Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/5250 E. 2012/4756 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çağrı usulsüzlüğü↗ muhalefet şerhi↗ iyiniyet kuralı↗ genel kurul kararının iptali↗ ibra↗ iyiniyet↗ cy/cy şerhi↗ anonim şirket↗ geçersizlik↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin kâr dağıtmama kararının iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kâr elde etmek düşüncesi dışında bir düşünceye sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu edilen genel kurula yalnızca 80 payın katılmış olmasına, bu paylardan 70 payın yönetim kuruluna ait bulunmasına, diğer 10 payın yönetim kurulunun ibrası aleyhinde oy kullanmasına, bu bağlamda mevcut yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın yok hükmünde olmasına nazaran davalı vekilinin yönetim kurulunun ibrasına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin iptale konu diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, TTK.'nun 381/1-1. bendi uyarınca toptantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında, sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, anılan karara karşı yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı tarafından, davalı şirketin dava konusu 15.04.2008 tarihli genel kurulunda gündeme ilişkin maddeler görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup muhalefet şerhi TTK'nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir. Mahkemece, kural olarak genel kurulda alınan kararlara karşı peşinen muhalefetin geçerli olmadığı gözetilerek, iptale konu diğer hükümlere ilişkin olarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3487 E. 2012/2871 K.
Ortak:çağrı usulsüzlüğü · muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · iyiniyet · cy/cy şerhi · anonim şirket · geçersizlik · ilan · dava şartı
İncelediğiniz karardaOysa anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin kâr dağıtmama kararının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kâr elde etmek düşüncesi dışında bir düşünceye sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından, davalı şirketin dava konusu 15.04.2008 tarihli genel kurulunda gündeme ilişkin maddeler görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup «muhalefet şerhi» TTK'nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
Benzer bu kararda1-Dava, davalı «anonim şirket» genel kurul kararlarının bir kısmının (4, 6 ve 7. maddeleri) iptali istemine ilişkin olup, anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
… maya uyulmuş, davalı şirketin görünenden daha fazla kar etmesi gerektiği, özellikle kira gelirlerinde yapılan anlaşmaların işletme gelirlerini düşürdüğü, işletmenin «kar kaybına» uğratıldığı, benzer otellere göre davalı şirkete ait otelin karlılığının çok düşük kaldığı, davalı şirketin kar dağıtmama kararının «iyiniyet kuralına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kar elde etmek düşüncesi dışında bir amaca sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın …
Başka bir deyişle «muhalefet şerhi» TTK’nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · kâr kaybı
Benzer bu kararda… maya uyulmuş, davalı şirketin görünenden daha fazla kar etmesi gerektiği, özellikle kira gelirlerinde yapılan anlaşmaların işletme gelirlerini düşürdüğü, işletmenin «kar kaybına» uğratıldığı, benzer otellere göre davalı şirkete ait otelin karlılığının çok düşük kaldığı, davalı şirketin kar dağıtmama kararının «iyiniyet kuralına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kar elde etmek düşüncesi dışında bir amaca sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3906 E. 2015/1627 K.
Ortak:çağrı usulsüzlüğü · genel kurul kararının iptali · anonim şirket · geçersizlik · ilan · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaOysa anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
2- Davalı vekilinin iptale konu diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAnonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermayenin tamamlanması · sermaye artırımı · ara karar · iflas · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · temsil
Benzer bu kararda… 4. maddesine göre şirketin aciz halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emaralerin bulunması halinde yönetim kurulunun aktiflerin satış fiyatları esas olmak üzere bir «ara» bilanço tanzim etmesi, şirketin 2/3 oranında esas sermayesini kaybetmesi halinde «sermayenin tamamlanmasının» veya 1/3 sermaye ile şirketin devamının sağlanması için tedbirler alması gerektiği, bu durumda şirketin «sermaye artırımına» gidemeyeceği, davalı şirketin «iflas» tehlikesi altında iken ara bilanço düzenlenmeden sermaye artırım kararı alınmasının 6762 Sayılı TTK'nın 324. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü i …
Somut olayda, davalı şirketin 17.06.2011 tarihli genel kuruluna davacıyı «temsilen» katılan vekili ..., gündemin 3. maddesi görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce «sermaye artırım» talebinin azınlık hissesine sahip ortakların haklarının kullanılmasının engellenmesi amacı ile yapıldığını belirterek alınacak karara muhalefet ettiklerini, yine «yönetim kurulu» ve denetçi seçimine ilişkin gündemin 4. ve 5. maddesinin oylanmasından önce muhalif kalındığı belirtilmiş, ancak bu maddelerin karara bağlanmasından sonra muhalif …
Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar göz önünde tutularak, iptaline karar verilen genel kurul kararı ile ilgili dava şartlarının oluşup oluşmadığı konusu üzerinde durulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1740 E. 2020/23 K.
Ortak:muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · ibra · iyiniyet · cy/cy şerhi · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin kâr dağıtmama kararının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kâr elde etmek düşüncesi dışında bir düşünceye sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından, davalı şirketin dava konusu 15.04.2008 tarihli genel kurulunda gündeme ilişkin maddeler görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup «muhalefet şerhi» TTK'nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
… asına, davaya konu edilen genel kurula yalnızca 80 payın katılmış olmasına, bu paylardan 70 payın yönetim kuruluna ait bulunmasına, diğer 10 payın yönetim kurulunun «ibrası» aleyhinde oy kullanmasına, bu bağlamda mevcut yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın yok hükmünde olmasına nazaran davalı vekilinin yönetim kurulunun ibrasına …
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla davacılar ... ve ... şahsi menfaatlerini ilgilendiren bir konuda oy kullanamayacaklarına göre kendileri hakkında alınan genel kurulun 5. maddesine ilişkin «ibra» edilmeme kararına karşı «iptal davası» açmak için «muhalefet şerhi» koymalarına da gerek bulunmamaktadır.
İlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · olağanüstü genel kurul · dava şartı yokluğu · olumsuz oy · iptal davası · kâr dağıtımı · usulden reddi · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava konusu genel kurul kararlarının 5. maddesi «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nin 393/1 maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyelerinin kendileriyle alakalı «ibra» oylamasında müzakereye katılma ve oy kullanma imkanları bulunmamaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/867 E. 2014/11619 K.
Ortak:muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · cy/cy şerhi · anonim şirket · dava şartı · Genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda2- Davalı vekilinin iptale konu diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından, davalı şirketin dava konusu 15.04.2008 tarihli genel kurulunda gündeme ilişkin maddeler görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup «muhalefet şerhi» TTK'nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet · özel denetçi · olumsuz oy
Benzer bu kararda… a göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete «özel denetçi» atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer …
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/5250 E. , 2012/4756 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2009 tarih ve 2008/299-2009/610 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27.03.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin de % 5 oranında hisse sahibi olduğu davalı şirketin 2007 yılı genel kurul toplantısının 15.04.2008 tarihinde yapıldığını, şirketin genel durumunun davacıdan gizlendiğini, bilançosunun gerçeği yansıtmadığını, yönetim kurulu üyelerinin kendilerinin ibrasında oy kullandıklarını, şirketin kârının bünyesinde bırakılmasına karar verildiğini, şirket çalışanının denetçilik yapamayacağını, sonuçta alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin kâr dağıtmama kararının iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kâr elde etmek düşüncesi dışında bir düşünceye sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davaya konu edilen genel kurula yalnızca 80 payın katılmış olmasına, bu paylardan 70 payın yönetim kuruluna ait bulunmasına, diğer 10 payın yönetim kurulunun ibrası aleyhinde oy kullanmasına, bu bağlamda mevcut yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın yok hükmünde olmasına nazaran davalı vekilinin yönetim kurulunun ibrasına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin iptale konu diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı anonim şirket genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Oysa anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, TTK.'nun 381/1-1. bendi uyarınca toptantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında, sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır.
Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, anılan karara karşı yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı tarafından, davalı şirketin dava konusu 15.04.2008 tarihli genel kurulunda gündeme ilişkin maddeler görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup muhalefet şerhi TTK'nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir. Mahkemece, kural olarak genel kurulda alınan kararlara karşı peşinen muhalefetin geçerli olmadığı gözetilerek, iptale konu diğer hükümlere ilişkin olarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yönetim kurulunun ibrasına yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048362500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz