6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5174 E. 2010/2044 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi komisyon alacağı rekabet yasağı cezai şart reeskont faizi oy yasağı olumsuz oy komisyon bono eksik inceleme teminat temsil

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 348

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 6.640 USD alacaklı olduğu; ancak, teminat amaçlı bono verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 6.640 USD’nin davalıdan tahsiline, bono iptali isteminin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Asıl dava, satış temsilcisi olan davacının davalıdan komisyon alacağı istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, birleşen dava yönünden cezai şarta ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde rekabet yasağı düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını, şart edebilirler”, ikinci fıkrasında ise “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” denilerek, bunun sınırı belirlenmiştir.

Bu itibarla, mahkemece, davalı-birleşen davacı vekilinin talebinin BK’nın 348 ve devamı maddelerine göre değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekili dava dilekçesinde, hükmedilecek alacağa reeskont faizi uygulanmasını talep etmiş olup, mahkemece davacının faiz konusundaki istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.

Bu itibarla, mahkemece, davacı vekilinin faiz istemi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hüküm kurulmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3829 E. 2017/6169 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai şart | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15601 E. 2017/2522 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Işçi-işveren ilişkisi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6893 E. 2015/4615 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13834 E. 2018/4613 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3810 E. 2020/2260 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9659 E. 2014/13792 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12067 E. 2012/3391 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7526 E. 2014/11678 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/5174 E.  ,  2010/2044 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Büyükçekmece Asliye 1.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2008 tarih ve 2003/2432-2008/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı-birleşen davanın davalı vekili, müvekkilinin davalının yanında müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, işe girerken kendisinden teminat amaçlı 2.000 USD bedelli bono alındığını, sözleşmenin feshi üzerine davalı tarafından bononun iade edilmediğini ve ayrıca 6.640 USD komisyon alacağının ödenmediğini ileri sürerek, anılan bedelin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve teminat amaçlı verilen bononun iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı-birleşen davanın davacı vekili, davacıdan teminat amaçlı bono alınmadığını ve davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş; birleşen davada ise, davacının imzaladığı sözleşmede rekabet yasağına ilişkin düzenleme bulunduğunu, müvekkilinden ayrıldıktan sonra davacının müvekkilinin bulunduğu bölgede aynı faaliyet alanında çalışarak rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, sözleşmede yer alan 10.000 USD cezai şartın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 6.640 USD alacaklı olduğu; ancak, teminat amaçlı bono verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 6.640 USD’nin davalıdan tahsiline, bono iptali isteminin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Asıl dava, satış temsilcisi olan davacının davalıdan komisyon alacağı istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, birleşen dava yönünden cezai şarta ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde rekabet yasağı düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını, şart edebilirler”, ikinci fıkrasında ise “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” denilerek, bunun sınırı belirlenmiştir.

Bu itibarla, mahkemece, davalı-birleşen davacı vekilinin talebinin BK’nın 348 ve devamı maddelerine göre değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Davacı vekili dava dilekçesinde, hükmedilecek alacağa reeskont faizi uygulanmasını talep etmiş olup, mahkemece davacının faiz konusundaki istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.

Bu itibarla, mahkemece, davacı vekilinin faiz istemi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hüküm kurulmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı-birleşen davacı yararına, 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı–birleşen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-birleşen davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009354400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.