Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5535 E. 2024/1750 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
6361 sayılı kanun 9/2↗ tasarruf yetkisi↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ faktoring↗ zilyetlik↗ finansal kiralama↗ eş rızası↗ usulden reddi↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ temerrüt↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/877 E., 2020/24 K.
Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğinin tespiti ve sözleşmeye konu malın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.02.2018 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye konu malın davalıya teslim edildiğini ancak davalı kiracının kira borcunu vadesinde ödemeyip temerrüde düştüğünü, bunun üzerine müvekkilince davalıya ihtarname gönderilerek kira borcunun ihtarnamenin tebliğini müteakip 60 gün içerisinde ödenmesinin istenildiğini, ayrıca bu ihtarnameyle davalıya, kira borcunun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı, sözleşmenin feshedilmiş sayılması halinde ise kiralanan malın fesihten itibaren 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği hususlarının da ihtar edildiğini ancak davalının kira borcunu verilen süre içerisinde ödemediği gibi kiralanan malı da süresinde iade etmediğini, davalı her ne kadar süresi geçtikten sonra malı müvekkiline iade etmiş ise de müvekkilinin mal üzerinde tasarruf hakkına sahip olabilmesi için malın Mahkeme kanalıyla müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğinin tespitine ve sözleşmeye konu malın müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiği, bu nedenle 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 31 ve 32 inci maddeleri gereğince kiralanan malın iadesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesine konu malın davalı tarafından davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esasen konusuz olarak açıldığını, davadan önce müvekkilinin dava konusu aracı borçlarını ödeyemediği için davacıya iade ettiğini, bu hususun dava dilekçesinin 3 üncü madde 2 üncü paragrafında beyan edildiğini, davacının ihtarnamesinde verilen 60 günlük süre içerisinde borcun ödenmediğinden dolayı sözleşmenin feshedildiğini, davacının kötüniyetli olarak zaten teslim aldığı bir araç için dava açtığını ve tedbir talep ettiğini, mahkemenin de davayı kabul ettiğini, oysa davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, dava dilekçesinde, finansal kiralama konusu malın müvekkiline davalı tarafından teslim edildiğini belirttiği, finansal kiralama sözleşmelerinde, malın mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde, zilyetliğinin ise kiracıda olduğu, davacı taraf malın zilyetliğini aldığını beyan ettiğine göre artık malın iadesini istemekte hukuki yararı bulunmadığı ancak davacının malın iadesi yanında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verilmesini de talep ettiği, dosya kapsamından davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, malın iadesi talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine ve davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; finansal kiralama sözleşmelerinde, kiralama konusu malın çıplak mülkiyetinin kiralayana, her türlü faydayı sağlamak üzere zilyetliğinin ise kiracıya ait olduğunu, finansal kiralama sözleşmelerinin niteliği gereği kiralanan malın kiralayan tarafından tasarruf yetkisi de dahil olmak üzere geri alınabilmesinin ancak bu yönde verilmiş bir Mahkeme kararı ya da finansal kiracı tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş açık rıza beyanıyla mümkün olabildiğini, somut olayda, davalı her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine konu malı fiziki olarak müvekkiline teslim etmiş olsa da söz konusu mala dair tasarruf yetkisini tamamen ve sınırsız olarak müvekkiline vermediğini, bu nedenle mal üzerindeki tasarruf yetkisini alabilmek için iş bu davayı açtıklarını ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine hukuki yararlarının bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, finansal kiralama sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğinin tespiti ve sözleşmeye konu malın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi.
2. 6361 sayılı Kanun'un 31 ve 32 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4321 E. 2024/1223 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · zilyetlik · finansal kiralama · ihtar · ihtarname · temerrüt · teslim
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.02.2018 tarihinde «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşmeye konu malın davalıya «teslim» edildiğini ancak davalı kiracının kira borcunu vadesinde ödemeyip «temerrüde» düştüğünü, bunun üzerine müvekkilince davalıya «ihtarname» gönderilerek kira borcunun ihtarnamenin tebliğini müteakip 60 gün içerisinde ödenmesinin istenildiğini, ayrıca bu ihtarnameyle davalıya, kira borcunun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı, sözleşmenin feshedilmiş sayılması halinde ise kiralanan malın fesihten itibaren 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği hususlarının da «ihtar» edildiğini ancak davalının kira borcunu verilen süre içerisinde ödemediği gibi kiralanan malı da süresinde iade etmediğini, davalı her ne kadar süresi geçtikten so …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, dava dilekçesinde, «finansal kiralama» konusu malın müvekkiline davalı tarafından «teslim» edildiğini belirttiği, «finansal kiralama sözleşmelerinde», malın mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde, «zilyetliğinin» ise kiracıda olduğu, davacı taraf malın zilyetliğini aldığını beyan ettiğine göre artık malın iadesini istemekte «hukuki yararı» bulunmadığı ancak davacının malın iadesi yanında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verilmesini de talep ettiği, dosya kapsamından davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, malın iadesi talebinin hukuki yarar yokluğundan «usulden reddine» ve davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «finansal kiralama sözleşmelerinde», kiralama konusu malın çıplak mülkiyetinin kiralayana, her türlü faydayı sağlamak üzere «zilyetliğinin» ise kiracıya ait olduğunu, finansal kiralama sözleşmelerinin niteliği gereği kiralanan malın kiralayan tarafından «tasarruf yetkisi» de «dahil» olmak üzere geri alınabilmesinin ancak bu yönde verilmiş bir Mahkeme kararı ya da finansal kiracı tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş açık «rıza» beyanıyla mümkün olabildiğini, somut olayda, davalı her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine konu malı fiziki olarak müvekkiline «teslim» etmiş olsa da söz konusu mala dair tasarruf «yetkisini» tamamen ve sınırsız olarak müvekkiline vermediğini, bu nedenle mal üzerindeki tasarruf yetkisini alabilmek için iş bu davayı açtıklarını ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine «hukuki yararlarının» bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde 27.03.2015 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi (Sözleşme) imzalandığını, sözleşme ile davalı kiracıya bir adet makinenin «teslim» edildiğini, taksitlerin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 23.02.2016 tarihinde «ihtarname» çekildiğini, «fesih» ihbarında bulunarak 60 gün içerisinde ödeme olmaması halinde, bu sürenin sonunda sözleşmenin bir «ihtara» gerek kalmaksızın feshedilmiş olacağı, kiralanan malların en geç 5 gün içerisinde bankaya aynen iade ve teslim edilmesinin bildirildiğini, ihtarnamenin muhataba tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenemeyerek «temerrüt» halinin sürdüğünü belirterek sözleşme gereği ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi ve sair nedenlerle sözleşmenin fesih edilmiş olduğunun tespitine, makinenin «zilyetliğinin» «teminatsız» olarak gerekirse teminat mukabilinde «ihtiyati tedbir» kararı verilerek davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 21 inci maddesinde ihtarsız «muacceliyet» ve derhal «fesih» hallerinin düzenlendiği, davacı tarafça gönderilen «ihtarnamede» kredilerden, «finansal kiralamadan», kredi kartlarından, sair nedenlerden, gayri nakdi kredilerden ve «çek» tanzim bedelinden kaynaklanan borçların gösterilerek "bulunması halinde" şeklinde bir ibare eklenmek suretiyle borçların ödenmesinin istendiği, ihtarnamenin 5 inci bendinde de yine bu ibare eklenerek finansal kiralamadan kaynaklanan borçların tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödenmesinin istendiğinin görüldüğü, söz konusu ihtarnamede finansal kiralamadan kaynaklanan geciken borç tutarının olmadığının anlaşıldığı, finansal kiralamadan kaynaklı geciken borç bulunmadığı, davacının «finansal kiralama sözleşmesinin feshini» istemesinin hukuka uygun olmadığı, öte yandan davacı tarafça sözleşmenin 21/13 üncü maddesi ileri sürülmüş ise de, ihtarnamenin 5 inci bendinde davalının diğer borçlarını ödemediği gibi bir «sebebe» dayanılmadığının görüldüğü, dolayısıyla somut olayda davacı tarafın sözleşmenin bu maddesine dayanamayacağı açık olduğu, bu bağlamda İlk Derece Mahkemesince sözleş …
… ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın iddiasının sözleşmeye konu makineye ilişkin kira bedellerinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereği gönderilen «ihtara» rağmen ödenmemesi ve bu nedenle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğuna ilişkin olduğu, sözleşmede «fesih» konusunun 23 üncü kısımda düzenlendiği, 23.2 inci kısımda ise kiracının kira bedelini kısmen veya tamamen vadesinde ödememesi halinde kiralayan 30 gün, malın mülkiyetinin kiracıya geçeceği hallerde 60 gün «mehil» vermek suretiyle sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlenmiş olduğu, «ihtarnamede» Finansal Kiralamadan Kaynaklanan Borç kısmında borç tutarı yazmadığı gibi, açıklamaların 5 nolu kısmında ise "bulunması halinde" denilmek suretiyle borca ilişkin ö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:konusuz kalma · iflas masası · iflas erteleme · haklı nedenle fesih · ek mehil · sözleşmenin feshi · cy/cy şerhi · ihtiyati tedbir
Benzer bu kararda… ili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin davalının sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, «ihtarnamenin» tebliğ «şerhlerinin» ilgili noterlikten istenilmesi yönündeki taleplerinin mahkeme tarafından dinlenmediğini ve tebliğ şerhi görülmeden karar verildiğini, ihtarname incelendiğinde 6 kalem borç üzerinden ihtarname çekildiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin tüm kredileri kat etme hakkının bulunduğunu, sözleşmenin 21.4 üncü maddesinde kiracının keşide ettiği senetlerin veya çeklerin karşılıksız çıkması durumunda «fesih» haklarının bulunduğunu, borçlunun piyasada ödenmemiş ve karşılıksız çok sayıda bulunduğunu, tek başına bu hususun dahi sözleşmenin «haklı nedenle fesih» için yeterli olduğunu, bilirkişinin ihtarnameyi hiç irdelemediğini, sözleşmenin maddelerine hiç bakmadığını, sözleşmenin 21.13 maddesinde kira bedeli dışındaki alacaklardan herhangi birini kısmen veya tamamen vadesinde ödememiş olması halinin de sözleşmenin haklı nedenle feshedileceğinin belirtildiğini, yeniden «bilirkişi incelemesi» yapılması taleplerinin reddedildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasındaki «sözleşmenin feshi» (malın iadesi) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde 27.03.2015 tarihinde Finansal Kiralama Sözleşmesi (Sözleşme) imzalandığını, sözleşme ile davalı kiracıya bir adet makinenin «teslim» edildiğini, taksitlerin ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından 23.02.2016 tarihinde «ihtarname» çekildiğini, «fesih» ihbarında bulunarak 60 gün içerisinde ödeme olmaması halinde, bu sürenin sonunda sözleşmenin bir «ihtara» gerek kalmaksızın feshedilmiş olacağı, kiralanan malların en geç 5 gün içerisinde bankaya aynen iade ve teslim edilmesinin bildirildiğini, ihtarnamenin muhataba tebliğ edilmiş olmasına rağmen borç ödenemeyerek «temerrüt» halinin sürdüğünü belirterek sözleşme gereği ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi ve sair nedenlerle sözleşmenin fesih edilmiş olduğunun tespitine, makinenin «zilyetliğinin» «teminatsız» olarak gerekirse teminat mukabilinde «ihtiyati tedbir» kararı verilerek davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
… ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın iddiasının sözleşmeye konu makineye ilişkin kira bedellerinin 6361 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereği gönderilen «ihtara» rağmen ödenmemesi ve bu nedenle sözleşmenin haklı sebeple feshedilmiş olduğuna ilişkin olduğu, sözleşmede «fesih» konusunun 23 üncü kısımda düzenlendiği, 23.2 inci kısımda ise kiracının kira bedelini kısmen veya tamamen vadesinde ödememesi halinde kiralayan 30 gün, malın mülkiyetinin kiracıya geçeceği hallerde 60 gün «mehil» vermek suretiyle sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlenmiş olduğu, «ihtarnamede» Finansal Kiralamadan Kaynaklanan Borç kısmında borç tutarı yazmadığı gibi, açıklamaların 5 nolu kısmında ise "bulunması halinde" denilmek suretiyle borca ilişkin ö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/5516 E. 2025/3630 K.
Ortak:finansal kiralama sözleşmesi · finansal kiralama · ihtar · ihtarname · temerrüt · teslim
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.02.2018 tarihinde «finansal kiralama sözleşmesi» akdedildiğini, sözleşmeye konu malın davalıya «teslim» edildiğini ancak davalı kiracının kira borcunu vadesinde ödemeyip «temerrüde» düştüğünü, bunun üzerine müvekkilince davalıya «ihtarname» gönderilerek kira borcunun ihtarnamenin tebliğini müteakip 60 gün içerisinde ödenmesinin istenildiğini, ayrıca bu ihtarnameyle davalıya, kira borcunun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı, sözleşmenin feshedilmiş sayılması halinde ise kiralanan malın fesihten itibaren 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği hususlarının da «ihtar» edildiğini ancak davalının kira borcunu verilen süre içerisinde ödemediği gibi kiralanan malı da süresinde iade etmediğini, davalı her ne kadar süresi geçtikten so …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, dava dilekçesinde, «finansal kiralama» konusu malın müvekkiline davalı tarafından «teslim» edildiğini belirttiği, «finansal kiralama sözleşmelerinde», malın mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde, «zilyetliğinin» ise kiracıda olduğu, davacı taraf malın zilyetliğini aldığını beyan ettiğine göre artık malın iadesini istemekte «hukuki yararı» bulunmadığı ancak davacının malın iadesi yanında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verilmesini de talep ettiği, dosya kapsamından davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, malın iadesi talebinin hukuki yarar yokluğundan «usulden reddine» ve davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «finansal kiralama sözleşmelerinde», kiralama konusu malın çıplak mülkiyetinin kiralayana, her türlü faydayı sağlamak üzere «zilyetliğinin» ise kiracıya ait olduğunu, finansal kiralama sözleşmelerinin niteliği gereği kiralanan malın kiralayan tarafından «tasarruf yetkisi» de «dahil» olmak üzere geri alınabilmesinin ancak bu yönde verilmiş bir Mahkeme kararı ya da finansal kiracı tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş açık «rıza» beyanıyla mümkün olabildiğini, somut olayda, davalı her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine konu malı fiziki olarak müvekkiline «teslim» etmiş olsa da söz konusu mala dair tasarruf «yetkisini» tamamen ve sınırsız olarak müvekkiline vermediğini, bu nedenle mal üzerindeki tasarruf yetkisini alabilmek için iş bu davayı açtıklarını ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine «hukuki yararlarının» bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda taraflar arasında imzalanan 16.10.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesinin» "Kiracının Sigorta Primlerini Ödemede Temerrüde Düşmesi" başlıklı 38. maddesinde kiracının ödemekle yükümlü olduğu sigorta «primlerini» ödemede «temerrüde» düşmesi veya sigorta primlerinin kiralayan tarafından karşılanması halinde kiracının verilecek beş günlük sürede primleri temerrüt faiziyle birlikte tam olarak ödenmemesi durumunda bunun 6361 sayılı Kanun'un 31/2. hükmü kapsamında sayılacağı ve bu halde kiracıya ek süre tanınmaksızın sözleşmenin tek yanlı olarak feshedilebileceği belirtilmiş; davacı tarafından davalıya 09.12.2019 tarihinde noter kanalıyla gönderilen «ihtarnamede» ise detaylı dökümü belirtilen sigorta primi ve serbest olarak adlandırılan kalemlerle birlikte bunların «temerrüt faizlerinin» ve kira temerrüt borçlarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 gün içinde ödenmemesi halinde satın alma hakkından vazgeçilmiş ve sözleşmenin de feshedilmiş sayılacağının «ihtar» edildiği anlaşılmaktadır.
Şu halde Mahkemece, taraflar arasındaki 16.10.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesinin» 38. maddesi uyarınca sigorta «prim» bedelinin kiralayan tarafından ödenmesi halinde ödenen bedelin kiracı tarafından kiralayana iadesi için 5 günlük süre verileceği, şayet geri ödeme olmazsa Kanun'un 31/2 hükmünün uygulanacağının kararlaştırılmış olması ve Kanun'un 31/2 maddesinde «sözleşmenin feshi» için süre öngörülmediği gibi 31/1 hükmündeki sürenin de kiralama bedeline ilişkin olarak düzenlenmiş olması karşısında; dosyada yer alan bilirkişi raporuna göre de kira bedellerinin ödenmesinde «temerrüde» düşülmediği hususunun tespit edilmiş olmasına göre, davacı tarafından çekilen «ihtarnamenin» gerek sözleşme ve gerekse de Kanun'un 31/2 hükmüne uygun geçerli bir «fesih» iradesi içerdiği anlaşılmakla, 09.10.2019 tarihli ihtarname sigorta primleri özelinde incelenip, anılan hükümler ve gönderilen ihtarname çerçevesinde birlikte değe …
… dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 16.10.2014 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davalıya 2 adet paletli ekskavatorun «teslim» edildiğini, sözleşmesinin sona ereceği tarihin 27.10.2017 olduğunu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’nun (6361 sayılı Kanun) 32. maddesinde sözleşme sona erdiğinde satın alma hakkının kullanılmayan kiracının kiralananı derhal geri vermekle yükümlü olduğunun açıkça düzenlendiğini, müvekkili tarafından yükümlülüğü altında bulunmamasına karşın «ihtarname» ile kiracıya satın alma hakkını kullanması için tekrar süre verildiğini ancak yine olumlu bir yanıt alamadığını ileri sürerek... tescil plakalı paletli ekskavatorl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iade davası · haklı fesih · el koyma · hakkın kötüye kullanılması · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · ek prim · fesih
Benzer bu kararda… CE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aleyhine keşide edilen «ihtarnamenin» 1. maddesinde satın alma hakkının kullanılarak ekipmanların mülkiyetinin devralınması aksi halde satın alma hakkının kullanılmasından vazgeçilmiş sayılacağı hususunun «ihtar» edildiği, dolayısıyla davalı kiralayanın satın alma hakkına ilişkin şartların oluştuğunun bizzat davacı kiralayan tarafından kabul edildiği, bu haliyle sigorta «primlerinin» ödenmemesinin satın alma hakkını ortadan kaldırdığı yönündeki davacı iddiasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi gereği «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olacağı, yine sözleşmenin 38. maddesinde sigorta primlerinin ödenmemesi «haklı fesih» «sebebi» olarak düzenlenmiş ise de söz konusu ihtarnamede bu fesih hakkının kullanılacağına dair bir ihtarın bulunmadığı, davalının devir bedelini ödediği, davacının 6361 s …
Şu halde Mahkemece, taraflar arasındaki 16.10.2014 tarihli «finansal kiralama sözleşmesinin» 38. maddesi uyarınca sigorta «prim» bedelinin kiralayan tarafından ödenmesi halinde ödenen bedelin kiracı tarafından kiralayana iadesi için 5 günlük süre verileceği, şayet geri ödeme olmazsa Kanun'un 31/2 hükmünün uygulanacağının kararlaştırılmış olması ve Kanun'un 31/2 maddesinde «sözleşmenin feshi» için süre öngörülmediği gibi 31/1 hükmündeki sürenin de kiralama bedeline ilişkin olarak düzenlenmiş olması karşısında; dosyada yer alan bilirkişi raporuna göre de kira bedellerinin ödenmesinde «temerrüde» düşülmediği hususunun tespit edilmiş olmasına göre, davacı tarafından çekilen «ihtarnamenin» gerek sözleşme ve gerekse de Kanun'un 31/2 hükmüne uygun geçerli bir «fesih» iradesi içerdiği anlaşılmakla, 09.10.2019 tarihli ihtarname sigorta primleri özelinde incelenip, anılan hükümler ve gönderilen ihtarname çerçevesinde birlikte değe …
… a bedellerinin tamamı ve devir bedelinin ödendiğini, ilgili sözleşmenin feshedilmediğini, müvekkilinin alım hakkından vazgeçmediğini, davacının davasında bahsettiği «ihtarın» taraflarına ulaşmadığını, alım hakkının kullanılacağının yazılı olarak kiralayana bildirilmemiş olmasının tek başına kiralayana malın «iadesi davası» açma ve mala tedbiren el «koyma» hakkı vermeyeceğini, kaldı ki devir bedelinin de kısmen ödendiğini, bunun dahi devir iradelerini ortaya koyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… la davalının sözleşmede kararlaştırılan şekilde satın alma hakkını kullandığı, davacının davalının sözleşmeden kaynaklanan sigorta vb. borçları nedeniyle sözleşmeyi «fesih» hakkını kullanmayıp sonrasında mülkiyeti devir alma hakkını kullanmak için davalıya «ihtarname» çekip borcun ödenmediğini ileri sürerek alacak kalemleri için icra takibi başlattıktan sonra malın iadesi için dava açmasının «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5535 E. , 2024/1750 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1561 Esas, 2022/1239 Karar
DAVA TARİHİ 11.10.2019
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
(Esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle)
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/877 E., 2020/24 K.
Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğinin tespiti ve sözleşmeye konu malın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.02.2018 tarihinde finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye konu malın davalıya teslim edildiğini ancak davalı kiracının kira borcunu vadesinde ödemeyip temerrüde düştüğünü, bunun üzerine müvekkilince davalıya ihtarname gönderilerek kira borcunun ihtarnamenin tebliğini müteakip 60 gün içerisinde ödenmesinin istenildiğini, ayrıca bu ihtarnameyle davalıya, kira borcunun ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı, sözleşmenin feshedilmiş sayılması halinde ise kiralanan malın fesihten itibaren 3 gün içinde iade edilmesi gerektiği hususlarının da ihtar edildiğini ancak davalının kira borcunu verilen süre içerisinde ödemediği gibi kiralanan malı da süresinde iade etmediğini, davalı her ne kadar süresi geçtikten sonra malı müvekkiline iade etmiş ise de müvekkilinin mal üzerinde tasarruf hakkına sahip olabilmesi için malın Mahkeme kanalıyla müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğinin tespitine ve sözleşmeye konu malın müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiği, bu nedenle 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun (6361 sayılı Kanun) 31 ve 32 inci maddeleri gereğince kiralanan malın iadesi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesine konu malın davalı tarafından davacıya iadesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esasen konusuz olarak açıldığını, davadan önce müvekkilinin dava konusu aracı borçlarını ödeyemediği için davacıya iade ettiğini, bu hususun dava dilekçesinin 3 üncü madde 2 üncü paragrafında beyan edildiğini, davacının ihtarnamesinde verilen 60 günlük süre içerisinde borcun ödenmediğinden dolayı sözleşmenin feshedildiğini, davacının kötüniyetli olarak zaten teslim aldığı bir araç için dava açtığını ve tedbir talep ettiğini, mahkemenin de davayı kabul ettiğini, oysa davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, dava dilekçesinde, finansal kiralama konusu malın müvekkiline davalı tarafından teslim edildiğini belirttiği, finansal kiralama sözleşmelerinde, malın mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde, zilyetliğinin ise kiracıda olduğu, davacı taraf malın zilyetliğini aldığını beyan ettiğine göre artık malın iadesini istemekte hukuki yararı bulunmadığı ancak davacının malın iadesi yanında sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin tespitine karar verilmesini de talep ettiği, dosya kapsamından davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin sabit olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, malın iadesi talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine ve davacının taraflar arasındaki sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; finansal kiralama sözleşmelerinde, kiralama konusu malın çıplak mülkiyetinin kiralayana, her türlü faydayı sağlamak üzere zilyetliğinin ise kiracıya ait olduğunu, finansal kiralama sözleşmelerinin niteliği gereği kiralanan malın kiralayan tarafından tasarruf yetkisi de dahil olmak üzere geri alınabilmesinin ancak bu yönde verilmiş bir Mahkeme kararı ya da finansal kiracı tarafından usulüne uygun şekilde verilmiş açık rıza beyanıyla mümkün olabildiğini, somut olayda, davalı her ne kadar finansal kiralama sözleşmesine konu malı fiziki olarak müvekkiline teslim etmiş olsa da söz konusu mala dair tasarruf yetkisini tamamen ve sınırsız olarak müvekkiline vermediğini, bu nedenle mal üzerindeki tasarruf yetkisini alabilmek için iş bu davayı açtıklarını ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin aksine hukuki yararlarının bulunduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, finansal kiralama sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğinin tespiti ve sözleşmeye konu malın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi.
2. 6361 sayılı Kanun'un 31 ve 32 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051012800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz