Doğrudan zarar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4044 E. 2014/10923 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
doğrudan zarar↗ ttk 309/4↗ i̇i̇k 308/b↗ sorumluluk davası↗ pay sahipliği↗ keşideci↗ çek↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalının icra takibinin tarafı olmadığı, takip konusu çekte kendisini borç altına sokacak herhangi bir imzasının bulunmadığı, takip borçlusunun ve çek keşidecisinin dava dışı T.. Tekstil Makine Day. Tük. Mal. Gıda. İnş. Nak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, iddia olunan zarar nedeniyle davalının sorumluluğunun TTK'nın 336. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Yasa'nın 309. maddesi gereğince açılan sorumluluk davası olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6762 Sayılı TTK'nın 309. maddesi gereğince, şirketin 305, 306, 307 ve 308 inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan, dolayısıyla zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır. Davalının eylemleri nedeniyle davacı doğrudan doğruya zarara uğramış ise, hükmedilecek tazminatın kendisine verilmesini talep edebilir ise de, dolayısıyla zararlardan tahsil edilecek paranın şirkete verilmesini talep etmesi gerekir. Davacı, doğrudan zarara uğradığını iddia ederek bu davayı açmış ve tazminatın kendisine verilmesini talep etmiştir. Bu durumda, çekin keşidecisinin şirket olduğu, davalı aleyhine icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru değildir. Bu itibarla, mahkemece, davalının ne gibi eylemlerle davacıyı zarara uğrattığı konusunda deliller toplanarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2014/14864/2015/3829
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14864 E. 2015/3829 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4958 E. 2012/10828 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · pay sahipliği
İncelediğiniz karardaAncak, 6762 Sayılı TTK'nın 309. maddesi gereğince, şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan, dolayısıyla zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
Benzer bu karardaOysa, TTK’nun 309. maddesi “ Şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan dolayısiyle zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir. “ hükmünü haiz olup, şirkete bir zarar verilmiş ise bu davayı «pay sahipleri» ile alacaklılar da açabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuzluk ispatı · yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · dolaylı zarar · takibin kesinleşmesi · ağır kusur · sınırlı sorumluluk · hamil · bono
Benzer bu kararda1-Davacı taraf, «hamili» oldukları «bononun» davalıların yöneticisi, ortakları olduğu şirket tarafından keşide edildiğini, yaptıkları «takibin kesinleştiğini», yapılan «hacizde» şirketin menkul ve gayrimenkulü bulunmadığının tespit edildiğini, davalıların hileli yollarla şirketi acze düşürdüklerini, davalıların «ağır kusuru» nedeniyle alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek işbu davayı açmış olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçelerle davalı yönetici ve ortaklar yönünden davanın ka …
… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı CE-Se AŞ.'nin kooperatif hakkında açtığı tazminat davasından «feragat» edildiği, bu şekilde şirketin mal varlığında önemli bir «kayba» neden olunduğu, davacının alacağını şirketten tahsil edemediği, TTK'nun 338. maddesi uyarınca «kusursuzluklarını ispat» edemeyen «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» olduğu, diğer şirket ortakları olan davalıların ise bu miktarda bir alacak için yapılan feragatten hayatın olağan akışı gereği bilgileri bulunduğu, BK'nun 41. maddeleri uyarınca bu eylemlerinin «haksız fiil» teşkil ettiği, denetçinin ise sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmişti …
Somut olayda, davacının yöneticiler ve ortaklar hakkında ileri sürdüğü talep «dolaylı zarar» kapsamındadır.
2-Öte yandan, kabule göre davalı şirket ortaklarının davalı yöneticileri belirtilen yönde davranmaya sevk ettikleri gerekçesiyle, bu davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de «sınırlı sorumlulukları» bulunan ortakların ne şekilde yöneticileri teşvik ettiklerinin somut dayanakları gösterilmeden, davalı ortakların da şirket borcundan sorumlu tutulmaları da bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6805 E. 2013/21336 K.
Ortak:i̇i̇k 308/b · pay sahipliği · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, 6762 Sayılı TTK'nın 309. maddesi gereğince, şirketin 305, 306, 307 ve «308» inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan, dolayısıyla zarar gören «pay sahipleri» ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır.
Şti. olduğu, iddia olunan zarar nedeniyle davalının sorumluluğunun TTK'nın 336. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacıların «pay sahipliği» konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığına göre, 6762 sayılı TTK’nın 309. maddesi uyarınca aynı yasanın 305, 206, 307 ve «308». maddelerinde yazılı fiillerle ızrar edildiğini ileri süren davacıların, şirket yöneticilerine karşı, zarar gören pay sahibi sıfatıyla dava açmak hakkının bulunduğunun kabulü gerekir.
… arın şirketi kötü niyetle yönetip müvekkillerini mağdur ettikleri iddiasıyla bu davayı açtığı, dava dilekçesinde netice olarak bu şekilde uğranılan zararın ve varsa «zimmete» geçirilen miktarın tespiti ile davalılar tarafından şirkete ödenmesinin talep edildiği, «şirketin zararlarının» tespiti ve şirket adına tazminin amaçlandığı, davacıların kendi adlarına bir taleplerinin bulunmadığı, şirketin «tüzel kişiliğinin» devam ettiği, davacıların yönetimde usulsüzlük yapıldığı kanaatiyle şirket adına tespit ve tazmin yoluna gidebilmeleri için genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmak veya yine kendi adlarına mahkemeye başvurarak «tasfiye» istemek haklarına sahip olmalarına rağmen bu yolu kullanmadıkları, zararın tespiti ve tazminini isteme hakkının şirket adına ancak şirket tarafından kullanılabileceği, bu itibarla davacıların dava şartı niteliğindeki «husumet ehliyetine» sahip olmadıkları gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · husumet ehliyeti · şirket zararı · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · ek tasfiye
Benzer bu kararda… arın şirketi kötü niyetle yönetip müvekkillerini mağdur ettikleri iddiasıyla bu davayı açtığı, dava dilekçesinde netice olarak bu şekilde uğranılan zararın ve varsa «zimmete» geçirilen miktarın tespiti ile davalılar tarafından şirkete ödenmesinin talep edildiği, «şirketin zararlarının» tespiti ve şirket adına tazminin amaçlandığı, davacıların kendi adlarına bir taleplerinin bulunmadığı, şirketin «tüzel kişiliğinin» devam ettiği, davacıların yönetimde usulsüzlük yapıldığı kanaatiyle şirket adına tespit ve tazmin yoluna gidebilmeleri için genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmak veya yine kendi adlarına mahkemeye başvurarak «tasfiye» istemek haklarına sahip olmalarına rağmen bu yolu kullanmadıkları, zararın tespiti ve tazminini isteme hakkının şirket adına ancak şirket tarafından kullanılabileceği, bu itibarla davacıların dava şartı niteliğindeki «husumet ehliyetine» sahip olmadıkları gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4044 E. , 2014/10923 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 01/10/2013
NUMARASI 2013/113-2013/74
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2013 tarih ve 2013/113-2013/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müdürlüğünü yaptığı dava dışı şirket tarafından müvekkiline keşide edilen çekin bankaya ibrazı sonucunda karşılığının çıkmadığını, bunun üzerine davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlunun adresine hacze gidildiğinde söz konusu adresin borçlu şirket tarafından alacaklılarını zarara uğratmak maksadıyla ve kötüniyetli olarak sözde adres olarak gösterildiğinin anlaşıldığını, davalının borçlu şirketi kötü yönetmesi nedeniyle şirketin borçlarını ödeyemez hale geldiğini, TTK'nun 336. maddesi gereğince davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 10.000 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davalının icra takibinin tarafı olmadığı, takip konusu çekte kendisini borç altına sokacak herhangi bir imzasının bulunmadığı, takip borçlusunun ve çek keşidecisinin dava dışı T.. Tekstil Makine Day. Tük. Mal. Gıda. İnş. Nak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, iddia olunan zarar nedeniyle davalının sorumluluğunun TTK'nın 336. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Yasa'nın 309. maddesi gereğince açılan sorumluluk davası olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6762 Sayılı TTK'nın 309. maddesi gereğince, şirketin 305, 306, 307 ve 308 inci maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde, bundan, dolayısıyla zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava hakları vardır. Davalının eylemleri nedeniyle davacı doğrudan doğruya zarara uğramış ise, hükmedilecek tazminatın kendisine verilmesini talep edebilir ise de, dolayısıyla zararlardan tahsil edilecek paranın şirkete verilmesini talep etmesi gerekir. Davacı, doğrudan zarara uğradığını iddia ederek bu davayı açmış ve tazminatın kendisine verilmesini talep etmiştir. Bu durumda, çekin keşidecisinin şirket olduğu, davalı aleyhine icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davalının ne gibi eylemlerle davacıyı zarara uğrattığı konusunda deliller toplanarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101935500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz