Istihkak davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7741 E. 2012/11576 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istihkak davası↗ istihkak↗ kooperatifler kanunu↗ ttk 309/4↗ dolaylı zarar↗ i̇i̇k 308/b↗ eda davası↗ icra hukuk mahkemesi↗ pay sahipliği↗ haciz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının Ankara 9. ATM'ne açmış olduğu davanın eda davası olduğu, bu davaya konu yaptığı asıl alacağın ferisi olarak davalılardan faiz isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 50.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, dava dışı kooperatif aleyhine icra takibi yaptığını, davalı kooperatif yöneticileri adına açılmış bulunan hesaba haciz konulduğunu, davalıların icra hukuk mahkemesine açmış oldukları dava sonrası haczin kaldırıldığını, bunun üzerine istihkak davası açtıklarını, bu davada taleplerinin kabul edilerek 195.000 TL’nin takip dosyasına iadesine karar verildiğini, davalıların istihkak davasının karar tarihi olan 12.05.2005 tarihi ile 04.10.2002 arası davalıların anılan miktarı uhdelerinde tutarak paraları kullandıklarını ileri sürerek, anılan tarihler yönünden faiz talebinde bulunmuş olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf faiz alacağını dava dışı kooperatiften talep edebileceği gibi, kooperatifin aciz içinde olduğu da iddia ve ispat edilmiş değildir.
Ayrıca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi delaletiyle TTK’nun 309. maddesi uyarınca “ Şirketin 305, 306, 307 ve 308 inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır. Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, kooperatife dolayısıyla bir zarar verilmiş ise bu davayı alacaklılarda açabilir.
Somut olayda, davacının kooperatif yöneticileri hakkında ileri sürdüğü talep dolaylı zarar kapsamındadır. Dolaylı zarar durumunda alacaklılarda talepte bulunabilir. Ancak, bu zararın kendilerine değil, kooperatife verilmesini talep edebilirler.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalıların hukuki durumunun tespiti gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4958 E. 2012/10828 K.
Ortak:dolaylı zarar · i̇i̇k 308/b · pay sahipliği · haciz
İncelediğiniz karardaAyrıca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi delaletiyle TTK’nun 309. maddesi uyarınca “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
Davacı taraf, dava dışı kooperatif aleyhine icra takibi yaptığını, davalı kooperatif yöneticileri adına açılmış bulunan hesaba «haciz» konulduğunu, davalıların «icra hukuk» mahkemesine açmış oldukları dava sonrası haczin kaldırıldığını, bunun üzerine «istihkak davası» açtıklarını, bu davada taleplerinin kabul edilerek 195.000 TL’nin takip dosyasına iadesine karar verildiğini, davalıların istihkak davasının karar tarihi olan 12.0 …
Somut olayda, davacının kooperatif yöneticileri hakkında ileri sürdüğü talep «dolaylı zarar» kapsamındadır.
Benzer bu karardaOysa, TTK’nun 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
1-Davacı taraf, «hamili» oldukları «bononun» davalıların yöneticisi, ortakları olduğu şirket tarafından keşide edildiğini, yaptıkları «takibin kesinleştiğini», yapılan «hacizde» şirketin menkul ve gayrimenkulü bulunmadığının tespit edildiğini, davalıların hileli yollarla şirketi acze düşürdüklerini, davalıların «ağır kusuru» nedeniyle alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davalı yönetici ve ortaklar yönünden davanın ka …
Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı «pay sahipleri» ile alacaklılar da açabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · takibin kesinleşmesi · ağır kusur · sınırlı sorumluluk · hamil · bono · kâr kaybı
Benzer bu kararda1-Davacı taraf, «hamili» oldukları «bononun» davalıların yöneticisi, ortakları olduğu şirket tarafından keşide edildiğini, yaptıkları «takibin kesinleştiğini», yapılan «hacizde» şirketin menkul ve gayrimenkulü bulunmadığının tespit edildiğini, davalıların hileli yollarla şirketi acze düşürdüklerini, davalıların «ağır kusuru» nedeniyle alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davalı yönetici ve ortaklar yönünden davanın ka …
… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı CE-Se AŞ.'nin kooperatif hakkında açtığı tazminat davasından «feragat» edildiği, bu şekilde şirketin mal varlığında önemli bir «kayba» neden olunduğu, davacının alacağını şirketten tahsil edemediği, TTK'nun 338. maddesi uyarınca «kusursuzluklarını ispat» edemeyen «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olduğu, diğer şirket ortakları olan davalıların ise bu miktarda bir alacak için yapılan feragatten hayatın olağan akışı gereği bilgileri bulunduğu, BK'nun 41. maddeleri uyarınca bu eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği, denetçinin ise sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmişti …
2-Öte yandan, kabule göre davalı şirket ortaklarının davalı yöneticileri belirtilen yönde davranmaya sevk ettikleri gerekçesiyle, bu davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de «sınırlı sorumlulukları» bulunan ortakların ne şekilde yöneticileri teşvik ettiklerinin somut dayanakları gösterilmeden, davalı ortakların da şirket borcundan sorumlu tutulmaları da bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7741 E. , 2012/11576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.03.2009 tarih ve 2006/574-2009/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından dava dışı S.S.Büyükçınar Konut Yapı Kooperatifi Başkanlığı aleyhine yapılan icra takibinde davalılar adına açılmış bulunan banka hesabındaki kooperatife ait paraya haciz konulmuş olduğunu, bu hesaplardaki paraların kooperatife ait olduğunun tespitine ilişkin olarak açtıkları dava sonucu mahkemece 04.10.2002 tarihinde haciz konulan hesapların borçlu kooperatife ait olduğunun tespiti ile bu hesaplardan davalılar tarafından çekilen 195.000 TL’nin davalılardan alınarak icra dosyasına iadesine karar verildiğini, davalıların 04.10.2002 tarihinden itibaren söz konusu parayı yedlerinde tutarak bu parayı kullandıklarını, ileri sürerek, 195.000 TL’nin 04.10.2002 tarihinden bugüne kadar reeskont faizi işletilerek oluşmuş faiz alacağının tespitine, şimdilik 50.000 TL’nin ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin davacıya herhangi bir şekilde borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının Ankara 9. ATM'ne açmış olduğu davanın eda davası olduğu, bu davaya konu yaptığı asıl alacağın ferisi olarak davalılardan faiz isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 50.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf, dava dışı kooperatif aleyhine icra takibi yaptığını, davalı kooperatif yöneticileri adına açılmış bulunan hesaba haciz konulduğunu, davalıların icra hukuk mahkemesine açmış oldukları dava sonrası haczin kaldırıldığını, bunun üzerine istihkak davası açtıklarını, bu davada taleplerinin kabul edilerek 195.000 TL’nin takip dosyasına iadesine karar verildiğini, davalıların istihkak davasının karar tarihi olan 12.05.2005 tarihi ile 04.10.2002 arası davalıların anılan miktarı uhdelerinde tutarak paraları kullandıklarını ileri sürerek, anılan tarihler yönünden faiz talebinde bulunmuş olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf faiz alacağını dava dışı kooperatiften talep edebileceği gibi, kooperatifin aciz içinde olduğu da iddia ve ispat edilmiş değildir.
Ayrıca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 98. maddesi delaletiyle TTK’nun 309. maddesi uyarınca “ Şirketin 305, 306, 307 ve 308 inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır. Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, kooperatife dolayısıyla bir zarar verilmiş ise bu davayı alacaklılarda açabilir.
Somut olayda, davacının kooperatif yöneticileri hakkında ileri sürdüğü talep dolaylı zarar kapsamındadır. Dolaylı zarar durumunda alacaklılarda talepte bulunabilir. Ancak, bu zararın kendilerine değil, kooperatife verilmesini talep edebilirler.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalıların hukuki durumunun tespiti gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061885800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz