6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai Şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9730 E. 2015/12190 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari sır genel işlem şartı delillerin toplanmaması rekabet yasağı oy yasağı bilirkişi incelemesi taşıyan eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 348

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının işverene teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışmaları gibi işler yaptığı, ticari sır niteliği taşıyacak bilgilere vakıf olduğu veya bu bilgileri kullandığı yönünde her hangi bir iddianın ileri sürülmediği, davacı işçinin kendi yaşamını sürdürebilmek için anladığı ve uyguladığı işi yapmaktan başka çaresi bulunmadığı, geçimini sağlamak için benzer bir iş yapan şirkette işe girdiği, rekabet etmeme şartını öngören sözleşmeyi zayıf pozisyonda olan davalının tartışmadan imzalamak zorunda kaldığı, genel işlem şartı niteliği taşıyan şartları dahi kabul etmek zorunda kaldığını, serbest iradeyle imzalanan bir sözleşmenin varlığının tartışmalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin rekabet yasağına ilişkindir. Mahkemece, davalının teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışması yaptığı tespit edilmiş, ancak sözleşmenin genel işlem şartı niteliğindeki hükümlerinin geçerli kabul edilemeyeceği ve davacının ticari sırlara vakıf olduğu ve bu bilgileri davacı işveren aleyhine sonuç doğuracak şekilde kullandığına dair araştırma ihtiyacı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 2008 tarihinde imzalanmış olduğu gözetildiğinde, sözleşme Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi değildir. Ayrıca, 818 sayılı BK'nın 348/2. maddesinde yer alan “rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle rekabet yasağına ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5488 E. 2017/7061 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3829 E. 2017/6169 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9016 E. 2015/6155 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5174 E. 2010/2044 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3810 E. 2020/2260 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Işçi-işveren ilişkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6893 E. 2015/4615 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/9730 E.  ,  2015/12190 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2014 tarih ve 2014/1242-2014/588 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; davalının müvekkili işyerinde 2003 yılından beri araştırma laboratuarı teknik temsilcisi olarak görev yaptığını ve şirketin ticari sırlarına vakıf olduğunu, taraflar arasındaki iş sözleşmesine göre davalının rekabet etmeme yükümlülüğü bulunduğunu, ancak davalının 17/05/2010 tarihinde iş akdini sona erdirdikten sonra müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren bir başka boya ve boya kimyası firmasında çalışmaya başladığını ve sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürerek sözleşmede yer alan hüküm uyarınca son brüt ücretinin bir yıllık tutarında cezai şartı ödemesi gerektiğini beyan ederek davanın kabulü ile son brüt yıllık tutarındaki miktarın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; müvekkilinin ağır çalışma şartları ve alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davacı firmadaki işinden ayrılmak zorunda kaldığını, çalıştığı dönemde işverene mahsus olan işin esasına vakıf olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafın bu yön itibariyle da hayali varsayımlara dayalı olarak hareket ettiğini, düzenlenen sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının işverene teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışmaları gibi işler yaptığı, ticari sır niteliği taşıyacak bilgilere vakıf olduğu veya bu bilgileri kullandığı yönünde her hangi bir iddianın ileri sürülmediği, davacı işçinin kendi yaşamını sürdürebilmek için anladığı ve uyguladığı işi yapmaktan başka çaresi bulunmadığı, geçimini sağlamak için benzer bir iş yapan şirkette işe girdiği, rekabet etmeme şartını öngören sözleşmeyi zayıf pozisyonda olan davalının tartışmadan imzalamak zorunda kaldığı, genel işlem şartı niteliği taşıyan şartları dahi kabul etmek zorunda kaldığını, serbest iradeyle imzalanan bir sözleşmenin varlığının tartışmalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin rekabet yasağına ilişkindir. Mahkemece, davalının teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışması yaptığı tespit edilmiş, ancak sözleşmenin genel işlem şartı niteliğindeki hükümlerinin geçerli kabul edilemeyeceği ve davacının ticari sırlara vakıf olduğu ve bu bilgileri davacı işveren aleyhine sonuç doğuracak şekilde kullandığına dair araştırma ihtiyacı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 2008 tarihinde imzalanmış olduğu gözetildiğinde, sözleşme Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabi değildir. Ayrıca, 818 sayılı BK'nın 348/2.

maddesinde yer alan “rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle rekabet yasağına ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/170179700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.