Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/867 E. 2014/11619 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin muhalefet↗ ttk 446↗ özel denetçi↗ muhalefet şerhi↗ genel kurul kararının iptali↗ cy/cy şerhi↗ olumsuz oy↗ anonim şirket↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete özel denetçi atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi peşin muhalefetin olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin olumsuz oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya muhalefet şerhini toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. maddeleriyle ilgili olarak böyle bir beyan dilekçesi de verilmemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin verdiği dilekçeler ve genel kurul tutanakları incelenerek TTK'nın 446/1-a maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği Yargıtay denetiminden geçecek şekilde incelenmesi gerekirken, TTK'nın 446/1-a maddesi gereğince dava açma şartlarının bulunup bulunmadığı yönünde inceleme yapılmadan esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1740 E. 2020/23 K.
Ortak:muhalefet şerhi · cy/cy şerhi · olumsuz oy · dava şartı
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince usulüne uygun «muhalefet şerhi» verilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · iyiniyet kuralı · olağanüstü genel kurul · ibra · iyiniyet · dava şartı yokluğu · iptal davası · kâr dağıtımı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla davacılar ... ve ... şahsi menfaatlerini ilgilendiren bir konuda oy kullanamayacaklarına göre kendileri hakkında alınan genel kurulun 5. maddesine ilişkin «ibra» edilmeme kararına karşı «iptal davası» açmak için «muhalefet şerhi» koymalarına da gerek bulunmamaktadır.
6102 sayılı TTK’nin 393/1 maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyelerinin kendileriyle alakalı «ibra» oylamasında müzakereye katılma ve oy kullanma imkanları bulunmamaktadır.
-
Muhalefet şerhi bulunmayan pay sahibinin genel kurul kararının iptalini isteyememesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18887 E. 2015/13122 K.
Ortak:muhalefet şerhi · peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali · özel denetçi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… a göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete «özel denetçi» atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer …
1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının, yasa, anasözleşme ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerekmesine, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamasına, Dairemizin yerleşmiş kararlarında, oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağının istikrarlı bir şekilde kabul edilmesine, davacının iptali istenilen genel kurul kararları yönünden açıklanan biçimde bir «muhalefet şerhinin» bulunmamasına, bu durumda 25.03.2013 tarihli genel kurulda alınan 1,2,3 ve 4 nolu kararlar yönünden davanın açıklanan nedenle reddi gerekirken esasa ilişkin nedenl …
… irkete ortak olduğu, şirket ortakları arasında kişisel çekişmelerin bulunduğu ve bunun da genel kurul toplantılarına yansıdığı, davacının makul bir gerekçe sunmadan «peşin muhalefette» bulunmasının «objektif iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan ve iptali istenilen 1,2,3 ve 4. nolu kararların «azlık hakkını» ihlal edici nitelikte olmadıkları, toplantının «kar dağıtılmamasına» ilişkin 5. nolu kararının ise haksız görüldüğü, davacının bu karara karşı muhalefetini tutanağa geçirttiği, kaldı ki «kar payı dağıtılmamasına» ilişkin karara karşı önceden veya oylama sonrası karşı çıkılmasının da farklı sonuç doğurmayacağı, feshi istenilen davalı şirketin ekonomik sıkıntı yaşamamasına rağmen daha fazla yatırım amacıyla kar payı dağıtmamasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gibi azlık hakkını da ihlal edeceği, dolayısıyla bu maddeye yönelik iptal talebinin yerinde bulunduğu, davacının şirket «defter» ve bilançolarını yeterince inceleme fırsatı bulduğu, Manavgat 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile uzman muhasebeci eliyle «defterleri» incelediği, «özel denetçi» atanması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer maddelere yönalik iptal talebi ile özel denetçi atanması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9351 E. 2014/18769 K.
Ortak:peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imtiyazlı pay · genel kurul kararının yokluğu · çağrısız genel kurul · pay sahipliği · sermaye artırımı · kâr payı · ticaret sicili · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının toplantıya katılması nedeniyle TTK'nın 370. maddesinde belirtilen «çağrısız genel kurul» şartları oluştuğundan bu hususa dayanılarak iptal talebinde bulunulamayacağı, dava konusu genel kurul kararı ile şirket ana sözleşmesinin 6-7-8. maddelerinin değiştirildiği, şirket ana sözleşmesinin değiştirilmesiyle «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazları ortadan kalktığından imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulu yapılarak imtiyazların kaldırılması onaylanmadığı sürece imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlarının kaldırılmasının mümkün olmadığı, «sermaye artırımının» iç kaynaklardan yapılmasıyla davacının ortaklık «payının» haksız şekilde indirildiği, genel kurul kararının 7. maddesi ile hisse devirlerinin hukuka aykırı olarak sınırlandırıldığı, imtiyazlı pay sahiplerinin yönetim kuruluna şirket ana sözleşmesinde belirtildiği şekilde «yönetim kurulu» üyesi belirlemeden doğrudan yönetim kurulu üyelerinin tamamının genel kurulca seçilmesinin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile g …
Somut olayda, davacı gündemi belli olan genel kurul toplantısına ilişkin «genel kurul kararının yokluğunu» doğurmayacak sebepler ileri sürerek muhalefet ettiğini bildirir dilekçe sunmuş ise de, maddelerin görüşülmesi sonrası yapılan oylamada oy kullanmamıştır.
Mahkemece, davacı vekilinin verdiği dilekçenin hükumet komiseri tarafından «ticaret siciline» «teslim» edilmesi nedeniyle davacınının dava açma hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın esasına girilmişse de; davacı tarafın gündeme ilişkin muhalefet nedenlerini içerir dilekçe sunması, genel kurulda oylanan maddelere ret oyu kullanarak muhalefetini tutanağa geçirdiği sonucunu doğurmaz.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15040 E. 2015/3881 K.
Ortak:peşin muhalefet · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Benzer bu karardaAncak, iptali istenilen kararların, yasada ya da anasözleşmede yazılı karar yetersayısı ile alınmaması halinde söz konusu karar «yoklukla malul» olacağından böyle bir durumda ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
2- Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 17.06.2014 …
Gerçekten de Dairemizin söz konusu bozma ilamında da açıklandığı üzere «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptali isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nun 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yoklukla malul karar · yokluk · maddi hata
Benzer bu karardaAncak, iptali istenilen kararların, yasada ya da anasözleşmede yazılı karar yetersayısı ile alınmaması halinde söz konusu karar «yoklukla malul» olacağından böyle bir durumda ortaklar «muhalefet şerhi» koymamış olsalar bile bu kararlara karşı dava açabilirler.
… ilamında, davacı vekilinin mürafaa talebinin dava konusu meblağın 18.563 TL'nin altında bulunduğundan bahisle reddedildiği yazılmış ise de söz konusu ret nedeninin «maddi hataya» dayalı olmasına ve esasen duruşma pulları dosyaya eklenmediğinden temyiz incelemesinin mürafaalı olarak yapılmamasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5250 E. 2012/4756 K.
Ortak:muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaSomut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Benzer bu kararda2- Davalı vekilinin iptale konu diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından, davalı şirketin dava konusu 15.04.2008 tarihli genel kurulunda gündeme ilişkin maddeler görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup «muhalefet şerhi» TTK'nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çağrı usulsüzlüğü · iyiniyet kuralı · ibra · iyiniyet · geçersizlik · ilan
Benzer bu karardaOysa anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin kâr dağıtmama kararının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kâr elde etmek düşüncesi dışında bir düşünceye sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… asına, davaya konu edilen genel kurula yalnızca 80 payın katılmış olmasına, bu paylardan 70 payın yönetim kuruluna ait bulunmasına, diğer 10 payın yönetim kurulunun «ibrası» aleyhinde oy kullanmasına, bu bağlamda mevcut yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın yok hükmünde olmasına nazaran davalı vekilinin yönetim kurulunun ibrasına …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/867 E. , 2014/11619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MANAVGAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ 10/10/2013
NUMARASI 2013/5-2013/652
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2013 tarih ve 2013/5-2013/652 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %15 oranında hisse sahibi olduğunu, davalı şirketin 22.10.2012 tarihinde icra ettiği olağan genel kurul toplantısının 2, 3, 5 ve 6. maddesinde alınan kararlar ile 26.11.2012 tarihinde icra ettiği olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5 ve 7. maddesinde alınan kararların kanun, şirket ana sözleşmesi ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, bu genel kurul kararlarının iptaline, TTK'nın 438. maddesi gereğince davalı şirketin 2011 yılı hesap faaliyetlerinin denetimi amacıyla özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın muhalif kaldığını iddia ettiği kararların hiçbirine karşı iptal davası açabilme şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete özel denetçi atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, anonim şirketlerde genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi peşin muhalefetin olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin olumsuz oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya muhalefet şerhini toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. maddeleriyle ilgili olarak böyle bir beyan dilekçesi de verilmemiştir. Mahkemece, davacı vekilinin verdiği dilekçeler ve genel kurul tutanakları incelenerek TTK'nın 446/1-a maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği Yargıtay denetiminden geçecek şekilde incelenmesi gerekirken, TTK'nın 446/1-a maddesi gereğince dava açma şartlarının bulunup bulunmadığı yönünde inceleme yapılmadan esasa ilişkin karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/102194100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz