Yönetim kurulu ibrasında oy yasağına aykırı oy nisap hesabına dahil edilmezse iptal reddedilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/643 E. 2023/1923 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
İlgili mesele: ◆ YK huzur hakkı/ücretinin fahişliği (kârdan pay hakkı ihlali)
Gerekçe özeti
Genel kurul kararlarının iptali davasında, TTK 436/1-2 uyarınca oy yasağına tabi ortakların yasağa aykırı olarak kullandığı oylar geçersiz sayılır; ancak bu oylar nisap hesabından çıkarıldığında dahi kararın alınması için gerekli çoğunluk sağlanıyorsa, oy yasağına aykırılık kararın iptaline yol açmaz. Oy yasağı TTK 436/1-2 kapsamında yalnızca yönetim kurulu üyeleri ile şirketin imza yetkisine sahip yöneticilerine özgülenmiştir; yönetim kurulu üyeliğine seçilirken kullanılan oyun, sonraki ibra veya izin oylamalarına teşmili mümkün değildir. Ayrıca, esas sözleşme veya genel kurul kararıyla belirlenmek şartıyla, şirket yönetiminde aktif rol alan pay sahibine huzur hakkı ödenmesi eşit işlem ilkesine aykırılık oluşturmaz.
Ele alınan sorunlar
İptal davasının açılma koşulları (TTK 445-446) → tartışılmadı
Gerekçe: TTK 445. maddesine göre kanun ve esas sözleşme hükümlerine, özellikle dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilir. TTK 446. maddesine göre iptal davası açabilmek için toplantıya katılma, olumsuz oy verme ve muhalefeti tutanağa geçirtme şartlarının birlikte bulunması gerekir; oylama öncesi görüşmelerde karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması muhalefet anlamına gelmez. Somut olayda dava, genel kurul toplantı tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde açılmış, davacı iptali talep edilen kararlarda olumsuz oy kullanıp muhalefetini tutanağa geçirtmiştir; dolayısıyla davanın açılabilmesi için gerekli ön koşullar gerçekleşmiştir. Ayrıca TTK 436/2 hükmüne aykırı olarak kullanılan oylarla alınan kararlarda, bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, iptal isteyen ortağın ayrıca muhalefet şerhi yazdırmasına gerek yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 6 no'lu kararın iptali → ret
İddia: Davacı, hakim ortağın fiili organ sıfatıyla ibra oylamalarına katılmasının ve yönetim kurulu üyelerinin birbirlerinin ibrasında oy kullanmasının TTK 436/2'ye aykırı olduğunu, bu nedenle kararın iptali gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 436/2 gereğince yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değildir; bu hüküm emredici olduğundan aykırı kullanılan oylar geçersizdir ve bu oylarla alınan kararlar da geçersizdir. Somut olayda yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmamış olsalar da kanuna aykırı olarak birbirlerinin ibrasında oy kullanmışlardır. Ancak bu üyelerin sahip olduğu toplam hisse adedi dikkate alındığında, birbirleri için oy kullanmamaları durumunda da ibra için gerekli nisaba ulaşılmaktadır; bu nedenle iptal talebi bu yönden yerinde değildir. Davacının, hakim ortağın fiili organ olduğu ve bu nedenle oylamalara katılamayacağı iddiasına ilişkin olarak: yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oyun ibra oylamasına teşmil edilmesi mümkün değildir. Ayrıca TTK 436/2'deki ibra oylamasındaki oy yasağı yalnızca yönetim kurulu üyeleri ile şirketin imza yetkilisi yöneticilerine özgülenmiştir; hakim ortağın şirkette imza yetkilisi yönetici olduğuna dair bir karar bulunmadığı gibi temsil görevi de daha önce sona ermiştir. Bu durumda oydan yasaklılık hali bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yönetim kurulu üyesine huzur hakkı ödenmesine ilişkin 8 no'lu kararın eşit işlem ilkesine aykırılığı → ret
İddia: Davacı, yönetim kurulu üyelerinin çeşitli nakdi ve ayni menfaatlere sahip olmalarının, yönetim dışındaki küçük pay sahibi ortakla aralarında büyük adaletsizlik oluşturduğunu, bu ödemenin eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 394. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir. TTK 357. maddesinde pay sahiplerinin eşit şartlar altında eşit işleme tabi tutulacağı düzenlenmiştir. Emeklerini ortaya koyarak şirket yönetiminde aktif rol alan pay sahiplerine ücret ödenmesine karar verilmesi, eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil etmez. İptali talep edilen kararla yönetim kurulunda görev almayan diğer ortaklar için herhangi bir huzur hakkı kararı alınmamış olup, ücretin miktarına yönelik bir itiraz nedeni de ileri sürülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Şirketle işlem ve rekabet izni verilmesine ilişkin 9 no'lu kararın iptali (TTK 395-396) → ret
İddia: Davacı, hakim ortağın fiili organ sıfatıyla oylamaya katılmasının hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu nedenle TTK 395 ve 396 kapsamındaki izin kararının iptal edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yönetim kurulu üyesi olan paydaşlar, genel kurul tarafından TTK 395 ve 396 uyarınca verilen izin ve icazetler yönünden TTK 436/1 hükmü gereğince oy yasağına tabidir. Bu üyeler TTK 436/1'e aykırı olarak oylamaya katılmış olsa da, sahip oldukları pay miktarları dikkate alındığında, oyları dışlandığında dahi izin için gerekli nisaba ulaşılmıştır. Davacının hakim ortağın fiili organ olduğu ve bu nedenle oylamaya katılamayacağı yönündeki iddiası bakımından, yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oyun diğer oylamalara da teşmil edilmesi mümkün değildir. Kararın iptali için başkaca somut bir gerekçe de ileri sürülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Karar, TTK 436/1-2 uyarınca oy yasağına aykırı kullanılan oyların nisap hesabından çıkarılması yönteminin (etki kuralı) somut uygulamasını göstermekte ve oy yasağının kapsamının (yönetim kurulu üyeleri ile imza yetkilisi yöneticilerle sınırlı olması, yönetim kurulu seçimindeki oyun ibra/izin oylamalarına teşmil edilemeyeceği) belirlenmesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- TTK 445 ve 446 uyarınca genel kurul kararının iptali davası, toplantı tarihinden itibaren 3 aylık süre içinde açılmalıdır.
- Dava şartı
- İptal davası için toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefeti tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerekir (TTK 446).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ TTK 436/1-2 oy yasağı↗ nisap hesabı↗ ibra kararı↗ eşit işlem ilkesi↗ TTK 395-396 şirketle işlem ve rekabet yasağı↗ fiili organ↗ muhalefet şerhi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/643
KARAR NO 2023/1923
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/12/2020
NUMARASI 2019/100 Esas - 2020/655 Karar
DAVA
Genel Kurul Kararının İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/12/2023
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı şirketin 2004 yılında müvekkili tarafından kurulduğunu, 20.000.000-TL sermaye ile faaliyette olan şirkette payların 20.000.000 adet hisseye bölündüğünü ve her pay 1-TL değerinde olmak üzere ... % 49,4, müvekkilinin % 49,42, ... % 0,2, diğer ortakların %1,2 pay sahibi olduklarını, davalı şirketin 12.06.2019 tarihli Olağan Genel Kurulunu yaptığını, şirketi fiilen ... yönettiğini, ...ın fiili organ olarak hareket ettiğini, yönetim kurulu üyeleri ile bu ortağın menfaat ilişkisi içerisinde bulunduğunu, ... katılımı ile alınan kararların TTK m.436 nedeniyle geçersiz olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ibrası ile ilgili 6 nolu kararın, TTK 395 ve 396.maddeleri çerçevesinde şirketle işlem ve rekabet izni verilmesine ilişkin 9 nolu kararın, eşit işlem ilkesine aykırı olarak yönetim kurulu üyelerine verilecek ücretlerin tespitine ilişkin 8 nolu kararın iptalinin veya butlanının gerektiğini, belirterek davalı şirketin 12.06.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan gündemin 6.maddesindeki yönetim kurulu üyelerinin ibrası, 9.
maddesindeki şirketle rekabet yasağı ve işlem yasağının kaldırılması kararlarının iptaline, eşit işlem ilkesine aykırı alınan gündemin 8. maddesinin iptaline veya butlanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacının dava dilekçesindeki iddialarıyla kendisinin ve etkisi altında olduğu tartışmasız olan oğlu ... dışındaki hiç kimsenin oyununun geçerli olmadığını ileri sürdüğünü, davacının iddialarının tamamen hayal ürünü ve gerçek dışı iddialardan ibaret olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; iptal talebine konu toplantının 6 nolu maddesi ile ilgili yönetim kurulu üyelerinin hisse adet ve tutarları nazara alındığında, birbirleri için oy kullanmamaları durumunda dahi dava konusu genel kurulun 6. maddesiyle yapılan yönetim kurulu ibraları için gerekli olan nisap oluşacağından her halükarda ibranın gerçekleşeceği, dolayısıyla dava konusu olağan genel kurul toplantısının 6. maddesi kapsamında alınan ibra kararının gerekli nisapların sağlanmış olması nedeniyle iptalinin kabil olmadığı, iptal talebine konu toplantının 8 nolu maddesinde ise aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan pay sahiplerine (...) ödenen ücretin konu edildiği, TTK'nın 394. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararı ile belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceğinin hüküm altına alındığı, TTK'nın 357.
maddesinin hükmünün ise pay sahiplerine eşit şartlar altında eşit muamele edilmesine konu edildiği, dolayısıyla emeklerini ortaya koyarak şirket yönetiminde aktif rol alan pay sahiplerinine ücret ödenmesine karar verilmesi yönündeki kararın eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil etmediği, iptal talebine konu toplantının 9. maddesinde yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddeleri çerçevesinde izin verilmesine karar kılındığı, davacının ise söz konusu maddenin TTK'nın 395, 396 ve 436. maddelerine aykırı olduğu yönündeki gerekçelerle iptalini talep ettiği, yönetim kurulu üyelerinin kendi menfaatlerini takip etmeleri tehlikesi bulunduğu için şirketle işlem yapmanın kanun koyucu tarafından yasaklandığı, bu kapsamda yönetim kurulu üyesinin şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, ancak bu yasağın mutlak mahiyet taşımadığı ve yönetim kurulu üyelerinin genel kuruldan izin almak kaydı ile şirket ile kendisi veya başkası adına işlem yapmasının mümkün olduğu, yönetim kurulu üyelerinin şirket ile rekabet oluşturabilecek faaliyetlerde bulunmasının genel kurul tarafından izin verileceği, bu sebeple yönetim kurulu üyelerine genel kurul tarafından verilen izin ve icazetlerin TTK'nın 436/1 maddesi kapsamındaki yasağa dahil kabul edilmesi gerektiği, iptal talebine konu 9.
Madde ile alınan kararın gerekli oy nisapları sağlanarak alınmış olduğu, alınan kararın şirketle işlem yapma ve rekabet yasağı kapsamında TTK'nın 446/1 maddesinde yer alan etki kuralı da dikkate alındığında iptali kabil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davalı şirketin esas itibariyle paylarının iki büyük ortak arasında bölündüğünü, %50, %50 paya sahip olarak kurulan ancak 6762 sayılı TTK’nın beş ortak şartını getirmek için payların diğer küçük ortaklara verildiğini ve bu küçük ortakların diğer büyük ortaklardan birisi ile ona sağladıkları şirket danışmanı sıfatı ve verdikleri danışmanlık ücreti karşılığı yönetimin bu grubun eline geçtiğini, küçük paylara sahip 3 ortağın, diğer hakim ortak ...'ın oyları ile yönetim kuruluna seçildiklerini, ibra edildiklerini ve şirketle işlem yapma ve rekabet etme yasağından kurtulduklarını, yönetim kurulunun aldığı kararla hakim ortak ...’a yüksek bir maaşla danışmanlık ve şirkette yöneticilik yetkisi verildiğini, şirketi fiilen ...'ın yönettiğini, yönetim kurulu üyeleri ile bu ortağın menfaat ilişkisi içerisinde bulunduğunu, davalı şirkette pay sahibi ...’ın bu şekilde perde ardında kalmasının tek sebebinin, genel kurul toplantılarında ibra veya TTK 436/2 maddesi kapsamında oy kullanımından yoksun kalmayıp, şirketin istediği şekilde faaliyetine devam etmesini sağlamak olduğunu, ...'ın fiili organ kriterlerini sağladığını, yönetim kurulu başkanı gibi davrandığını ve şirketi yönettiğini, üçüncü kişilerde organ konumunda bulunduğu hususunda güven ve kanaat uyandırdığını, mahkemece bu hususların dikkate alınmış olması halinde ...'ın yasaklı olduğu oylamalara katılamayacağından genel kurul kararının iptaline karar vermesi gerektiğini, ...'ın 436/2 gereği oylamaya katılması mümkün olmadığından alınan kararların geçersiz olduğunu, ibra oylamasına katılamayacağını, ibra oylamasındaki oy yasağını sadece yönetim kurulu üyeleri için değil ayrıca şirketin imza yetkisine haiz yöneticileri için de özgülendiğini, mahkemenin toplantıda alınan 8 nolu karara ilişkin verdiği red kararının da hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin ilişkili bağlı ve tedarikçi şirketlerde de ücret, huzur hakkı, kârpayı, araç, tatil, sağlık, ikramiye, harcırah vb.nakdi ve ayni hak ve menfaatlere sahip olmaları nedeniyle büyük adaletsizlik oluştuğunu, yönetim kurulu üyeleri ile yönetim dışındaki % 0,4 pay sahibi ortağın, bunlardan mahrum olmak istemeyeceğini, buna muktedir büyük ortakla “menfaat birlikteliği” tesis edeceklerini, ...'ın yönetim kurulu kararıyla şirkete danışman yapıldığını, mahkemenin “Yönetim Kurulu Üyelerinin Şirketle İşlem Yapma, Rekabet Yasağı” başlıklı gündemin 9.
Maddesinin iptaline ilişkin verdiği red kararının hukuka aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin, hâkim ortak ve davalı şirkette yönetici ...'ın oyuyla yönetim kuruluna üye seçilip ibra edildiklerini, şirketle işlem yapma ve rekabet etme yasağından kurtulduklarını, yönetim kurulunun ise aldığı kararda ...’a çeşitli menfaatler sağladığını,yönetim kurulu dışındaki ortak ...'ın, danışman sıfatı ile, şirketin tüm müşteri ve tedarikçileri ile yapılan toplantılara katıldığını, şirket bilgi ve belgelerine hem online hem de fiilen ulaşabildiğini, şirketi geniş anlamda temsil etme, en üst düzeyde karar verme hak ve yetkisini kullandığını, ...'ın, sahip olduğu bu yüksek orandaki pay sahipliği neticesinde yönetim kurulunun seçiminde önemli rol oynadığını, karşılığında ise adeta yönetim kurulu başkanı olarak hareket ederek şirketi yönettiğini, ...’ın fiili organ gibi davranması ve yönetim kurulu yetkilerini fiilen kullanması nedeniyle gerek ibralarda, gerek TTK.
m.395 ve 396 ile ilgili izinlerde oy kullanmasının hem hukuka, hem de dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı şirketin davalı şirketin 12/06/2019 tarihinde yapılan 2018 yılına ait olağan genel kurulunun 6 no'lu yönetim kurulunun ibrası, 8 no'lu yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenmesi, 9 no'lu yönetim kurulu üyelerine TTK m.395 ve 396 uyarınca şirketle işlem ve rekabet izni verilmesi kararlarının iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK.nun 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. Aynı yasanın 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için, toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmez. Dava tarihi 12/09/2019 olup, olağan genel kurul toplantısının yapıldığı 12/06/2019'dan itibaren 3 aylık süresi içinde dava açıldığı, davacının genel kurul toplantısında iptali talep edilen kararlarla ilgili olumsuz oy kullanarak muhalefetini tutanağa geçirttiği, dolayısıyla davanın açılabilmesi için ön koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.TTK'nın 436/2 maddesi gereğince yönetim kurulu üyeleri, kendilerinin ve birbirlerinin ibrasına ilişkin kararlarda oy hakkını haiz değillerdir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan, bu madde hükmüne aykırı hareket edilmesi halinde kullanılan oylar geçersiz olduğundan, bu oylar ile alınan genel kurul kararları da geçersizdir.
Bu nedenle iptal isteyen ortağın bu tür kararlara karşı ayrıca muhalefet şerhi yazdırmasına da gerek yoktur.Somut olayda; genel kurul toplantısının ... (9.880.000), ... (9.839.737), ... (80.000), ... (80.000), ... (40.263), ... (40.000) ve ... (40.000) katılımı ile gerçekleşmiş olup; davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri olan ortaklar ..., ... kendi ibralarında oy kullanmamış iseler de kanuna aykırı olarak bir diğer yönetim kurulu üyesinin ibrasında oy kullanmışlardır. Toplantıda; ... ile ilgili oylamada 9.880.000 ret oyuna karşılık 10.040.000 kabul, ... ile ilgili oylamada 9.880.000 ret oyuna karşılık 10.080.000 kabul, ... ile ilgili oylamada 9.880.000 ret oyuna karşılık 10.080.000 kabul oyu ile ibra kararı alındığı anlaşılmaktadır.
Ancak yönetim kurulu üyeleri ... ve ... toplam 160.000 adet hisseye sahip oldukları dikkate alındığında birbirleri için oy kullanmamaları durumunda da ibra için gerekli olan nisaba ulaşıldığı (9.880.000 ret oyuna karşılık 9.960.000 kabul oyu ile), bu yönüyle iptal talebinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekili yönetim kurulu üyeleri ...'nun hakim ortak ... oylarıyla seçildiğini, hakim ortak ... fiili organ olduğunu, bu nedenle oylamalara katılamayacağını ileri sürmekte ise de yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oyun ibra oylamasına teşmil edilmesi mümkün değildir. Bunun dışında TTK m.436/2'de ibra oylamasındaki oy yasağı yönetim kurulu üyeleri ile şirketin imza yetkilisi yöneticilerine özgülenmiştir.
Davalı şirketin hakim ortağı .... şirkette imza yetkilisi yöneticisi olduğuna dair bir karar bulunmadığı gibi şirketteki temsil görevi 28/06/2011 tarihinde sona ermiştir. Bu durumda oydan yasaklılık hali bulunmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İptali talep edilen gündemin 8 no'lu maddesi ile yönetim kurulu üyelerinden ...'na Mart 2019 döneminden başlamak üzere yıllık 144.000-TL huzur hakkı ödenmesine karar verilmiştir. TTK'nın 394. maddesi gereğince yönetim kurulu üyelerine tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararı ile belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hüküm altına alınmıştır. TTK'nın 357.
maddesinde ise pay sahiplerinin eşit şartlar altında eşit işleme tabi tutulacakları düzenlenmiştir. Emeklerini ortaya koyarak şirket yönetiminde aktif rol alan pay sahiplerinine ücret ödenmesine karar verilmesi yönündeki kararın eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil etmediği, iptali talep edilen hükümle yönetim kurulunda görev almayan diğer ortaklarla ilgili herhangi bir huzur hakkı kararı alınmadığı, ücretin miktarına yönelik bir itiraz nedeni de ileri sürülmediği dikkate alındığında davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. İptali talep edilen gündemin 9 no'lu maddesi ile yönetim kurulu üyelerine TTK .395 ve 396. maddeleri uyarınca şirketle işlem ve rekabet izni 9.880.000 ret oyuna karşılık 10.120.000 kabul oyla oyçokluğu ile verilmiştir.
Yönetim kurulu üyesi olan paydaşlar ... genel kurul tarafından TTK m.395 ve 396 uyarınca verilen izin ve icazetler yönünden TTK m.436/1 hükmü gereğince oy yasağına tabidir. Yönetim kurulu üyesi olan paydaşlar ... TTK'nın 436/1. maddesine aykırı olarak oylamaya katılmış ise de ...
80. 000 adet, ...
40. 000 adet ve ...
40. 000 adet paya sahip olduğu dikkate alındığında yönetim kurulu üyesi olan ortakların oylarının dışlandığında dahi izin için gerekli nisaba ulaşılmıştır. Davacı vekili yönetim kurulu üyeleri ... hakim ortak ... oylarıyla seçildiğini, hakim ortak ... fiili organ olduğunu, bu nedenle oylamalara katılamayacağını ileri sürmekte ise de yönetim kurulunun seçiminde kullanılan oyun diğer oylamalara da teşmil edilmesi mümkün değildir. Kararın iptali için başkaca somut bir gerekçe de ileri sürülmediğine göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 210,55-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/12/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/131012 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi