Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4321 E. 2024/1223 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konusuz kalma↗ iflas masası↗ 6361 sayılı kanun 9/2↗ iflas erteleme↗ haklı nedenle fesih↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ faktoring↗ zilyetlik↗ ek mehil↗ finansal kiralama↗ başvurma harcı↗ sözleşmenin feshi↗ cy/cy şerhi↗ ihtiyati tedbir↗ muacceliyet↗ istinaf incelemesi↗ fesih↗ temlik↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ iflas↗ ihtarname↗ çek↗ dava sebebi↗ temerrüt↗ teminat↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2018/375 E.,2019/798 K.
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi (malın iadesi) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde 27.03.2015 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi (Sözleşme) imzalandığını, sözleşme ile davalı kiracıya bir adet makinenin teslim edildiğini, taksitlerin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 23.02.2016 tarihinde ihtarname çekildiğini, fesih ihbarında bulunarak 60 gün içerisinde ödeme olmaması halinde, bu sürenin sonunda sözleşmenin bir ihtara gerek kalmaksızın feshedilmiş olacağı, kiralanan malların en geç 5 gün içerisinde bankaya aynen iade ve teslim edilmesinin bildirildiğini, ihtarnamenin muhataba tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenemeyerek temerrüt halinin sürdüğünü belirterek sözleşme gereği ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi ve sair nedenlerle sözleşmenin fesih edilmiş olduğunun tespitine, makinenin zilyetliğinin teminatsız olarak gerekirse teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın iddiasının sözleşmeye konu makineye ilişkin kira bedellerinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereği gönderilen ihtara rağmen ödenmemesi ve bu nedenle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğuna ilişkin olduğu, sözleşmede fesih konusunun 23 üncü kısımda düzenlendiği, 23.2 inci kısımda ise kiracının kira bedelini kısmen veya tamamen vadesinde ödememesi halinde kiralayan 30 gün, malın mülkiyetinin kiracıya geçeceği hallerde 60 gün mehil vermek suretiyle sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlenmiş olduğu, ihtarnamede Finansal Kiralamadan Kaynaklanan Borç kısmında borç tutarı yazmadığı gibi, açıklamaların 5 nolu kısmında ise "bulunması halinde" denilmek suretiyle borca ilişkin öncül konulduğu, ihtarnameden borç bulunduğu hususunun anlaşılamadığı, alınan bilirkişi raporunda, davalı kiracının ihtarname tarihi olan 23.02.2016 tarihi itibariyle davacı kiralayana herhangi bir borcunun olmadığı hususunun tespit edildiği, davacının sözleşmeye konu makineye ilişkin kira bedellerinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereği gönderilen ihtara rağmen ödenmemesi ve bu nedenle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğu iddiasının ispatlanamadığı, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin davalının sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, ihtarnamenin tebliğ şerhlerinin ilgili noterlikten istenilmesi yönündeki taleplerinin mahkeme tarafından dinlenmediğini ve tebliğ şerhi görülmeden karar verildiğini, ihtarname incelendiğinde 6 kalem borç üzerinden ihtarname çekildiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin tüm kredileri kat etme hakkının bulunduğunu, sözleşmenin 21.4 üncü maddesinde kiracının keşide ettiği senetlerin veya çeklerin karşılıksız çıkması durumunda fesih haklarının bulunduğunu, borçlunun piyasada ödenmemiş ve karşılıksız çok sayıda bulunduğunu, tek başına bu hususun dahi sözleşmenin haklı nedenle fesih için yeterli olduğunu, bilirkişinin ihtarnameyi hiç irdelemediğini, sözleşmenin maddelerine hiç bakmadığını, sözleşmenin 21.13 maddesinde kira bedeli dışındaki alacaklardan herhangi birini kısmen veya tamamen vadesinde ödememiş olması halinin de sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğinin belirtildiğini, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21 inci maddesinde ihtarsız muacceliyet ve derhal fesih hallerinin düzenlendiği, davacı tarafça gönderilen ihtarnamede kredilerden, finansal kiralamadan, kredi kartlarından, sair nedenlerden, gayri nakdi kredilerden ve çek tanzim bedelinden kaynaklanan borçların gösterilerek "bulunması halinde" şeklinde bir ibare eklenmek suretiyle borçların ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin 5 inci bendinde de yine bu ibare eklenerek finansal kiralamadan kaynaklanan borçların tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesinin istendiğinin görüldüğü, söz konusu ihtarnamede finansal kiralamadan kaynaklanan geciken borç tutarının olmadığının anlaşıldığı, finansal kiralamadan kaynaklı geciken borç bulunmadığı, davacının finansal kiralama sözleşmesinin feshini istemesinin hukuka uygun olmadığı, öte yandan davacı tarafça sözleşmenin 21/13 üncü maddesi ileri sürülmüş ise de, ihtarnamenin 5 inci bendinde davalının diğer borçlarını ödemediği gibi bir sebebe dayanılmadığının görüldüğü, dolayısıyla somut olayda davacı tarafın sözleşmenin bu maddesine dayanamayacağı açık olduğu, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince sözleşmenin feshinin haksız olduğu yönündeki gerekçenin yerinde olduğu, davacı taraf finansal kiralama sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığından istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde yer alan hususları aynen tekrar ederek davalı şirketin 23.01.2020 tarihi itibari ile iflas ettiğini, davalının taraf sıfatı kalmadığından davanın konusuz kalmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf mahkemesi kararının kaldırılmasını, konusuz kalma nedeniyle dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili temyize cevap dilekçesinde; iflas kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırıldığını, iflas erteleme davasının Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam ettiğini, iflasın taraf sıfatını ortadan kaldırmadığını, ilk alacaklılar toplantısına kadar davanın duracağını ve sonrasında davanın iflas masası tarafından takip edilebileceğini, mahkeme kararının uygun olduğunu, onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmiş olduğunun tespiti ile finansal kiralama konusu malın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 31 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7379 E. 2022/632 K.
Ortak:ihtiyati tedbir · temlik · çek
İncelediğiniz kararda… Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde 27.03.2015 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi (Sözleşme) imzalandığını, sözleşme ile davalı kiracıya bir adet makinenin «teslim» edildiğini, taksitlerin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 23.02.2016 tarihinde «ihtarname» çekildiğini, «fesih» ihbarında bulunarak 60 gün içerisinde ödeme olmaması halinde, bu sürenin sonunda sözleşmenin bir «ihtara» gerek kalmaksızın feshedilmiş olacağı, kiralanan malların en geç 5 gün içerisinde bankaya aynen iade ve teslim edilmesinin bildirildiğini, ihtarnamenin muhataba tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenemeyerek «temerrüt» halinin sürdüğünü belirterek sözleşme gereği ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi ve sair nedenlerle sözleşmenin fesih edilmiş olduğunun tespitine, makinenin «zilyetliğinin» «teminatsız» olarak gerekirse teminat mukabilinde «ihtiyati tedbir» kararı verilerek davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21 inci maddesinde ihtarsız «muacceliyet» ve derhal «fesih» hallerinin düzenlendiği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamede» kredilerden, «finansal kiralamadan», kredi kartlarından, sair nedenlerden, gayri nakdi kredilerden ve «çek» tanzim bedelinden kaynaklanan borçların gösterilerek "bulunması halinde" şeklinde bir ibare eklenmek suretiyle borçların ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin 5 inci bendinde de yine bu ibare eklenerek finansal kiralamadan kaynaklanan borçların tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesinin istendiğinin görüldüğü, söz konusu ihtarnamede finansal kiralamadan kaynaklanan geciken borç tutarının olmadığının anlaşıldığı, finansal kiralamadan kaynaklı geciken borç bulunmadığı, davacının «finansal kiralama sözleşmesinin feshini» istemesinin hukuka uygun olmadığı, öte yandan davacı tarafça sözleşmenin 21/13 üncü maddesi ileri sürülmüş ise de, ihtarnamenin 5 inci bendinde davalının diğer borçlarını ödemediği gibi bir «sebebe» dayanılmadığının görüldüğü, dolayısıyla somut olayda davacı tarafın sözleşmenin bu maddesine dayanamayacağı açık olduğu, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince sözleş …
Benzer bu karardaDava konusu çeklerden 30.03.2014 tarihli-6945513 nolu ve 8.500 TL'lik «çek» yargılama esnasında davalı şirket tarafından Yapı Kredi Faktoring A.Ş.'ye «temlik» edilmiş, Yapı Kredi Faktoring A.Ş. tarafından ise Mega Varlık Yönetim A.Ş.'ye temlik edilmiştir.
Dava, davacının keşide ettiği üç adet «çek» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece dava konusu çeklerin ödenmemesi yönünde «ihtiyati tedbir» kararı verilince Yapı Kredi Faktoring A.Ş. tarafından müdahil olarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ve davanın reddi talep edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:asli müdahale · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, Mega Varlık Yönetim A.Ş.’nin «asli müdahale» davasındaki taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davaya «asli müdahaleyi» düzenleyen HMK’nın 65. maddesi gereğince ancak yargılama konusu hak veya şey üzerinde kısmen veya tamamen hak iddia edilmesi halinde asli müdahale mümkün olup HMK’nın 66. maddesi gereğince dava dışı 3. kişinin davanın taraflarından birinin yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla yer alması halinde fer'i müdahale söz konusu olur.
Somut uyuşmazlıkta yerel mahkemece fer'i müdahil Mega Varlık A.Ş.'nin hukuki durumu açıklanan yasal düzenlemelere aykırı bir şekilde asli müdahil olarak kabul edilmek suretiyle taleplerinin reddine ve 21.08.2020 tarihli tamamlama kararı ile de aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5535 E. 2024/1750 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · zilyetlik · finansal kiralama · ihtar · ihtarname · temerrüt · teslim
İncelediğiniz kararda… Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde 27.03.2015 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi (Sözleşme) imzalandığını, sözleşme ile davalı kiracıya bir adet makinenin «teslim» edildiğini, taksitlerin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 23.02.2016 tarihinde «ihtarname» çekildiğini, «fesih» ihbarında bulunarak 60 gün içerisinde ödeme olmaması halinde, bu sürenin sonunda sözleşmenin bir «ihtara» gerek kalmaksızın feshedilmiş olacağı, kiralanan malların en geç 5 gün içerisinde bankaya aynen iade ve teslim edilmesinin bildirildiğini, ihtarnamenin muhataba tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenemeyerek «temerrüt» halinin sürdüğünü belirterek sözleşme gereği ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi ve sair nedenlerle sözleşmenin fesih edilmiş olduğunun tespitine, makinenin «zilyetliğinin» «teminatsız» olarak gerekirse teminat mukabilinde «ihtiyati tedbir» kararı verilerek davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21 inci maddesinde ihtarsız «muacceliyet» ve derhal «fesih» hallerinin düzenlendiği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamede» kredilerden, «finansal kiralamadan», kredi kartlarından, sair nedenlerden, gayri nakdi kredilerden ve «çek» tanzim bedelinden kaynaklanan borçların gösterilerek "bulunması halinde" şeklinde bir ibare eklenmek suretiyle borçların ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin 5 inci bendinde de yine bu ibare eklenerek finansal kiralamadan kaynaklanan borçların tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesinin istendiğinin görüldüğü, söz konusu ihtarnamede finansal kiralamadan kaynaklanan geciken borç tutarının olmadığının anlaşıldığı, finansal kiralamadan kaynaklı geciken borç bulunmadığı, davacının «finansal kiralama sözleşmesinin feshini» istemesinin hukuka uygun olmadığı, öte yandan davacı tarafça sözleşmenin 21/13 üncü maddesi ileri sürülmüş ise de, ihtarnamenin 5 inci bendinde davalının diğer borçlarını ödemediği gibi bir «sebebe» dayanılmadığının görüldüğü, dolayısıyla somut olayda davacı tarafın sözleşmenin bu maddesine dayanamayacağı açık olduğu, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince sözleş …
… ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın iddiasının sözleşmeye konu makineye ilişkin kira bedellerinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereği gönderilen «ihtara» rağmen ödenmemesi ve bu nedenle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğuna ilişkin olduğu, sözleşmede «fesih» konusunun 23 üncü kısımda düzenlendiği, 23.2 inci kısımda ise kiracının kira bedelini kısmen veya tamamen vadesinde ödememesi halinde kiralayan 30 gün, malın mülkiyetinin kiracıya geçeceği hallerde 60 gün «mehil» vermek suretiyle sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlenmiş olduğu, «ihtarnamede» Finansal Kiralamadan Kaynaklanan Borç kısmında borç tutarı yazmadığı gibi, açıklamaların 5 nolu kısmında ise "bulunması halinde" denilmek suretiyle borca ilişkin ö …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.02.2018 tarihinde «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşmeye konu malın davalıya «teslim» edildiğini ancak davalı kiracının kira borcunu vadesinde ödemeyip «temerrüde» düştüğünü, bunun üzerine müvekkilince davalıya «ihtarname» gönderilerek kira borcunun ihtarnamenin tebliğini müteakip 60 gün içerisinde ödenmesinin istenildiğini, ayrıca bu ihtarnameyle davalıya, kira borcunun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı, sözleşmenin feshedilmiş sayılması halinde ise kiralanan malın fesihten itibaren 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği hususlarının da «ihtar» edildiğini ancak davalının kira borcunu verilen süre içerisinde ödemediği gibi kiralanan malı da süresinde iade etmediğini, davalı her ne kadar süresi geçtikten so …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, dava dilekçesinde, «finansal kiralama» konusu malın müvekkiline davalı tarafından «teslim» edildiğini belirttiği, «finansal kiralama sözleşmelerinde», malın mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde, «zilyetliğinin» ise kiracıda olduğu, davacı taraf malın zilyetliğini aldığını beyan ettiğine göre artık malın iadesini istemekte «hukuki yararı» bulunmadığı ancak davacının malın iadesi yanında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verilmesini de talep ettiği, dosya kapsamından davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, malın iadesi talebinin hukuki yarar yokluğundan «usulden reddine» ve davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «finansal kiralama sözleşmelerinde», kiralama konusu malın çıplak mülkiyetinin kiralayana, her türlü faydayı sağlamak üzere «zilyetliğinin» ise kiracıya ait olduğunu, finansal kiralama sözleşmelerinin niteliği gereği kiralanan malın kiralayan tarafından «tasarruf yetkisi» de «dahil» olmak üzere geri alınabilmesinin ancak bu yönde verilmiş bir Mahkeme kararı ya da finansal kiracı tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş açık «rıza» beyanıyla mümkün olabildiğini, somut olayda, davalı her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine konu malı fiziki olarak müvekkiline «teslim» etmiş olsa da söz konusu mala dair tasarruf «yetkisini» tamamen ve sınırsız olarak müvekkiline vermediğini, bu nedenle mal üzerindeki tasarruf yetkisini alabilmek için iş bu davayı açtıklarını ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine «hukuki yararlarının» bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasarruf yetkisi · eş rızası · usulden reddi · hukuki yarar · kötüniyet · yetkisizlik kararı · dahili dava
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «finansal kiralama sözleşmelerinde», kiralama konusu malın çıplak mülkiyetinin kiralayana, her türlü faydayı sağlamak üzere «zilyetliğinin» ise kiracıya ait olduğunu, finansal kiralama sözleşmelerinin niteliği gereği kiralanan malın kiralayan tarafından «tasarruf yetkisi» de «dahil» olmak üzere geri alınabilmesinin ancak bu yönde verilmiş bir Mahkeme kararı ya da finansal kiracı tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş açık «rıza» beyanıyla mümkün olabildiğini, somut olayda, davalı her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine konu malı fiziki olarak müvekkiline «teslim» etmiş olsa da söz konusu mala dair tasarruf «yetkisini» tamamen ve sınırsız olarak müvekkiline vermediğini, bu nedenle mal üzerindeki tasarruf yetkisini alabilmek için iş bu davayı açtıklarını ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine «hukuki yararlarının» bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
… inin dava konusu aracı borçlarını ödeyemediği için davacıya iade ettiğini, bu hususun dava dilekçesinin 3 üncü madde 2 üncü paragrafında beyan edildiğini, davacının «ihtarnamesinde» verilen 60 günlük süre içerisinde borcun ödenmediğinden dolayı sözleşmenin feshedildiğini, davacının «kötüniyetli» olarak zaten «teslim» aldığı bir araç için dava açtığını ve tedbir talep ettiğini, mahkemenin de davayı kabul ettiğini, oysa davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, dava dilekçesinde, «finansal kiralama» konusu malın müvekkiline davalı tarafından «teslim» edildiğini belirttiği, «finansal kiralama sözleşmelerinde», malın mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde, «zilyetliğinin» ise kiracıda olduğu, davacı taraf malın zilyetliğini aldığını beyan ettiğine göre artık malın iadesini istemekte «hukuki yararı» bulunmadığı ancak davacının malın iadesi yanında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verilmesini de talep ettiği, dosya kapsamından davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, malın iadesi talebinin hukuki yarar yokluğundan «usulden reddine» ve davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin tespitine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11781 E. 2015/8359 K.
Ortak:faktoring · çek
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21 inci maddesinde ihtarsız «muacceliyet» ve derhal «fesih» hallerinin düzenlendiği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamede» kredilerden, «finansal kiralamadan», kredi kartlarından, sair nedenlerden, gayri nakdi kredilerden ve «çek» tanzim bedelinden kaynaklanan borçların gösterilerek "bulunması halinde" şeklinde bir ibare eklenmek suretiyle borçların ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin 5 inci bendinde de yine bu ibare eklenerek finansal kiralamadan kaynaklanan borçların tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesinin istendiğinin görüldüğü, söz konusu ihtarnamede finansal kiralamadan kaynaklanan geciken borç tutarının olmadığının anlaşıldığı, finansal kiralamadan kaynaklı geciken borç bulunmadığı, davacının «finansal kiralama sözleşmesinin feshini» istemesinin hukuka uygun olmadığı, öte yandan davacı tarafça sözleşmenin 21/13 üncü maddesi ileri sürülmüş ise de, ihtarnamenin 5 inci bendinde davalının diğer borçlarını ödemediği gibi bir «sebebe» dayanılmadığının görüldüğü, dolayısıyla somut olayda davacı tarafın sözleşmenin bu maddesine dayanamayacağı açık olduğu, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince sözleş …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyetli hamil · kötü niyetli iktisap · sahtelik · yetkili hamil · ciranta · iyiniyet · ciro · hamil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4605 E. 2020/4901 K.
Ortak:faktoring · temlik · çek
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21 inci maddesinde ihtarsız «muacceliyet» ve derhal «fesih» hallerinin düzenlendiği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamede» kredilerden, «finansal kiralamadan», kredi kartlarından, sair nedenlerden, gayri nakdi kredilerden ve «çek» tanzim bedelinden kaynaklanan borçların gösterilerek "bulunması halinde" şeklinde bir ibare eklenmek suretiyle borçların ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin 5 inci bendinde de yine bu ibare eklenerek finansal kiralamadan kaynaklanan borçların tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesinin istendiğinin görüldüğü, söz konusu ihtarnamede finansal kiralamadan kaynaklanan geciken borç tutarının olmadığının anlaşıldığı, finansal kiralamadan kaynaklı geciken borç bulunmadığı, davacının «finansal kiralama sözleşmesinin feshini» istemesinin hukuka uygun olmadığı, öte yandan davacı tarafça sözleşmenin 21/13 üncü maddesi ileri sürülmüş ise de, ihtarnamenin 5 inci bendinde davalının diğer borçlarını ödemediği gibi bir «sebebe» dayanılmadığının görüldüğü, dolayısıyla somut olayda davacı tarafın sözleşmenin bu maddesine dayanamayacağı açık olduğu, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince sözleş …
Benzer bu kararda… ddesinin 3.fıkrası karşısında davacı tarafın dava dışı şirket ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı tarafa ileri süremeyeceği, ancak davalı tarafın «kambiyo senedini» iktisap ederden bile bile borçlu zararına hareket etmiş olması durumunun istisna olduğunu, davacı tarafın açıkça bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, davalı «faktoring» şirketinin kambiyo senetlerini 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak «fatura» karşılığında iktisap ettiği, ayrıca davacı şirket tarafından iki adet «çek» hakkında 03.07.2012 tarihli belge verildiği, bu çekler faturalar bakımından «kabul beyanı» ile «taahhütte» bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı kişi tarafından «faktoring» şirketine yapılan «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
Dava konusu çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olan davalı şirket, aralarındaki «faktoring» ilişkisine istinaden çekleri dava dışı Emir İthalat İhracat Ltd.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı · lehdar · alacağın temliki · kambiyo senedi · ciro · hamil · keşideci · fatura
Benzer bu kararda… ddesinin 3.fıkrası karşısında davacı tarafın dava dışı şirket ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı tarafa ileri süremeyeceği, ancak davalı tarafın «kambiyo senedini» iktisap ederden bile bile borçlu zararına hareket etmiş olması durumunun istisna olduğunu, davacı tarafın açıkça bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, davalı «faktoring» şirketinin kambiyo senetlerini 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak «fatura» karşılığında iktisap ettiği, ayrıca davacı şirket tarafından iki adet «çek» hakkında 03.07.2012 tarihli belge verildiği, bu çekler faturalar bakımından «kabul beyanı» ile «taahhütte» bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olan davalı şirket, aralarındaki «faktoring» ilişkisine istinaden çekleri dava dışı Emir İthalat İhracat Ltd.
Dava dışı kişi tarafından «faktoring» şirketine yapılan «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
Dava «keşideci» sıfatıyla imza atılan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5516 E. 2025/3630 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · sözleşmenin feshi · fesih · ihtar · ihtarname · dava sebebi · temerrüt
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21 inci maddesinde ihtarsız «muacceliyet» ve derhal «fesih» hallerinin düzenlendiği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamede» kredilerden, «finansal kiralamadan», kredi kartlarından, sair nedenlerden, gayri nakdi kredilerden ve «çek» tanzim bedelinden kaynaklanan borçların gösterilerek "bulunması halinde" şeklinde bir ibare eklenmek suretiyle borçların ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin 5 inci bendinde de yine bu ibare eklenerek finansal kiralamadan kaynaklanan borçların tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesinin istendiğinin görüldüğü, söz konusu ihtarnamede finansal kiralamadan kaynaklanan geciken borç tutarının olmadığının anlaşıldığı, finansal kiralamadan kaynaklı geciken borç bulunmadığı, davacının «finansal kiralama sözleşmesinin feshini» istemesinin hukuka uygun olmadığı, öte yandan davacı tarafça sözleşmenin 21/13 üncü maddesi ileri sürülmüş ise de, ihtarnamenin 5 inci bendinde davalının diğer borçlarını ödemediği gibi bir «sebebe» dayanılmadığının görüldüğü, dolayısıyla somut olayda davacı tarafın sözleşmenin bu maddesine dayanamayacağı açık olduğu, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince sözleş …
… Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde 27.03.2015 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi (Sözleşme) imzalandığını, sözleşme ile davalı kiracıya bir adet makinenin «teslim» edildiğini, taksitlerin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 23.02.2016 tarihinde «ihtarname» çekildiğini, «fesih» ihbarında bulunarak 60 gün içerisinde ödeme olmaması halinde, bu sürenin sonunda sözleşmenin bir «ihtara» gerek kalmaksızın feshedilmiş olacağı, kiralanan malların en geç 5 gün içerisinde bankaya aynen iade ve teslim edilmesinin bildirildiğini, ihtarnamenin muhataba tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenemeyerek «temerrüt» halinin sürdüğünü belirterek sözleşme gereği ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi ve sair nedenlerle sözleşmenin fesih edilmiş olduğunun tespitine, makinenin «zilyetliğinin» «teminatsız» olarak gerekirse teminat mukabilinde «ihtiyati tedbir» kararı verilerek davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
… ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın iddiasının sözleşmeye konu makineye ilişkin kira bedellerinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereği gönderilen «ihtara» rağmen ödenmemesi ve bu nedenle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğuna ilişkin olduğu, sözleşmede «fesih» konusunun 23 üncü kısımda düzenlendiği, 23.2 inci kısımda ise kiracının kira bedelini kısmen veya tamamen vadesinde ödememesi halinde kiralayan 30 gün, malın mülkiyetinin kiracıya geçeceği hallerde 60 gün «mehil» vermek suretiyle sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlenmiş olduğu, «ihtarnamede» Finansal Kiralamadan Kaynaklanan Borç kısmında borç tutarı yazmadığı gibi, açıklamaların 5 nolu kısmında ise "bulunması halinde" denilmek suretiyle borca ilişkin ö …
Benzer bu karardaŞu halde Mahkemece, taraflar arasındaki 16.10.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesinin» 38. maddesi uyarınca sigorta «prim» bedelinin kiralayan tarafından ödenmesi halinde ödenen bedelin kiracı tarafından kiralayana iadesi için 5 günlük süre verileceği, şayet geri ödeme olmazsa Kanun'un 31/2 hükmünün uygulanacağının kararlaştırılmış olması ve Kanun'un 31/2 maddesinde «sözleşmenin feshi» için süre öngörülmediği gibi 31/1 hükmündeki sürenin de kiralama bedeline ilişkin olarak düzenlenmiş olması karşısında; dosyada yer alan bilirkişi raporuna göre de kira bedellerinin ödenmesinde «temerrüde» düşülmediği hususunun tespit edilmiş olmasına göre, davacı tarafından çekilen «ihtarnamenin» gerek sözleşme ve gerekse de Kanun'un 31/2 hükmüne uygun geçerli bir «fesih» iradesi içerdiği anlaşılmakla, 09.10.2019 tarihli ihtarname sigorta primleri özelinde incelenip, anılan hükümler ve gönderilen ihtarname çerçevesinde birlikte değe …
Somut olayda taraflar arasında imzalanan 16.10.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesinin» "Kiracının Sigorta Primlerini Ödemede Temerrüde Düşmesi" başlıklı 38. maddesinde kiracının ödemekle yükümlü olduğu sigorta «primlerini» ödemede «temerrüde» düşmesi veya sigorta primlerinin kiralayan tarafından karşılanması halinde kiracının verilecek beş günlük sürede primleri temerrüt faiziyle birlikte tam olarak ödenmemesi durumunda bunun 6361 sayılı Kanun'un 31/2. hükmü kapsamında sayılacağı ve bu halde kiracıya ek süre tanınmaksızın sözleşmenin tek yanlı olarak feshedilebileceği belirtilmiş; davacı tarafından davalıya 09.12.2019 tarihinde noter kanalıyla gönderilen «ihtarnamede» ise detaylı dökümü belirtilen sigorta primi ve serbest olarak adlandırılan kalemlerle birlikte bunların «temerrüt faizlerinin» ve kira temerrüt borçlarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içinde ödenmemesi halinde satın alma hakkından vazgeçilmiş ve sözleşmenin de feshedilmiş sayılacağının «ihtar» edildiği anlaşılmaktadır.
… CE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aleyhine keşide edilen «ihtarnamenin» 1. maddesinde satın alma hakkının kullanılarak ekipmanların mülkiyetinin devralınması aksi halde satın alma hakkının kullanılmasından vazgeçilmiş sayılacağı hususunun «ihtar» edildiği, dolayısıyla davalı kiralayanın satın alma hakkına ilişkin şartların oluştuğunun bizzat davacı kiralayan tarafından kabul edildiği, bu haliyle sigorta «primlerinin» ödenmemesinin satın alma hakkını ortadan kaldırdığı yönündeki davacı iddiasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi gereği «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olacağı, yine sözleşmenin 38. maddesinde sigorta primlerinin ödenmemesi «haklı fesih» «sebebi» olarak düzenlenmiş ise de söz konusu ihtarnamede bu fesih hakkının kullanılacağına dair bir ihtarın bulunmadığı, davalının devir bedelini ödediği, davacının 6361 s …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iade davası · haklı fesih · el koyma · hakkın kötüye kullanılması · sözleşmeden doğan dava · ek prim · temerrüt faizi
Benzer bu kararda… CE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aleyhine keşide edilen «ihtarnamenin» 1. maddesinde satın alma hakkının kullanılarak ekipmanların mülkiyetinin devralınması aksi halde satın alma hakkının kullanılmasından vazgeçilmiş sayılacağı hususunun «ihtar» edildiği, dolayısıyla davalı kiralayanın satın alma hakkına ilişkin şartların oluştuğunun bizzat davacı kiralayan tarafından kabul edildiği, bu haliyle sigorta «primlerinin» ödenmemesinin satın alma hakkını ortadan kaldırdığı yönündeki davacı iddiasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi gereği «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olacağı, yine sözleşmenin 38. maddesinde sigorta primlerinin ödenmemesi «haklı fesih» «sebebi» olarak düzenlenmiş ise de söz konusu ihtarnamede bu fesih hakkının kullanılacağına dair bir ihtarın bulunmadığı, davalının devir bedelini ödediği, davacının 6361 s …
… a bedellerinin tamamı ve devir bedelinin ödendiğini, ilgili sözleşmenin feshedilmediğini, müvekkilinin alım hakkından vazgeçmediğini, davacının davasında bahsettiği «ihtarın» taraflarına ulaşmadığını, alım hakkının kullanılacağının yazılı olarak kiralayana bildirilmemiş olmasının tek başına kiralayana malın «iadesi davası» açma ve mala tedbiren el «koyma» hakkı vermeyeceğini, kaldı ki devir bedelinin de kısmen ödendiğini, bunun dahi devir iradelerini ortaya koyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Dava «finansal kiralama» konusu makinelerin satın alma hakkının kullanılmadığı iddiasıyla açılan iade istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde sigorta «primlerinin» ödenmemesinin satın alma hakkını ortadan kaldırdığının ve bu gerekçeyle feshedilmemiş sözleşmede kiralanan malın iadesinin istenmesinin TMK'nın 2. maddesi bağlamında «hakkın kötüye kullanılması» olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararı istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince de karar yerinde görülmekle davacı vekilin …
Somut olayda taraflar arasında imzalanan 16.10.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesinin» "Kiracının Sigorta Primlerini Ödemede Temerrüde Düşmesi" başlıklı 38. maddesinde kiracının ödemekle yükümlü olduğu sigorta «primlerini» ödemede «temerrüde» düşmesi veya sigorta primlerinin kiralayan tarafından karşılanması halinde kiracının verilecek beş günlük sürede primleri temerrüt faiziyle birlikte tam olarak ödenmemesi durumunda bunun 6361 sayılı Kanun'un 31/2. hükmü kapsamında sayılacağı ve bu halde kiracıya ek süre tanınmaksızın sözleşmenin tek yanlı olarak feshedilebileceği belirtilmiş; davacı tarafından davalıya 09.12.2019 tarihinde noter kanalıyla gönderilen «ihtarnamede» ise detaylı dökümü belirtilen sigorta primi ve serbest olarak adlandırılan kalemlerle birlikte bunların «temerrüt faizlerinin» ve kira temerrüt borçlarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içinde ödenmemesi halinde satın alma hakkından vazgeçilmiş ve sözleşmenin de feshedilmiş sayılacağının «ihtar» edildiği anlaşılmaktadır.
-
Finansal kiralama konusu malın iadesi | Malın iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7273 E. 2024/3629 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · ihtiyati tedbir · fesih · ihtar · ihtarname · dava sebebi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde 27.03.2015 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi (Sözleşme) imzalandığını, sözleşme ile davalı kiracıya bir adet makinenin «teslim» edildiğini, taksitlerin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 23.02.2016 tarihinde «ihtarname» çekildiğini, «fesih» ihbarında bulunarak 60 gün içerisinde ödeme olmaması halinde, bu sürenin sonunda sözleşmenin bir «ihtara» gerek kalmaksızın feshedilmiş olacağı, kiralanan malların en geç 5 gün içerisinde bankaya aynen iade ve teslim edilmesinin bildirildiğini, ihtarnamenin muhataba tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenemeyerek «temerrüt» halinin sürdüğünü belirterek sözleşme gereği ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi ve sair nedenlerle sözleşmenin fesih edilmiş olduğunun tespitine, makinenin «zilyetliğinin» «teminatsız» olarak gerekirse teminat mukabilinde «ihtiyati tedbir» kararı verilerek davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21 inci maddesinde ihtarsız «muacceliyet» ve derhal «fesih» hallerinin düzenlendiği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamede» kredilerden, «finansal kiralamadan», kredi kartlarından, sair nedenlerden, gayri nakdi kredilerden ve «çek» tanzim bedelinden kaynaklanan borçların gösterilerek "bulunması halinde" şeklinde bir ibare eklenmek suretiyle borçların ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin 5 inci bendinde de yine bu ibare eklenerek finansal kiralamadan kaynaklanan borçların tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesinin istendiğinin görüldüğü, söz konusu ihtarnamede finansal kiralamadan kaynaklanan geciken borç tutarının olmadığının anlaşıldığı, finansal kiralamadan kaynaklı geciken borç bulunmadığı, davacının «finansal kiralama sözleşmesinin feshini» istemesinin hukuka uygun olmadığı, öte yandan davacı tarafça sözleşmenin 21/13 üncü maddesi ileri sürülmüş ise de, ihtarnamenin 5 inci bendinde davalının diğer borçlarını ödemediği gibi bir «sebebe» dayanılmadığının görüldüğü, dolayısıyla somut olayda davacı tarafın sözleşmenin bu maddesine dayanamayacağı açık olduğu, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince sözleş …
… ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın iddiasının sözleşmeye konu makineye ilişkin kira bedellerinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereği gönderilen «ihtara» rağmen ödenmemesi ve bu nedenle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğuna ilişkin olduğu, sözleşmede «fesih» konusunun 23 üncü kısımda düzenlendiği, 23.2 inci kısımda ise kiracının kira bedelini kısmen veya tamamen vadesinde ödememesi halinde kiralayan 30 gün, malın mülkiyetinin kiracıya geçeceği hallerde 60 gün «mehil» vermek suretiyle sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlenmiş olduğu, «ihtarnamede» Finansal Kiralamadan Kaynaklanan Borç kısmında borç tutarı yazmadığı gibi, açıklamaların 5 nolu kısmında ise "bulunması halinde" denilmek suretiyle borca ilişkin ö …
Benzer bu karardaNoterliğinin 04.07.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesinin» akdedildiğini, sözleşmeye konu malın davalı kiracıya «teslim» edildiğini, kira borçları vadelerinde ödenmediğinden davalı kiracıya noterden «ihtarname» keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin «fesih» edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malın teslimi gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnamenin usule uygun tebliğ edildiğini, …
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «temerrüt» «ihtarnamesinde» muhatabın adreste bulunmama «sebebinin» tesvik edilmediğini, temerrüt ihtarnamesinin tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 20 nci maddesine göre eksik yapıldığını ancak ihtarnamenin buna rağmen tebliğ edildiğinin kabul edildiğini, davacı şirketin davalıya göndermiş olduğu temerrüt ihtarnamesinde davacı şirketi «temsilen» atılan imzanın, hangi yetkili tarafından atıldığı, yetkilileri gösteren «imza sirküleri» ile dayanak belgelerin mevcut olmadığını, ihtarnamenin kendilerine usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «temerrüt ihtarının tebliği» usulsüz olmakla beraber davalının «ihtarnameye» muttali olduğunu, ödemede temerrüte düştüğünü, gecikmeli de olsa ödemelerde bulunduğunu cevap dilekçesinde '' ... ihtarnamesini tarafıma göndermiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt ihtarı · imza sirküleri · ihtar tebliği · ikrar · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «temerrüt» «ihtarnamesinde» muhatabın adreste bulunmama «sebebinin» tesvik edilmediğini, temerrüt ihtarnamesinin tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 20 nci maddesine göre eksik yapıldığını ancak ihtarnamenin buna rağmen tebliğ edildiğinin kabul edildiğini, davacı şirketin davalıya göndermiş olduğu temerrüt ihtarnamesinde davacı şirketi «temsilen» atılan imzanın, hangi yetkili tarafından atıldığı, yetkilileri gösteren «imza sirküleri» ile dayanak belgelerin mevcut olmadığını, ihtarnamenin kendilerine usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek İlk Derece …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «temerrüt ihtarının tebliği» usulsüz olmakla beraber davalının «ihtarnameye» muttali olduğunu, ödemede temerrüte düştüğünü, gecikmeli de olsa ödemelerde bulunduğunu cevap dilekçesinde '' ... ihtarnamesini tarafıma göndermiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından keşide edilen «ihtarname» üzerine, davalının, mevcut borcu ve faizlerini davacı şirketin hesabına ödediğini, icra takibiyle uğraşmamak için gelecek 2 aylık kira alacağını da peşin ödediğini, bu durumun banka kayıtlarında da mevcut olduğunu, davacı şirket yetkilisinin şifahi olarak Ekim ayı ortalarında Eylül ve Ekim taksitleri için 20.000,00 TL'nin hesaplarına yatırılması gerektiğini aksi takdirde makinenin elinden alınacağını söylediğini, bunun üzerine davalının o an için sadece 17.000,00 TL'yi ödeyebileceğini belirttiğini, 14.000,00 TL'yi şirket hesabına yatırdığını, bu olaydan birkaç gün sonra 23 Ekimde makineyi götürdüklerini, o tarihten bu yana makinenin davacı şirkette olduğunu savunarak davanın reddine, bu zamana kadar ödemiş olduğu 15 aylık kira taksitinin ecri misil borcu düşülmek «kaydı» ile davacı şirketin talep ettiği alacaklardan mahsubuna karar verilmesini istemiştir.
Bunun üzerine mevcut borcu ve faizlerini davacı şirketin hesabına ödedim. ...'' şeklinde «ikrar» ettiğinden, «ihtarnamenin» içeriğinin ve tebliğ şeklinin usule uygun olmadığından bahsedilemeyeceği, davalı kiracının «finansal kiralamaya» konu kira bedelini süresinde ödemediği tespit edildiği gibi, finansal kiralama bedelini ödediğini yahut ödememesi gerektiğini, istenebilir olmadığını, yasal delill …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4321 E. , 2024/1223 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/519 Esas, 2022/840 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/375 E.,2019/798 K.
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi (malın iadesi) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde 27.03.2015 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi (Sözleşme) imzalandığını, sözleşme ile davalı kiracıya bir adet makinenin teslim edildiğini, taksitlerin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 23.02.2016 tarihinde ihtarname çekildiğini, fesih ihbarında bulunarak 60 gün içerisinde ödeme olmaması halinde, bu sürenin sonunda sözleşmenin bir ihtara gerek kalmaksızın feshedilmiş olacağı, kiralanan malların en geç 5 gün içerisinde bankaya aynen iade ve teslim edilmesinin bildirildiğini, ihtarnamenin muhataba tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenemeyerek temerrüt halinin sürdüğünü belirterek sözleşme gereği ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi ve sair nedenlerle sözleşmenin fesih edilmiş olduğunun tespitine, makinenin zilyetliğinin teminatsız olarak gerekirse teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın iddiasının sözleşmeye konu makineye ilişkin kira bedellerinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereği gönderilen ihtara rağmen ödenmemesi ve bu nedenle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğuna ilişkin olduğu, sözleşmede fesih konusunun 23 üncü kısımda düzenlendiği, 23.2 inci kısımda ise kiracının kira bedelini kısmen veya tamamen vadesinde ödememesi halinde kiralayan 30 gün, malın mülkiyetinin kiracıya geçeceği hallerde 60 gün mehil vermek suretiyle sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlenmiş olduğu, ihtarnamede Finansal Kiralamadan Kaynaklanan Borç kısmında borç tutarı yazmadığı gibi, açıklamaların 5 nolu kısmında ise "bulunması halinde" denilmek suretiyle borca ilişkin öncül konulduğu, ihtarnameden borç bulunduğu hususunun anlaşılamadığı, alınan bilirkişi raporunda, davalı kiracının ihtarname tarihi olan 23.02.2016 tarihi itibariyle davacı kiralayana herhangi bir borcunun olmadığı hususunun tespit edildiği, davacının sözleşmeye konu makineye ilişkin kira bedellerinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereği gönderilen ihtara rağmen ödenmemesi ve bu nedenle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğu iddiasının ispatlanamadığı, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin davalının sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, ihtarnamenin tebliğ şerhlerinin ilgili noterlikten istenilmesi yönündeki taleplerinin mahkeme tarafından dinlenmediğini ve tebliğ şerhi görülmeden karar verildiğini, ihtarname incelendiğinde 6 kalem borç üzerinden ihtarname çekildiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin tüm kredileri kat etme hakkının bulunduğunu, sözleşmenin 21.4 üncü maddesinde kiracının keşide ettiği senetlerin veya çeklerin karşılıksız çıkması durumunda fesih haklarının bulunduğunu, borçlunun piyasada ödenmemiş ve karşılıksız çok sayıda bulunduğunu, tek başına bu hususun dahi sözleşmenin haklı nedenle fesih için yeterli olduğunu, bilirkişinin ihtarnameyi hiç irdelemediğini, sözleşmenin maddelerine hiç bakmadığını, sözleşmenin 21.13 maddesinde kira bedeli dışındaki alacaklardan herhangi birini kısmen veya tamamen vadesinde ödememiş olması halinin de sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğinin belirtildiğini, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21 inci maddesinde ihtarsız muacceliyet ve derhal fesih hallerinin düzenlendiği, davacı tarafça gönderilen ihtarnamede kredilerden, finansal kiralamadan, kredi kartlarından, sair nedenlerden, gayri nakdi kredilerden ve çek tanzim bedelinden kaynaklanan borçların gösterilerek "bulunması halinde" şeklinde bir ibare eklenmek suretiyle borçların ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin 5 inci bendinde de yine bu ibare eklenerek finansal kiralamadan kaynaklanan borçların tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesinin istendiğinin görüldüğü, söz konusu ihtarnamede finansal kiralamadan kaynaklanan geciken borç tutarının olmadığının anlaşıldığı, finansal kiralamadan kaynaklı geciken borç bulunmadığı, davacının finansal kiralama sözleşmesinin feshini istemesinin hukuka uygun olmadığı, öte yandan davacı tarafça sözleşmenin 21/13 üncü maddesi ileri sürülmüş ise de, ihtarnamenin 5 inci bendinde davalının diğer borçlarını ödemediği gibi bir sebebe dayanılmadığının görüldüğü, dolayısıyla somut olayda davacı tarafın sözleşmenin bu maddesine dayanamayacağı açık olduğu, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince sözleşmenin feshinin haksız olduğu yönündeki gerekçenin yerinde olduğu, davacı taraf finansal kiralama sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ispatlayamadığından istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde yer alan hususları aynen tekrar ederek davalı şirketin 23.01.2020 tarihi itibari ile iflas ettiğini, davalının taraf sıfatı kalmadığından davanın konusuz kalmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf mahkemesi kararının kaldırılmasını, konusuz kalma nedeniyle dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili temyize cevap dilekçesinde; iflas kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırıldığını, iflas erteleme davasının Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam ettiğini, iflasın taraf sıfatını ortadan kaldırmadığını, ilk alacaklılar toplantısına kadar davanın duracağını ve sonrasında davanın iflas masası tarafından takip edilebileceğini, mahkeme kararının uygun olduğunu, onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmiş olduğunun tespiti ile finansal kiralama konusu malın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 31 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı (Temlik alan) Mega Varlık Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı Mega Varlık Yönetim A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1124354000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz