Rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5488 E. 2017/7061 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet etmeme yasağı↗ hakkaniyet indirimi↗ ihbar tazminatı↗ rekabet yasağı↗ istifa↗ temerrüt tarihi↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ ihbar↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 24.04.2009 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde “sözleşme sona erdikten sonra personelin ...,...,...,...,...,...,...,...,...,... ..., ve ...'ta işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde 3 ay çalışmamayı kabul edeceği, aksi halde 6 aylık brüt maaşı tutarında cezai şart ödeyeceği” hususlarının kararlaştırıldığı, davalının 08.04.2011 tarihinde davacı işyerinden istifa ederek 22.04.2011 tarihinden itibaren davacı ile aynı alan ve bölgede faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, böylece kararlaştırılan 3 aylık süre ile rekabet etmeme yasağını ihlal ettiği, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 10.086,77 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının 3 aylık rekabet yasağı için 6 aylık brüt ücreti tutarında öngörülen cezai şartın hak ve nesafet kurallarına aykırılık taşıdığı, bu nedenle takdiren 1/3 oranında hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.724,51 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihi olan 17.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının yaptığı iş nedeniyle müşterileri tanımasından ve işletmenin sırlarına nüfuzundan istifade edip edemeyeceği araştırılmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 24.04.2009 tarihinde düzenlenen hizmet akdine istinaden davalının davacı şirkette 24.04.2009-08.04.2009 tarihleri arasında medikal delege olarak çalıştığı, davalının 08.04.2009 tarihli dilekçesi ile görevinden istifa ettiği, davacı tarafından ... 1. İş Mahkemesi’nin 2011/620 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine ihbar tazminatı alacağı için dava açıldığı, bu dava sonucunda davalının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesine aykırı biçimde istifa ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmakta olup, bu hususlarda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08.04.2009 tarihi ve sözleşmede yer alan rekabet yasağının ihlali olan davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı 20.04.2011 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlığa 818 sayılı Yasa'nın 348 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 348/2 maddesi uyarınca “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin alıcıları tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” Bu durumda, mahkemece anılan hüküm gözetilerek, davalının yaptığı iş nedeniyle müşterileri tanımasından ve işletmenin sırlarına nüfuzundan istifade edip edemeyeceği araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5174 E. 2010/2044 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ...,...,...,...,... ..., ve ...'ta işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde 3 ay çalışmamayı kabul edeceği, aksi halde 6 aylık brüt maaşı tutarında «cezai şart» ödeyeceği” hususlarının kararlaştırıldığı, davalının 08.04.2011 tarihinde davacı işyerinden «istifa» ederek 22.04.2011 tarihinden itibaren davacı ile aynı alan ve bölgede faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, böylece kararlaştırılan 3 aylık süre ile «rekabet etmeme yasağını» ihlal ettiği, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 10.086,77 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının 3 aylık «rekabet yasağı» için 6 aylık brüt ücreti tutarında öngörülen cezai şartın hak ve nesafet kurallarına aykırılık taşıdığı, bu nedenle takdiren 1/3 oranında «hakkaniyet indirimi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.724,51 TL cezai şart alacağının «temerrüt tarihi» olan 17.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08.04.2009 tarihi ve sözleşmede yer alan «rekabet yasağının» ihlali olan davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı 20.04.2011 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlığa 818 sayılı Yasa'nın 348 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Oysa, Borçlar Kanunu’nun 348 ve devamı maddelerinde «rekabet yasağı» düzenlenmiş olup, anılan maddesinin 1. fıkrasında “İş sahibinin müşterilerini tanımak veya işlerinin esrarına nüfuz etmek hususlarında işçiye müsait olan bir hizme …
Mahkemece, birleşen dava yönünden «cezai şarta» ilişkin düzenlemenin çalışma hayatına aykırı olduğu, ahlaka ve hukuka aykırı sözleşme hükümlerinin gerersiz olduğu gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · komisyon alacağı · reeskont faizi · olumsuz oy · komisyon · bono · teminat · temsil
Benzer bu kararda2- Asıl dava, satış «temsilcisi» olan davacının davalıdan «komisyon alacağı» istemine, birleşen dava ise, davalıya ait işyerinden ayrılan davacının «rekabet yasağı sözleşmesine» aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan 6.640 USD alacaklı olduğu; ancak, «teminat» amaçlı «bono» verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 6.640 USD’nin davalıdan tahsiline, bono iptali isteminin reddine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
3- Davacı vekili dava dilekçesinde, hükmedilecek alacağa «reeskont faizi» uygulanmasını talep etmiş olup, mahkemece davacının faiz konusundaki istemi hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12520 E. 2012/19735 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda… ...,...,...,...,... ..., ve ...'ta işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde 3 ay çalışmamayı kabul edeceği, aksi halde 6 aylık brüt maaşı tutarında «cezai şart» ödeyeceği” hususlarının kararlaştırıldığı, davalının 08.04.2011 tarihinde davacı işyerinden «istifa» ederek 22.04.2011 tarihinden itibaren davacı ile aynı alan ve bölgede faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, böylece kararlaştırılan 3 aylık süre ile «rekabet etmeme yasağını» ihlal ettiği, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 10.086,77 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının 3 aylık «rekabet yasağı» için 6 aylık brüt ücreti tutarında öngörülen cezai şartın hak ve nesafet kurallarına aykırılık taşıdığı, bu nedenle takdiren 1/3 oranında «hakkaniyet indirimi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.724,51 TL cezai şart alacağının «temerrüt tarihi» olan 17.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08.04.2009 tarihi ve sözleşmede yer alan «rekabet yasağının» ihlali olan davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı 20.04.2011 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlığa 818 sayılı Yasa'nın 348 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 348. maddesine göre «rekabet yasağının» ihlali nedeni ile «cezai şarta» hükmedilebilmesi için maddede sözü edilen koşulların gerçekleşmesi yeterli olup bu koşullar dışında ayrıca zararın kanıtlanmasına gerek yoktur.
Bu itibarla mahkemece «rekabet yasağı» ile ilgili sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve ihlal edilip edilmediği incelenip, geçerli ve ihlal edilmiş ise sözleşme ile kararlaştırılan «cezai şarta» hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · mevduat hesabı · komisyon · bono · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıdan 6.640 USD alacaklı olduğu; ancak «teminat» amaçlı «bono» verildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davada davacının davalıdan 6.640 USD «komisyon alacağı» talebinin kabulüne, bu bedelin dava tarihinden itibaren devlet bankalarınca Amerikan Doları üzerinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» uygulanan faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, teminat amaçlı verilen bononun iptaline yönelik istemin reddine, birleşen davad …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9730 E. 2015/12190 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ...,...,...,...,... ..., ve ...'ta işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde 3 ay çalışmamayı kabul edeceği, aksi halde 6 aylık brüt maaşı tutarında «cezai şart» ödeyeceği” hususlarının kararlaştırıldığı, davalının 08.04.2011 tarihinde davacı işyerinden «istifa» ederek 22.04.2011 tarihinden itibaren davacı ile aynı alan ve bölgede faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, böylece kararlaştırılan 3 aylık süre ile «rekabet etmeme yasağını» ihlal ettiği, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 10.086,77 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının 3 aylık «rekabet yasağı» için 6 aylık brüt ücreti tutarında öngörülen cezai şartın hak ve nesafet kurallarına aykırılık taşıdığı, bu nedenle takdiren 1/3 oranında «hakkaniyet indirimi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.724,51 TL cezai şart alacağının «temerrüt tarihi» olan 17.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08.04.2009 tarihi ve sözleşmede yer alan «rekabet yasağının» ihlali olan davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı 20.04.2011 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlığa 818 sayılı Yasa'nın 348 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… an ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların «delilleri toplanarak» «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle «rekabet yasağına» ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, iş akdinin sona ermesinden sonraki dönem için kararlaştırılan, işçinin «rekabet yasağına» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari sır · genel işlem şartı · delillerin toplanmaması · bilirkişi incelemesi · taşıyan
Benzer bu kararda… avunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının işverene teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışmaları gibi işler yaptığı, «ticari sır» niteliği «taşıyacak» bilgilere vakıf olduğu veya bu bilgileri kullandığı yönünde her hangi bir iddianın ileri sürülmediği, davacı işçinin kendi yaşamını sürdürebilmek için anladığı ve uyguladığı işi yapmaktan başka çaresi bulunmadığı, geçimini sağlamak için benzer bir iş yapan şirkette işe girdiği, rekabet etmeme şartını öngören sözleşmeyi zayıf pozisyonda olan davalının tartışmadan imzalamak zorunda kaldığı, «genel işlem şartı» niteliği taşıyan şartları dahi kabul etmek zorunda kaldığını, serbest iradeyle imzalanan bir sözleşmenin varlığının tartışmalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine …
… an ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü gereği, mahkemece tarafların «delilleri toplanarak» «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve davalının çalıştığı pozisyon nedeniyle «rekabet yasağına» ilişkin bu hükmün uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, davalının teknik bir alanda hizmet verdiği, teknik servis, müşteri ziyareti, laboratuar çalışması yaptığı tespit edilmiş, ancak sözleşmenin «genel işlem şartı» niteliğindeki hükümlerinin geçerli kabul edilemeyeceği ve davacının ticari sırlara vakıf olduğu ve bu bilgileri davacı işveren aleyhine sonuç doğuracak şekilde kullandığına dair araştırma ihtiyacı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9016 E. 2015/6155 K.
Ortak:rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ...,...,...,...,... ..., ve ...'ta işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde 3 ay çalışmamayı kabul edeceği, aksi halde 6 aylık brüt maaşı tutarında «cezai şart» ödeyeceği” hususlarının kararlaştırıldığı, davalının 08.04.2011 tarihinde davacı işyerinden «istifa» ederek 22.04.2011 tarihinden itibaren davacı ile aynı alan ve bölgede faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, böylece kararlaştırılan 3 aylık süre ile «rekabet etmeme yasağını» ihlal ettiği, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 10.086,77 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının 3 aylık «rekabet yasağı» için 6 aylık brüt ücreti tutarında öngörülen cezai şartın hak ve nesafet kurallarına aykırılık taşıdığı, bu nedenle takdiren 1/3 oranında «hakkaniyet indirimi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.724,51 TL cezai şart alacağının «temerrüt tarihi» olan 17.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08.04.2009 tarihi ve sözleşmede yer alan «rekabet yasağının» ihlali olan davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı 20.04.2011 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlığa 818 sayılı Yasa'nın 348 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı, «rekabet yasağı sözleşmesi» ile ... ilinin tamamının rekabet yasağı kapsamına alınmış olmasının rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek şekilde olduğunu gösterdiği, TBK'nın 445. maddesinde (eBK m 349 ) öngörülen sözleşmenin «geçerlilik şartının» olayda oluşmadığı gerekçesiyle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca, Mülga BK’nın 349.maddesine göre “Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin «hakkaniyete» muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.” Somut olayda davaya dayanak yapılan «rekabet yasağı sözleşmesinde» süre iki yıl olarak öngörülmüş, coğrafi sınır da ... ili olarak belirlenmiştir.
Mahkemece rekabet sözleşmesinde rekabet mahalli olarak ...’un belirlenmesi sözleşmenin «geçersizliği» sebeplerinden biri olarak benimsenmiş ise de, bu konuda davalının çalışma hayatındaki müktesebatı, tecrübesi ve uzmanlık alanına göre, «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan yer sınırlamasının onun iktisadi geleceğini tehlikeye atacak mahiyette «hakkaniyete» aykırı bir sınırlama teşkil edip etmediği hususunda, «ispat yükünün» davalıda olduğu dikkate alınarak, uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçerlilik şartı · rekabet yasağı sözleşmesi · bilirkişi ücreti · karine · kesin süre · ispat yükü · geçersizlik · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, «kesin süre» içerisinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı, «rekabet yasağı sözleşmesi» ile ... ilinin tamamının rekabet yasağı kapsamına alınmış olmasının rekabet yasağının işçinin ekonomik geleceğini «hakkaniyete» aykırı olarak tehlikeye düşürecek şekilde olduğunu gösterdiği, TBK'nın 445. maddesinde (eBK m 349 ) öngörülen sözleşmenin «geçerlilik şartının» olayda oluşmadığı gerekçesiyle ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece rekabet sözleşmesinde rekabet mahalli olarak ...’un belirlenmesi sözleşmenin «geçersizliği» sebeplerinden biri olarak benimsenmiş ise de, bu konuda davalının çalışma hayatındaki müktesebatı, tecrübesi ve uzmanlık alanına göre, «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan yer sınırlamasının onun iktisadi geleceğini tehlikeye atacak mahiyette «hakkaniyete» aykırı bir sınırlama teşkil edip etmediği hususunda, «ispat yükünün» davalıda olduğu dikkate alınarak, uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesi de doğru olmamıştır.
… , caizdir.” Buna göre işçinin müşterileri tanıdığı ve (veya) esrara nüfuzunun bulunduğu ve bunun da iş sahibine etki edecek derecede zarara sebebiyet verebileceğini «ispat yükü» bunu iddia eden davacıda olmakla birlikte, daha önce bir ilaç şirketi olan davacı firmada ürün müdürü olarak çalışan davalı işçi, davacıdan ayrıldıktan sonra dava dışı başka bir ilaç firmasında aynı pozisyonda ürün yöneticisi olarak ve etken malzemesi aynı olan ürün yönünden çalışmaya başlamış olup, davalının çalışma pozisyonu dikkate alındığında davacıya etki edecek derecede zarara sebebiyet verebileceği «karine» olarak kabul edilmelidir.
Ayrıca, Mülga BK’nın 349.maddesine göre “Rekabet memnuiyeti ancak işçinin iktisadi istikbalinin «hakkaniyete» muhalif olarak tehlikeye girmesini menedecek surette zaman, mahal ve işin nevi noktasından hal icabına göre münasip bir hudut dahilinde şart edilmiş ise muteberdir.” Somut olayda davaya dayanak yapılan «rekabet yasağı sözleşmesinde» süre iki yıl olarak öngörülmüş, coğrafi sınır da ... ili olarak belirlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3829 E. 2017/6169 K.
Ortak:rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda… ...,...,...,...,... ..., ve ...'ta işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde 3 ay çalışmamayı kabul edeceği, aksi halde 6 aylık brüt maaşı tutarında «cezai şart» ödeyeceği” hususlarının kararlaştırıldığı, davalının 08.04.2011 tarihinde davacı işyerinden «istifa» ederek 22.04.2011 tarihinden itibaren davacı ile aynı alan ve bölgede faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, böylece kararlaştırılan 3 aylık süre ile «rekabet etmeme yasağını» ihlal ettiği, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 10.086,77 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının 3 aylık «rekabet yasağı» için 6 aylık brüt ücreti tutarında öngörülen cezai şartın hak ve nesafet kurallarına aykırılık taşıdığı, bu nedenle takdiren 1/3 oranında «hakkaniyet indirimi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.724,51 TL cezai şart alacağının «temerrüt tarihi» olan 17.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08.04.2009 tarihi ve sözleşmede yer alan «rekabet yasağının» ihlali olan davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı 20.04.2011 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlığa 818 sayılı Yasa'nın 348 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
… ecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını şart edebilirler.” Somut olayda «rekabet yasağını» öngören sözleşmede davalının rakip firmalarda çalışmamasının şart edildiği gözetildiğinde yasaklama bakımından coğrafi alan gösterilmemiş olmasının sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğuracağı şeklinde değerlendirme yapılamayacağı gibi; aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü dikkate alınmadan davacının «zararının ispat» edilememiş olması gerekçesiyle karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari sır · rekabet yasağı sözleşmesi · zararın ispatı · geçersizlik
Benzer bu kararda… hhüdü" sözleşmesiyle aynı sektördeki firmaların isim isim sayılarak hiçbir coğrafi sınır getirmeden aynı sektördeki mesleğini icra etmesinin yasaklanması nedeniyle, «geçersiz» olduğu, davalının davacı firmada çalışırken edindiği «ticari sır» niteliğindeki bilgileri ne şekilde kullandığı ve davacı şirketin bu yolla ne tür bir zarara uğradığı iddia ve ispat edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine k …
… ecek bir iş yapamamasını ve rakip bir müessesede çalışamamasını ve böyle bir müessesede şerik veya sair sıfatla alakadar olamamasını şart edebilirler.” Somut olayda «rekabet yasağını» öngören sözleşmede davalının rakip firmalarda çalışmamasının şart edildiği gözetildiğinde yasaklama bakımından coğrafi alan gösterilmemiş olmasının sözleşmenin «geçersizliği» sonucunu doğuracağı şeklinde değerlendirme yapılamayacağı gibi; aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” hükmü dikkate alınmadan davacının «zararının ispat» edilememiş olması gerekçesiyle karar verilmesi de doğru değildir.
Dava «rekabet yasağı sözleşmesine» dayalı «cezai şart» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15601 E. 2017/2522 K.
Ortak:rekabet yasağı · hakkaniyet · cezai şart · oy yasağı · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ...,...,...,...,... ..., ve ...'ta işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde 3 ay çalışmamayı kabul edeceği, aksi halde 6 aylık brüt maaşı tutarında «cezai şart» ödeyeceği” hususlarının kararlaştırıldığı, davalının 08.04.2011 tarihinde davacı işyerinden «istifa» ederek 22.04.2011 tarihinden itibaren davacı ile aynı alan ve bölgede faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, böylece kararlaştırılan 3 aylık süre ile «rekabet etmeme yasağını» ihlal ettiği, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 10.086,77 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının 3 aylık «rekabet yasağı» için 6 aylık brüt ücreti tutarında öngörülen cezai şartın hak ve nesafet kurallarına aykırılık taşıdığı, bu nedenle takdiren 1/3 oranında «hakkaniyet indirimi» uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.724,51 TL cezai şart alacağının «temerrüt tarihi» olan 17.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08.04.2009 tarihi ve sözleşmede yer alan «rekabet yasağının» ihlali olan davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı 20.04.2011 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlığa 818 sayılı Yasa'nın 348 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekmektedir.
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… acıya ait iş yerinde çalışırken daha sonra işten ayrılarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir yerde çalışmaya başladığı, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesi» uyarınca davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12.000 ABD doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının da davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere uyuşmazlıkta BK'nın 348 ve 349. madde koşullarının mevcudiyeti tartışılmaksızın ve sadece sözleşmede bu hususta hüküm bulunduğundan bahisle «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… de çalışırken daha sonra ayrılarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı, taraflar arasında akdedilen 16/05/2003 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» uyarınca davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12.000 USD ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet yasağı sözleşmesi · sözleşmeye aykırılık
Benzer bu karardaDava, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… de çalışırken daha sonra ayrılarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başladığı, taraflar arasında akdedilen 16/05/2003 tarihli «rekabet yasağı sözleşmesi» uyarınca davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12.000 USD ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş …
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında akdedilen ''Rekabet Yasağı Sözleşmesi'' başlıklı sözleşmenin 4. maddesinde ''İşbu «rekabet yasağı sözleşmesi», zaman açısından personelin her ne sebeple olursa olsun işten ayrılmasından itibaren 3 yıl süre ile, coğrafi açıdan ... ve ...
… acıya ait iş yerinde çalışırken daha sonra işten ayrılarak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir yerde çalışmaya başladığı, taraflar arasında akdedilen «rekabet yasağı sözleşmesi» uyarınca davalının rekabet yasağını ihlal etmesi halinde 12.000 ABD doları ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının da davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir iş yerinde çalışmaya başlayarak rekabet yasağını ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda da belirtildiği üzere uyuşmazlıkta BK'nın 348 ve 349. madde koşullarının mevcudiyeti tartışılmaksızın ve sadece sözleşmede bu hususta hüküm bulunduğundan bahisle «eksik inceleme» ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5488 E. , 2017/7061 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/02/2016 tarih ve 2015/331-2016/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının medikal delege olarak müvekkili şirkette çalışırken 08.04.2011 tarihinde istifa ederek şirketten ayrıldığını, taraflar arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmesine göre davalının işten ayrılmasından sonraki 3 aylık süre zarfında bölgesi de belirtilmek suretiyle "işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde çalışamayacağının, aksi halde 6 aylık brüt maaş tutarı cezai şart ödeyeceğinin" kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının işten ayrılır ayrılmaz aynı bölgede ve aynı iş kolunda faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığını ileri sürerek şimdilik 242,44 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 28.08.2012 tarihli dilekçesi ile cezai şart talebini 10.086,77 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; cezai şarta yönelik koşulların oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen 24.04.2009 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde “sözleşme sona erdikten sonra personelin ...,...,...,...,...,...,...,...,...,... ..., ve ...'ta işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketlerde 3 ay çalışmamayı kabul edeceği, aksi halde 6 aylık brüt maaşı tutarında cezai şart ödeyeceği” hususlarının kararlaştırıldığı, davalının 08.04.2011 tarihinde davacı işyerinden istifa ederek 22.04.2011 tarihinden itibaren davacı ile aynı alan ve bölgede faaliyet gösteren dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, böylece kararlaştırılan 3 aylık süre ile rekabet etmeme yasağını ihlal ettiği, ödenmesi gereken cezai şart miktarının 10.086,77 TL olarak tespit edildiği, ancak davacının 3 aylık rekabet yasağı için 6 aylık brüt ücreti tutarında öngörülen cezai şartın hak ve nesafet kurallarına aykırılık taşıdığı, bu nedenle takdiren 1/3 oranında hakkaniyet indirimi uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 6.724,51 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihi olan 17.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının yaptığı iş nedeniyle müşterileri tanımasından ve işletmenin sırlarına nüfuzundan istifade edip edemeyeceği araştırılmadan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamından, taraflar arasında 24.04.2009 tarihinde düzenlenen hizmet akdine istinaden davalının davacı şirkette 24.04.2009-08.04.2009 tarihleri arasında medikal delege olarak çalıştığı, davalının 08.04.2009 tarihli dilekçesi ile görevinden istifa ettiği, davacı tarafından ...
1. İş Mahkemesi’nin 2011/620 esas sayılı dosyasında davalı aleyhine ihbar tazminatı alacağı için dava açıldığı, bu dava sonucunda davalının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. maddesine aykırı biçimde istifa ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmakta olup, bu hususlarda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki iş akdinin sona erdiği 08.04.2009 tarihi ve sözleşmede yer alan rekabet yasağının ihlali olan davalının dava dışı şirkette çalışmaya başladığı 20.04.2011 tarihi itibariyle 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, uyuşmazlığa 818 sayılı Yasa'nın 348 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümlerin uygulanması gerekmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 348/2 maddesi uyarınca “Rekabet memnuiyetine dair olan şart, ancak işçinin alıcıları tanımasından ve esrara nüfuzundan istifade ederek iş sahibine hissolunacak derecede bir zarar husulüne sebebiyet verebilecek ise, caizdir.” Bu durumda, mahkemece anılan hüküm gözetilerek, davalının yaptığı iş nedeniyle müşterileri tanımasından ve işletmenin sırlarına nüfuzundan istifade edip edemeyeceği araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387700300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz