Çağrı usulsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3487 E. 2012/2871 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çağrı usulsüzlüğü↗ kar kaybı↗ muhalefet şerhi↗ iyiniyet kuralı↗ iyiniyet↗ cy/cy şerhi↗ kâr kaybı↗ anonim şirket↗ geçersizlik↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalı şirketin görünenden daha fazla kar etmesi gerektiği, özellikle kira gelirlerinde yapılan anlaşmaların işletme gelirlerini düşürdüğü, işletmenin kar kaybına uğratıldığı, benzer otellere göre davalı şirkete ait otelin karlılığının çok düşük kaldığı, davalı şirketin kar dağıtmama kararının iyiniyet kuralına aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kar elde etmek düşüncesi dışında bir amaca sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı anonim şirket genel kurul kararlarının bir kısmının (4, 6 ve 7. maddeleri) iptali istemine ilişkin olup, anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, TTK’nun 381/1-1. bendi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti
./...
2010/3487
2012/2871
S:2
zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında, sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır.Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı adına vekilince, davalı şirketin dava konusu 29.07.2005 tarihli genel kurulunda gündemin 4 ve 7. maddeleri görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup, anılan vekilin davaya konu diğer maddenin görüşülmesi öncesinde ve sonrasında muhalefeti bulunmamaktadır. Başka bir deyişle muhalefet şerhi TTK’nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir. Mahkemece, kural olarak genel kurulda alınan kararlara karşı peşinen muhalefetin geçerli olmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5250 E. 2012/4756 K.
Ortak:çağrı usulsüzlüğü · muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · iyiniyet · cy/cy şerhi · anonim şirket · geçersizlik · ilan · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-Dava, davalı «anonim şirket» genel kurul kararlarının bir kısmının (4, 6 ve 7. maddeleri) iptali istemine ilişkin olup, anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
… maya uyulmuş, davalı şirketin görünenden daha fazla kar etmesi gerektiği, özellikle kira gelirlerinde yapılan anlaşmaların işletme gelirlerini düşürdüğü, işletmenin «kar kaybına» uğratıldığı, benzer otellere göre davalı şirkete ait otelin karlılığının çok düşük kaldığı, davalı şirketin kar dağıtmama kararının «iyiniyet kuralına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kar elde etmek düşüncesi dışında bir amaca sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın …
Başka bir deyişle «muhalefet şerhi» TTK’nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
Benzer bu karardaOysa anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirketin kâr dağıtmama kararının «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kâr elde etmek düşüncesi dışında bir düşünceye sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda davacı tarafından, davalı şirketin dava konusu 15.04.2008 tarihli genel kurulunda gündeme ilişkin maddeler görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup «muhalefet şerhi» TTK'nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · ibra
Benzer bu kararda… asına, davaya konu edilen genel kurula yalnızca 80 payın katılmış olmasına, bu paylardan 70 payın yönetim kuruluna ait bulunmasına, diğer 10 payın yönetim kurulunun «ibrası» aleyhinde oy kullanmasına, bu bağlamda mevcut yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kararın yok hükmünde olmasına nazaran davalı vekilinin yönetim kurulunun ibrasına …
2- Davalı vekilinin iptale konu diğer hükümlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davalı «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3906 E. 2015/1627 K.
Ortak:çağrı usulsüzlüğü · anonim şirket · geçersizlik · ilan · dava şartı
İncelediğiniz kararda1-Dava, davalı «anonim şirket» genel kurul kararlarının bir kısmının (4, 6 ve 7. maddeleri) iptali istemine ilişkin olup, anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
Benzer bu karardaAnonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermayenin tamamlanması · sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · ara karar · iflas · yönetim kurulu kararı · eksik inceleme · temsil
Benzer bu kararda… 4. maddesine göre şirketin aciz halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emaralerin bulunması halinde yönetim kurulunun aktiflerin satış fiyatları esas olmak üzere bir «ara» bilanço tanzim etmesi, şirketin 2/3 oranında esas sermayesini kaybetmesi halinde «sermayenin tamamlanmasının» veya 1/3 sermaye ile şirketin devamının sağlanması için tedbirler alması gerektiği, bu durumda şirketin «sermaye artırımına» gidemeyeceği, davalı şirketin «iflas» tehlikesi altında iken ara bilanço düzenlenmeden sermaye artırım kararı alınmasının 6762 Sayılı TTK'nın 324. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü i …
Somut olayda, davalı şirketin 17.06.2011 tarihli genel kuruluna davacıyı «temsilen» katılan vekili ..., gündemin 3. maddesi görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce «sermaye artırım» talebinin azınlık hissesine sahip ortakların haklarının kullanılmasının engellenmesi amacı ile yapıldığını belirterek alınacak karara muhalefet ettiklerini, yine «yönetim kurulu» ve denetçi seçimine ilişkin gündemin 4. ve 5. maddesinin oylanmasından önce muhalif kalındığı belirtilmiş, ancak bu maddelerin karara bağlanmasından sonra muhalif …
1- Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkindir.
Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar göz önünde tutularak, iptaline karar verilen genel kurul kararı ile ilgili dava şartlarının oluşup oluşmadığı konusu üzerinde durulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/867 E. 2014/11619 K.
Ortak:muhalefet şerhi · cy/cy şerhi · anonim şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaBaşka bir deyişle «muhalefet şerhi» TTK’nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
1-Dava, davalı «anonim şirket» genel kurul kararlarının bir kısmının (4, 6 ve 7. maddeleri) iptali istemine ilişkin olup, anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, «geçersiz» olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, «çağrının usulsüzlüğü», gündemin gereği gibi «ilan» veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırıl …
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin muhalefet · özel denetçi · genel kurul kararının iptali · olumsuz oy
Benzer bu kararda… a göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete «özel denetçi» atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer …
1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1740 E. 2020/23 K.
Ortak:muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · iyiniyet · cy/cy şerhi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… maya uyulmuş, davalı şirketin görünenden daha fazla kar etmesi gerektiği, özellikle kira gelirlerinde yapılan anlaşmaların işletme gelirlerini düşürdüğü, işletmenin «kar kaybına» uğratıldığı, benzer otellere göre davalı şirkete ait otelin karlılığının çok düşük kaldığı, davalı şirketin kar dağıtmama kararının «iyiniyet kuralına» aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kar elde etmek düşüncesi dışında bir amaca sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın …
Başka bir deyişle «muhalefet şerhi» TTK’nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir.
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince usulüne uygun «muhalefet şerhi» verilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · olağanüstü genel kurul · ibra · dava şartı yokluğu · olumsuz oy · iptal davası · kâr dağıtımı · usulden reddi
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla davacılar ... ve ... şahsi menfaatlerini ilgilendiren bir konuda oy kullanamayacaklarına göre kendileri hakkında alınan genel kurulun 5. maddesine ilişkin «ibra» edilmeme kararına karşı «iptal davası» açmak için «muhalefet şerhi» koymalarına da gerek bulunmamaktadır.
6102 sayılı TTK’nin 393/1 maddesi gereğince «yönetim kurulu» üyelerinin kendileriyle alakalı «ibra» oylamasında müzakereye katılma ve oy kullanma imkanları bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3487 E. , 2012/2871 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
VEKİLİ AV.... TOROMAN
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2009 tarih ve 2007/536 - 2009/608 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.02.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin % 5 oranında hisse sahibi olduğu davalı şirketin 29/07/2005 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bu bağlamda hazırlanan bilanço ve gelir gider tablosunun gerçek bilgi ve belgeleri yansıtmadığını ileri sürerek, gündemin 4, 6 ve 7.maddesinde alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davalı şirketin görünenden daha fazla kar etmesi gerektiği, özellikle kira gelirlerinde yapılan anlaşmaların işletme gelirlerini düşürdüğü, işletmenin kar kaybına uğratıldığı, benzer otellere göre davalı şirkete ait otelin karlılığının çok düşük kaldığı, davalı şirketin kar dağıtmama kararının iyiniyet kuralına aykırı olduğu, bir şirkete sermaye koyarak ortak olan kişilerin kar elde etmek düşüncesi dışında bir amaca sahip olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı anonim şirket genel kurul kararlarının bir kısmının (4, 6 ve 7. maddeleri) iptali istemine ilişkin olup, anonim ortaklıkların genel kurullarında alınan kararların, geçersiz olması hali ile oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya yetkili olmayan kimselerin karara iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, TTK’nun 381/1-1. bendi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti
./...
2010/3487
2012/2871
S:2
zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında, sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır.Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacı adına vekilince, davalı şirketin dava konusu 29.07.2005 tarihli genel kurulunda gündemin 4 ve 7. maddeleri görüşülürken, henüz oylamalara geçilmeden önce muhalefet edilmiş olup, anılan vekilin davaya konu diğer maddenin görüşülmesi öncesinde ve sonrasında muhalefeti bulunmamaktadır. Başka bir deyişle muhalefet şerhi TTK’nun 381. maddesinde öngörüldüğü şekilde tutanağa geçirilmiş değildir. Mahkemece, kural olarak genel kurulda alınan kararlara karşı peşinen muhalefetin geçerli olmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
16.03.2012 - HK
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1024147900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz