6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İcracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımının örtülü kazanç sayılmaması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4075 E. 2024/6055 K. ·

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr payı dağıtıldıktan sonra kalan kârın bir kısmının, teşvik tedbiri olarak icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılması TTK 511 ve 394'e uygun olup örtülü kazanç/eşitsizlik oluşturmaz. Yönetim kurulu üyelerinin oydan yoksunluğu (TTK 436) istisnai ve dar yorumlanır; üyelerin kendileriyle ilgili işlemde oy kullanmamaları yeterli olup ortak oldukları şirketleri temsilen kullandıkları oy yasak kapsamına girmez ve hâkim şirketin oydan yoksunluğu söz konusu değildir.

Ele alınan sorunlar

İcra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımına ilişkin kararın iptali (6 numaralı) → ret

İddia: Kazanç payının icra görevi olan üyelere değil icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasının TTK 511'in amacıyla ve esas sözleşmeyle çeliştiği, esasen örtülü kâr dağıtımı olduğu, eşitlik ve dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu.

Gerekçe: Kazanç payının bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın 6102 sayılı Kanun'un 511 inci maddesine uygun bulunması nedeniyle ilgili gündem maddesinin iptali gerekmez. Kanun'un 394 üncü maddesine göre esas sözleşmeye konacak hükümle veya genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerine belirli dönemlerde ücret ödenmesi kararlaştırılabilir; kararın alınmasında pay sahibi olan yönetim kurulu üyeleri oy kullanmamış, kullanılan diğer oylar yeterli bulunmuştur. Dağıtılan kâr, ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr payı dağıtımı yapıldıktan sonra kalanın %2'sinin icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal etmez, örtülü kazanç dağıtımı sayılamaz ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmaz; bu nedenle davanın tümden reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yönetim kurulu üyelerine TTK 395-396 kapsamında izin/yetki verilmesi ve oydan yoksunluk (11 numaralı) → ret

İddia: Yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma ve rekabet yasağına ilişkin izin verilmesine dair kararın, oy hakkından yoksunluk nedeniyle iptali gerektiği.

Gerekçe: 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesine göre yönetim kurulu üyeleri kendileriyle ilgili işlemlerde oy kullanamaz; genel kurul tutanağına göre yöneticiler bu gündem maddesinde oy kullanmamış, kendileri dışında ortak oldukları şirketleri temsilen kullandıkları oy ise 436 ncı maddedeki yasak kapsamına girmez. Anılan maddede hâkim şirketin oydan yoksunluğuna dair bir hüküm bulunmadığı gibi, oydan yoksunluk hâline ilişkin düzenleme, pay sahibinin oy hakkına ilişkin 434 ve 435 inci maddeler gözetildiğinde istisnai niteliktedir ve istisna hükümleri yorum yoluyla genişletilemez. Kararda yeterli nisap sağlandığından ve karar kanuna, esas sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına uygun olduğundan iptal talebi yerinde değildir. (Bölge Adliye Mahkemesi'nce -kazanılmış hak oluşturan- gerekçe)

Emsal değeri

İcracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımının TTK 511/394 uyarınca örtülü kazanç/eşitsizlik sayılamayacağı ve oydan yoksunluk kuralının (TTK 436) istisnai olup dar yorumlanacağı yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanç payı örtülü kazanç dağıtımı teşvik tedbiri oydan yoksunluk eşit işlem ilkesi yönetim kurulu üyesine ücret

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İcracı olmayan yöneticilere kazanç payı dağıtımı örtülü kazanç değildir

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4601 E. 2022/8760 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kanuni sınırlar içinde icracı olmayan üyelere kazanç payı dağıtımı eşitliği ihlal etmez

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1837 E. 2024/4188 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Rekabet etmeme yasağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3815 E. 2017/2497 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Genel kurul kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12403 E. 2018/4469 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Oydan yoksunluk (TTK 436/2) yönetim kurulu üyesinin kendi paylarıyla sınırlıdır

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1055 E. 2021/197 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4075 E.  ,  2024/6055 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/596 Esas, 2023/677 Karar

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen genel kurul kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 03.09.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... Asker Elden dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette 6.640.168 adet hissesinin bulunduğunu, ayrıca şirketin büyük hissedarı Akkök Holding’in hisselerinin 1/3’üne sahip Atlantik Holding’in hakim hissedarı olması nedeniyle %7,13 oranında dolaylı hissesi bulunduğunu, 03.04.2017 tarihli genel kurulun 6. maddesi ile kazanç payına ilişkin olarak, 11. maddesi ile TTK’nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma ve rekabet yasağına ilişkin izin verildiğini, gündemin 6. maddesinde 2016 yılına ait kazanç payının, anasözleşmenin 25. maddesine göre, yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilere ilişkin ücret politikası çerçevesinde yönetim kurulu üyelerine dağıtımına ilişkin olarak, 2016 yılı kazanç paylarının bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ...

... ...’e 2/4, ... ...’e 1/4, İzer Lodrik’e 1/4 oranında dağıtılmasına karar verildiğini, kararın kanuna, anasözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurulun 6 ve 11. maddelerinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurulda alınan kararların kanuna, anasözleşmeye uygun olduğu müddetçe sorgulanamayacağını, anılan hususların genel kurulun takdirinde olduğunu, alınan kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 18.10.2018 tarihli ve 2017/382 E., 2018/378 K. sayılı kararıyla; davacının, davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu, davalı şirketin 03.04.2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirdiği, toplantıda alınan 6 no.lu kararın 2016 yılına ait kazanç paylarının bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına ilişkin olduğu, şirket esas sözleşmesine göre kâr dağıtımı konusunda Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatının uygulanacağının düzenlendiği, net kârdan kanuni yedek akçe ayrılıp birinci temettü dağıtıldıktan sonra kalanın %2 oranında dağıtılacağının belirlendiği, icrada görevli olmayan yönetim kurulu üyelerine kâr payı dağıtıma ilişkin kararın kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun olduğu, gündemin 11 no.lu kararının ise yönetim kurulu üyelerine izin ve yetki verilmesi olduğu, yöneticilerin almış oldukları izin ve yetkiyi kötü kullandıkları ve kullanacaklarına yönelik dosyaya somut delil sunulmadığı, dava konusu kararın oy çokluğuyla kabul edildiği, 11.

madde yönünden de kanunun emredici hükümlerine, esas sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2021 tarihli ve 2019/802 E., 2021/374 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin 03.04.2017 tarihinde genel kurulunda gündemin 6. maddesi ile 2016 yılı kazanç payının şirketin esas sözleşmesinin 25 inci maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerine ilişkin ücret politikası çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ... ... ...’e 2/4, ... ...’e 1/4, İzer Lodrik’e ¼ ödenmesine karar verildiği, gündemin 11. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 395 ve 396 ncı madde hükümlerine göre izin ve yetki verilmesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin aynı Kanun'un 436 ncı maddesine göre kendileriyle ilgili işlemlerden dolayı oy kullanamayacakları, genel kurul tutanağına göre yöneticilerin gündemin 11 inci maddesine ilişkin olarak oy kullanmadığı, kendileri dışında ortak olan şirketleri temsilen kullandıkları oyun 436 ncı maddedeki yasak kapsamına girmeyeceği, yine 436 ncı maddede hakim şirketin oydan yoksunluğuna dair bir hüküm bulunmadığı, Kanun'daki oydan yoksunluk haline ilişkin mevcut düzenlemenin, anonim şirketin pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434 ve 435 inci maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olduğu, istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilemeyeceği, alınan kararda yeterli nisabın sağlandığı, kararın kanuna, anasözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına uygun olduğu, bu nedenle davacı vekilinin gündemin 11 inci maddesine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak şirket anasözleşmesinin 25 inci maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç payı dağıtımına ilişkin münhasır yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin kullanırken dürüstlük kuralına ve eşit işlem kuralına uygun davranılması gerektiği, kazanç payının sadece bir kısım yöneticilere dağıtılmasının dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu, bir kısım üyelere örtülü kazanç sağlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 03.04.2017 tarihli genel kurulunun gündemin 6 ncı maddesi ile alınan kararının iptaline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 07.12.2022 tarih, 2021/4601 E., 2022/8760 K. sayılı kararıyla davacının 6 numaralı karar ile icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtılmasına karar verilmesinin objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep ettiği, şirket ana sözleşmesinin 25 inci maddesinde kârın dağıtılmasının düzenlendiği, davalı şirket genel kurulunda ilgili gündem maddesine ilişkin oy çokluğu ile karar verildiği ve bu kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 511 inci madde hükmüne uygun olduğu, kazanç payının bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın bu madde hükmüne uygun olması nedeni ile ilgili gündem maddesinin iptalinin gerekmediği, Kanun'un 394 üncü madde hükmüne göre esas sözleşmeye konacak hükümle veya genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine belirli dönemlerde ücret ödemesinin kararlaştırılabileceği, ilgili kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadığı, kullanılan diğer oyların toplamının kararın alınması için yeterli bulunduğu, ücret ödenmesine ilişkin kararın Kanun'un 394 üncü maddesine uygun olduğu, dağıtılan kârın ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr payı dağıtımı yapıldıktan sonra kalanda %2 oranındaki kârın icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, örtülü kazanç dağıtımı sayılamayacağı ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamı gereğince davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kazanç payının, icra görevi bulunan yönetim kurulu üyelerine dağıtılmayıp icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasının 6102 sayılı Kanun'un 511 inci maddesinde öngörülen amaç ile çelişmekte olduğu, esas sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, kazanç payı adı altında yapılan bu ödemenin esasen örtülü kâr dağıtımı olduğunu, şirkette imtiyazlı pay düzenlemesinin olmadığını, yönetim kurulu üyelerine verilen izinlere ilişkin kararın, oy hakkından yoksunluk sebebiyle iptali gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı şirketin 03.04.2017 tarihli genel kurulunda alınan 6 ve 11 numaralı gündem maddelerinin iptali istemine ilişikindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1095136900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.