6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5640 E. 2013/20729 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil avansı gider avansı vazgeçmiş sayılma kesin mehil ihtarat bilirkişi ücreti ek mehil dava şartı yokluğu kesin süre usulden reddi ihtar maddi ve manevi tazminat kesin hüküm

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 114HMK 324

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, tescilli endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün iptali ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekiline verilen kesin mehil yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan gider avansı ve bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı yatırılmasına ilişkindir. Mahkemece davacı vekiline verilen kesin mehle rağmen bu giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK 324/2 maddesi "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılma sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem gider avansı hem delil avansı için verilen kesin mehlin sonuçları açıkça anlatılıp ihtar edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez. İhtarat yapılan kişinin davacı vekili olması, kesin süreyle ilgili usul kurallarına uymamayı gerektirmeyeceğinden mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kıymetli Evrak İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11700 E. 2014/19989 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5641 E. 2013/21599 K.

    Ortak: · dava şartı · Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/470 E. 2015/1462 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14889 E. 2016/6655 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Delil avansı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2268 E. 2017/4545 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15078 E. 2014/4186 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/5640 E.  ,  2013/20729 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/12/2012 tarih ve 2009/423-2012/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun süredir Denizli ve Antalya'da tekstil işi ile uğraştığını, ev, otel ve sair büyük işyerleri için banyo mutfak alanlarında kullanılan çeşitli havlu ve bornozlar ürettiğini, müvekkili firmanın ürettiği tüm ürünlerin 28.10.2008 tarih 2008/05516 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesi ile korunduğunu, davalının kullandığı desenlerin müvekkili desenlerine benzer olduğunu ileri sürerek tecavüzün tespiti ve meni ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, tescilli endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün iptali ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekiline verilen kesin mehil yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan gider avansı ve bilirkişi ücretine ilişkin delil avansı yatırılmasına ilişkindir. Mahkemece davacı vekiline verilen kesin mehle rağmen bu giderlerin yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de, 6100 sayılı HMK 324/2 maddesi "Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir.

Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılma sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem gider avansı hem delil avansı için verilen kesin mehlin sonuçları açıkça anlatılıp ihtar edilmeden usulüne uygun kesin mehil verildiğinden bahsedilemez. İhtarat yapılan kişinin davacı vekili olması, kesin süreyle ilgili usul kurallarına uymamayı gerektirmeyeceğinden mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı veklinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029238400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.