Cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3810 E. 2020/2260 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çalışma özgürlüğü↗ hizmet akdi↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ rekabet yasağı↗ sözleşmeye aykırılık↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ oy yasağı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının imzaladığı hizmet akdinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde Ege ve Marmara Bölgesine ilişkin rekabet yasağı coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahvına sebep olacak mahiyette olduğu, çalışma özgürlüğüne aykırı, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda taraflar arasında imzalanan hizmet akdinde yer alan anılan düzenlemelerin batıl olduğu, kaldı ki davalının görevi sebebiyle edinmiş olduğu bilgiyi kullandığının da dosyadan anlaşılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şart istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının iş akdinin sona erdiği ve yeni bir iş yerinde çalışmaya başladığı tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 348. maddesinde “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını, şart edebilirler. Rekabet memnuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir. İşçi, akdin yapıldığı zamanda reşit değil ise rekabet memnuniyetine dair olan şart batıldır.'', aynı Kanunun 349. maddesinde de ''Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu rekabet yasağı sözleşmesi, zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki cezai şart personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir. İşverenin bu nedenle daha fazla zararı olursa fazlasını talep hakkı saklıdır.'' hükümlerine yer verilmekle rekabet yasağı sözleşmesinin zaman, yer ve faaliyet alanı bakımından sınırlandırılmış mahiyette olduğu anlaşılmakta olup, davalının iş akdinin sona ermesinden yaklaşık 1 ay sonra davacı şirketin faaliyet alanında ve davacı şirketle aynı bölgede faaliyet gösteren başka bir şirkette işe girdiği de gözetildiğinde anılan rekabet yasağı sözleşmesinin batıl olduğunu ileri sürmesi dahi MK'nın 2. maddesine aykırıdır.
Şu halde mahkemece, rekabet yasağı sözleşmesinin batıl olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkette mühendis olarak çalışmış olan davalının, davacı şirketin ticari bilgilerine vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, edindiği bilgileri 3. kişilere aktarma ihtimalinin bulunduğu, bu halin ihtimalinin bile rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen cezai şartın tatbiki için yeterli görülebileceği, eş anlatımla edinilen bilgilerin kullanıldığının ispat edilmesinin gerekmediği dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış ve kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13834 E. 2018/4613 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · Cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
Şu halde mahkemece, «rekabet yasağı sözleşmesinin» batıl olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkette mühendis olarak çalışmış olan davalının, davacı şirketin ticari bilgilerine vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, edindiği bilgileri 3. kişilere aktarma ihtimalinin bulunduğu, bu halin ihtimalinin bile rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen «cezai şartın» tatbiki için yeterli görülebileceği, eş anlatımla edinilen bilgilerin kullanıldığının ispat edilmesinin gerekmediği dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın red …
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «rekabet yasağı sözleşmesinde» öngörülen 3 yıllık sürenin Kanunda belirtilen süreyi aştığı, coğrafi bölge anlamında 4.maddede Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi ile sınırlı olmak üzere denilmiş ise de ambalaj sektöründe yer alan firmaların büyük çoğunluğunun anılan bölgelerde bulunduğu, sözleşmenin geçerli sayılması halinde özellikle ambalaj sektöründe eğitim aldığı anlaşılan davalının 3 yıl gibi uzun bir süreyle çalışmasının engellenmesinin «çalışma hürriyeti» ve «hakkaniyet» ile bağdaşmayacağı, sözleşmenin sadece işçi aleyhine hükümler taşıdığı, bu nedenle rekabet yasağının «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir.'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda ... şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından ... şirketine ödenecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çalışma hürriyeti · geçersizlik · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444. ve 445/1. maddesi gözetilerek «rekabet yasağına» dair sözleşme maddesinin «çalışma hürriyeti» ve «hakkaniyetle» bağdaşmayacağı, bu sebeple «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalının iş akdinin sona erdiği ve yeni bir iş yerinde çalışmaya başladığı tarih itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlıkta BK'nın 348 ve 349. madde koşullarının mevcudiyeti tartışılmaksızın ve işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «rekabet yasağı sözleşmesinde» öngörülen 3 yıllık sürenin Kanunda belirtilen süreyi aştığı, coğrafi bölge anlamında 4.maddede Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi ile sınırlı olmak üzere denilmiş ise de ambalaj sektöründe yer alan firmaların büyük çoğunluğunun anılan bölgelerde bulunduğu, sözleşmenin geçerli sayılması halinde özellikle ambalaj sektöründe eğitim aldığı anlaşılan davalının 3 yıl gibi uzun bir süreyle çalışmasının engellenmesinin «çalışma hürriyeti» ve «hakkaniyet» ile bağdaşmayacağı, sözleşmenin sadece işçi aleyhine hükümler taşıdığı, bu nedenle rekabet yasağının «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15601 E. 2017/2522 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
Şu halde mahkemece, «rekabet yasağı sözleşmesinin» batıl olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkette mühendis olarak çalışmış olan davalının, davacı şirketin ticari bilgilerine vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, edindiği bilgileri 3. kişilere aktarma ihtimalinin bulunduğu, bu halin ihtimalinin bile rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen «cezai şartın» tatbiki için yeterli görülebileceği, eş anlatımla edinilen bilgilerin kullanıldığının ispat edilmesinin gerekmediği dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın red …
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… de çalışırken daha sonra ayrılarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı, taraflar arasında akdedilen 16/05/2003 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» uyarınca davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12.000 USD ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş …
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan ... ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu kararda… acıya ait iş yerinde çalışırken daha sonra işten ayrılarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir yerde çalışmaya başladığı, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesi» uyarınca davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12.000 ABD doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının da davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere uyuşmazlıkta BK'nın 348 ve 349. madde koşullarının mevcudiyeti tartışılmaksızın ve sadece sözleşmede bu hususta hüküm bulunduğundan bahisle «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5174 E. 2010/2044 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
Şu halde mahkemece, «rekabet yasağı sözleşmesinin» batıl olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkette mühendis olarak çalışmış olan davalının, davacı şirketin ticari bilgilerine vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, edindiği bilgileri 3. kişilere aktarma ihtimalinin bulunduğu, bu halin ihtimalinin bile rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen «cezai şartın» tatbiki için yeterli görülebileceği, eş anlatımla edinilen bilgilerin kullanıldığının ispat edilmesinin gerekmediği dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın red …
Benzer bu kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · reeskont faizi · olumsuz oy · komisyon · bono · eksik inceleme · teminat · temsil
Benzer bu kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 6.640 USD alacaklı olduğu; ancak, «teminat» amaçlı «bono» verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 6.640 USD’nin davalıdan tahsiline, bono iptali isteminin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
3- Davacı vekili dava dilekçesinde, hükmedilecek alacağa «reeskont faizi» uygulanmasını talep etmiş olup, mahkemece davacının faiz konusundaki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davalı-birleşen davacı vekilinin talebinin BK’nın 348 ve devamı maddelerine göre değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3829 E. 2017/6169 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · Cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
Şu halde mahkemece, «rekabet yasağı sözleşmesinin» batıl olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkette mühendis olarak çalışmış olan davalının, davacı şirketin ticari bilgilerine vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, edindiği bilgileri 3. kişilere aktarma ihtimalinin bulunduğu, bu halin ihtimalinin bile rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen «cezai şartın» tatbiki için yeterli görülebileceği, eş anlatımla edinilen bilgilerin kullanıldığının ispat edilmesinin gerekmediği dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın red …
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… ecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını şart edebilirler.” Somut olayda «rekabet yasağını» öngören sözleşmede davalının rakip firmalarda çalışmamasının şart edildiği gözetildiğinde yasaklama bakımından coğrafi alan gösterilmemiş olmasının sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğuracağı şeklinde değerlendirme yapılamayacağı gibi; aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü dikkate alınmadan davacının «zararının ispat» edilememiş olması gerekçesiyle karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari sır · zararın ispatı · geçersizlik
Benzer bu kararda… hhüdü" sözleşmesiyle aynı sektördeki firmaların isim isim sayılarak hiçbir coğrafi sınır getirmeden aynı sektördeki mesleğini icra etmesinin yasaklanması nedeniyle, «geçersiz» olduğu, davalının davacı firmada çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin bu yolla ne tür bir zarara uğradığı iddia ve ispat edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine k …
… ecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını şart edebilirler.” Somut olayda «rekabet yasağını» öngören sözleşmede davalının rakip firmalarda çalışmamasının şart edildiği gözetildiğinde yasaklama bakımından coğrafi alan gösterilmemiş olmasının sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğuracağı şeklinde değerlendirme yapılamayacağı gibi; aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü dikkate alınmadan davacının «zararının ispat» edilememiş olması gerekçesiyle karar verilmesi de doğru değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1642 E. 2020/4806 K.
Ortak:çalışma özgürlüğü · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının imzaladığı «hizmet akdinin» «rekabet yasağına» ilişkin maddesinde Ege ve Marmara Bölgesine ilişkin rekabet yasağı coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahvına sebep olacak mahiyette olduğu, «çalışma özgürlüğüne» aykırı, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda taraflar arasında imzalanan hizmet akdinde yer alan anılan düzenlemelerin batıl olduğu, kaldı ki …
Dava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
Benzer bu kararda… rılığı sebebiyle takdiren 1.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesine, davalı ... ile davacı arasında düzenlenen 10.11.2006 tarihli iş sözleşmesinin IX/2 maddesindeki «rekabet yasağı» hükmünden sonra, 31.07.2011 tarihinde düzenlenen «sulh» ve «ibraname» anlaşması ile doğmuş ve doğacak haklardan karşılıklı «feragat» edildiği anlaşılmakla bu ibranamenin tarafları bağlayacağı açık olup davacı «tacir» olduğundan tüm iş ve eylemlerinde basiretli davranması gerektiğinden, IX/2 maddesindeki rekabet yasağına dayalı talepte bulunamayacağı ve 31.07.2011 tarihinde düzenlenen sulh ve ibraname anlaşması 5. maddesinde rekabet yasağına dair hüküm olmadığından davalı ... yönünden «cezai şart» talebinin reddine, davalı ...
Kararı davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir. (1) Davacı, müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen iş sözleşmesinde «rekabet yasağına» ilişkin madde bulunduğunu, davalının işten ayrıldıktan sonra davalı şirkette çalışmaya başlayarak bu hükmünü ihlal ettiğini iddia ederek, «cezai şart» talebinde bulunmuştur.
Sözleşmede öngörülen «rekabet yasağı»; ancak işçinin iktisadi geleceğinin «hakkaniyete» muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, yer ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise geçerlidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · ticari sır · çerçeve sözleşme · ibraname · feragat · sulh · taahhütname · tacir
Benzer bu kararda… rılığı sebebiyle takdiren 1.000.-TL manevi tazminata hükmedilmesine, davalı ... ile davacı arasında düzenlenen 10.11.2006 tarihli iş sözleşmesinin IX/2 maddesindeki «rekabet yasağı» hükmünden sonra, 31.07.2011 tarihinde düzenlenen «sulh» ve «ibraname» anlaşması ile doğmuş ve doğacak haklardan karşılıklı «feragat» edildiği anlaşılmakla bu ibranamenin tarafları bağlayacağı açık olup davacı «tacir» olduğundan tüm iş ve eylemlerinde basiretli davranması gerektiğinden, IX/2 maddesindeki rekabet yasağına dayalı talepte bulunamayacağı ve 31.07.2011 tarihinde düzenlenen sulh ve ibraname anlaşması 5. maddesinde rekabet yasağına dair hüküm olmadığından davalı ... yönünden «cezai şart» talebinin reddine, davalı ...
Sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının manevi tazminat istemi yönünden, davalıların davacı şirketin «ticari sır» niteliğindeki müşteri listelerini kullanmaları sebebiyle eylemleri hukuka aykırı olduğundan, davalı ..., davalı şirketin kurucusu olduğu ve davalı şirket yönünden menfaat elde edildiği ve eylemin ağırlığı olayın özelliği dikkate alınarak davalı ... ve davalı Berussa Patent Dan.
… leaynı iştigal konusuna haiz bir kuruluşun herhangi bir kademesinde ücretli veya ücretsiz olarak görev almamayı ve aynı işi kendi nam ve hesabına yapmamayı kabul ve «taahhüt» eder...aksi davranışı halinde işverenin uğrayacağı zararların karşılığı olarak 30 aylık brüt ücret tutarında «cezai şart» ödemeyi kabul eder" şeklindedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7435 E. 2022/141 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · Cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
Şu halde mahkemece, «rekabet yasağı sözleşmesinin» batıl olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkette mühendis olarak çalışmış olan davalının, davacı şirketin ticari bilgilerine vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, edindiği bilgileri 3. kişilere aktarma ihtimalinin bulunduğu, bu halin ihtimalinin bile rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen «cezai şartın» tatbiki için yeterli görülebileceği, eş anlatımla edinilen bilgilerin kullanıldığının ispat edilmesinin gerekmediği dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın red …
Benzer bu kararda… ılı bozma ilamında da, 2013/385 esas, 2014/45 karar numaralı mahkeme kararında, rekabet sözleşmesinde rekabet mahalli olarak İstanbul’un belirlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sebeplerinden biri olarak benimsendiği, ancak bu konuda davalının çalışma hayatındaki müktesebatı, tecrübesi ve uzmanlık alanına göre, «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan yer sınırlamasının onun iktisadi geleceğini tehlikeye atacak mahiyette «hakkaniyete» aykırı bir sınırlama teşkil edip etmediği hususunda, «ispat yükünün» davalıda olduğu dikkate alınarak, uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
Sözleşmede öngörülen «rekabet yasağı»; ancak işçinin iktisadi geleceğinin «hakkaniyete» muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, yer ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise geçerlidir; zira mülga kanunda 6102 sayılı TBK hükümlerinin aksine hakime sözleşmeyi «tenkis» yetkisi verilmemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, Dairemizin 2014/9016 Esas ve 30/04/2015 tarihli 2015/6155 karar sayılı ilamı gereği sözleşmede yazan «rekabet yasağının» ihlal edilmediğini «ispat yükünün» davalıda olduğu, yine Dairemizin 08/04/2019 tarih, 2018/989 Esas, 2019/2742 sayılı bozma ilamı gereği olaya uygulanması gereken yasa maddesinin mülga 818 sayılı BK 348 vd. maddeleri olduğu, davalının 08/11/2010 tarihinde davacı şirketten «istifa» ederek ayrıldığı, dava dışı Nobel İlaç San.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · çalışma hürriyeti · tenkis · çerçeve sözleşme · istifa · ispat yükü · geçersizlik · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, Dairemizin 2014/9016 Esas ve 30/04/2015 tarihli 2015/6155 karar sayılı ilamı gereği sözleşmede yazan «rekabet yasağının» ihlal edilmediğini «ispat yükünün» davalıda olduğu, yine Dairemizin 08/04/2019 tarih, 2018/989 Esas, 2019/2742 sayılı bozma ilamı gereği olaya uygulanması gereken yasa maddesinin mülga 818 sayılı BK 348 vd. maddeleri olduğu, davalının 08/11/2010 tarihinde davacı şirketten «istifa» ederek ayrıldığı, dava dışı Nobel İlaç San.
Bu durumda sözleşmenin tarafları, «sözleşme özgürlüğü» ilkesi «çerçevesinde sözleşmenin» konusunu belirlemede özgür iseler de bu özgürlüğün sınırsız ve sonsuz olduğu söylenemez.
… ılı bozma ilamında da, 2013/385 esas, 2014/45 karar numaralı mahkeme kararında, rekabet sözleşmesinde rekabet mahalli olarak İstanbul’un belirlenmesinin sözleşmenin «geçersizliği» sebeplerinden biri olarak benimsendiği, ancak bu konuda davalının çalışma hayatındaki müktesebatı, tecrübesi ve uzmanlık alanına göre, «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan yer sınırlamasının onun iktisadi geleceğini tehlikeye atacak mahiyette «hakkaniyete» aykırı bir sınırlama teşkil edip etmediği hususunda, «ispat yükünün» davalıda olduğu dikkate alınarak, uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
A.Ş'nin rakip firma olduğu, davalının pazarlama stratejileri ile ilgili olarak bilgi sahibi olduğu, bu durumun tehlikenin ve zararın varlığı için yeterli olduğu, davalının aksini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile taleple bağlı kalınarak toplam 1.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6893 E. 2015/4615 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · sözleşmeye aykırılık · oy yasağı
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
İşverenin bu nedenle daha fazla zararı olursa fazlasını talep hakkı saklıdır.'' hükümlerine yer verilmekle «rekabet yasağı sözleşmesinin» zaman, yer ve faaliyet alanı bakımından sınırlandırılmış mahiyette olduğu anlaşılmakta olup, davalının iş akdinin sona ermesinden yaklaşık 1 ay sonra davacı şirket …
Benzer bu karardaİşbu davanın dayanağı «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık» olup, mülga Borçlar Kanununun 348. maddesinde, “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet a …
Rekabet memnuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir” şeklinde kurallara yer verilerek «rekabet yasağının» esasları düzenlenmiştir.
Borçlar Kanunu'nun ilgili hükmünde ikinci cümlede ise «rekabet yasağının» kapsamı sınırlandırılmış ve işverene önemli bir zarar verilmesi ihtimalinin olmadığı durumlarda bu tür düzenlemelerin geçerli olacağı hükme bağlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçi-işveren ilişkisi · tüzel kişilik · ticaret sicili · geçersizlik · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu kararda2-Asıl dava, TTK’nın 58. maddesi uyarınca «haksız rekabetin» men’i ve haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı şekilde davalı şirketin haksız rekabetinin men’ine karar verilmesi yanında,davacı tarafın istemini de aşacak ve davalı şirketin «tüzel kişiliğini» de sona erdirecek bir şekilde davalı şirketin iştigalinin sona erdirilmesine şeklinde hüküm tesisi doğru görülmemiş, asıl davadaki hükmün bu nedenle davalı şirket …
Somut olayda davacı ile davalılar arasında «rekabet yasağını» düzenleyen sözleşme hükümleri ile rekabet yasağına atıf yapan hükümler değerlendirildiğinde rekabet yasağının tüm Türkiye sınırlarını içermesi karşısında yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde geçerli olmadığı aşikar olup, bu bağlamda mahkemece «geçersiz» bir sözleşmeye dayalı olarak davalıların «maddi tazminata» mahkum edilmesi hukuken olanaklı değildir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne ilişkin karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalı şirketin davacı aleyhine «haksız rekabet» eyleminde bulunduğu, davacının davalının 2007 yılı karından 53.859,27 TL'yi talep edilebileceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, davalı şirketin haksız rekabetinin men’ine, davalı şirketin iştigalinin sona erdirilmesine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
3-Taraf vekillerinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince, birleşen dava ise «haksız rekabet» sonucu meydana gelen maddi zararın davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9016 E. 2015/6155 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · Cezai şart
İncelediğiniz karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki «cezai şart» personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir.
Şu halde mahkemece, «rekabet yasağı sözleşmesinin» batıl olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkette mühendis olarak çalışmış olan davalının, davacı şirketin ticari bilgilerine vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, edindiği bilgileri 3. kişilere aktarma ihtimalinin bulunduğu, bu halin ihtimalinin bile rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen «cezai şartın» tatbiki için yeterli görülebileceği, eş anlatımla edinilen bilgilerin kullanıldığının ispat edilmesinin gerekmediği dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın red …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı, «rekabet yasağı sözleşmesi» ile ... ilinin tamamının rekabet yasağı kapsamına alınmış olmasının rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek şekilde olduğunu gösterdiği, TBK'nın 445. maddesinde (eBK m 349 ) öngörülen sözleşmenin «geçerlilik şartının» olayda oluşmadığı gerekçesiyle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, Mülga BK’nın 349.maddesine göre “Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin «hakkaniyete» muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.” Somut olayda davaya dayanak yapılan «rekabet yasağı sözleşmesinde» süre iki yıl olarak öngörülmüş, coğrafi sınır da ... ili olarak belirlenmiştir.
Mahkemece rekabet sözleşmesinde rekabet mahalli olarak ...’un belirlenmesi sözleşmenin «geçersizliği» sebeplerinden biri olarak benimsenmiş ise de, bu konuda davalının çalışma hayatındaki müktesebatı, tecrübesi ve uzmanlık alanına göre, «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan yer sınırlamasının onun iktisadi geleceğini tehlikeye atacak mahiyette «hakkaniyete» aykırı bir sınırlama teşkil edip etmediği hususunda, «ispat yükünün» davalıda olduğu dikkate alınarak, uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçerlilik şartı · bilirkişi ücreti · karine · kesin süre · ispat yükü · geçersizlik · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı, «rekabet yasağı sözleşmesi» ile ... ilinin tamamının rekabet yasağı kapsamına alınmış olmasının rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek şekilde olduğunu gösterdiği, TBK'nın 445. maddesinde (eBK m 349 ) öngörülen sözleşmenin «geçerlilik şartının» olayda oluşmadığı gerekçesiyle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… , caizdir.” Buna göre işçinin müşterileri tanıdığı ve (veya) esrara nüfuzunun bulunduğu ve bunun da iş sahibine etki edecek derecede zarara sebebiyet verebileceğini «ispat yükü» bunu iddia eden davacıda olmakla birlikte, daha önce bir ilaç şirketi olan davacı firmada ürün müdürü olarak çalışan davalı işçi, davacıdan ayrıldıktan sonra dava dışı başka bir ilaç firmasında aynı pozisyonda ürün yöneticisi olarak ve etken malzemesi aynı olan ürün yönünden çalışmaya başlamış olup, davalının çalışma pozisyonu dikkate alındığında davacıya etki edecek derecede zarara sebebiyet verebileceği «karine» olarak kabul edilmelidir.
Mahkemece rekabet sözleşmesinde rekabet mahalli olarak ...’un belirlenmesi sözleşmenin «geçersizliği» sebeplerinden biri olarak benimsenmiş ise de, bu konuda davalının çalışma hayatındaki müktesebatı, tecrübesi ve uzmanlık alanına göre, «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan yer sınırlamasının onun iktisadi geleceğini tehlikeye atacak mahiyette «hakkaniyete» aykırı bir sınırlama teşkil edip etmediği hususunda, «ispat yükünün» davalıda olduğu dikkate alınarak, uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, somut olaya özgü olarak işin niteliği de gözetilerek «ispat yükünün» davalıda olduğu ilke olarak kabul edilmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken «eksik incelemeye» ve ispat yükü konusunda yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3810 E. , 2020/2260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11/02/2019 tarih ve 2018/1024-2019/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı ekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının 01.08.2006 tarihinde müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, en son kalite proses mühendisi olarak çalıştığını, taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesi akdedildiğini, davalının bu hükümlere aykırı hareket ettiğini, sözleşmede öngörülen cezai şarta dair koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 USD cezai şartın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; rekabet yasağına dair sözleşmenin süre ve coğrafi sınırlama bakımından geçersiz olduğunu, davacının bir zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının imzaladığı hizmet akdinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde Ege ve Marmara Bölgesine ilişkin rekabet yasağı coğrafi alan sınırlamasının işçinin iktisaden mahvına sebep olacak mahiyette olduğu, çalışma özgürlüğüne aykırı, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda taraflar arasında imzalanan hizmet akdinde yer alan anılan düzenlemelerin batıl olduğu, kaldı ki davalının görevi sebebiyle edinmiş olduğu bilgiyi kullandığının da dosyadan anlaşılamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şart istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının iş akdinin sona erdiği ve yeni bir iş yerinde çalışmaya başladığı tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 348. maddesinde “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizmet akdinde her iki taraf, akdin hitamından sonra, işçinin kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını, şart edebilirler. Rekabet memnuniyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.
İşçi, akdin yapıldığı zamanda reşit değil ise rekabet memnuniyetine dair olan şart batıldır.'', aynı Kanunun 349. maddesinde de ''Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin hakkaniyete muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu rekabet yasağı sözleşmesi, zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan Ege ve Marmara Bölgesi ve sektör açısından ambalaj sektörü ile sınırlı olmak üzere düzenlenmiştir'', 5. maddesinde de ''Rekabet yasağına aykırı davranılması durumunda Pilenpak şirketinin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararlarını tazmin hakkı saklı kalmak üzere 30.000 ABD doları tutarındaki cezai şart personel tarafından Pilenpak şirketine ödenecektir. İşverenin bu nedenle daha fazla zararı olursa fazlasını talep hakkı saklıdır.'' hükümlerine yer verilmekle rekabet yasağı sözleşmesinin zaman, yer ve faaliyet alanı bakımından sınırlandırılmış mahiyette olduğu anlaşılmakta olup, davalının iş akdinin sona ermesinden yaklaşık 1 ay sonra davacı şirketin faaliyet alanında ve davacı şirketle aynı bölgede faaliyet gösteren başka bir şirkette işe girdiği de gözetildiğinde anılan rekabet yasağı sözleşmesinin batıl olduğunu ileri sürmesi dahi MK'nın 2.
maddesine aykırıdır.
Şu halde mahkemece, rekabet yasağı sözleşmesinin batıl olduğunun kabul edilmesi doğru olmadığı gibi davacı şirkette mühendis olarak çalışmış olan davalının, davacı şirketin ticari bilgilerine vakıf olabilecek bir pozisyonda çalıştığı, edindiği bilgileri 3. kişilere aktarma ihtimalinin bulunduğu, bu halin ihtimalinin bile rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen cezai şartın tatbiki için yeterli görülebileceği, eş anlatımla edinilen bilgilerin kullanıldığının ispat edilmesinin gerekmediği dahi gözetilmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış ve kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587552800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz