Çekin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11781 E. 2015/8359 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iyiniyetli hamil↗ kötü niyetli iktisap↗ faktoring↗ sahtelik↗ yetkili hamil↗ ciranta↗ iyiniyet↗ ciro↗ hamil↗ keşideci↗ çek↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ciro imzasının sahteliğinin diğer cirantaların imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı faktoring şirketi iyiniyetli hamil olup, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı keşideci tarafından yetkili hamil olan davalıya ödenen çek bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19223 E. 2015/1244 K.
Ortak:faktoring · sahtelik · ciranta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin davalı tarafından «faktoring sözleşmesi» uyarınca dava dışı şirketten alındığı, çeke ilişkin «fatura» ve kayıtların mevcut olduğu, davalıdan ilk «cirantanın» imzasının «sahteliğini» bilebilcek durumda olmadığı, 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesi gereğince davalının dava konusu çeki iktisabı sırasında ağır kusurlu yada «kötüniyetli» olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faktoring sözleşmesi · fatura · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin davalı tarafından «faktoring sözleşmesi» uyarınca dava dışı şirketten alındığı, çeke ilişkin «fatura» ve kayıtların mevcut olduğu, davalıdan ilk «cirantanın» imzasının «sahteliğini» bilebilcek durumda olmadığı, 6762 sayılı TTK'nın 704. maddesi gereğince davalının dava konusu çeki iktisabı sırasında ağır kusurlu yada «kötüniyetli» olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4605 E. 2020/4901 K.
Ortak:faktoring · ciro · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava konusu çeklere «ciro» yoluyla «hamil» olan davalı şirket, aralarındaki «faktoring» ilişkisine istinaden çekleri dava dışı Emir İthalat İhracat Ltd.
… ddesinin 3.fıkrası karşısında davacı tarafın dava dışı şirket ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı tarafa ileri süremeyeceği, ancak davalı tarafın «kambiyo senedini» iktisap ederden bile bile borçlu zararına hareket etmiş olması durumunun istisna olduğunu, davacı tarafın açıkça bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, davalı «faktoring» şirketinin kambiyo senetlerini 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak «fatura» karşılığında iktisap ettiği, ayrıca davacı şirket tarafından iki adet «çek» hakkında 03.07.2012 tarihli belge verildiği, bu çekler faturalar bakımından «kabul beyanı» ile «taahhütte» bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı kişi tarafından «faktoring» şirketine yapılan «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kabul beyanı · lehdar · alacağın temliki · kambiyo senedi · temlik · fatura · taahhütname · menfi tespit
Benzer bu kararda… ddesinin 3.fıkrası karşısında davacı tarafın dava dışı şirket ile aralarındaki ilişkiden kaynaklanan defileri davalı tarafa ileri süremeyeceği, ancak davalı tarafın «kambiyo senedini» iktisap ederden bile bile borçlu zararına hareket etmiş olması durumunun istisna olduğunu, davacı tarafın açıkça bu yönde bir iddiası olmadığı gibi dosyaya bu yönde bir delil sunulmadığı, davalı «faktoring» şirketinin kambiyo senetlerini 6361 sayılı Kanunun 9. maddesinin 2. fıkrasına uygun olarak «fatura» karşılığında iktisap ettiği, ayrıca davacı şirket tarafından iki adet «çek» hakkında 03.07.2012 tarihli belge verildiği, bu çekler faturalar bakımından «kabul beyanı» ile «taahhütte» bulunulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı kişi tarafından «faktoring» şirketine yapılan «ciro» «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
Ancak somut olayda «menfi tespit» davasının aynı anda hem dava dışı «lehdara» hem de davalı «faktoring» şirketine karşı yöneltilmemiş olduğu göz önüne alınarak öncelikle lehdara karşı açılan davanın sonucunun beklenmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken somut olayda uygulama yeri olmayan 6361 sayılı Kanunun 9/3 hükmü çerçevesinde değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Bu durumda dava dışı «lehdara» karşı ileri sürülebilecek her türlü itiraz ve definin «faktoring» şirketine karşı da ileri sürülmesi mümkündür.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2525 E. 2020/3862 K.
Ortak:faktoring · ciranta · iyiniyet · ciro · hamil · keşideci · çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, «çek» üzerindeki «ciro zincirinin» şeklen geçerli olduğu, çekin davalı ...'e verilmesine dair asıl sözleşmenin davalı ... firması tarafından düzenlenen faturalarla teyit edildiği, davalı ...'in, çeki davalı ... şirketine «temlik» ederken, çeki davacı şirketten, «ibraz» edilen «fatura» içeriği mallar karşılığında aldığına dair beyanda bulunduğu, bu durumda davacının dava konusu çekin davalı ...'e verilmesine ilişkin sözleşmeyi ispat ettiği, fatura konusu malların davacıya «teslim» edildiği hususunu «ispat yükü» davalı ...'de olmasına rağmen bu yönde bir delil ibraz edilemediği, sözleşme karşılığında davacıya bir mal teslim edildiği ispat edilemediğinden «çekin bedelsiz» kaldığı, bedelsiz kalan bu çekin davacı tarafından 06/10/2011 tarihinde ödendiği, asıl davanın kabulü gerektiği, birleşen dava bakımından davalı ... şirketinin, dava konusu çeki, «faktoring sözleşmesi» ile teslim aldığı, faktoring sözleşmesi yapılırken, davalı ... tarafından çeke ilişkin faturaların da sunulduğu, davalı ... şirketinin çeke «hamil» olmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, birleşen dosya davalısı yönünden davanın ispatlanamaması nedeniyle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile; 12.852,00 TL'nin 06/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Başka bir anlatımla, «faktoring» işleminin dışında bir kambiyo borçlusu varsa («keşideci», «lehdar» veya «ciranta») onlar hakkında 6361 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi hükmü uygulanacaktır.
Şti.'nin çekin karşılığı olan malları «teslim» etmediğini, «çek» bedelinin ilgili çekte «ciro» alacaklısı olan davalı firmaya ödendiğini ileri sürerek davalıya ödenen çek bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanacak «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans çeki · ciro zinciri · şahsi def'i · çekin bedelsizliği · faktoring sözleşmesi · lehdar · alacağın temliki · lehtar
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, «çek» üzerindeki «ciro zincirinin» şeklen geçerli olduğu, çekin davalı ...'e verilmesine dair asıl sözleşmenin davalı ... firması tarafından düzenlenen faturalarla teyit edildiği, davalı ...'in, çeki davalı ... şirketine «temlik» ederken, çeki davacı şirketten, «ibraz» edilen «fatura» içeriği mallar karşılığında aldığına dair beyanda bulunduğu, bu durumda davacının dava konusu çekin davalı ...'e verilmesine ilişkin sözleşmeyi ispat ettiği, fatura konusu malların davacıya «teslim» edildiği hususunu «ispat yükü» davalı ...'de olmasına rağmen bu yönde bir delil ibraz edilemediği, sözleşme karşılığında davacıya bir mal teslim edildiği ispat edilemediğinden «çekin bedelsiz» kaldığı, bedelsiz kalan bu çekin davacı tarafından 06/10/2011 tarihinde ödendiği, asıl davanın kabulü gerektiği, birleşen dava bakımından davalı ... şirketinin, dava konusu çeki, «faktoring sözleşmesi» ile teslim aldığı, faktoring sözleşmesi yapılırken, davalı ... tarafından çeke ilişkin faturaların da sunulduğu, davalı ... şirketinin çeke «hamil» olmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, birleşen dosya davalısı yönünden davanın ispatlanamaması nedeniyle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile; 12.852,00 TL'nin 06/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı ...
Hukuk Dairesi'nin 2014/19196 Esas, 2015/8888 Karar sayılı, 16/06/2015 tarihli ilamı ile “Açıklanan bu dava dilekçesi ile HMK 119/1-e-f-g maddesine uygun biçimde, hukuki «sebebin» «avans çeki» iddiasına dayalı «menfi tespit»/«istirdat» olduğu, iddianın özetlendiği ve davacının dayandığı delilleri de mahkemeye bildirdiği açıktır.
Şti., «lehtar» ve birinci «ciranta» davalı ....
Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, «faktoring» şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, «alacağın temliki» hükümlerine tabidir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3657 E. 2021/1693 K.
Ortak:faktoring · keşideci
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «ciro» imzasının «sahteliğinin» diğer «cirantaların» imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı «faktoring» şirketi «iyiniyetli hamil» olup, çeki «kötü niyetle iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı «keşideci» tarafından «yetkili hamil» olan davalıya ödenen «çek» bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaFaktoring işlemi içinde kalan üçlü ilişkide «keşideci» «lehtara» karşı ileri sürebileceği «def»’ileri «alacağın temliki» hükümlerine göre çeki iktisap eden «faktoring» şirketine karşı da ileri sürebilir.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «faktoring» işleminin tarafları olan müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu arasındaki ilişkiler açısından 6361 sayılı Kanun'un 9/2 ve buna bağlı olarak 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanması gerektiği, dava konusu çekte yazılı alacağın mal satışından kaynaklandığı ve bunun «fatura» ile tevsik edilmiş olduğu, çekin bir ödeme vasıtası olduğu ve kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği, aksini iddia eden davacının iddiasını yaz …
Mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulmuş, «faktoring» şirketinin faktoring işlemine dayalı alacağının faturaya dayalı olduğunu 6361 sayılı Kanun'un 9/2 maddesindeki koşulların gerçekleştiğini belirterek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hatır çeki · çekin bedelsizliği · borçlu olunmadığının tespiti · alacağın temliki · lehtar · bedelsizlik · def'i · temlik
Benzer bu karardaFaktoring işlemi içinde kalan üçlü ilişkide «keşideci» «lehtara» karşı ileri sürebileceği «def»’ileri «alacağın temliki» hükümlerine göre çeki iktisap eden «faktoring» şirketine karşı da ileri sürebilir.
Şti. tarafından «teslim» edilmediğini, böyle bir ticari ilişki bulunmadığını çekin «hatır çeki» olarak verildiğini, bu nedenle «çekin bedelsiz» olduğunu ileri sürmüştür.
Ancak, davacının öncelikle, aralarında hukuki ilişki bulunan dava dışı 3. kişiye verilen çekin gerçek bir mal ve hizmet karşılığı verilmediğini, çekin «hatır çeki» olduğunu, «çekin bedelsiz» olduğunu ispatlaması gerekir.
Dava çekten dolayı «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11781 E. , 2015/8359 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL(KAPATILAN) 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/03/2014
NUMARASI 2011/270-2014/97
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 25. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2014 tarih ve 2011/270-2014/97 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/06/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Ş.. S.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı keşideci B. Tr. K. A.Ş'den aldığı 25/09/2010 tarih 42.481,50 TL bedelli çekin 29/07/2010 tarihinde çalındığını, açtıkları zayi nedeniyle çek iptali davasında dava konusu çekin davalı şirketin elinde olduğunun bankaca bildirildiğini, mahkemece istirdat davası açılması için müvekkiline süre verildiğini ileri sürerek, dava konusu çekin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiş, ıslahla dava konusu çekin davalı şirket tarafından takibe konulması üzerine haciz baskısı altında keşideci B. T. K. A.Ş tarafından ödendiğini ileri sürerek, çek bedeli olan 42.481,50 TL’nin müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin iktisabı anında müvekkilinin kötü niyetli ya da ağır kusurlu olmadığını, ciro silsilesine bakıldığında müvekkilinin yetkili ve yasal hamil olduğunun anlaşıldığını, çekin iktisabına esas faturadan anlaşılacağı üzere 29/07/2010 tarihinde çeki iktisap ettiklerini, ödeme yasağı tarihinin ise 30/07/2007 olduğunu, faktoring işleri yapan müvekkilinin kendisinden önceki ciranta ile arasındaki Faktoring Sözleşmesi gereğince daha önceki cirantadan olan alacağının temlik alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ciro imzasının sahteliğinin diğer cirantaların imzalarının geçerliliğini etkilemeyeceği, davalı faktoring şirketi iyiniyetli hamil olup, çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun kanıtlanamadığı, davalının çeki ciro yoluyla iktisabının 6361 sayılı Yasa’nın 9/2. maddesine uygun bulunduğu, dava dışı keşideci tarafından yetkili hamil olan davalıya ödenen çek bedelinin davacı tarafa verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/06/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, ilk açıldığı haliyle, çek istirdadı istemine ilişkin olup zaman bakımından uygulanması gereken eTTK'nın 704. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilinin elinden çıkmış bulunursa ister hamile yazılı bir çek bahis mevzuu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702 nci maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisabetmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükelleftir." hükmünü içermektedir. Bu durumda, bu nitelikteki bir davada davacının öncelikle dava konusu çekin meşru hamili olduğunu, bir başka deyimle davada aktif husumete ehil bulunduğunu, sonra da çeki elinde bulunduran davalı yanın çeki iktisabında kötüniyetli ve/veya ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiği kuşkusuzdur.
Mahkemece, davalının çeki iktisabında kötüniyetli ve ağır kusurlu olduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde, davacının hamiline yazılı çekin önceki ve yetkili hamili olmadığına ilişkin bir tespit mevcut olmadığı gibi davacının çekin lehdarı ve ciro imzasının sahteliği saptanmış olmakla işbu dava bakımından davacının aktif husumet ehliyetini haiz olduğunun kabulü gerekir.
Şu halde, davacı yanın temyiz isteminin, karar gerekçesinde yer verilen nedenler üzerinde durulmak suretiyle incelenmesi gerekir.
Faktoring işleminin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan "Faktoring ve Finansman Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Yönetmelik"in 22/2. maddesinde belirtildiği üzere, faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa dahi, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca (BDDK) belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler. Yönetmelik hükmünden de anlaşılacağı üzere, sahih ve belge ile tevsik olunan nitelikte bir alacağın varlığı söz konusu olmadıkça bu alacağın faktoring şirketi tarafından temlik alınması mümkün olmadığı gibi bu nitelikteki bir alacağın ayrıca kambiyo senedine bağlanmış olması bu durumu değiştirmez.
Mezkur mevzuat hükmünün, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ve faktoring işlemleri bakımından özel nitelikte bir hüküm niteliğinde bulunduğu, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gerekli olduğu açıktır.Bu açıdan somut olaya yaklaşıldığında ve toplanan deliller gözetildiğinde, dava konusu çekin, davalı faktoring şirketi ile P.Evi Lojistik Ltd. Şti. arasındaki 16.3.2010 tarihli faktoring sözleşmesine dayalı olarak davalı yanca iktisap edildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekirse, çekin davalıdan önceki son hamili anılan davadışı şirket olmayıp M. D. isimli kişidir. Söz konusu kişinin, davalı ile faktoring sözleşmesi akdeden şirketin yetkilisi olması, eTTK'nın 702.
maddesi gözetildiğinde, bu tespitin aksine bir durumun varlığını gösterir nitelikte değildir. Bu durumda, davalı yan kendisiyle faktoring sözleşmesi imzalayan şirketin son hamili olmadığı bir çeki, bu sözleşmeye dayalı olarak iktisap etmiş görünmektedir. Bu durumda davalının Yönetmelik ve BDDK genelgesine aykırı biçimde gerçekleşen çeki iktisabında ağır kusurlu olduğu açıktır. O halde, TTK'nın 704. maddesi uyarınca çekin istirdadına, istirdadının kabil olmaması halinde ise sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde bedelinin tahsiline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmamakta olup kararın bozulması düşüncesiyle çoğunluğun onama görüşüne katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/134775000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz