Cezai Şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9730 E. 2015/12190 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari sır↗ genel işlem şartı↗ delillerin toplanmaması↗ rekabet yasağı↗ oy yasağı↗ bilirkişi incelemesi↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının işverene teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışmaları gibi işler yaptığı, ticari sır niteliği taşıyacak bilgilere vakıf olduğu veya bu bilgileri kullandığı yönünde her hangi bir iddianın ileri sürülmediği, davacı işçinin kendi yaşamını sürdürebilmek için anladığı ve uyguladığı işi yapmaktan başka çaresi bulunmadığı, geçimini sağlamak için benzer bir iş yapan şirkette işe girdiği, rekabet etmeme şartını öngören sözleşmeyi zayıf pozisyonda olan davalının tartışmadan imzalamak zorunda kaldığı, genel işlem şartı niteliği taşıyan şartları dahi kabul etmek zorunda kaldığını, serbest iradeyle imzalanan bir sözleşmenin varlığının tartışmalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin rekabet yasağına ilişkindir. Mahkemece, davalının teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışması yaptığı tespit edilmiş, ancak sözleşmenin genel işlem şartı niteliğindeki hükümlerinin geçerli kabul edilemeyeceği ve davacının ticari sırlara vakıf olduğu ve bu bilgileri davacı işveren aleyhine sonuç doğuracak şekilde kullandığına dair araştırma ihtiyacı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 2008 tarihinde imzalanmış olduğu gözetildiğinde, sözleşme Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi değildir. Ayrıca, 818 sayılı BK'nın 348/2. maddesinde yer alan “rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle rekabet yasağına ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5488 E. 2017/7061 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… an ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların «delilleri toplanarak» «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle «rekabet yasağına» ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin «rekabet yasağına» ilişkindir.
Benzer bu kararda… ...,...,...,...,... ..., ve ...'ta işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde 3 ay çalışmamayı kabul edeceği, aksi halde 6 aylık brüt maaşı tutarında «cezai şart» ödeyeceği” hususlarının kararlaştırıldığı, davalının 08.04.2011 tarihinde davacı işyerinden «istifa» ederek 22.04.2011 tarihinden itibaren davacı ile aynı alan ve bölgede faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, böylece kararlaştırılan 3 aylık süre ile «rekabet etmeme yasağını» ihlal ettiği, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 10.086,77 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının 3 aylık «rekabet yasağı» için 6 aylık brüt ücreti tutarında öngörülen cezai şartın hak ve nesafet kurallarına aykırılık taşıdığı, bu nedenle takdiren 1/3 oranında «hakkaniyet indirimi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.724,51 TL cezai şart alacağının «temerrüt tarihi» olan 17.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08.04.2009 tarihi ve sözleşmede yer alan «rekabet yasağının» ihlali olan davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı 20.04.2011 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlığa 818 sayılı Yasa'nın 348 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet etmeme yasağı · hakkaniyet indirimi · ihbar tazminatı · istifa · temerrüt tarihi · hakkaniyet · cezai şart · ihbar
Benzer bu kararda… ...,...,...,...,... ..., ve ...'ta işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde 3 ay çalışmamayı kabul edeceği, aksi halde 6 aylık brüt maaşı tutarında «cezai şart» ödeyeceği” hususlarının kararlaştırıldığı, davalının 08.04.2011 tarihinde davacı işyerinden «istifa» ederek 22.04.2011 tarihinden itibaren davacı ile aynı alan ve bölgede faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, böylece kararlaştırılan 3 aylık süre ile «rekabet etmeme yasağını» ihlal ettiği, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 10.086,77 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının 3 aylık «rekabet yasağı» için 6 aylık brüt ücreti tutarında öngörülen cezai şartın hak ve nesafet kurallarına aykırılık taşıdığı, bu nedenle takdiren 1/3 oranında «hakkaniyet indirimi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.724,51 TL cezai şart alacağının «temerrüt tarihi» olan 17.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İş Mahkemesi’nin 2011/620 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine «ihbar tazminatı» alacağı için dava açıldığı, bu dava sonucunda davalının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesine aykırı biçimde «istifa» ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmakta olup, bu hususlarda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
2- Dava, «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, taraflar arasında 24.04.2009 tarihinde düzenlenen hizmet akdine istinaden davalının davacı şirkette 24.04.2009-08.04.2009 tarihleri arasında medikal delege olarak çalıştığı, davalının 08.04.2009 tarihli dilekçesi ile görevinden «istifa» ettiği, davacı tarafından ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3829 E. 2017/6169 K.
Ortak:ticari sır · rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin «rekabet yasağına» ilişkindir.
… an ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların «delilleri toplanarak» «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle «rekabet yasağına» ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… avunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının işverene teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışmaları gibi işler yaptığı, «ticari sır» niteliği «taşıyacak» bilgilere vakıf olduğu veya bu bilgileri kullandığı yönünde her hangi bir iddianın ileri sürülmediği, davacı işçinin kendi yaşamını sürdürebilmek için anladığı ve uyguladığı işi yapmaktan başka çaresi bulunmadığı, geçimini sağlamak için benzer bir iş yapan şirkette işe girdiği, rekabet etmeme şartını öngören sözleşmeyi zayıf pozisyonda olan davalının tartışmadan imzalamak zorunda kaldığı, «genel işlem şartı» niteliği taşıyan şartları dahi kabul etmek zorunda kaldığını, serbest iradeyle imzalanan bir sözleşmenin varlığının tartışmalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine …
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… ecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını şart edebilirler.” Somut olayda «rekabet yasağını» öngören sözleşmede davalının rakip firmalarda çalışmamasının şart edildiği gözetildiğinde yasaklama bakımından coğrafi alan gösterilmemiş olmasının sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğuracağı şeklinde değerlendirme yapılamayacağı gibi; aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü dikkate alınmadan davacının «zararının ispat» edilememiş olması gerekçesiyle karar verilmesi de doğru değildir.
… hhüdü" sözleşmesiyle aynı sektördeki firmaların isim isim sayılarak hiçbir coğrafi sınır getirmeden aynı sektördeki mesleğini icra etmesinin yasaklanması nedeniyle, «geçersiz» olduğu, davalının davacı firmada çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin bu yolla ne tür bir zarara uğradığı iddia ve ispat edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · zararın ispatı · cezai şart · geçersizlik
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… ecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını şart edebilirler.” Somut olayda «rekabet yasağını» öngören sözleşmede davalının rakip firmalarda çalışmamasının şart edildiği gözetildiğinde yasaklama bakımından coğrafi alan gösterilmemiş olmasının sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğuracağı şeklinde değerlendirme yapılamayacağı gibi; aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü dikkate alınmadan davacının «zararının ispat» edilememiş olması gerekçesiyle karar verilmesi de doğru değildir.
… hhüdü" sözleşmesiyle aynı sektördeki firmaların isim isim sayılarak hiçbir coğrafi sınır getirmeden aynı sektördeki mesleğini icra etmesinin yasaklanması nedeniyle, «geçersiz» olduğu, davalının davacı firmada çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin bu yolla ne tür bir zarara uğradığı iddia ve ispat edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine k …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9016 E. 2015/6155 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… an ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların «delilleri toplanarak» «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle «rekabet yasağına» ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin «rekabet yasağına» ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı, «rekabet yasağı sözleşmesi» ile ... ilinin tamamının rekabet yasağı kapsamına alınmış olmasının rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek şekilde olduğunu gösterdiği, TBK'nın 445. maddesinde (eBK m 349 ) öngörülen sözleşmenin «geçerlilik şartının» olayda oluşmadığı gerekçesiyle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, Mülga BK’nın 349.maddesine göre “Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin «hakkaniyete» muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.” Somut olayda davaya dayanak yapılan «rekabet yasağı sözleşmesinde» süre iki yıl olarak öngörülmüş, coğrafi sınır da ... ili olarak belirlenmiştir.
Mahkemece rekabet sözleşmesinde rekabet mahalli olarak ...’un belirlenmesi sözleşmenin «geçersizliği» sebeplerinden biri olarak benimsenmiş ise de, bu konuda davalının çalışma hayatındaki müktesebatı, tecrübesi ve uzmanlık alanına göre, «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan yer sınırlamasının onun iktisadi geleceğini tehlikeye atacak mahiyette «hakkaniyete» aykırı bir sınırlama teşkil edip etmediği hususunda, «ispat yükünün» davalıda olduğu dikkate alınarak, uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçerlilik şartı · rekabet yasağı sözleşmesi · bilirkişi ücreti · karine · hakkaniyet · cezai şart · kesin süre · ispat yükü
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı, «rekabet yasağı sözleşmesi» ile ... ilinin tamamının rekabet yasağı kapsamına alınmış olmasının rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek şekilde olduğunu gösterdiği, TBK'nın 445. maddesinde (eBK m 349 ) öngörülen sözleşmenin «geçerlilik şartının» olayda oluşmadığı gerekçesiyle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece rekabet sözleşmesinde rekabet mahalli olarak ...’un belirlenmesi sözleşmenin «geçersizliği» sebeplerinden biri olarak benimsenmiş ise de, bu konuda davalının çalışma hayatındaki müktesebatı, tecrübesi ve uzmanlık alanına göre, «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan yer sınırlamasının onun iktisadi geleceğini tehlikeye atacak mahiyette «hakkaniyete» aykırı bir sınırlama teşkil edip etmediği hususunda, «ispat yükünün» davalıda olduğu dikkate alınarak, uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.
… , caizdir.” Buna göre işçinin müşterileri tanıdığı ve (veya) esrara nüfuzunun bulunduğu ve bunun da iş sahibine etki edecek derecede zarara sebebiyet verebileceğini «ispat yükü» bunu iddia eden davacıda olmakla birlikte, daha önce bir ilaç şirketi olan davacı firmada ürün müdürü olarak çalışan davalı işçi, davacıdan ayrıldıktan sonra dava dışı başka bir ilaç firmasında aynı pozisyonda ürün yöneticisi olarak ve etken malzemesi aynı olan ürün yönünden çalışmaya başlamış olup, davalının çalışma pozisyonu dikkate alındığında davacıya etki edecek derecede zarara sebebiyet verebileceği «karine» olarak kabul edilmelidir.
Ayrıca, Mülga BK’nın 349.maddesine göre “Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin «hakkaniyete» muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.” Somut olayda davaya dayanak yapılan «rekabet yasağı sözleşmesinde» süre iki yıl olarak öngörülmüş, coğrafi sınır da ... ili olarak belirlenmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5174 E. 2010/2044 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… an ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların «delilleri toplanarak» «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle «rekabet yasağına» ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin «rekabet yasağına» ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Bu itibarla, mahkemece, davalı-birleşen davacı vekilinin talebinin BK’nın 348 ve devamı maddelerine göre değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · komisyon alacağı · cezai şart · reeskont faizi · olumsuz oy · komisyon · bono · teminat
Benzer bu kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 6.640 USD alacaklı olduğu; ancak, «teminat» amaçlı «bono» verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 6.640 USD’nin davalıdan tahsiline, bono iptali isteminin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
3- Davacı vekili dava dilekçesinde, hükmedilecek alacağa «reeskont faizi» uygulanmasını talep etmiş olup, mahkemece davacının faiz konusundaki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3810 E. 2020/2260 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin «rekabet yasağına» ilişkindir.
… an ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların «delilleri toplanarak» «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle «rekabet yasağına» ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının imzaladığı «hizmet akdinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde Ege ve Marmara Bölgesine ilişkin rekabet yasağı coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahvına sebep olacak mahiyette olduğu, «çalışma özgürlüğüne» aykırı, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda taraflar arasında imzalanan hizmet akdinde yer alan anılan düzenlemelerin batıl olduğu, kaldı ki …
Dava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · hizmet akdi · rekabet yasağı sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · cezai şart
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının imzaladığı «hizmet akdinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde Ege ve Marmara Bölgesine ilişkin rekabet yasağı coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahvına sebep olacak mahiyette olduğu, «çalışma özgürlüğüne» aykırı, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda taraflar arasında imzalanan hizmet akdinde yer alan anılan düzenlemelerin batıl olduğu, kaldı ki …
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
Şu halde mahkemece, «rekabet yasağı sözleşmesinin» batıl olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkette mühendis olarak çalışmış olan davalının, davacı şirketin ticari bilgilerine vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, edindiği bilgileri 3. kişilere aktarma ihtimalinin bulunduğu, bu halin ihtimalinin bile rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen «cezai şartın» tatbiki için yeterli görülebileceği, eş anlatımla edinilen bilgilerin kullanıldığının ispat edilmesinin gerekmediği dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın red …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6893 E. 2015/4615 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin «rekabet yasağına» ilişkindir.
… an ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların «delilleri toplanarak» «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle «rekabet yasağına» ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaİşbu davanın dayanağı «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» olup, mülga Borçlar Kanununun 348. maddesinde, “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet a …
Rekabet memnuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir” şeklinde kurallara yer verilerek «rekabet yasağının» esasları düzenlenmiştir.
Borçlar Kanunu'nun ilgili hükmünde ikinci cümlede ise «rekabet yasağının» kapsamı sınırlandırılmış ve işverene önemli bir zarar verilmesi ihtimalinin olmadığı durumlarda bu tür düzenlemelerin geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçi-işveren ilişkisi · rekabet yasağı sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık · tüzel kişilik · ticaret sicili · geçersizlik · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda2-Asıl dava, TTK’nın 58. maddesi uyarınca «haksız rekabetin» men’i ve haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davalı şirketin haksız rekabetinin men’ine karar verilmesi yanında,davacı tarafın istemini de aşacak ve davalı şirketin «tüzel kişiliğini» de sona erdirecek bir şekilde davalı şirketin iştigalinin sona erdirilmesine şeklinde hüküm tesisi doğru görülmemiş, asıl davadaki hükmün bu nedenle davalı şirket …
İşbu davanın dayanağı «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» olup, mülga Borçlar Kanununun 348. maddesinde, “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet a …
Somut olayda davacı ile davalılar arasında «rekabet yasağını» düzenleyen sözleşme hükümleri ile rekabet yasağına atıf yapan hükümler değerlendirildiğinde rekabet yasağının tüm Türkiye sınırlarını içermesi karşısında yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde geçerli olmadığı aşikar olup, bu bağlamda mahkemece «geçersiz» bir sözleşmeye dayalı olarak davalıların «maddi tazminata» mahkum edilmesi hukuken olanaklı değildir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne ilişkin karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalı şirketin davacı aleyhine «haksız rekabet» eyleminde bulunduğu, davacının davalının 2007 yılı karından 53.859,27 TL'yi talep edilebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, davalı şirketin haksız rekabetinin men’ine, davalı şirketin iştigalinin sona erdirilmesine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9730 E. , 2015/12190 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2014 tarih ve 2014/1242-2014/588 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının müvekkili işyerinde 2003 yılından beri araştırma laboratuarı teknik temsilcisi olarak görev yaptığını ve şirketin ticari sırlarına vakıf olduğunu, taraflar arasındaki iş sözleşmesine göre davalının rekabet etmeme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davalının 17/05/2010 tarihinde iş akdini sona erdirdikten sonra müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren bir başka boya ve boya kimyası firmasında çalışmaya başladığını ve sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek sözleşmede yer alan hüküm uyarınca son brüt ücretinin bir yıllık tutarında cezai şartı ödemesi gerektiğini beyan ederek davanın kabulü ile son brüt yıllık tutarındaki miktarın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin ağır çalışma şartları ve alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davacı firmadaki işinden ayrılmak zorunda kaldığını, çalıştığı dönemde işverene mahsus olan işin esasına vakıf olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafın bu yön itibariyle da hayali varsayımlara dayalı olarak hareket ettiğini, düzenlenen sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının işverene teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışmaları gibi işler yaptığı, ticari sır niteliği taşıyacak bilgilere vakıf olduğu veya bu bilgileri kullandığı yönünde her hangi bir iddianın ileri sürülmediği, davacı işçinin kendi yaşamını sürdürebilmek için anladığı ve uyguladığı işi yapmaktan başka çaresi bulunmadığı, geçimini sağlamak için benzer bir iş yapan şirkette işe girdiği, rekabet etmeme şartını öngören sözleşmeyi zayıf pozisyonda olan davalının tartışmadan imzalamak zorunda kaldığı, genel işlem şartı niteliği taşıyan şartları dahi kabul etmek zorunda kaldığını, serbest iradeyle imzalanan bir sözleşmenin varlığının tartışmalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin rekabet yasağına ilişkindir. Mahkemece, davalının teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışması yaptığı tespit edilmiş, ancak sözleşmenin genel işlem şartı niteliğindeki hükümlerinin geçerli kabul edilemeyeceği ve davacının ticari sırlara vakıf olduğu ve bu bilgileri davacı işveren aleyhine sonuç doğuracak şekilde kullandığına dair araştırma ihtiyacı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 2008 tarihinde imzalanmış olduğu gözetildiğinde, sözleşme Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi değildir. Ayrıca, 818 sayılı BK'nın 348/2.
maddesinde yer alan “rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle rekabet yasağına ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170179700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz