlem koşullarına» ilişkin hükümleri bu sözleşmede nazara alınmayacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16869 E. 2015/1502 K.
Ortak:bankacılık teamülleri · emsal banka uygulaması · teamül · komisyon · uyuşmazlık konusu · dosya masrafı · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, davalı banka savunmasında kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve «bankacılık teamüllerine» uygun olduğunu, davacının iddiasının aksine dava konusu tutarın kullandırılan kredinin «teminatı» olarak değil kredinin «komisyonu» ve diğer giderleri için ödendiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa hangi oranda tahakkuk ettirildiği hususları araştırılarak sonucuna göre karar tesisi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da. «genel kredi sözleşmesi» hükümlerine göre «komisyon» ve ödenecek komisyonlara ilişkin açıklamanın yer aldığı, bunlardan müşterinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, komisyon oranlarını mevzuatın izin verdiği sürede en üst sınırdan olmak üzere bankanın tek taraflı olarak tespit ve uygulama «yetkisinin» bulunduğu belirtilmekle birlikte, dava konusu 15.000 USD «masraf» alınması gerektiğine ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı da bildirilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tutarın kredi «teminatı» olarak alındığına dair «kredi sözleşmesi» içeriğinde herhangi bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın davacıdan ek teminat olarak dava dışı kişilerin taşınmazlarını «ipotek» almak suretiyle krediyi teminatlandırdığı, davacıya ait «cari hesap» hareketleri ve kredi tahsilat hareketleri göz önüne alındığında, dava edilen 15.000 USD'lik miktarın davacının kullandığı krediye bağlı ödemesi gereken «komisyon» ve diğer giderler için alınmış olup «teminat kapsamında» alınmadığının anlaşıldığı, kaldı ki, davacı şirketin, kredi kullanırken açılan özel cari hesabına dava olunan miktarı yatırdığı, açılan bu hesaptan "3 NL proje komisyonu" açıklaması ile dava konusu komisyon tahsilat işleminin yapıldığı, davacının iadesini talep ettiği 15.000 USD'lik miktarın kredi teminatı olarak verildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, «sözleşme serbestliği» içinde davalının davacı şirketten kullandırılan kredilere yönelik komisyon ve diğer giderler olarak aldığı dava konusu miktarın iadesinin mümkün görülmediği gerekç …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece davalı bankadan, davacıdan proje «komisyon» adı altında tahsil edilen tutarın neleri kapsadığına ilişkin açıklama istemesi, bankanın açıklamasından sonra Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere bu hususta «emsal banka uygulamaları» da araştırılıp «uyuşmazlık konusu» bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair «teamül» bulunup bulunmadığı ve varsa diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
1- Dava, «ticari kredi» kullandırımı esnasında davacıdan tahsil edilen proje «komisyonu» ve diğer «masrafların» iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının 1.300,00 TL'lik masraf kalemini belgelendirdiği, 4.800,00 TL'lik masrafı belgeleyemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.800 TL'nin 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı banka savunmasında, kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve «bankacılık teamüllerine» uygun olduğunu ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı bankadan «ticari kredi» aldığı, kredi «masrafı» olarak davacıdan 6.100,00 TL tahsil edildiği, davalı bankanın ancak kredi vermek için zorunlu, makul ve belgeli masrafları davacıdan talep edebileceği, davalı tarafın 1.300,00 TL ekspertiz masraf kalemini belgelendirdiği, 4.800,00 TL'lik masrafı belgeleyemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.800,00 TL'nin 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «ticari kredi» kullandırımı esnasında davacıdan tahsil edilen proje «komisyonu» ve diğer «masrafların» iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının 1.300,00 TL'lik masraf kalemini belgelendirdiği, 4.800,00 TL'lik masrafı belgeleyemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.800 TL'nin 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5241 E. , 2014/14233 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/06/2013
NUMARASI 2011/458-2013/152
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/06/2013 tarih ve 2011/458-2013/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankadan kullandığı kredi için 15.000 USD teminat yatırdığını, yatırılan teminatın kullanılan kredinin geri ödemesi bittiğinde iade edileceğinin davalı banka yetkililerince ifade edilmesine rağmen müvekkilinin iade talebine karşı davalı bankaca, bu miktarın kullandırılan kredinin komisyonu olarak alındığının bildirildiği ve iade talebinin reddedildiğini, bu uygulamanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ödeme planında 15.000 USD'ye ilişkin bir kayıt olmadığını,ayrıca gerek davalı banka gerekse diğer bankaların döviz cinsinden kullandırdıkları kredilerde komisyon alınmasına ilişkin herhangi bir uygulamalarının bulunmadığını ileri sürerek, 15.000 USD'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasının aksine kullandırılan kredinin teminatı olarak ipotek ve kefalet kararlaştırıldığını, dava konusu paranın davacı tarafından kullandırılan kredinin komisyon ve diğer giderleri için ödendiğini, bankaların kullandıracakları kredilerle ilgili komisyon, masraf ve ücret almalarının ticari hayatın gereği olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu tutarın kredi teminatı olarak alındığına dair kredi sözleşmesi içeriğinde herhangi bir ibare bulunmadığı, davalı bankanın davacıdan ek teminat olarak dava dışı kişilerin taşınmazlarını ipotek almak suretiyle krediyi teminatlandırdığı, davacıya ait cari hesap hareketleri ve kredi tahsilat hareketleri göz önüne alındığında, dava edilen 15.000 USD'lik miktarın davacının kullandığı krediye bağlı ödemesi gereken komisyon ve diğer giderler için alınmış olup teminat kapsamında alınmadığının anlaşıldığı, kaldı ki, davacı şirketin, kredi kullanırken açılan özel cari hesabına dava olunan miktarı yatırdığı, açılan bu hesaptan "3 NL proje komisyonu" açıklaması ile dava konusu komisyon tahsilat işleminin yapıldığı, davacının iadesini talep ettiği 15.000 USD'lik miktarın kredi teminatı olarak verildiğinin davacı tarafından kanıtlanamadığı, sözleşme serbestliği içinde davalının davacı şirketten kullandırılan kredilere yönelik komisyon ve diğer giderler olarak aldığı dava konusu miktarın iadesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava. davalı bankaca kredi müşterisinden tahsil edilen teminat bedelinin iadesi istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da. genel kredi sözleşmesi hükümlerine göre komisyon ve ödenecek komisyonlara ilişkin açıklamanın yer aldığı, bunlardan müşterinin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, komisyon oranlarını mevzuatın izin verdiği sürede en üst sınırdan olmak üzere bankanın tek taraflı olarak tespit ve uygulama yetkisinin bulunduğu belirtilmekle birlikte, dava konusu 15.000 USD masraf alınması gerektiğine ilişkin bir bilgiye rastlanmadığı da bildirilmiştir. Taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde de dava konusu tutarın bankaca tahsil edileceğine dair somut bir hüküm bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı banka savunmasında kredi müşterisinden tahsil edilen bu bedelin aralarındaki sözleşme hükümleri, yasal mevzuat ve bankacılık teamüllerine uygun olduğunu, davacının iddiasının aksine dava konusu tutarın kullandırılan kredinin teminatı olarak değil kredinin komisyonu ve diğer giderleri için ödendiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu bedelin kredi müşterilerinden tahsiline dair teamül bulunup bulunmadığı, varsa hangi oranda tahakkuk ettirildiği hususları araştırılarak sonucuna göre karar tesisi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102122800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz