Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5640 E. 2013/20729 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı↗ gider avansı↗ vazgeçmiş sayılma↗ kesin mehil↗ ihtarat↗ bilirkişi ücreti↗ ek mehil↗ dava şartı yokluğu↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ ihtar↗ maddi ve manevi tazminat↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tescilli endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün iptali ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekiline verilen kesin mehil yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan gider avansı ve bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı yatırılmasına ilişkindir. Mahkemece davacı vekiline verilen kesin mehle rağmen bu giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK 324/2 maddesi "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılma sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem gider avansı hem delil avansı için verilen kesin mehlin sonuçları açıkça anlatılıp ihtar edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez. İhtarat yapılan kişinin davacı vekili olması, kesin süreyle ilgili usul kurallarına uymamayı gerektirmeyeceğinden mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11700 E. 2014/19989 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · vazgeçmiş sayılma · kesin mehil · ihtarat · bilirkişi ücreti · ek mehil · dava şartı yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece davacı vekiline verilen «kesin» mehle rağmen bu giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK 324/2 maddesi "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» neticesini meydana getireceği gibi, mahkemece niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Somut olayda, davacı vekiline verilen «kesin mehil» yukarıda açıklandığı üzere gider avansının değil, 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde yazılı olan «bilirkişi ücretine» ilişkin delil avansının yatırılmasına ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · keşif · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · bilirkişi incelemesi · yargılama gideri · tebligat · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davanın niteliği gereği çözümü özel ve teknik bir konu olması nedeniyle «bilirkişi incelemesine» zaruret bulunduğu ve dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesi bakımından eksik olan 1.200 TL gider avansının mahkeme veznesine yatırılması için davacı vekiline iki haftalık «kesin süre» verildiği ve verilen süre içerisinde gider avansının yatırılmaması halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği «ihtarının» yapıldığı, bu süre zarfında eksik gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, HMK'nın 114/g ve 115/2 fıkraları uyarınca davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Davacı vekilinin, davalının “Gstarcad” markasını «kötüniyetli» olarak ve gerçek hak sahibinin izni olmaksızın kendisi adına 2010/09987 ve 2011/95457 no ile tescil ettirdiğini ileri sürerek, anılan markaların iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesi istemiyle işbu davayı açtığı, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde, davanın niteliği gereği çözümünün özel ve teknik bir konu olmasından dolayı «bilirkişi incelemesine» zaruret bulunduğu kanaatine varıldığından dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi bakımından eksik olan 1.200 TL gider avansının verilen «kesin süre» içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde «davanın açılmamış sayılmasına» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5641 E. 2013/21599 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · ihtarat · bilirkişi ücreti · ek mehil · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi · dava şartı · Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
İncelediğiniz karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı tarafa 25.10.2011 tarihli celsede gider ve delil avansın yatırmak üzere süre verildiği, «kesin süre» içerisinde gider ve delil avansının yatırılmadığı gerekçesiyle, dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta «gider avansı» değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü ile usulüne uygun «kesin süre» verilmeden ve delil avansının yatırılmamasının sadece o delilden vazgeçme sonucunu doğuracağı, tek başına davanın reddine gerekçe olamayacağı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · dosya masrafı
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 25.10.2011 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince tebliğ gider avansı ve sabit avansın yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de, 1086 sayılı HUMK döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, dava «şartı yokluğundan» söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta "1.200 TL «bilirkişi ücreti», 25 TL dosyanın gidiş dönüş «masrafının» yatırılması için 2 hafta «kesin süre» verilmesi" şeklinde «ihtarat», usulüne uygun olmadığı gibi, davanın delil avansının da kesin süre içerisinde yatırılmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/470 E. 2015/1462 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · vazgeçmiş sayılma · kesin mehil · ihtarat · bilirkişi ücreti · ek mehil · dava şartı yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece davacı vekiline verilen «kesin» mehle rağmen bu giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK 324/2 maddesi "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi halinde davanın dava şartı noksanlığından «usulden reddine» karar verileceği ifade edilmek suretiyle mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve neticeten davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilerek, anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» neticesini meydana getireceği gibi, mahkemece niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «bilirkişi incelemesi» için «gider avansı» «depo» edilmesine karar verildiği ve 07.11.2013 tarihli oturumda 1.500 TL «bilirkişi ücretinin» yatırılması için davacı vekiline «kesin süre» verilerek yüze karşı «ihtaratta» bulunulduğu, ancak davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nun 114 ve 115. maddeleri gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · ön inceleme aşaması · tahkikat · keşif · adli yardım · şirket müdürü · depo kararı · alacak davası
Benzer bu karardaDava, «şirket müdürü» olan davacının çalışmasının karşılığı olan ücretlerini alamadığından bahisle davalı şirkete karşı açtığı «alacak davası» olup, mahkemece, yargılama aşamasında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/g maddesi gereğince dava şartı olup, yatırılması gereken gider avansının «kesin süreye» rağmen yatırılmamış olması gerekçesiyle davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (5) Delil avansının ödenmesine, hâkim tarafından dilekçelerin verilmesi, ön «inceleme aşaması» veya «tahkikatın» başında karar verilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «bilirkişi incelemesi» için «gider avansı» «depo» edilmesine karar verildiği ve 07.11.2013 tarihli oturumda 1.500 TL «bilirkişi ücretinin» yatırılması için davacı vekiline «kesin süre» verilerek yüze karşı «ihtaratta» bulunulduğu, ancak davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle, davanın HMK'nun 114 ve 115. maddeleri gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14889 E. 2016/6655 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · vazgeçmiş sayılma · kesin mehil · ihtarat · bilirkişi ücreti · ek mehil · dava şartı yokluğu · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece davacı vekiline verilen «kesin» mehle rağmen bu giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK 324/2 maddesi "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.
Benzer bu karardaBu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2. maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi ve «ticari defterlerin ibraz» edilmemesi halinde kesin mehlin sonuçları da hatırlatılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» neticesini meydana getireceği gibi, mahkemece niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden de bahsedilemez.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, taraflara davaya konu tüm «ticari defterleri» ve belgelerini dosyaya sunmak üzere inceleme gün ve saatine kadar «kesin mehil» verildiği, ayrıca davacıya 1.200,00 TL «bilirkişi ücretini» yatırması için inceleme gününe kadar kesin mehil verildiği, davacının inceleme gün ve saatine kadar bilirkişi ücretini yatırmadığı, davacının istediği «maddi tazminata» ilişkin ispat için şart olan mali incelemeye esas teşkil edilebilecek ticari defterlerini de sunmadığı, HMK hükümlerine göre kesin mehilin sonuç doğuracak şekilde mahkemece verildiği gerekçesiyle davanın kesin mehil şartı yerine getirilmediğinden «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · ticari defter ibrazı · ön inceleme aşaması · tahkikat · keşif · adli yardım · ticari defter · yargılama gideri
Benzer bu kararda01.10.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (5) Delil avansının ödenmesine, hâkim tarafından dilekçelerin verilmesi, ön «inceleme aşaması» veya «tahkikatın» başında karar verilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Bu itibarla, mahkemece «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2. maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından delil avansı olan bilirkişi ücretinin «gider avansı» olarak değerlendirilip, «ihtaratta» verilen «kesin süre» içerisinde bilirkişi ücretinin ikmal edilmemesi ve «ticari defterlerin ibraz» edilmemesi halinde kesin mehlin sonuçları da hatırlatılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2268 E. 2017/4545 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · kesin mehil · ihtarat · bilirkişi ücreti · ek mehil · kesin süre · ihtar
İncelediğiniz karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, niteliği itibariyle «delil avansı» olan gider için verilen «kesin mehilin» sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafa gönderilen «ihtaratta» «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» «kesin süre» içinde yatırılmaması halinde 6100 sayılı HMK'nın 324/2. maddesi uyarınca ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına dair sonuçları hatırlatılmadan yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… alının eylemlerinin davacı tasarımına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği ancak davacı vekiline bilirkişi, «tebligat» ve dosyanın posta gidiş dönüşü «masrafı» için iki haftalık «kesin süre» verilmesine rağmen talimat giderinin karşılanmadığı, 28.05.2015 tarihli oturumda, dava dosyasında bulunan «gider avansı» miktarına göre bu miktarın mahsubu ile «bilirkişi incelemesi» yapılması için eksik kalan 1.300,00 TL talimat gideri bulunduğu anlaşılmakla, eksik talimat «bilirkişi ücretini» karşılaması için davacı vekiline verilen iki hafta kesin süre içinde yine «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği, tasarım hakkına tecavüz eylemlerinin tespit ve değerlendirilmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, ancak kesin sürenin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · bilirkişi incelemesi · tebligat · dosya masrafı
Benzer bu kararda… alının eylemlerinin davacı tasarımına tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiği ancak davacı vekiline bilirkişi, «tebligat» ve dosyanın posta gidiş dönüşü «masrafı» için iki haftalık «kesin süre» verilmesine rağmen talimat giderinin karşılanmadığı, 28.05.2015 tarihli oturumda, dava dosyasında bulunan «gider avansı» miktarına göre bu miktarın mahsubu ile «bilirkişi incelemesi» yapılması için eksik kalan 1.300,00 TL talimat gideri bulunduğu anlaşılmakla, eksik talimat «bilirkişi ücretini» karşılaması için davacı vekiline verilen iki hafta kesin süre içinde yine «ara» karar gereğinin yerine getirilmediği, tasarım hakkına tecavüz eylemlerinin tespit ve değerlendirilmesinin özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği, ancak kesin sürenin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15078 E. 2014/4186 K.
Ortak:delil avansı · gider avansı · vazgeçmiş sayılma · kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · dava şartı yokluğu · kesin süre · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.” şeklinde ifadesini bulan hükmü uyarınca ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağından «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» «gider avansı» olarak değerlendirilip, mehlin sonuçları da hatalı belirtilerek ve anılan yönlerden usulüne uygun «kesin mehil» de verilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta öncelikle davanın «belirsiz alacak davası» olarak açılıp açılamayacağı, belirsiz alacak davası açılmasının koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden, dava dilekçesinde belirtilen iki rakam nazara alınmak suretiyle, hangi miktar üzerinden harcın yatırılacağı da net bir şekilde belirtilmeksizin 6.000.000-7.000.000 TL üzerinden harcın yatırılması yönünde «mehil» verilmesi doğru olmadığı gibi, «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesinin “Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline 2 haftalık «kesin süre» içinde gerekli eksik «harcı ikmal» etmesi ve gider avansını yatırması için «usulüne uygun tebligat» yapılmasına rağmen, süresi içinde gerekli gider avansını ve eksik harcı yatırmadığı, bu itibarla, HMK'nın 105. ve 107/1-2 maddeleri uyarınca eksik harcı ikmal etmediği ve HMK'nın 114/1-g maddesi gereğince de gider avansını tamamlamadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:harcın ikmali · usulüne uygun tebligat · belirsiz alacak davası · usulüne uygun tebliğ · mirasçılık · alacak davası · bilirkişi incelemesi · tebligat
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline 2 haftalık «kesin süre» içinde gerekli eksik «harcı ikmal» etmesi ve gider avansını yatırması için «usulüne uygun tebligat» yapılmasına rağmen, süresi içinde gerekli gider avansını ve eksik harcı yatırmadığı, bu itibarla, HMK'nın 105. ve 107/1-2 maddeleri uyarınca eksik harcı ikmal etmediği ve HMK'nın 114/1-g maddesi gereğince de gider avansını tamamlamadığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Dava; davacı şirketin, davalıların murisinin ortaklar cari hesabından kaynaklandığı iddia edilen alacağının, murisin terekesi ve «mirasçılarından» tahsili istemine ilişkin olup, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca «belirsiz alacak davası» olduğu belirtilerek açılmış ve 100 TL dava değeri üzerinden harcı da yatırılmıştır.
… ukarıda da özetlendiği üzere, davacı vekiline “HMK 107/1-2 maddesi göz önüne alınarak dilekçenizde belirtmiş olduğunuz 6.000.000-7.000.000 TL üzerinden harcınızı ve «bilirkişi incelemesi» için 2000 TL gider avansını ikmal etmeniz için 2 haftalık «kesin süre» verilmiş olup, aksi halde davanın «usulden reddine» karar verileceği tebliğ olunur” şeklindeki ihtarlı davetiyenin «usulüne uygun tebliğ» edilmesine rağmen verilen kesin süre içerisinde eksik «harcın ikmal» edilmediği ve gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğundan» usulden reddine karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta öncelikle davanın «belirsiz alacak davası» olarak açılıp açılamayacağı, belirsiz alacak davası açılmasının koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden, dava dilekçesinde belirtilen iki rakam nazara alınmak suretiyle, hangi miktar üzerinden harcın yatırılacağı da net bir şekilde belirtilmeksizin 6.000.000-7.000.000 TL üzerinden harcın yatırılması yönünde «mehil» verilmesi doğru olmadığı gibi, «delil avansı» olan «bilirkişi ücretinin» yatırılmaması 6100 sayılı HMK'nın 324/2 maddesinin “Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5640 E. , 2013/20729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2009/423-2012/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun süredir Denizli ve Antalya'da tekstil işi ile uğraştığını, ev, otel ve sair büyük işyerleri için banyo mutfak alanlarında kullanılan çeşitli havlu ve bornozlar ürettiğini, müvekkili firmanın ürettiği tüm ürünlerin 28.10.2008 tarih 2008/05516 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesi ile korunduğunu, davalının kullandığı desenlerin müvekkili desenlerine benzer olduğunu ileri sürerek tecavüzün tespiti ve meni ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tescilli endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün iptali ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekiline verilen kesin mehil yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan gider avansı ve bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı yatırılmasına ilişkindir. Mahkemece davacı vekiline verilen kesin mehle rağmen bu giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK 324/2 maddesi "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılma sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem gider avansı hem delil avansı için verilen kesin mehlin sonuçları açıkça anlatılıp ihtar edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez. İhtarat yapılan kişinin davacı vekili olması, kesin süreyle ilgili usul kurallarına uymamayı gerektirmeyeceğinden mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029238400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz