Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5174 E. 2010/2044 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi↗ komisyon alacağı↗ rekabet yasağı↗ cezai şart↗ reeskont faizi↗ oy yasağı↗ olumsuz oy↗ komisyon↗ bono↗ eksik inceleme↗ teminat↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 6.640 USD alacaklı olduğu; ancak, teminat amaçlı bono verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 6.640 USD’nin davalıdan tahsiline, bono iptali isteminin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava, satış temsilcisi olan davacının davalıdan komisyon alacağı istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, birleşen dava yönünden cezai şarta ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde rekabet yasağı düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını, şart edebilirler”, ikinci fıkrasında ise “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” denilerek, bunun sınırı belirlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı-birleşen davacı vekilinin talebinin BK’nın 348 ve devamı maddelerine göre değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekili dava dilekçesinde, hükmedilecek alacağa reeskont faizi uygulanmasını talep etmiş olup, mahkemece davacının faiz konusundaki istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı vekilinin faiz istemi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hüküm kurulmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3829 E. 2017/6169 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… ecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını şart edebilirler.” Somut olayda «rekabet yasağını» öngören sözleşmede davalının rakip firmalarda çalışmamasının şart edildiği gözetildiğinde yasaklama bakımından coğrafi alan gösterilmemiş olmasının sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğuracağı şeklinde değerlendirme yapılamayacağı gibi; aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü dikkate alınmadan davacının «zararının ispat» edilememiş olması gerekçesiyle karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari sır · zararın ispatı · geçersizlik
Benzer bu kararda… hhüdü" sözleşmesiyle aynı sektördeki firmaların isim isim sayılarak hiçbir coğrafi sınır getirmeden aynı sektördeki mesleğini icra etmesinin yasaklanması nedeniyle, «geçersiz» olduğu, davalının davacı firmada çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin bu yolla ne tür bir zarara uğradığı iddia ve ispat edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine k …
… ecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını şart edebilirler.” Somut olayda «rekabet yasağını» öngören sözleşmede davalının rakip firmalarda çalışmamasının şart edildiği gözetildiğinde yasaklama bakımından coğrafi alan gösterilmemiş olmasının sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğuracağı şeklinde değerlendirme yapılamayacağı gibi; aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü dikkate alınmadan davacının «zararının ispat» edilememiş olması gerekçesiyle karar verilmesi de doğru değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15601 E. 2017/2522 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… acıya ait iş yerinde çalışırken daha sonra işten ayrılarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir yerde çalışmaya başladığı, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesi» uyarınca davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12.000 ABD doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının da davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere uyuşmazlıkta BK'nın 348 ve 349. madde koşullarının mevcudiyeti tartışılmaksızın ve sadece sözleşmede bu hususta hüküm bulunduğundan bahisle «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… de çalışırken daha sonra ayrılarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı, taraflar arasında akdedilen 16/05/2003 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» uyarınca davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12.000 USD ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
İşçi, akdin yapıldığı zamanda reşit değil ise rekabet memnuniyetine dair olan şart batıldır.'', aynı Yasa'nın 349. maddesinde de ''Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin «hakkaniyete» muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.'' hükmü düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6893 E. 2015/4615 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Benzer bu karardaİşbu davanın dayanağı «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» olup, mülga Borçlar Kanununun 348. maddesinde, “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet a …
Rekabet memnuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir” şeklinde kurallara yer verilerek «rekabet yasağının» esasları düzenlenmiştir.
Borçlar Kanunu'nun ilgili hükmünde ikinci cümlede ise «rekabet yasağının» kapsamı sınırlandırılmış ve işverene önemli bir zarar verilmesi ihtimalinin olmadığı durumlarda bu tür düzenlemelerin geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçi-işveren ilişkisi · sözleşmeye aykırılık · tüzel kişilik · ticaret sicili · geçersizlik · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda2-Asıl dava, TTK’nın 58. maddesi uyarınca «haksız rekabetin» men’i ve haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davalı şirketin haksız rekabetinin men’ine karar verilmesi yanında,davacı tarafın istemini de aşacak ve davalı şirketin «tüzel kişiliğini» de sona erdirecek bir şekilde davalı şirketin iştigalinin sona erdirilmesine şeklinde hüküm tesisi doğru görülmemiş, asıl davadaki hükmün bu nedenle davalı şirket …
Somut olayda davacı ile davalılar arasında «rekabet yasağını» düzenleyen sözleşme hükümleri ile rekabet yasağına atıf yapan hükümler değerlendirildiğinde rekabet yasağının tüm Türkiye sınırlarını içermesi karşısında yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde geçerli olmadığı aşikar olup, bu bağlamda mahkemece «geçersiz» bir sözleşmeye dayalı olarak davalıların «maddi tazminata» mahkum edilmesi hukuken olanaklı değildir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne ilişkin karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalı şirketin davacı aleyhine «haksız rekabet» eyleminde bulunduğu, davacının davalının 2007 yılı karından 53.859,27 TL'yi talep edilebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, davalı şirketin haksız rekabetinin men’ine, davalı şirketin iştigalinin sona erdirilmesine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
3-Taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, birleşen dava ise «haksız rekabet» sonucu meydana gelen maddi zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13834 E. 2018/4613 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir.'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda ... şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından ... şirketine ödenecektir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «rekabet yasağı sözleşmesinde» öngörülen 3 yıllık sürenin Kanunda belirtilen süreyi aştığı, coğrafi bölge anlamında 4.maddede Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi ile sınırlı olmak üzere denilmiş ise de ambalaj sektöründe yer alan firmaların büyük çoğunluğunun anılan bölgelerde bulunduğu, sözleşmenin geçerli sayılması halinde özellikle ambalaj sektöründe eğitim aldığı anlaşılan davalının 3 yıl gibi uzun bir süreyle çalışmasının engellenmesinin «çalışma hürriyeti» ve «hakkaniyet» ile bağdaşmayacağı, sözleşmenin sadece işçi aleyhine hükümler taşıdığı, bu nedenle rekabet yasağının «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «rekabet yasağı sözleşmesinde» öngörülen 3 yıllık sürenin Kanunda belirtilen süreyi aştığı, coğrafi bölge anlamında 4.maddede Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi ile sınırlı olmak üzere denilmiş ise de ambalaj sektöründe yer alan firmaların büyük çoğunluğunun anılan bölgelerde bulunduğu, sözleşmenin geçerli sayılması halinde özellikle ambalaj sektöründe eğitim aldığı anlaşılan davalının 3 yıl gibi uzun bir süreyle çalışmasının engellenmesinin «çalışma hürriyeti» ve «hakkaniyet» ile bağdaşmayacağı, sözleşmenin sadece işçi aleyhine hükümler taşıdığı, bu nedenle rekabet yasağının «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444. ve 445/1. maddesi gözetilerek «rekabet yasağına» dair sözleşme maddesinin «çalışma hürriyeti» ve «hakkaniyetle» bağdaşmayacağı, bu sebeple «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalının iş akdinin sona erdiği ve yeni bir iş yerinde çalışmaya başladığı tarih itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlıkta BK'nın 348 ve 349. madde koşullarının mevcudiyeti tartışılmaksızın ve işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
İşçi, akdin yapıldığı zamanda reşit değil ise rekabet memnuniyetine dair olan şart batıldır.'', aynı Yasa'nın 349. maddesinde de ''Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin «hakkaniyete» muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.'' hükmü düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3810 E. 2020/2260 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
Şu halde mahkemece, «rekabet yasağı sözleşmesinin» batıl olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkette mühendis olarak çalışmış olan davalının, davacı şirketin ticari bilgilerine vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, edindiği bilgileri 3. kişilere aktarma ihtimalinin bulunduğu, bu halin ihtimalinin bile rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen «cezai şartın» tatbiki için yeterli görülebileceği, eş anlatımla edinilen bilgilerin kullanıldığının ispat edilmesinin gerekmediği dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın red …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma özgürlüğü · hizmet akdi · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının imzaladığı «hizmet akdinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde Ege ve Marmara Bölgesine ilişkin rekabet yasağı coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahvına sebep olacak mahiyette olduğu, «çalışma özgürlüğüne» aykırı, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda taraflar arasında imzalanan hizmet akdinde yer alan anılan düzenlemelerin batıl olduğu, kaldı ki …
Dava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
İşçi, akdin yapıldığı zamanda reşit değil ise rekabet memnuniyetine dair olan şart batıldır.'', aynı Kanunun 349. maddesinde de ''Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin «hakkaniyete» muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.'' hükmü düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9659 E. 2014/13792 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı işyerinde satış «görevlisi» olarak çalıştığı işyerinden kendi isteği ile ayrıldığı, dava konusunun davalının «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «haksız rekabet» ve «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, davalının 4857 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde yer alan iş sözleşmesi ile işçi statüsünde çalıştığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve iş ilişkisinin değerlendirilmesi gerektiği, iş sözleşmesi ile birlikte «protokolün» ihlal edilip edilmediğini değerlendirmenin iş mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Oysa davacı vekili, 04.02.2014 tarihli duruşmadaki beyanında ve 18.02.2014 tarihli dilekçesinde açıkça davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istediklerini belirtmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · hizmet akdi · yapılandırma protokolü · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · hizmet sözleşmesi · protokol · iş mahkemesi görev alanı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının, davacı işyerinde satış «görevlisi» olarak çalıştığı işyerinden kendi isteği ile ayrıldığı, dava konusunun davalının «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «haksız rekabet» ve «cezai şart» talebine ilişkin olduğu, davalının 4857 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinde yer alan iş sözleşmesi ile işçi statüsünde çalıştığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi ve iş ilişkisinin değerlendirilmesi gerektiği, iş sözleşmesi ile birlikte «protokolün» ihlal edilip edilmediğini değerlendirmenin iş mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafından davaya dayanak «yapılan protokol» tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 348. maddesi "İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan …
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Ayrıca, ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12067 E. 2012/3391 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tensiben davanın BK 348. maddesine dayalı «rekabet yasağı» nedeniyle tazminat olduğu İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde işçi ve işveren arasında çıkacak her türlü ihtilafların çözümünde İş Mahkemelerinin «görevli» kılındığı gerekçeleri ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Oysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · hizmet sözleşmesi · dava sebebi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDüzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya «sebebin», davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır. (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E-2000/10150 K, 2006/9411 E-2007/12223 K, 2007/4507 E-2008/6825 K, 2005/6508 E-2006/9306 K) Ayrıca doktrinde de (Bkz.
Mahkemece, tensiben davanın BK 348. maddesine dayalı «rekabet yasağı» nedeniyle tazminat olduğu İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde işçi ve işveren arasında çıkacak her türlü ihtilafların çözümünde İş Mahkemelerinin «görevli» kılındığı gerekçeleri ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7526 E. 2014/11678 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa davada, davacı taraf davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi nedeniyle «cezai şart» istemektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · hizmet akdi · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · hizmet sözleşmesi · alacak davası · dava sebebi · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı işveren ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli centilmenlik anlaşmasından doğan «alacak davası» olup, davacı işveren şirket ile davalı çalışanı arasında yapılmış olan 13/07/2011 tarihli centilmenlik anlaşmasından doğan ihtilaflara İş mahkemelerinin bakmakla «görevli» olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli İzmir İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Düzenleme «hizmet sözleşmesi» içinde yer almakla birlikte «hizmet akdi» süresinde yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususta düzenleme getirmektedir.
Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlanma noktasının veya «sebebin», davanın «ticari niteliğini» değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalar olup Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yoldadır. (2008/7321 E- 2008/9007 K, 2000/8808 E-2000/10150 K, 2006/9411 E-2007/12223 K, 2007/4507 E-2008/6825 K, 2005/6508 E-2006/9306 K) Ayrıca doktrinde de (Bkz.
Ayrıca, ticari «sırrın» ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi, "Rekabet Yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bulunan ticari bir konudur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5174 E. , 2010/2044 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Büyükçekmece Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.02.2008 tarih ve 2003/2432-2008/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-birleşen davanın davalı vekili, müvekkilinin davalının yanında müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, işe girerken kendisinden teminat amaçlı 2.000 USD bedelli bono alındığını, sözleşmenin feshi üzerine davalı tarafından bononun iade edilmediğini ve ayrıca 6.640 USD komisyon alacağının ödenmediğini ileri sürerek, anılan bedelin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve teminat amaçlı verilen bononun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen davanın davacı vekili, davacıdan teminat amaçlı bono alınmadığını ve davacının müvekkilinden alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş; birleşen davada ise, davacının imzaladığı sözleşmede rekabet yasağına ilişkin düzenleme bulunduğunu, müvekkilinden ayrıldıktan sonra davacının müvekkilinin bulunduğu bölgede aynı faaliyet alanında çalışarak rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, sözleşmede yer alan 10.000 USD cezai şartın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 6.640 USD alacaklı olduğu; ancak, teminat amaçlı bono verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 6.640 USD’nin davalıdan tahsiline, bono iptali isteminin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl dava, satış temsilcisi olan davacının davalıdan komisyon alacağı istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, birleşen dava yönünden cezai şarta ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde rekabet yasağı düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını, şart edebilirler”, ikinci fıkrasında ise “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” denilerek, bunun sınırı belirlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı-birleşen davacı vekilinin talebinin BK’nın 348 ve devamı maddelerine göre değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davacı vekili dava dilekçesinde, hükmedilecek alacağa reeskont faizi uygulanmasını talep etmiş olup, mahkemece davacının faiz konusundaki istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı vekilinin faiz istemi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta hüküm kurulmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı-birleşen davacı yararına, 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı–birleşen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-birleşen davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009354400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz