6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiye tamamlanmadan terkin edilen şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/312 E. 2020/257 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Ek Tasfiye mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Tasfiye sürecinde tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa (örneğin derdest bir alacak davası bulunmasına rağmen tasfiye memuru tasfiyeyi sonlandırıp şirketi terkin ettirmişse), tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü mümkün değildir ve TTK 547. madde gereğince ek tasfiye için şirketin ihyası talep edilebilir; bu talepte ilgilinin hukuki yararı bulunur. İhyaya karar verilirken TTK 547/2 gereği tasfiye memurunun da atanması zorunludur, atanmaması kanuna aykırıdır. Ek tasfiyeyi zorunlu kılan eksik tasfiyeden tasfiye memuru sorumlu olduğundan yargılama giderleri ondan tahsil edilir. Ayrıca şirket ihyası davaları, TTK 1521 ve HMK 382 kapsamında çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğundan bu davalarda verilen kararlar temyize tabi değildir, kesindir.

Ele alınan sorunlar

Tasfiyesi eksik bırakılan şirketin ihyası talebi → kabul

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiyenin usulüne uygun yapıldığını, davacının bunu ispat edemediğini belirterek ilk derece kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: TTK 547. madde gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu hallerde, ilgililer şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Dava dışı şirket hakkında derdest dava mevcut iken tasfiye memuru tarafından tasfiyenin sonlandırılması ve şirketin terkin edilmesi karşısında, tasfiyenin usulüne uygun yapıldığına yönelik savunma ve istinaf nedenleri dinlenemez; iş mahkemesinde dava görülmekte iken tasfiye sonlandırıldığından şirketin ek tasfiyesi zorunlu hale gelmiştir. Hükmedilen alacak ödenmeden tasfiyenin sonlandırılıp terkin edilen şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı bulunduğundan, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabulü mümkün değildir; dolayısıyla şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhya kararında tasfiye memuru atanmaması → kabul

İddia: Davacı vekili, şirketin ihyasına karar verilirken TTK 547/2 gereği ek tasfiye işlemlerini yapacak tasfiye memurunun hüküm fıkrasında atanmamasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. madde, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirmesi halinde ek tasfiye için yeniden tescile karar vereceğini ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni kişileri tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettireceğini düzenlemektedir. Tüzel kişiliğin ihyasına karar verildiği halde tasfiye memuru atanmaması bu maddeye aykırıdır; bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüş, eski tasfiye memurunun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yargılama giderinin tasfiye memuru üzerinde bırakılması → kabul

İddia: Davacı vekili, ihya davası kabul edilirken yargı gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK 326/1 uyarınca kanunda yazılı haller dışında yargı gideri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır. Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur; iş mahkemesinde dava görülmekte iken tasfiye memuru tarafından tasfiyenin sonlandırılması nedeniyle ek tasfiye zorunlu hale geldiğinden, davacı vekilinin yargı giderinin üzerinde bırakılmasına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket ihyası davalarında kanun yolu ve çekişmesiz yargı işi niteliği → kabul

Gerekçe: Daha önce tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi sonucunda temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ilgili kararı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. madde uyarınca basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK 382. maddesinde çekişmesiz yargı işi ölçütleri olarak belirtilen 'ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller' ve 'ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller' dikkate alındığında ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu tespit edilmiş; bu nedenle önceki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından karar kesin olarak verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Derdest bir davası bulunmasına rağmen tasfiyesi sonlandırılıp terkin edilen şirketin ek tasfiye yoluyla ihyası, ihya kararında tasfiye memurunun mutlaka atanması gerektiği ve şirket ihyası davalarının çekişmesiz yargı işi olarak kesin hükme bağlanması gerektiği yönündeki tespitler açısından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye tüzel kişiliğin ihyası tasfiye memuru çekişmesiz yargı işi hukuki yarar yargılama gideri sorumluluğu

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 547/2TTK 636/1/bTTK 643TTK 1521 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326/1HMK 382HMK 353(1)b-1HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-ç

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/312

KARAR NO 2020/257

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/12/2019

NUMARASI 2019/403 Esas- 2019/549 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/02/2020

Davanın kabulüne ilişkin hükmün davacı vekili ve davalı tasfiye memuru ...vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin ihyasını talep ettikleri şirketde 01/03/2013-10/04/2014 tarihleri arasında çalıştığını,işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebi ile İstanbul 31. İş Mahkemesinde 2017/96 esas , 2019/161 sayılı ilamı ile işçilik alacaklarının müvekkiline ödenmesine hükmedildiğini, kesinleşen karar gereğince müvekkilinin alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlu tasfiye halinde ... San ve Tic. Ltd. Şti nin 12/03/2018 tarihinde tasfiyeye girdiğini ve tasfiye kararının 15/03/2018 tarihinde tescil edildiğini, şirket ortağı davalı ... tasfiye memuru olarak atandığını, limited şirketlerin tasfiyesinde TTK 'nın 643.

Maddesi yollaması ile anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin hükümlerin uygulanacağını, tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişilik ticaret sicilden silinse bile limited şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu belirterek, davanın kabulü ile ,Tasfiye Halinde ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescilinin yapılmasına, yargı giderlerinin davalı tasfiye memuru üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

İstanbul Ticaret Sicil müdürlüğü vekili;tasfiye sürecinde , eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memuru olduğunu bu nedenle yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargı giderinden sorumlu tutalamayacağını, sicilin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini davanın niteliği gereği müvekkilinin yasal hasım konumunda bulunduğunu belirterek , müvekkili yönünden açılan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili ; şirketin 14/03/2018 tarihli genel kurul kararı ile şirketin faaliyetine devam etmesinde fayda görülmediğinden TTK 636/1/b bendine dayanarak tasfiye haline girdiğini, tasfiye işlemleri tamamlandıktan sonra 06/11/2018 de 16/10/2018 tarihli 2018/02 sayılı genel kurul kararı ile şirketin terkin edildiğinin TTSG 'de alenen ilan edildiğini, şirketin tasfiyesinden sonra , İstanbul 31.

İş Mahkemesi'nin 2017/96 esas 2019/161 karar sayılı dosyasında ise dava dilekçesi her ne kadar ilgili şirket tasfiyeye girmeden evvel TK 'nın 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de dosyada alınan bilirkişi raporunun ve gerekçeli kararın tebliğinin usulsüz olduğunu belirterek, davanın müvekkili açısından husumet nedeniyle reddine,tasfiye usulüne uygun yapılmış olduğundan esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, şayet, tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, yapılması halinde tüzel kişiliğinin ihyası için eksik kalan işlem ile sınırlı olarak haklı nedenle dava açılabileceği, İstanbul 31. İş Mahkemesi'nin 2017/96 Esas sayılı davası sonucu verilen ve kesinleşen karar doğrultusunda İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne, halen İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil nolu tasfiye halinde, ... Ticaret Ltd. Şti 'nin (Eski ünvanı, ...

Ticaret Ltd Şti ) İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili ;hukuka aykırı tasfiyeden kaynaklanan dava sürecinde, şirketin ihyası kabul olunurken vekalet ücreti ve yargı giderinin davacının üzerinde bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu, ihya kararının hüküm bölümünde tasfiyeyi yapacak tasfiye memurunun atanmadığını, TTK'nın 547/2 maddesi gereği "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." düzenlemesine açıkça aykırılık oluşturmakla söz konusu kararın kaldırılarak talepleri yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı tasfiye memuru ... vekili ; müvekkilinin, ....San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin tasfiye memurluğunu üstlenmiş olup, şirketin tasfiyesini yasaların öngördüğü şekilde ve usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirdiğini,gerektiği gibi inceleme yapılmadan üstünkörü olarak bir şirketin ihyasına karar verilmesinin hukuk güvenliği ilkesi ile bağdaşmadığını, usule aykırılığı davacı tarafın ispat edemediğini belirterek usule, yasaya ve hukuka aykırı olarak eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

:TTK' nun 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların ,şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Sicil kayıtları incelendiğinde; ... sicil nosunda kayıtlı Tasfiye Halinde ... Sanayii ve Ticaret Limited şirketinin 12.3.2018 tarihli 2018/1 sayılı ortaklar kurulu kararıyla tasfiyeye girmesine , şirkete ortak ...

tasfiye memuru olarak atanmasına ,yine 16.10.2018 tarihli 2018/2 sayılı ortaklar kurulu kararı ile tasfiyenin sonlandırılmasına karar verildiği, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 31.10.2018 tarihinde sicile tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre dava dışı şirket hakkında derdest dava mevcut iken tasfiyenin başladığı ve sonlandırıldığı anlaşılmaktadır.Buna göre davalı tasfiye memurunun tasfiyenin usulüne uygun yapldığına yönelik savunmaları ve istinaf nedenleri dinlenemez. HMK 326/1 maddesi uyarınca "kanunda yazılı haller dışında ,yargı giderinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.Tasfiye sürecinde tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.

İş Mahkemesinde dava görülmekte iken tasfiye memuru tarafından tasfiye sonlandırılmış, görülmekte olan dava nedeniyle şirketin ek tasfiyesi zorunlu olmuştur.Davacı vekilinin yargı giderinin üzerinde bırakılmasına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmüştür.Tüm dosya kapsamından; TTK'nın 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, hükmedilen alacak ödenmeden tasfiyenin sonlandırılıp şirketin terkin edilen şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı bulunduğu, tüzel kişiliğin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gözetildiğinde ,ilk derece mahkemesince dava dışı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Ancak tüzel kişiliğin ihyasına karar verildiği halde tasfiye memuru atanmaması TTK 547.maddeye aykırı olduğundan davacı vekilinin tasfiye memuru atanmasına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmüş,açıklanan nedenlerle hükmün kaldırılarak eski tasfiye memuru ...

tasfiye memuru olarak atanmasına ve yargılama gideriyle sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Dairemizce; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereği tüzel kişiliğin ihyası davalarında istinaf incelemesi neticesinde temyiz yolu açık olarak hüküm verilmekte iken; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-2924 esas 2018/1935 karar sayılı ve 13.12.2018 tarihli ilamı ile şirket davalarında yargılama usulünün düzenlendiği TTK 1521. maddesin de açılacak davalarda basit yargılama usulünün uygulanacağı, HMK nun 382. maddesinde bir işin çekişmesiz yargı işi olup olmadığının tesbiti için belirtilen ölçütlerden "ilgililer arasında ki uyuşmazlık olmayan haller" ve "ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı haller" şeklinde belirtilen ölçütler dikkate alındığında, ek tasfiyenin çekişmesiz yargı işi olduğu" nun tesbiti nedeniyle, daha evvel ki uygulamadan dönülerek çekişmesiz yargı işlerinde temyiz yolu açık bulunmadığından kesin olarak karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1- Davalı tasfiye memuru .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/403 Esas-2019/549 Karar sayılı ve 05/12/2019 tarihli kararının, 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil nosunda kayıtlı tasfiye halinde ....Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti 'nin İstanbul 31. İş Mahkemesinin 2017/96 esas , 2019/161 karar sayılı dosyası, İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak kaydı ile şirketin İHYASINA, sicile ek tasfiye için tesciline. Tasfiye memuru olarak ...

atanmasına"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınması gereken 54,40- TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 44,40- TL nin mahsubu ile bakiye 10- TL'nin davalı ... alınarak hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından ödenen 88,80- TL peşin harçlar ile davacı tarafından yapılan 137,60- TL'yargı gideri ve davacı vekili için takdir olunan 3.400- TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ... alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafça yatırılan 44,40- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.

26/02/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/172151 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.