Kat karşılığı inşaat sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/6139 E. 2015/13937 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kat karşılığı inşaat sözleşmesi↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ ttk 309/4↗ dolaylı zarar↗ i̇i̇k 308/b↗ yönetici sorumluluğu↗ kesinleşen ilam↗ pay sahipliği↗ malvarlığına ilişkin dava↗ müteselsil sorumluluk↗ şirket zararı↗ iş bölümü↗ alacak davası↗ yasal faiz↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların davalıların yöneticisi olduğu, aleyhine 25/11/2010 tarihinde Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mah. 2010/601 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtıkları, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararda 34.510,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalısı şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği, davacılar tarafından ilamın Bakırköy 8 İcra Müd. 2012/8302 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu, ve takip tarihi itibariyle alacak tutarının 49.085,52 TL olduğu, borçlu şirkete ait herhangi bir mal varlığı bulunmadığından 28/12/2012 tarihinde icra müdürlüğünce davacılara aciz belgesi verildiği, şirkete ait 6 adet dairenin KDV hariç 415.841,60 TL'ye satıldığı, alıcı Metin Yeşilyurt adına satış faturası düzenlenip kapatıldığı, şirkete ödenen 357.300,00 TL ödemenin şirket hesabına nakledildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı davalı müdürlerin davacı tarafın alacağından daha fazla miktarda şirketi zarara uğrattıkları gerekçesiyle, Mülga TTK'nın 556. madde atfıyla aynı Yasa'nın 336.maddesi uyarınca davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesine dayalı şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkindir. Davacılar vekili, kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu altı adet bağımsız bölümün ayıplı inşaası nedeniyle dava dışı şirkete karşı açtıkları davada davanın kabulüne karar verildiğini, kesinleşen bu ilama dayalı olarak başlatılan icra takibi sırasında davalı şirketin malvarlığının bulunmadığının tespit edildiğini, davalı şirket yöneticilerinin şirket idaresindeki başarısızlıkları nedeniyle şirketi acze düşürdüklerini, davalıların kusuru nedeniyle alacaklarını tahsil edemediklerini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, TTK’nın 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve 308 inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır. Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, belirtilen hükümle şirkete bir zarar verilmiş olması halinde alacaklıların da dava yolu ile şirketin uğradığı zararın tazminini isteyebilecekleri düzenleme altına alınmıştır.
Somut olayda, davacılar vekilinin yönetici-ortaklar hakkında ileri sürdüğü talep dolaylı zarar kapsamında olup, dolaylı zarar durumunda alacaklılar da talepte bulunabilir ise de, zarar nedeniyle hak kazanılan tazminatın kendilerine değil, şirkete verilmesini istemiş olmaları gerekir. Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekirken, mahkemece yazılı olduğu şekilde davacılara ödeme yapılmasına dair karar verilmesi doğru olmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4958 E. 2012/10828 K.
Ortak:dolaylı zarar · i̇i̇k 308/b · pay sahipliği · şirket zararı · kusur
İncelediğiniz karardaOysa, TTK’nın 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket «alacaklılarının dava» hakları vardır.
… satıldığı, alıcı Metin Yeşilyurt adına satış faturası düzenlenip kapatıldığı, şirkete ödenen 357.300,00 TL ödemenin şirket hesabına nakledildiğine dair herhangi bir «kayda» rastlanmadığı davalı müdürlerin davacı tarafın alacağından daha fazla miktarda «şirketi zarara» uğrattıkları gerekçesiyle, Mülga TTK'nın 556. madde atfıyla aynı Yasa'nın 336.maddesi uyarınca davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekili, «kat karşılığı inşaat sözleşmesine» konu altı adet bağımsız «bölümün» ayıplı inşaası nedeniyle dava dışı şirkete karşı açtıkları davada davanın kabulüne karar verildiğini, kesinleşen bu ilama dayalı olarak başlatılan icra takibi sırasında davalı şirketin «malvarlığının» bulunmadığının tespit edildiğini, davalı şirket yöneticilerinin şirket idaresindeki başarısızlıkları nedeniyle şirketi acze düşürdüklerini, davalıların «kusuru» nedeniyle alacaklarını tahsil edemediklerini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, TTK’nun 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
1-Davacı taraf, «hamili» oldukları «bononun» davalıların yöneticisi, ortakları olduğu şirket tarafından keşide edildiğini, yaptıkları «takibin kesinleştiğini», yapılan «hacizde» şirketin menkul ve gayrimenkulü bulunmadığının tespit edildiğini, davalıların hileli yollarla şirketi acze düşürdüklerini, davalıların «ağır kusuru» nedeniyle alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davalı yönetici ve ortaklar yönünden davanın ka …
Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı «pay sahipleri» ile alacaklılar da açabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · takibin kesinleşmesi · ağır kusur · sınırlı sorumluluk · hamil · bono · kâr kaybı
Benzer bu kararda1-Davacı taraf, «hamili» oldukları «bononun» davalıların yöneticisi, ortakları olduğu şirket tarafından keşide edildiğini, yaptıkları «takibin kesinleştiğini», yapılan «hacizde» şirketin menkul ve gayrimenkulü bulunmadığının tespit edildiğini, davalıların hileli yollarla şirketi acze düşürdüklerini, davalıların «ağır kusuru» nedeniyle alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davalı yönetici ve ortaklar yönünden davanın ka …
… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı CE-Se AŞ.'nin kooperatif hakkında açtığı tazminat davasından «feragat» edildiği, bu şekilde şirketin mal varlığında önemli bir «kayba» neden olunduğu, davacının alacağını şirketten tahsil edemediği, TTK'nun 338. maddesi uyarınca «kusursuzluklarını ispat» edemeyen «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olduğu, diğer şirket ortakları olan davalıların ise bu miktarda bir alacak için yapılan feragatten hayatın olağan akışı gereği bilgileri bulunduğu, BK'nun 41. maddeleri uyarınca bu eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği, denetçinin ise sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmişti …
2-Öte yandan, kabule göre davalı şirket ortaklarının davalı yöneticileri belirtilen yönde davranmaya sevk ettikleri gerekçesiyle, bu davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de «sınırlı sorumlulukları» bulunan ortakların ne şekilde yöneticileri teşvik ettiklerinin somut dayanakları gösterilmeden, davalı ortakların da şirket borcundan sorumlu tutulmaları da bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7741 E. 2012/11576 K.
Ortak:dolaylı zarar · i̇i̇k 308/b · pay sahipliği
İncelediğiniz karardaOysa, TTK’nın 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket «alacaklılarının dava» hakları vardır.
Somut olayda, davacılar vekilinin yönetici-ortaklar hakkında ileri sürdüğü talep «dolaylı zarar» kapsamında olup, dolaylı zarar durumunda alacaklılar da talepte bulunabilir ise de, zarar nedeniyle hak kazanılan tazminatın kendilerine değil, şirkete verilmesini istemiş olmaları gerekir.
Benzer bu karardaAyrıca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi delaletiyle TTK’nun 309. maddesi uyarınca “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
Somut olayda, davacının kooperatif yöneticileri hakkında ileri sürdüğü talep «dolaylı zarar» kapsamındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istihkak davası · istihkak · eda davası · icra hukuk mahkemesi · haciz
Benzer bu karardaDavacı taraf, dava dışı kooperatif aleyhine icra takibi yaptığını, davalı kooperatif yöneticileri adına açılmış bulunan hesaba «haciz» konulduğunu, davalıların «icra hukuk» mahkemesine açmış oldukları dava sonrası haczin kaldırıldığını, bunun üzerine «istihkak davası» açtıklarını, bu davada taleplerinin kabul edilerek 195.000 TL’nin takip dosyasına iadesine karar verildiğini, davalıların istihkak davasının karar tarihi olan 12.0 …
ATM'ne açmış olduğu davanın «eda davası» olduğu, bu davaya konu yaptığı asıl alacağın ferisi olarak davalılardan faiz isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 50.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4044 E. 2014/10923 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · pay sahipliği
İncelediğiniz karardaOysa, TTK’nın 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket «alacaklılarının dava» hakları vardır.
Benzer bu karardaAncak, 6762 Sayılı TTK'nın 309. maddesi gereğince, şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan, dolayısıyla zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:doğrudan zarar · sorumluluk davası · keşideci · çek · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalının icra takibinin tarafı olmadığı, takip konusu çekte kendisini borç altına sokacak herhangi bir imzasının bulunmadığı, takip borçlusunun ve «çek» «keşidecisinin» dava dışı T..
Şti. olduğu, iddia olunan zarar nedeniyle davalının sorumluluğunun TTK'nın 336. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Yasa'nın 309. maddesi gereğince açılan «sorumluluk davası» olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, «doğrudan zarara» uğradığını iddia ederek bu davayı açmış ve tazminatın kendisine verilmesini talep etmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11559 E. 2018/7561 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 17.841,95 TL'nin 03.08.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/6139 E. , 2015/13937 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/12/2014
NUMARASI 2013/670-2014/628
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2014 tarih ve 2013/670-2014/628 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Starafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların müvekkillerine ait arsaya kat karşılığı inşaat yapan dava dışı U'nin ortağı ve aynı zamanda müdürleri olduğunu, yapılan inşaatta dava dışı şirketin yaptığı eksiklikler, ayıplı işlerin karşılanması ve fazla imalattan kaynaklanan payın müvekkillerine verilmesi için açılan davada müvekkillerine 34.510,00 TL'nin ödenmesine karar verildiğini, Yargıtay incelemesinden sonra mahkeme masrafları yönünden 1.603,35 TL ilave ile düzeltilerek onandığını ve ayrıca 600 TL lehine vekalet ücretine karar verilerek kesinleştiğini, şirket aleyhine hükmün infazı için Bakırköy 8.İcra Müdürlüğü'nün 2012/8302 Es. sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını ancak borçlu şirketin haczi kabil mal varlığı olmadığından takibin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine borçlu şirket hakkında aciz vesikası yerine geçmek üzere derkenar aldıklarını, davalıların ortağı ve yöneticisi oldukları dava dışı Umutbir .
unvanlı şirketi kötü yöneterek acze sürüklemiş olduklarının tespiti ile Bakırköy 8.İcra Müdürlüğü'nün 2012/8302 Es. sayılı dosyasından almış oldukları derkenarda belirtilen 47.368,75 TL ve derkenarın düzenlendiği 18.1.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve düzeltilerek onanan kararda eksik hesaplandığı belirtilen 1.603,35 TL yargılama masrafı ve 900 TL vekalet ücreti toplamı olan 2.503,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davacılara ait kat karşılığı olarak inşaa edilen binadan 6 adet bağımsız bölümün dava dışı Metin Yeşilyurt'a düşük bedelle satıldığının doğru olmadığını, bu bağımsız bölümlerin 2007 yılı rayiç bedelleri hesaplanarak satıldığını, 2007 yılının ekonomik darboğazı içinde inşaatın tamamlanabilmesi için bu dairelerin satılmasının gerektiğini, şirket yönetiminde ihmallerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
./..
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların davalıların yöneticisi olduğu, aleyhine 25/11/2010 tarihinde Ümraniye 1. Asliye Hukuk Mah. 2010/601 Esas sayılı dosyası ile alacak davası açtıkları, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararda 34.510,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalısı şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği, davacılar tarafından ilamın Bakırköy 8 İcra Müd. 2012/8302 Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğu, ve takip tarihi itibariyle alacak tutarının 49.085,52 TL olduğu, borçlu şirkete ait herhangi bir mal varlığı bulunmadığından 28/12/2012 tarihinde icra müdürlüğünce davacılara aciz belgesi verildiği, şirkete ait 6 adet dairenin KDV hariç 415.841,60 TL'ye satıldığı, alıcı Metin Yeşilyurt adına satış faturası düzenlenip kapatıldığı, şirkete ödenen 357.300,00 TL ödemenin şirket hesabına nakledildiğine dair herhangi bir kayda rastlanmadığı davalı müdürlerin davacı tarafın alacağından daha fazla miktarda şirketi zarara uğrattıkları gerekçesiyle, Mülga TTK'nın 556.
madde atfıyla aynı Yasa'nın 336.maddesi uyarınca davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesine dayalı şirket yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkindir. Davacılar vekili, kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu altı adet bağımsız bölümün ayıplı inşaası nedeniyle dava dışı şirkete karşı açtıkları davada davanın kabulüne karar verildiğini, kesinleşen bu ilama dayalı olarak başlatılan icra takibi sırasında davalı şirketin malvarlığının bulunmadığının tespit edildiğini, davalı şirket yöneticilerinin şirket idaresindeki başarısızlıkları nedeniyle şirketi acze düşürdüklerini, davalıların kusuru nedeniyle alacaklarını tahsil edemediklerini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, TTK’nın 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve 308 inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır. Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, belirtilen hükümle şirkete bir zarar verilmiş olması halinde alacaklıların da dava yolu ile şirketin uğradığı zararın tazminini isteyebilecekleri düzenleme altına alınmıştır.
Somut olayda, davacılar vekilinin yönetici-ortaklar hakkında ileri sürdüğü talep dolaylı zarar kapsamında olup, dolaylı zarar durumunda alacaklılar da talepte bulunabilir ise de, zarar nedeniyle hak kazanılan tazminatın kendilerine değil, şirkete verilmesini istemiş olmaları gerekir. Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekirken, mahkemece yazılı olduğu şekilde davacılara ödeme yapılmasına dair karar verilmesi doğru olmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/146728300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz