Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2270 E. 2015/9400 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı↗ kesin mehil↗ bilirkişi ücreti↗ ek mehil↗ keşif↗ ara karar↗ kesin süre↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ bilirkişi incelemesi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemize ait 10.07.2012 tarihli ilama dayanılarak, davacı vekiline 25/12/2012 tarihli oturumda bilirkişi ve keşif ücretini yatırması için 30 günlük kesin süre verilip, ücretin yatırılmaması durumunda nasıl bir karar verileceğinin duraksamaya yer olmadan açıklandığı, davacının bu süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığı için keşfin yapılamadığına dair tutanağın tutulduğu, bilirkişi ücretinin keşif tarihinden de sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar bilirkişi incelemesi talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 18/11/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine ilişkin verilen ilk karar Dairemizin 2012/536 esas, 2012/12203 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak verilen kesin süre içinde bilirkişi ve keşif ücretinin yatırılmadığı, bilirkişi ücretinin keşif tarihinden sonra 14/02/2013 tarihinde
yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar bilirkişi incelemesi talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle, HMK'nın 94. maddesine göre, kanunun belirlediği süreler kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler, kural olarak kesin nitelikte değildir. Hakim belirlediği süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim, vermiş olduğu sürenin kesin olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun ara kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir. Somut olayda mahkemece, 25.12.2015 tarihli oturumda davacı vekiline, bilirkişi ücretini yatırması için 30 gün kesin süre verilmiş ve bu süre içinde ücret yatırılmadığından davacının bu delilden vazgeçmiş sayıldığı kabul edilmiştir. Ancak mahkemece, kesin süreye ilişkin verilen ara kararı, HMK'nın 94. maddesindeki unsurları içermediğinden usulüne uygun bulunmamaktadır. Zira, kesin mehlin sonuç doğurması için kendisine kesin mehil verilen tarafa düşen yükümlülüklerinin açık ve net bir şekilde belirtilmesi gerekir. Mahkeme ara kararında mahkeme yolluğunun miktarı ve vasıta ücreti açıkça belirtilmemiş olup bu durum kesin mehil verilen tarafın bu süre içinde ne miktar delil avansı yatıracağı konusunda tereddüt uyandırdığından verilen kesin mehil sonuç doğurmaz. Bu nedenle mahkemece yeniden usulüne uygun kesin mehil verilmesi ve celse arasında yatırılan delil avansının buna göre tamamlanması gerekirken delil avansı olan keşif giderinin kesin sürede yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 06.11.2014 gün ve 2013/16134 Esas 2014/17016 karar sayılı ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının anılan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5640 E. 2013/20729 K.
Ortak:delil avansı · kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · kesin süre · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece yeniden usulüne uygun «kesin mehil» verilmesi ve celse arasında yatırılan delil avansının buna göre tamamlanması gerekirken «delil avansı» olan «keşif» giderinin «kesin sürede» yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile D …
Mahkeme «ara» kararında mahkeme yolluğunun miktarı ve vasıta ücreti açıkça belirtilmemiş olup bu durum «kesin mehil» verilen tarafın bu süre içinde ne miktar «delil avansı» yatıracağı konusunda tereddüt uyandırdığından verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
Mahkemece, Dairemize ait 10.07.2012 tarihli ilama dayanılarak, davacı vekiline 25/12/2012 tarihli oturumda bilirkişi ve «keşif» ücretini yatırması için 30 günlük «kesin süre» verilip, ücretin yatırılmaması durumunda nasıl bir karar verileceğinin duraksamaya yer olmadan açıklandığı, davacının bu süre içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı için keşfin yapılamadığına dair tutanağın tutulduğu, bilirkişi ücretinin keşif tarihinden de sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 18/11/2014 tarihli kararı ile onanmı …
Benzer bu karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · vazgeçmiş sayılma · dava şartı yokluğu · usulden reddi · ihtar
Benzer bu karardaAksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, tescilli endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün iptali ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece gider avansının verilen «kesin süreye» rağmen yatırılmadığından bahisle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5578 E. 2012/13411 K.
Ortak:kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · ara karar · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkeme «ara» kararında mahkeme yolluğunun miktarı ve vasıta ücreti açıkça belirtilmemiş olup bu durum «kesin mehil» verilen tarafın bu süre içinde ne miktar «delil avansı» yatıracağı konusunda tereddüt uyandırdığından verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
Mahkemece, Dairemize ait 10.07.2012 tarihli ilama dayanılarak, davacı vekiline 25/12/2012 tarihli oturumda bilirkişi ve «keşif» ücretini yatırması için 30 günlük «kesin süre» verilip, ücretin yatırılmaması durumunda nasıl bir karar verileceğinin duraksamaya yer olmadan açıklandığı, davacının bu süre içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı için keşfin yapılamadığına dair tutanağın tutulduğu, bilirkişi ücretinin keşif tarihinden de sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 18/11/2014 tarihli kararı ile onanmı …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak verilen «kesin süre» içinde bilirkişi ve «keşif» ücretinin yatırılmadığı, «bilirkişi ücretinin» keşif tarihinden sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 06.07.2010 tarihli celsede ve müteakip 15.10.2010 tarihli celsede «bilirkişi ücretini» yatırması için davacı vekiline süre verilmiş ve bu süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığından davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, mahkemece «ara» kararı ile verilen sürenin ne kadar olduğu ve «kesin» olup olmadığı açıkça belirtilmediği gibi, bu süreye riayet edilmediği takdirde sonuçları hakkında da herhangi bir açıklama içermeyip, davanın tarafına bu yönde bir «ihtar» da yapılmadığından, usulüne uygun oluşturulmayan «kesin mehile» riayet edilmediği gerekçesiyle davanın reddi görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, «bilirkişi incelemesine» karar verilip ücretini yatırmak üzere davacı vekiline 20 günlük «mehil» verildiği, ücretin yatırılmaması nedeniyle yeniden mehil verildiği ancak ücretin yine yatırılmadığı, davacı vekilince üçüncü defa süre istendiği, ikinci mehilin «kesin mehil» olarak adledileceği, bu şekilde iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Hakim, vermiş olduğu sürenin «kesin» olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun «ara» kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar
Benzer bu karardaMahkemece, 06.07.2010 tarihli celsede ve müteakip 15.10.2010 tarihli celsede «bilirkişi ücretini» yatırması için davacı vekiline süre verilmiş ve bu süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığından davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, mahkemece «ara» kararı ile verilen sürenin ne kadar olduğu ve «kesin» olup olmadığı açıkça belirtilmediği gibi, bu süreye riayet edilmediği takdirde sonuçları hakkında da herhangi bir açıklama içermeyip, davanın tarafına bu yönde bir «ihtar» da yapılmadığından, usulüne uygun oluşturulmayan «kesin mehile» riayet edilmediği gerekçesiyle davanın reddi görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2268 E. 2017/4545 K.
Ortak:delil avansı · kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · ara karar · kesin süre · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkeme «ara» kararında mahkeme yolluğunun miktarı ve vasıta ücreti açıkça belirtilmemiş olup bu durum «kesin mehil» verilen tarafın bu süre içinde ne miktar «delil avansı» yatıracağı konusunda tereddüt uyandırdığından verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
Bu nedenle mahkemece yeniden usulüne uygun «kesin mehil» verilmesi ve celse arasında yatırılan delil avansının buna göre tamamlanması gerekirken «delil avansı» olan «keşif» giderinin «kesin sürede» yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile D …
Mahkemece, Dairemize ait 10.07.2012 tarihli ilama dayanılarak, davacı vekiline 25/12/2012 tarihli oturumda bilirkişi ve «keşif» ücretini yatırması için 30 günlük «kesin süre» verilip, ücretin yatırılmaması durumunda nasıl bir karar verileceğinin duraksamaya yer olmadan açıklandığı, davacının bu süre içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı için keşfin yapılamadığına dair tutanağın tutulduğu, bilirkişi ücretinin keşif tarihinden de sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 18/11/2014 tarihli kararı ile onanmı …
Benzer bu kararda… alının eylemlerinin davacı tasarımına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği ancak davacı vekiline bilirkişi, «tebligat» ve dosyanın posta gidiş dönüşü «masrafı» için iki haftalık «kesin süre» verilmesine rağmen talimat giderinin karşılanmadığı, 28.05.2015 tarihli oturumda, dava dosyasında bulunan «gider avansı» miktarına göre bu miktarın mahsubu ile «bilirkişi incelemesi» yapılması için eksik kalan 1.300,00 TL talimat gideri bulunduğu anlaşılmakla, eksik talimat «bilirkişi ücretini» karşılaması için davacı vekiline verilen iki hafta kesin süre içinde yine «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği, tasarım hakkına tecavüz eylemlerinin tespit ve değerlendirilmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, ancak kesin sürenin …
Davacı vekiline verilen «kesin mehil» 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde yazılı olan «bilirkişi ücretine» ilişkin delil avansının yatırılmasına ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · ihtarat · ihtar · tebligat · dosya masrafı
Benzer bu kararda… alının eylemlerinin davacı tasarımına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği ancak davacı vekiline bilirkişi, «tebligat» ve dosyanın posta gidiş dönüşü «masrafı» için iki haftalık «kesin süre» verilmesine rağmen talimat giderinin karşılanmadığı, 28.05.2015 tarihli oturumda, dava dosyasında bulunan «gider avansı» miktarına göre bu miktarın mahsubu ile «bilirkişi incelemesi» yapılması için eksik kalan 1.300,00 TL talimat gideri bulunduğu anlaşılmakla, eksik talimat «bilirkişi ücretini» karşılaması için davacı vekiline verilen iki hafta kesin süre içinde yine «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği, tasarım hakkına tecavüz eylemlerinin tespit ve değerlendirilmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, ancak kesin sürenin …
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa gönderilen «ihtaratta» «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» «kesin süre» içinde yatırılmaması halinde 6100 sayılı HMK'nın 324/2. maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına dair sonuçları hatırlatılmadan yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16138 E. 2013/13181 K.
Ortak:kesin mehil · ek mehil · keşif · ara karar · kesin süre · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece yeniden usulüne uygun «kesin mehil» verilmesi ve celse arasında yatırılan delil avansının buna göre tamamlanması gerekirken «delil avansı» olan «keşif» giderinin «kesin sürede» yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile D …
Mahkemece, Dairemize ait 10.07.2012 tarihli ilama dayanılarak, davacı vekiline 25/12/2012 tarihli oturumda bilirkişi ve «keşif» ücretini yatırması için 30 günlük «kesin süre» verilip, ücretin yatırılmaması durumunda nasıl bir karar verileceğinin duraksamaya yer olmadan açıklandığı, davacının bu süre içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı için keşfin yapılamadığına dair tutanağın tutulduğu, bilirkişi ücretinin keşif tarihinden de sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 18/11/2014 tarihli kararı ile onanmı …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak verilen «kesin süre» içinde bilirkişi ve «keşif» ücretinin yatırılmadığı, «bilirkişi ücretinin» keşif tarihinden sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece 16/01/2012 tarihinde «keşif» tutanağında belirtilen nedenlerle keşfin yapılamadığı ve 15/02/2012 tarihli oturumda davacı tarafa yeniden talep göz önünde bulundurularak keşif günü verildiği ve «ara» kararın 2.bendinde de keşfin yapılması ve gerekli keşif hazırlığının yapılması yönünde davacı tarafa «kesin mehil» verildiği, tekrar mahalline keşif günü gidildiğinde 16/04/2012 tarihinde tutulan keşif tutanağına göre keşfin yapılma olanağı bulunamadığı buna rağmen davacı tarafın talebi göz önünde bulundurularak bilirkişilerin müsait ortam ve mahallin görülmesi için gerekli imkanın sağlanması halinde tekrar gidip yeri görmeleri yönünde ara karar oluşturulduğu ve yine bu hususta da gerekli uyarı yapılarak «kesin süre» verildiği buna rağmen «bilirkişi incelemesinin» gerçekleştirilemediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; mahkemece 16/01/2012 tarihinde «keşif» tutanağında belirtilen nedenlerle keşfin yapılamadığı ve 15/02/2012 tarihli oturumda davacı tarafa yeniden talep göz önünde bulundurularak keşif günü verildiği ve «ara» kararın 2.bendinde de keşfin yapılması ve gerekli keşif hazırlığının yapılması yönünde davacı tarafa «kesin mehil» verildiği, tekrar mahalline keşif günü gidildiğinde 16/04/2012 tarihinde tutulan keşif tutanağına göre keşfin yapılma olanağı bulunamadığı buna rağmen davacı tarafın talebi göz önünde bulundurularak bilirkişilerin müsait ortam ve mahallin görülmesi için gerekli imkanın sağlanması halinde tekrar gidip yeri görmeleri yönünde ara karar oluşturulduğu ve yine bu hususta da gerekli uyarı yapılarak «kesin süre» verildiği buna rağmen «bilirkişi incelemesinin» gerçekleştirilemediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemenin davayı sonuçlandırma gerekçesi «davanın açılmamış sayılmasını» gerektirmeyip, ancak delilden vazgeçilme sonucunu doğurur.
Kaldı ki, anılan konutların kapılarının açılamaması davacının «yetkisinde» olan bir husus değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/525 E. 2018/6402 K.
Ortak:ara karar · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaHakim, vermiş olduğu sürenin «kesin» olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun «ara» kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir.
Ancak mahkemece, «kesin süreye» ilişkin verilen «ara» kararı, HMK'nın 94. maddesindeki unsurları içermediğinden usulüne uygun bulunmamaktadır.
Mahkeme «ara» kararında mahkeme yolluğunun miktarı ve vasıta ücreti açıkça belirtilmemiş olup bu durum «kesin mehil» verilen tarafın bu süre içinde ne miktar «delil avansı» yatıracağı konusunda tereddüt uyandırdığından verilen kesin mehil sonuç doğurmaz.
Benzer bu karardaHakim, vermiş olduğu sürenin «kesin» olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun «ara» kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir.
Her ne kadar, kararda davacı tarafa verilen süre için "«kesin»" ibaresi kullanılmış ise de, söz konusu «ara» kararlarda verilen sürenin kesin olduğu belirtilmemiş, bu süre içinde «masraf» yatırılmaması halinde ne gibi sonuçlar doğacağı da usulünce açıklanıp «ihtar» edilmemiş ayrıca yatırılacak masrafın ne miktarda olduğu ve kalem kalem hangi işlemler için alınması gerektiği de ayrı ayrı gösterilmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 94. maddesine göre, kanunun belirlediği süreler «kesin» olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler, kural olarak kesin nitelikte değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tazmin talebi · davanın açılmamış sayılması · ihtiyati tedbir · açılmamış sayılma · ihtar · tebligat · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, haksız «ihtiyati tedbir» nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararların «tazmini talebine» ilişkin olup, mahkemece davalı tarafa yapılması gereken uluslararası «tebligat» için «masraf» yatırılmadığından bahisle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla ... dışı «tebligat» yapılması için gerekli tercüme evrakları ile «masrafları» yatırmak üzere davacı vekiline verilen süreye rağmen gerekli tercüme işlemleri ile masrafların yatırılmadığı ve taraf teşkilinin sağlanamadığı gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 17.06.2016 tarihli celse de ise “davacı tarafın verilen süre ve «kesin» sürelere rağmen gerekli tercüme işlemlerini yaptırmayıp, «masraflarının» da karşılanmadığı için davalı ...’e ... dışı «tebligatın» yapılamadığı böylece taraf teşkilinin sağlanamadığı anlaşıldığından «davanın açılmamış sayılmasına»” karar verilmiştir.
Somut olayda, 05.02.2016 tarihli celse 1 nolu «ara» kararı uyarınca, “Davalılardan ...’e yurtdışı «tebligata» ilişkin 27.01.2015 tarihli celsenin 1 nolu ara kararının aynen yerine getirilmesine, ... aracılığı ile işlemlerin yapılmasına, «masrafların» davacı tarafça karşılanmasına.” karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12739 E. 2013/4540 K.
Ortak:bilirkişi ücreti · ara karar · kesin süre · istirdat · ortaklık ilişkisi · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemize ait 10.07.2012 tarihli ilama dayanılarak, davacı vekiline 25/12/2012 tarihli oturumda bilirkişi ve «keşif» ücretini yatırması için 30 günlük «kesin süre» verilip, ücretin yatırılmaması durumunda nasıl bir karar verileceğinin duraksamaya yer olmadan açıklandığı, davacının bu süre içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı için keşfin yapılamadığına dair tutanağın tutulduğu, bilirkişi ücretinin keşif tarihinden de sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 18/11/2014 tarihli kararı ile onanmı …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak verilen «kesin süre» içinde bilirkişi ve «keşif» ücretinin yatırılmadığı, «bilirkişi ücretinin» keşif tarihinden sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, 25.12.2015 tarihli oturumda davacı vekiline, «bilirkişi ücretini» yatırması için 30 gün «kesin süre» verilmiş ve bu süre içinde ücret yatırılmadığından davacının bu delilden vazgeçmiş sayıldığı kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve verilen «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı gerekçesiyle bozma ilamında açıklanan biçimde «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın davalıların eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» niteliğinde bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne kabul verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı gereğince davalı şirketin yasal kayıt ve «defterleri» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yapılması hususunda «ara» kararı oluşturularak davacı tarafa buna ilişkin ücretin yatırılması için yukarıda açıklandığı şekilde usulüne uygun «kesin süre» verilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması …
Somut olayda mahkemece, ....12.2011 tarihli oturumda davacı vekiline, «bilirkişi ücretini» yatırması için 30 gün «kesin süre» verilmiş ve bu süre içinde ücret yatırılmadığından davacının bu delilden vazgeçmiş sayıldığı kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · hisse senedi · zamanaşımı def'i · dolandırıcılık · def'i · kâr payı · dosya masrafı · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketrin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da vardır kuralı" gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş, ancak «masrafı» yatırılmadığından «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın dosyadaki mevcut delil durumuna göre davalıların yüksek «kar payı» verme ve her istenildiğinde geri alınması vaadi ile davacıdan para aldıkları, davalıların eylemlerinin nitelikli «dolandırıcılık» vasfında olduğu, bu itibarla geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tesbitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 18.000 TL’nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Öte yandan davalılar, davacının ortak olmak amacıyla para verdiğini, kendisine «hisse senedi» verildiğini ve geçerli bir şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulduğunu savunduklarına göre evvelemirde davacının davalı şirkete gerçekten ortak olup olmadığının tesbiti ve davalıların «zamanaşımı def»'inin de buna göre değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ve verilen «kesin süre» içinde «bilirkişi ücretinin» yatırılmadığı gerekçesiyle bozma ilamında açıklanan biçimde «bilirkişi incelemesi» yapılmaksızın davalıların eyleminin nitelikli «dolandırıcılık» niteliğinde bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne kabul verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11700 E. 2014/19989 K.
Ortak:delil avansı · kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · keşif · kesin süre · bilirkişi incelemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaBu nedenle mahkemece yeniden usulüne uygun «kesin mehil» verilmesi ve celse arasında yatırılan delil avansının buna göre tamamlanması gerekirken «delil avansı» olan «keşif» giderinin «kesin sürede» yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile D …
Mahkemece, Dairemize ait 10.07.2012 tarihli ilama dayanılarak, davacı vekiline 25/12/2012 tarihli oturumda bilirkişi ve «keşif» ücretini yatırması için 30 günlük «kesin süre» verilip, ücretin yatırılmaması durumunda nasıl bir karar verileceğinin duraksamaya yer olmadan açıklandığı, davacının bu süre içinde «bilirkişi ücretini» yatırmadığı için keşfin yapılamadığına dair tutanağın tutulduğu, bilirkişi ücretinin keşif tarihinden de sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 18/11/2014 tarihli kararı ile onanmı …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak verilen «kesin süre» içinde bilirkişi ve «keşif» ücretinin yatırılmadığı, «bilirkişi ücretinin» keşif tarihinden sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar «bilirkişi incelemesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Somut olayda, davacı vekiline verilen «kesin mehil» yukarıda açıklandığı üzere gider avansının değil, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde yazılı olan «bilirkişi ücretine» ilişkin delil avansının yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» neticesini meydana getireceği gibi, mahkemece niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · vazgeçmiş sayılma · ihtarat · davanın açılmamış sayılması · dava şartı yokluğu · açılmamış sayılma · usulden reddi
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davanın niteliği gereği çözümü özel ve teknik bir konu olması nedeniyle «bilirkişi incelemesine» zaruret bulunduğu ve dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi bakımından eksik olan 1.200 TL gider avansının mahkeme veznesine yatırılması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verildiği ve verilen süre içerisinde gider avansının yatırılmaması halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği «ihtarının» yapıldığı, bu süre zarfında eksik gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 114/g ve 115/2 fıkraları uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı vekilinin, davalının “Gstarcad” markasını «kötüniyetli» olarak ve gerçek hak sahibinin izni olmaksızın kendisi adına 2010/09987 ve 2011/95457 no ile tescil ettirdiğini ileri sürerek, anılan markaların iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesi istemiyle işbu davayı açtığı, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde, davanın niteliği gereği çözümünün özel ve teknik bir konu olmasından dolayı «bilirkişi incelemesine» zaruret bulunduğu kanaatine varıldığından dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi bakımından eksik olan 1.200 TL gider avansının verilen «kesin süre» içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu süre içinde dava «şartı noksanlığı giderilmemişse» davayı dava «şartı yokluğu» sebebiyle usulden reddeder.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2270 E. , 2015/9400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA (KAPATILAN) 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/04/2013
NUMARASI 2012/447-2013/136
Taraflar arasında görülen davada Konya (Kapatılan) 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/04/2013 gün ve 2012/447-2013/136 sayılı kararı onayan Daire’nin 06/11/2014 gün ve 2013/16134-2014/17016 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 125.200 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, K. Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını ve davalı H..
B..’ın zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 133.484,25 TL’nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 10.07.2012 tarihli ilama dayanılarak, davacı vekiline 25/12/2012 tarihli oturumda bilirkişi ve keşif ücretini yatırması için 30 günlük kesin süre verilip, ücretin yatırılmaması durumunda nasıl bir karar verileceğinin duraksamaya yer olmadan açıklandığı, davacının bu süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığı için keşfin yapılamadığına dair tutanağın tutulduğu, bilirkişi ücretinin keşif tarihinden de sonra 14/02/2013 tarihinde yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar bilirkişi incelemesi talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin , 18/11/2014 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine ilişkin verilen ilk karar Dairemizin 2012/536 esas, 2012/12203 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak verilen kesin süre içinde bilirkişi ve keşif ücretinin yatırılmadığı, bilirkişi ücretinin keşif tarihinden sonra 14/02/2013 tarihinde
yatırıldığı, HMK'nın 94. maddesinde kanunun belirlediği sürelerin kesin olduğunun belirtildiği, aynı Yasa'nın 324. maddesi uyarınca da hakimin verdiği kesin süre içinde keşif veya bilirkişi ücretlerini yatırmayan tarafın bu talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve tekrar bilirkişi incelemesi talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle, HMK'nın 94. maddesine göre, kanunun belirlediği süreler kesin olduğu halde, hakimin tayin ettiği süreler, kural olarak kesin nitelikte değildir. Hakim belirlediği süreyi, süre geçmeden azaltıp, çoğaltabileceği gibi süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine ikinci bir süre de verebilir. Hakim, vermiş olduğu sürenin kesin olduğuna karar vermiş ise, bu sürenin kesin olduğunun ara kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık şekilde ifade edilmesi, yapılması gereken işlerin teker teker açıklanması, tayin edilen sürenin bu işlemleri yapmaya elverişli bulunması ve de süreye uymamanın sonuçlarının açıklanarak tarafların uyarılması gerekir. Somut olayda mahkemece, 25.12.2015 tarihli oturumda davacı vekiline, bilirkişi ücretini yatırması için 30 gün kesin süre verilmiş ve bu süre içinde ücret yatırılmadığından davacının bu delilden vazgeçmiş sayıldığı kabul edilmiştir.
Ancak mahkemece, kesin süreye ilişkin verilen ara kararı, HMK'nın 94. maddesindeki unsurları içermediğinden usulüne uygun bulunmamaktadır. Zira, kesin mehlin sonuç doğurması için kendisine kesin mehil verilen tarafa düşen yükümlülüklerinin açık ve net bir şekilde belirtilmesi gerekir. Mahkeme ara kararında mahkeme yolluğunun miktarı ve vasıta ücreti açıkça belirtilmemiş olup bu durum kesin mehil verilen tarafın bu süre içinde ne miktar delil avansı yatıracağı konusunda tereddüt uyandırdığından verilen kesin mehil sonuç doğurmaz. Bu nedenle mahkemece yeniden usulüne uygun kesin mehil verilmesi ve celse arasında yatırılan delil avansının buna göre tamamlanması gerekirken delil avansı olan keşif giderinin kesin sürede yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 06.11.2014 gün ve 2013/16134 Esas 2014/17016 karar sayılı ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının anılan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle, Dairemizin 06.11.2014 gün ve 2013/16134 Esas 2014/17016 karar sayılı ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının anılan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130626600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz