Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3906 E. 2015/1627 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermayenin tamamlanması↗ çağrı usulsüzlüğü↗ sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ ara karar↗ anonim şirket↗ geçersizlik↗ iflas↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ eksik inceleme↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 17.06.2011 tarihinde yapılan genel kurulundan önce özsermayesinin tamamını yitirdiği, şirketin aciz halinde bulunduğu, 6762 sayılı TTK'nın 324. maddesine göre şirketin aciz halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emaralerin bulunması halinde yönetim kurulunun aktiflerin satış fiyatları esas olmak üzere bir ara bilanço tanzim etmesi, şirketin 2/3 oranında esas sermayesini kaybetmesi halinde sermayenin tamamlanmasının veya 1/3 sermaye ile şirketin devamının sağlanması için tedbirler alması gerektiği, bu durumda şirketin sermaye artırımına gidemeyeceği, davalı şirketin iflas tehlikesi altında iken ara bilanço düzenlenmeden sermaye artırım kararı alınmasının 6762 Sayılı TTK'nın 324. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin 17.06.2011 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımına ilişkin kararın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, TTK’nın 381/1-1. bendi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında, sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı şirketin 17.06.2011 tarihli genel kuruluna davacıyı temsilen katılan vekili ..., gündemin 3. maddesi görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce sermaye artırım talebinin azınlık hissesine sahip ortakların haklarının kullanılmasının engellenmesi amacı ile yapıldığını belirterek alınacak karara muhalefet ettiklerini, yine yönetim kurulu ve denetçi seçimine ilişkin gündemin 4. ve 5. maddesinin oylanmasından önce muhalif kalındığı belirtilmiş, ancak bu maddelerin karara bağlanmasından sonra muhalif kalındığı 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir. Dairemizin kökleşen uygulaması, bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için, muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği yönündedir. Bu görüş, karara peşinen muhalefet olmaz şeklinde açıklanabilir.
Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar göz önünde tutularak, iptaline karar verilen genel kurul kararı ile ilgili dava şartlarının oluşup oluşmadığı konusu üzerinde durulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5250 E. 2012/4756 K.
Ortak:çağrı usulsüzlüğü · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · geçersizlik · ilan · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaAnonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaOysa anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
2- Davalı vekilinin iptale konu diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · ibra · iyiniyet · cy/cy şerhi
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin kâr dağıtmama kararının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kâr elde etmek düşüncesi dışında bir düşünceye sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından, davalı şirketin dava konusu 15.04.2008 tarihli genel kurulunda gündeme ilişkin maddeler görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup «muhalefet şerhi» TTK'nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
… asına, davaya konu edilen genel kurula yalnızca 80 payın katılmış olmasına, bu paylardan 70 payın yönetim kuruluna ait bulunmasına, diğer 10 payın yönetim kurulunun «ibrası» aleyhinde oy kullanmasına, bu bağlamda mevcut yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın yok hükmünde olmasına nazaran davalı vekilinin yönetim kurulunun ibrasına …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3487 E. 2012/2871 K.
Ortak:çağrı usulsüzlüğü · anonim şirket · geçersizlik · ilan · dava şartı
İncelediğiniz karardaAnonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, davalı «anonim şirket» genel kurul kararlarının bir kısmının (4, 6 ve 7. maddeleri) iptali istemine ilişkin olup, anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · iyiniyet · cy/cy şerhi · kâr kaybı
Benzer bu kararda… maya uyulmuş, davalı şirketin görünenden daha fazla kar etmesi gerektiği, özellikle kira gelirlerinde yapılan anlaşmaların işletme gelirlerini düşürdüğü, işletmenin «kar kaybına» uğratıldığı, benzer otellere göre davalı şirkete ait otelin karlılığının çok düşük kaldığı, davalı şirketin kar dağıtmama kararının «iyiniyet kuralına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kar elde etmek düşüncesi dışında bir amaca sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın …
Başka bir deyişle «muhalefet şerhi» TTK’nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1740 E. 2020/23 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davalı şirketin 17.06.2011 tarihli genel kuruluna davacıyı «temsilen» katılan vekili ..., gündemin 3. maddesi görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce «sermaye artırım» talebinin azınlık hissesine sahip ortakların haklarının kullanılmasının engellenmesi amacı ile yapıldığını belirterek alınacak karara muhalefet ettiklerini, yine «yönetim kurulu» ve denetçi seçimine ilişkin gündemin 4. ve 5. maddesinin oylanmasından önce muhalif kalındığı belirtilmiş, ancak bu maddelerin karara bağlanmasından sonra muhalif …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu genel kurul kararlarının 5. maddesi «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nin 393/1 maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyelerinin kendileriyle alakalı «ibra» oylamasında müzakereye katılma ve oy kullanma imkanları bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · olağanüstü genel kurul · ibra · iyiniyet · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacılar ... ve ... şahsi menfaatlerini ilgilendiren bir konuda oy kullanamayacaklarına göre kendileri hakkında alınan genel kurulun 5. maddesine ilişkin «ibra» edilmeme kararına karşı «iptal davası» açmak için «muhalefet şerhi» koymalarına da gerek bulunmamaktadır.
Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince usulüne uygun «muhalefet şerhi» verilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/867 E. 2014/11619 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet · özel denetçi · muhalefet şerhi · cy/cy şerhi · olumsuz oy
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
… a göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete «özel denetçi» atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer …
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12250 E. 2014/2149 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · ilan · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
Benzer bu karardaDava, «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece davacının karara muhalif kalarak bu «şerhi» tutanağa geçirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… yfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salahiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden «pay sahipleri» 3 ay içinde mahkemeye müracaatla «iptal davası» açabilirler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · muhalefet şerhi · pay sahipliği · cy/cy şerhi · olumsuz oy · iptal davası · ibraz
Benzer bu karardaSomut olayda 26/10/2010 tarihli genel kurula ilişkin «toplantı tutanağı» incelendiğinde, davacının evvela «olumsuz» oy kullandığı, bilahare «muhalefet şerhini» «ibraz» ettiği ve muhalefet şerhinin de tutanağa eklendiği görülmüştür.
Z.'nın toplantı açıldığında hazırladıkları «muhalefet şerhini» divana sundukları, görüşülecek maddeler müzakere ve oylama yapılmadan muhalefet şerhinden bahsedildiği, 6102 sayılı TTK'nın 446/1. maddesinde öngörüldüğü şekilde m …
… yfiyeti zapta geçirten veya reyini kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen yahut toplantıya davetin usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmediğini yahut umumi heyet toplantısına iştirake salahiyetli olmayan kimselerin karara iştirak etmiş bulunduklarını iddia eden «pay sahipleri» 3 ay içinde mahkemeye müracaatla «iptal davası» açabilirler.
Davacı her bir gündem maddesinin oylanmasından sonra muhalif kaldığını belirttiğinden ayrıca toplantı sonunda da yeniden «muhalefet şerhi» yazması gerekmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3906 E. , 2015/1627 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2013 tarih ve 2011/368-2013/376 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10/02/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 17.06.2011 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artırım kararı alındığını, bu kararın müvekkilinin hisse değerinin düşürülmesine yönelik olduğunu, şirketin mal varlığının muvazaalı işlemler ile eski ortaklara devredildiğini, sermaye artırılmasını gerektirir bir durumun sözkonusu olmadığını ileri sürerek, 17/06/2011 tarihli genel kurulda sermaye artırılmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin mali durumunun iyi olmaması nedeniyle sermaye artırım kararı alındığını, davacının alınan kararlara muhalefet şerhini dercetmediği, bu nedenle dava açma şartının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 17.06.2011 tarihinde yapılan genel kurulundan önce özsermayesinin tamamını yitirdiği, şirketin aciz halinde bulunduğu, 6762 sayılı TTK'nın 324. maddesine göre şirketin aciz halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emaralerin bulunması halinde yönetim kurulunun aktiflerin satış fiyatları esas olmak üzere bir ara bilanço tanzim etmesi, şirketin 2/3 oranında esas sermayesini kaybetmesi halinde sermayenin tamamlanmasının veya 1/3 sermaye ile şirketin devamının sağlanması için tedbirler alması gerektiği, bu durumda şirketin sermaye artırımına gidemeyeceği, davalı şirketin iflas tehlikesi altında iken ara bilanço düzenlenmeden sermaye artırım kararı alınmasının 6762 Sayılı TTK'nın 324.
maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin 17.06.2011 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımına ilişkin kararın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, TTK’nın 381/1-1. bendi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında, sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır.
Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı şirketin 17.06.2011 tarihli genel kuruluna davacıyı temsilen katılan vekili ..., gündemin 3. maddesi görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce sermaye artırım talebinin azınlık hissesine sahip ortakların haklarının kullanılmasının engellenmesi amacı ile yapıldığını belirterek alınacak karara muhalefet ettiklerini, yine yönetim kurulu ve denetçi seçimine ilişkin gündemin 4. ve 5. maddesinin oylanmasından önce muhalif kalındığı belirtilmiş, ancak bu maddelerin karara bağlanmasından sonra muhalif kalındığı 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir. Dairemizin kökleşen uygulaması, bir karara muhalefet olunması ve muhalefetin tutanağa geçirilmesi yolundaki dava şartının gerçekleşebilmesi için, muhalefetin alınan karardan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği yönündedir.
Bu görüş, karara peşinen muhalefet olmaz şeklinde açıklanabilir.
Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar göz önünde tutularak, iptaline karar verilen genel kurul kararı ile ilgili dava şartlarının oluşup oluşmadığı konusu üzerinde durulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/168878700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz