Kusursuzluk ispatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4958 E. 2012/10828 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kusursuzluk ispatı↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ ttk 309/4↗ dolaylı zarar↗ takibin kesinleşmesi↗ i̇i̇k 308/b↗ ağır kusur↗ sınırlı sorumluluk↗ pay sahipliği↗ şirket zararı↗ hamil↗ bono↗ kâr kaybı↗ feragat↗ haksız fiil↗ haciz↗ yönetim kurulu kararı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı CE-Se AŞ.'nin kooperatif hakkında açtığı tazminat davasından feragat edildiği, bu şekilde şirketin mal varlığında önemli bir kayba neden olunduğu, davacının alacağını şirketten tahsil edemediği, TTK'nun 338. maddesi uyarınca kusursuzluklarını ispat edemeyen yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu, diğer şirket ortakları olan davalıların ise bu miktarda bir alacak için yapılan feragatten hayatın olağan akışı gereği bilgileri bulunduğu, BK'nun 41. maddeleri uyarınca bu eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiği, denetçinin ise sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı taraf, hamili oldukları bononun davalıların yöneticisi, ortakları olduğu şirket tarafından keşide edildiğini, yaptıkları takibin kesinleştiğini, yapılan hacizde şirketin menkul ve gayrimenkulü bulunmadığının tespit edildiğini, davalıların hileli yollarla şirketi acze düşürdüklerini, davalıların ağır kusuru nedeniyle alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davalı yönetici ve ortaklar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, TTK’nun 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve 308 inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır. Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı pay sahipleri ile alacaklılar da açabilir.
Somut olayda, davacının yöneticiler ve ortaklar hakkında ileri sürdüğü talep dolaylı zarar kapsamındadır. Dolaylı zarar durumunda alacaklılar da talepte bulunabilir. Ancak, bu zararın kendilerine değil, şirkete verilmesini istemiş olmaları gerekir.
Bu itibarla, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı sonrası zararın dolaylı olduğu kabul edildiğine göre, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde davacıya ödeme yapılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Öte yandan, kabule göre davalı şirket ortaklarının davalı yöneticileri belirtilen yönde davranmaya sevk ettikleri gerekçesiyle, bu davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de sınırlı sorumlulukları bulunan ortakların ne şekilde yöneticileri teşvik ettiklerinin somut dayanakları gösterilmeden, davalı ortakların da şirket borcundan sorumlu tutulmaları da bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kusursuzluk ispatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14367 E. 2012/20043 K.
Ortak:kusursuzluk ispatı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · kâr kaybı · feragat · haksız fiil · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı CE-Se AŞ.'nin kooperatif hakkında açtığı tazminat davasından «feragat» edildiği, bu şekilde şirketin mal varlığında önemli bir «kayba» neden olunduğu, davacının alacağını şirketten tahsil edemediği, TTK'nun 338. maddesi uyarınca «kusursuzluklarını ispat» edemeyen «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olduğu, diğer şirket ortakları olan davalıların ise bu miktarda bir alacak için yapılan feragatten hayatın olağan akışı gereği bilgileri bulunduğu, BK'nun 41. maddeleri uyarınca bu eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği, denetçinin ise sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmişti …
Benzer bu kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı CE-Se AŞ.'nin kooperatif hakkında açtığı tazminat davasından «feragat» edildiği, bu şekilde şirketin mal varlığında önemli bir «kayba» neden olunduğu, davacının alacağını şirketten tahsil edemediği, TTK'nun 338. maddesi uyarınca «kusursuzluklarını ispat» edemeyen «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olduğu, diğer şirket ortakları olan davalıların ise bu miktarda bir alacak için yapılan feragatten hayatın olağan akışı gereği bilgileri bulunduğu, BK'nun 41. maddeleri uyarınca bu eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği, denetçinin ise sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne dair verilen kar …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4044 E. 2014/10923 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · pay sahipliği
İncelediğiniz karardaOysa, TTK’nun 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı «pay sahipleri» ile alacaklılar da açabilir.
Benzer bu karardaAncak, 6762 Sayılı TTK'nın 309. maddesi gereğince, şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan, dolayısıyla zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:doğrudan zarar · sorumluluk davası · keşideci · çek · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalının icra takibinin tarafı olmadığı, takip konusu çekte kendisini borç altına sokacak herhangi bir imzasının bulunmadığı, takip borçlusunun ve «çek» «keşidecisinin» dava dışı T..
Şti. olduğu, iddia olunan zarar nedeniyle davalının sorumluluğunun TTK'nın 336. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Yasa'nın 309. maddesi gereğince açılan «sorumluluk davası» olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, «doğrudan zarara» uğradığını iddia ederek bu davayı açmış ve tazminatın kendisine verilmesini talep etmiştir.
-
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6139 E. 2015/13937 K.
Ortak:dolaylı zarar · i̇i̇k 308/b · pay sahipliği · şirket zararı · kusur
İncelediğiniz karardaOysa, TTK’nun 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
1-Davacı taraf, «hamili» oldukları «bononun» davalıların yöneticisi, ortakları olduğu şirket tarafından keşide edildiğini, yaptıkları «takibin kesinleştiğini», yapılan «hacizde» şirketin menkul ve gayrimenkulü bulunmadığının tespit edildiğini, davalıların hileli yollarla şirketi acze düşürdüklerini, davalıların «ağır kusuru» nedeniyle alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davalı yönetici ve ortaklar yönünden davanın ka …
Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı «pay sahipleri» ile alacaklılar da açabilir.
Benzer bu karardaOysa, TTK’nın 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket «alacaklılarının dava» hakları vardır.
… satıldığı, alıcı Metin Yeşilyurt adına satış faturası düzenlenip kapatıldığı, şirkete ödenen 357.300,00 TL ödemenin şirket hesabına nakledildiğine dair herhangi bir «kayda» rastlanmadığı davalı müdürlerin davacı tarafın alacağından daha fazla miktarda «şirketi zarara» uğrattıkları gerekçesiyle, Mülga TTK'nın 556. madde atfıyla aynı Yasa'nın 336.maddesi uyarınca davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekili, «kat karşılığı inşaat sözleşmesine» konu altı adet bağımsız «bölümün» ayıplı inşaası nedeniyle dava dışı şirkete karşı açtıkları davada davanın kabulüne karar verildiğini, kesinleşen bu ilama dayalı olarak başlatılan icra takibi sırasında davalı şirketin «malvarlığının» bulunmadığının tespit edildiğini, davalı şirket yöneticilerinin şirket idaresindeki başarısızlıkları nedeniyle şirketi acze düşürdüklerini, davalıların «kusuru» nedeniyle alacaklarını tahsil edemediklerini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kat karşılığı inşaat sözleşmesi · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · malvarlığına ilişkin dava · müteselsil sorumluluk · iş bölümü · alacak davası · yasal faiz
Benzer bu karardaDavacılar vekili, «kat karşılığı inşaat sözleşmesine» konu altı adet bağımsız «bölümün» ayıplı inşaası nedeniyle dava dışı şirkete karşı açtıkları davada davanın kabulüne karar verildiğini, kesinleşen bu ilama dayalı olarak başlatılan icra takibi sırasında davalı şirketin «malvarlığının» bulunmadığının tespit edildiğini, davalı şirket yöneticilerinin şirket idaresindeki başarısızlıkları nedeniyle şirketi acze düşürdüklerini, davalıların «kusuru» nedeniyle alacaklarını tahsil edemediklerini ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2010/601 Esas sayılı dosyası ile «alacak davası» açtıkları, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararda 34.510,00 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalısı şirketten alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği, davacılar tarafından ilamın Bakırköy 8 İcra Müd.
Dava, 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesine dayalı «şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» ilişkindir.
… satıldığı, alıcı Metin Yeşilyurt adına satış faturası düzenlenip kapatıldığı, şirkete ödenen 357.300,00 TL ödemenin şirket hesabına nakledildiğine dair herhangi bir «kayda» rastlanmadığı davalı müdürlerin davacı tarafın alacağından daha fazla miktarda «şirketi zarara» uğrattıkları gerekçesiyle, Mülga TTK'nın 556. madde atfıyla aynı Yasa'nın 336.maddesi uyarınca davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumlu» oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7741 E. 2012/11576 K.
Ortak:dolaylı zarar · i̇i̇k 308/b · pay sahipliği · haciz
İncelediğiniz karardaOysa, TTK’nun 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
1-Davacı taraf, «hamili» oldukları «bononun» davalıların yöneticisi, ortakları olduğu şirket tarafından keşide edildiğini, yaptıkları «takibin kesinleştiğini», yapılan «hacizde» şirketin menkul ve gayrimenkulü bulunmadığının tespit edildiğini, davalıların hileli yollarla şirketi acze düşürdüklerini, davalıların «ağır kusuru» nedeniyle alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davalı yönetici ve ortaklar yönünden davanın ka …
Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı «pay sahipleri» ile alacaklılar da açabilir.
Benzer bu karardaAyrıca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi delaletiyle TTK’nun 309. maddesi uyarınca “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
Davacı taraf, dava dışı kooperatif aleyhine icra takibi yaptığını, davalı kooperatif yöneticileri adına açılmış bulunan hesaba «haciz» konulduğunu, davalıların «icra hukuk» mahkemesine açmış oldukları dava sonrası haczin kaldırıldığını, bunun üzerine «istihkak davası» açtıklarını, bu davada taleplerinin kabul edilerek 195.000 TL’nin takip dosyasına iadesine karar verildiğini, davalıların istihkak davasının karar tarihi olan 12.0 …
Somut olayda, davacının kooperatif yöneticileri hakkında ileri sürdüğü talep «dolaylı zarar» kapsamındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istihkak davası · istihkak · eda davası · icra hukuk mahkemesi
Benzer bu karardaDavacı taraf, dava dışı kooperatif aleyhine icra takibi yaptığını, davalı kooperatif yöneticileri adına açılmış bulunan hesaba «haciz» konulduğunu, davalıların «icra hukuk» mahkemesine açmış oldukları dava sonrası haczin kaldırıldığını, bunun üzerine «istihkak davası» açtıklarını, bu davada taleplerinin kabul edilerek 195.000 TL’nin takip dosyasına iadesine karar verildiğini, davalıların istihkak davasının karar tarihi olan 12.0 …
ATM'ne açmış olduğu davanın «eda davası» olduğu, bu davaya konu yaptığı asıl alacağın ferisi olarak davalılardan faiz isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 50.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4958 E. , 2012/10828 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2010 tarih ve 2009/763-2010/1045 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların yönetim kurulu üyesi, denetçisi ve büyük ortağı olduğu dava dışı Ce-Se İnşaat San. ve Tic. A.Ş’nin keşide ettiği 01.01.2000 vade tarihli, 12.500.000.000 TL bedelli bononun hamili olan davacının alacağını tahsil amacıyla başlattığı icra takibinin kesinleştiğini, borçlu şirketin haczedilecek menkul ve gayrimenkulü bulunmadığını, davalı yöneticiler ile ortakların hileli yollarla borçlu Ce-Se A.Ş’ni acze düşürdüklerini, davalıların ağır kusuru nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek, 12.500.000.000 TL’nın 01.01.2000 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin denetçi seçildiği genel kurul kararının iptal edildiğini, iddia edilen zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, davacının vekili olduğu Ce-Se A.Ş’nin diğer ortağı Cemil Özatmaca tarafından muvazaalı olarak keşide edilerek davacıya verilen bono nedeniyle Ce-Se A.Ş’nin bir borcu olmadığını, davacı tarafından şirkete herhangi bir mal veya para verilmediğini, ayrıca şirketin müvekkillerince zarara uğratılmayıp mallarını kaçırılmasının söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı CE-Se AŞ.'nin kooperatif hakkında açtığı tazminat davasından feragat edildiği, bu şekilde şirketin mal varlığında önemli bir kayba neden olunduğu, davacının alacağını şirketten tahsil edemediği, TTK'nun 338. maddesi uyarınca kusursuzluklarını ispat edemeyen yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu, diğer şirket ortakları olan davalıların ise bu miktarda bir alacak için yapılan feragatten hayatın olağan akışı gereği bilgileri bulunduğu, BK'nun 41. maddeleri uyarınca bu eylemlerinin haksız fiil teşkil ettiği, denetçinin ise sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı taraf, hamili oldukları bononun davalıların yöneticisi, ortakları olduğu şirket tarafından keşide edildiğini, yaptıkları takibin kesinleştiğini, yapılan hacizde şirketin menkul ve gayrimenkulü bulunmadığının tespit edildiğini, davalıların hileli yollarla şirketi acze düşürdüklerini, davalıların ağır kusuru nedeniyle alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davalı yönetici ve ortaklar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, TTK’nun 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve 308 inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı pay sahipleri ile alacaklılar da açabilir.
Somut olayda, davacının yöneticiler ve ortaklar hakkında ileri sürdüğü talep dolaylı zarar kapsamındadır. Dolaylı zarar durumunda alacaklılar da talepte bulunabilir. Ancak, bu zararın kendilerine değil, şirkete verilmesini istemiş olmaları gerekir.
Bu itibarla, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı sonrası zararın dolaylı olduğu kabul edildiğine göre, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde davacıya ödeme yapılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Öte yandan, kabule göre davalı şirket ortaklarının davalı yöneticileri belirtilen yönde davranmaya sevk ettikleri gerekçesiyle, bu davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de sınırlı sorumlulukları bulunan ortakların ne şekilde yöneticileri teşvik ettiklerinin somut dayanakları gösterilmeden, davalı ortakların da şirket borcundan sorumlu tutulmaları da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 25.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061773800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz