İcracı olmayan yöneticilere kazanç payı dağıtımı örtülü kazanç değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4601 E. 2022/8760 K. · · İlk derece: 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ana sözleşmede kâr dağıtımı düzenlenmişse, ortaklara kâr payı dağıtıldıktan sonra kalan kârın bir bölümünün icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı olarak dağıtılması bir teşvik tedbiri olup TTK 394 ve 511'e uygundur; pay sahibi yöneticiler oy kullanmamışsa ve yeterli oyla alınmışsa bu karar eşit işlem ilkesini ihlal etmez, örtülü kazanç dağıtımı ve dürüstlüğe aykırılık sayılamaz.
Ele alınan sorunlar
İcra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımının iptali → kabul
İddia: Davacı, 2016 yılı kazanç payının bağımsız olmayan ve icra görevi bulunmayan bir kısım yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasının objektif iyi niyet, dürüstlük ve eşit işlem kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın iptalini istemiştir.
Gerekçe: Şirket ana sözleşmesinin 25. maddesinde kârın dağıtılması düzenlenmiş olup ilgili gündem maddesi oy çokluğuyla kabul edilmiş ve karar TTK 511 hükmüne uygundur. Kazanç payı bir teşvik tedbiri niteliğindedir. TTK 394 uyarınca esas sözleşmeye konacak hükümle veya genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerine belirli dönemlerde ücret ödenmesi kararlaştırılabilir; kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyeleri oy kullanmamış, kalan oylar karar için yeterli bulunmuştur. Ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr payı dağıtıldıktan sonra kalan kârın %2'sinin icracı olmayan yöneticilere dağıtımı eşitlik ilkesini ihlal etmez, örtülü kazanç dağıtımı sayılamaz ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmaz. Bu nedenle davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulü doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ana sözleşmeye ve TTK 394/511'e uygun biçimde icracı olmayan yöneticilere kazanç payı dağıtımının örtülü kazanç ve eşitlik ihlali sayılamayacağı yönünde bozma kararı.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanç payı↗ örtülü kazanç dağıtımı↗ eşit işlem ilkesi↗ dürüstlük kuralı↗ yönetim kurulu üyelerine ücret (TTK 394)↗ TTK 511↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İcracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımının örtülü kazanç sayılmaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4075 E. 2024/6055 K.
Ortak:örtülü kazanç dağıtımı · dava şartı
İncelediğiniz karardaŞirket ana sözleşmesinin 25. maddesinde kârın «dağıtılmasının» düzenlendiği, davalı şirket genel kurulunda ilgili gündem maddesine ilişkin oy çokluğu ile karar verildiği ve bu kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olduğu, kazanç «payının» bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olması nedeni ile ilgili gündem maddesinin iptalinin gerekmediği, TTK'nın 394. madde hükmüne göre «esas sözleşmeye» konacak hükümle veya genel kurul kararı ile «yönetim kurulu» üyelerine belirli dönemlerde ücret ödemesinin kararlaştırılabileceği, ilgili kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadığı, kullanılan diğer oyların toplamının kararın alınması için yeterli bulunduğu, ücret ödenmesine ilişkin kararın TTK'nın 394. maddesine uygun olduğu, dağıtılan kârın ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr «payı dağıtımı» yapıldıktan sonra kalanda %2 oranındaki kârın icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, «örtülü kazanç dağıtımı» sayılamayacağı ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmayacağı gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve …
Benzer bu karardaDairemizin 07.12.2022 tarih, 2021/4601 E., 2022/8760 K. sayılı kararıyla davacının 6 numaralı karar ile icra görevi olmayan «yönetim kurulu» üyelerine kazanç «payı dağıtılmasına» karar verilmesinin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep ettiği, şirket ana sözleşmesinin 25 inci maddesinde kârın dağıtılmasının düzenlendiği, davalı şirket genel kurulunda ilgili gündem maddesine ilişkin oy çokluğu ile karar verildiği ve bu kararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 511 inci madde hükmüne uygun olduğu, kazanç payının bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın bu madde hükmüne uygun olması nedeni ile ilgili gündem maddesinin iptalinin gerekmediği, Kanun'un 394 üncü madde hükmüne göre «esas sözleşmeye» konacak hükümle veya genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine belirli dönemlerde ücret ödemesinin kararlaştırılabileceği, ilgili kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadığı, kullanılan diğer oyların toplamının kararın alınması için yeterli bulunduğu, ücret ödenmesine ilişkin kararın Kanun'un 394 üncü maddesine uygun olduğu, dağıtılan kârın ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr payı dağıtımı yapıldıktan sonra kalanda %2 oranındaki kârın icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, «örtülü kazanç dağıtımı» sayılamayacağı ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmayacağı gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı ge …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:oydan yoksunluk
Benzer bu kararda… sinin 02.04.2021 tarihli ve 2019/802 E., 2021/374 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin 03.04.2017 tarihinde genel kurulunda gündemin 6. maddesi ile 2016 yılı kazanç «payının» şirketin «esas sözleşmesinin» 25 inci maddesi uyarınca, «yönetim kurulu» üyeleri ve üst düzey yöneticilerine ilişkin ücret politikası çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ... ... ...’e 2/4, ... ...’e 1/4, İzer Lodrik’e ¼ ödenmesine karar verildiği, gündemin 11. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 395 ve 396 ncı madde hükümlerine göre izin ve «yetki» verilmesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin aynı Kanun'un 436 ncı maddesine göre kendileriyle ilgili işlemlerden dolayı oy kullanamayacakları, genel kurul tutanağına göre yöneticilerin gündemin 11 inci maddesine ilişkin olarak oy kullanmadığı, kendileri dışında ortak olan şirketleri «temsilen» kullandıkları oyun 436 ncı maddedeki yasak kapsamına girmeyeceği, yine 436 ncı maddede hakim şirketin «oydan yoksunluğuna» dair bir hüküm bulunmadığı, Kanun'daki oydan yoksunluk haline ilişkin mevcut düzenlemenin, «anonim şirketin» pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434 ve 435 inci maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olduğu, istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilemeyeceği, alınan kararda yeterli «nisabın» sağlandığı, kararın kanuna, anasözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu, bu nedenle davacı vekilinin gündemin 11 inci maddesine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak şirket anasözleşmesinin 25 inci maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç «payı dağıtımına» ilişkin «münhasır» yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin kullanırken «dürüstlük kuralına» ve eşit işlem kuralına uygun davranılması gerektiği, kazanç payının sadece bir kısım yöneticilere dağıtılmasının dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu, bi …
-
Kanuni sınırlar içinde icracı olmayan üyelere kazanç payı dağıtımı eşitliği ihlal etmez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1837 E. 2024/4188 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:oydan yoksunluk
Benzer bu kararda… erece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu genel kurulun 6. maddesi ile yönetim kurulunun icracı olmayan «yönetim kurulu» üyelerine kazanç «payı dağıtılmasına» ilişkin kararın ortaklık arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu görülmekle iptaline, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişkin kararda yönetim kurulu üyesi ... yönünden söz konusu kararlarda «oydan yoksunluk» kuralına riayet edilmediği ve bu itibarla alınan kararın gerekli «nisaba» ulaşılmadığından alındığı anlaşıldığından söz konusu 10. maddenin yönetim kurulu üyesi ... yönünden iptaline, yine yönetim kurulu üyelerine izin verilmesi bakımınd …
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un «oydan yoksunluğa» ilişkin 436 ncı maddesi uyarınca ... ile...'nin hâkimiyetine sahip oldukları ...
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «yönetim kurulu» üyelerine 6102 sayılı Kanun'un 395 ve 396 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine ilişki kararda «oydan yoksunluk» halinin bulunmadığını, 2016 yılına ait kazanç paylarının icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine ödenmesine dair alınan kararın Kanun'a, şirket «esas sözleşmesine» ve «dürüstlük kuralına» uygun olduğunu, davalı Şirket'in esas sözleşmesinde de yasada da kazanç «payının» tüm yönetim kurulu üyelerine ödenmesi yönünde bir zorunluluk olmadığını, yönetim kurulu üyelerine kazanç payı ödenip ödenmemesi veya bir kısım yönetim kurulu üyesine kazanç payı ödenmesinin genel kurulun «münhasır» takdir «yetkisinde» olduğunu, yönetim kurulu üyelerinden ... ve ....'nin davalı Şirketten veya ...Grubu şirketlerinden maaş almayan, icracı olmayan yönetim kurulu üyeleri olduğunu, sö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3815 E. 2017/2497 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet etmeme yasağı · objektif iyi niyet kuralı · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · oy yasağı · olumsuz oy · anonim şirket · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; dava konusu davalı şirketin olağanüstü genel kurulunda alınan 3 nolu gündem maddesinde şirketin «yönetim kurulu» üyelerinin seçimine ve 4 nolu gündem maddesinde de yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına karar verildiği, yönetim kuruluna üye seçimine ilişkin 3 nolu gündem maddesinin kanuna, ana sözleşmeye aykırı bulunmadığı, eski yönetim kurulu üyesi olan davacının yeniden seçilmemesinin «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olduğu ileri sürülerek iptal isteminde bulunulamayacağı, yönetim kurulu üyesinin şirketle işem yapma ve şirkete borçlanma yasağı ile şirketle rekabet etmeme …
… razlarının, davalı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. -/- 2- Dava, davalı ...Ş'nin 19/09/2014 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların iptali istemine ilişkin olup, mahkemece «yönetim kurulu» üyesinin şirketle işlem yapma ve şirkete borçlanma «yasağı» ile şirketle «rekabet etmeme yasağının» kaldırılmasına dair genel kurul kararının oylamasına katılamayacağı, oydan yoksun olduğu, oydan yoksun yönetim kurulunun katılımıyla alınan 4 nolu kararın kanuna a …
Genel kurul karar tarihi ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 395. maddesiyle «yönetim kurulu» üyelerine «anonim şirketle» ticari işlem yapma, şirkete borçlanma «yasağı», 396. maddesiyle de şirketin işletme konusuna giren işlerde rekabet yapma yasağı getirilmiştir.
Dava konusu genel kurulun 4. maddesiyle yönetim kuruluna TTK’nın 395. ve 396. maddelerine istinaden «yetki» verilmesi davacının 160.000 «olumsuz» oyuna karşılık 400.000 adet olumlu oya istinaden oy çokluğuyla kabul edilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Rekabet yasağının kaldırılması (ttk 395-396)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6584 E. 2025/4539 K.
Ortak:dürüstlük kuralı · dava şartı
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı şirketin 03.04.2017 tarihinde genel kurulunda gündemin 6. maddesi ile 2016 yılı kazanç «payının» şirketin «esas sözleşmesinin» 25. maddesi uyarınca, «yönetim kurulu» üyeleri ve üst düzey yöneticilerine ilişkin ücret politikası çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ...’e 2/4, ...’e 1/4, ...’e ¼ ödenmesine karar verildiği, gündemin 11. maddesi ile yönetim kurulu üyeleri üyelerine TTK’nın 395, 396 madde hükümlerine göre izin ve «yetki» verilmesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin TTK’nın 436. maddesine göre kendileriyle ilgili işlemlerden dolayı oy kullanamayacakları, genel kurul tutanağına göre yöneticilerin gündemin 11. maddesine ilişkin olarak oy kullanmadığı, kendileri dışında ortak olan şirketleri «temsilen» kullandıkları oyun TTK’nın 436. maddesindeki yasak kapsamına girmeyeceği, TTK'nın 436. maddesinde hakim şirketin «oydan yoksunluğuna» dair bir hüküm bulunmadığı, TTK’da oydan yoksunluk haline ilişkin mevcut düzenleme, «anonim şirketin» pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434. ve 435. maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olup istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilemeyeceği, alınan kararda yeterli «nisabın» sağlandığı, kararın kanuna, anasözleşmeye ve «objektif iyiniyet kurallarına» uygun olduğu bu nedenle davacı vekilinin gündemin 11. maddesine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak şirket anasözleşmesinin 25. maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç «payı dağıtımına» ilişkin «münhasır» yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin kullanırken «dürüstlük kuralına» ve eşit işlem kuralına uygun davranılması gerektiği, kazanç payının sadece bir kısım yöneticilere dağıtılmasının dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu, bi …
Şirket ana sözleşmesinin 25. maddesinde kârın «dağıtılmasının» düzenlendiği, davalı şirket genel kurulunda ilgili gündem maddesine ilişkin oy çokluğu ile karar verildiği ve bu kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olduğu, kazanç «payının» bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olması nedeni ile ilgili gündem maddesinin iptalinin gerekmediği, TTK'nın 394. madde hükmüne göre «esas sözleşmeye» konacak hükümle veya genel kurul kararı ile «yönetim kurulu» üyelerine belirli dönemlerde ücret ödemesinin kararlaştırılabileceği, ilgili kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadığı, kullanılan diğer oyların toplamının kararın alınması için yeterli bulunduğu, ücret ödenmesine ilişkin kararın TTK'nın 394. maddesine uygun olduğu, dağıtılan kârın ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr «payı dağıtımı» yapıldıktan sonra kalanda %2 oranındaki kârın icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, «örtülü kazanç dağıtımı» sayılamayacağı ve «dürüstlük kuralına aykırılık» oluşturmayacağı gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve …
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.09.2019 tarihli 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısına davetin usulüne uygun yapılmadığını, toplantının usule aykırı şekilde gizli gerçekleştirildiğini, şirketin «yönetim kurulu» başkanı olarak tüm yetkilerle donatılmış olan davalı ...'in aynı zamanda şirketin 50.000 hisse üzerinden 41.500 hisseye sahip kurucu ortak olduğunu, şirketin kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, toplantının 4. gündem maddesinin 2016-2017-2018 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu ibrasına ilişkin olduğunu, davalının bu maddenin oylanmasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesi gereğince oy kullanamayacağını, bu nedenle 2, 3 ve 4 no.lu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini, yine 5. ve 7. gündem maddelerinde de davalı yönetim kurulu başkanının oy yoksunluğu olmasına rağmen oy kullanması nedeniyle 5 ve 7. maddelerin de iptali gerektiğini, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin «sadakat yükümlülüğü» ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışları nedeniyle davalı şirket «yönetimine kayyım atanması» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının «yokluk» ile malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sadakat yükümlülüğü · oydan yoksunluk · yönetim kayyımı · re'sen gözetilme · güveni kötüye kullanma · karar nisabı · kayyım atanması · muhalefet şerhi
Benzer bu kararda… EMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar vekilinin davaya konu genel kurul toplantısına katılıp tüm maddelerde «olumsuz» oy kullandığı, ayrıca 8. maddenin görüşülmesinden sonra da toplantıda alınan kararların şirket «esas sözleşmesindeki» oy şartlarını sağlaması halinde kabul edildiği, aksi halde kabul «rızalarının» bulunmadığına dair «muhalefet şerhi» olduğu, davalı şirketin toplam 50.000 adet «payının» 8.500 adet payı davacılara, kalan toplam 41.500 adet payın ise «yönetim kurulu» başkanına ait olup yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 4 no.lu kararda davacıların «temsilcisinin» olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile karar alındığı, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında oy kullandığı, oydan yoksun yönetim kurulu başkanının oyları haricinde kalan oylar ile de «ibra» için TTK'nın 418. maddesinde öngörülen «nisabın» sağlanamadığından ibraya ilişkin 4 no.lu kararın «yokluk» ile malul olduğu, TTK'nın 436/1 hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile ilgili «rekabet yasağının» kaldırılması oylamasında, anılan «yetkinin» verilmesine ilişkin karar ortak ile şirket arasında şahsi bir işe ilişkin olduğundan, oy yoksunluğu halinin uygulanması gerektiği, ancak buradaki oy yoksunluğu yönetim kurulu üyesinin kendisi ile ilgili karara ilişkin olup diğer üyelerin yasaklarının kaldırılmasında yönetim kurulu üyesinin oy kullanabileceği, yönetim kurulu başkanının bu oylamada oy kullandığı, oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine ilişkin kararın «oydan yoksunluk» ilkesi gereğince iptali gerektiği, yönetim kurulu başkanı olan ... aleyhine de dava açılmış ise de «genel kurul kararının iptali» davalarında «husumetin» şirkete yöneltilmesinin yeterli olduğu, şirket ortağına veya yöneticisine husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davalı şirketin 20.09.2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan gündem maddelerine ilişkin 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı kararların ayrı ayrı iptallerine, davalı şirkete «kayyım atanması» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 20.09.2019 tarihli 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısına davetin usulüne uygun yapılmadığını, toplantının usule aykırı şekilde gizli gerçekleştirildiğini, şirketin «yönetim kurulu» başkanı olarak tüm yetkilerle donatılmış olan davalı ...'in aynı zamanda şirketin 50.000 hisse üzerinden 41.500 hisseye sahip kurucu ortak olduğunu, şirketin kuruluşundan beri yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, toplantının 4. gündem maddesinin 2016-2017-2018 yılları çalışmalarından dolayı yönetim kurulu ibrasına ilişkin olduğunu, davalının bu maddenin oylanmasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 436. maddesi gereğince oy kullanamayacağını, bu nedenle 2, 3 ve 4 no.lu gündem maddelerinde alınan kararların iptali gerektiğini, yine 5. ve 7. gündem maddelerinde de davalı yönetim kurulu başkanının oy yoksunluğu olmasına rağmen oy kullanması nedeniyle 5 ve 7. maddelerin de iptali gerektiğini, ayrıca yönetim kurulu üyelerinin «sadakat yükümlülüğü» ve «dürüstlük kuralına» aykırı davranışları nedeniyle davalı şirket «yönetimine kayyım atanması» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davalı şirketin 20.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısının «yokluk» ile malul olduğunun tespitine, olmadığı takdirde 2, 3, 4, 5 ve 7 numaralı gündem maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 2016-2017-2018 yılları «olağan genel kurul» toplantısının TTK ve şirket «esas sözleşmesi» hükümlerine uygun olarak yapıldığını, davacının öne sürdüğü iddialardan hiçbirinin genel kurul toplantısının ve gündem maddelerinin iptalini gerektirmediğini, tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacıların hissedarları oldukları müvekkil şirkete karşı nitelikli «dolandırıcılık», «güveni kötüye kullanma» ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarını işlemeleri nedeniyle; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/73388 sayılı soruşturma dosyası üzerinden suç duyurus …
Ancak Bölge Adliye Mahkemesi «kamu düzenine aykırılık» gördüğü takdirde bunu re'«sen gözetir»." hükmünde yazılı bulunan sebeple bağlılık hususu bakımından, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde istinaf başvuru nedenlerini ileri sürdüğünden, istinaf nedenler …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4601 E. , 2022/8760 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.10.2018 tarih ve 2017/382 E. - 2018/378 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.04.2021 tarih ve 2019/802 E. - 2021/374 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette 6.640.168 adet hissesinin bulunduğunu, ayrıca şirketin büyük hissedarı Akkök Holding’in hisselerinin 1/3’üne sahip Atlantik Holding’in hakim hissedarı olması nedeniyle %7,13 oranında dolaylı hissesi bulunduğunu, 03.04.2017 tarihli genel kurulun 6. maddesi ile kazanç payına ilişkin olarak, 11. maddesi ile TTK’nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma ve rekabet yasağına ilişkin izin verildiğini, gündemin 6. maddesinde 2016 yılına ait kazanç payının, anasözleşmenin 25. maddesine göre, yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilere ilişkin ücret politikası çerçevesinde yönetim kurulu üyelerine dağıtımına ilişkin olarak, 2016 yılı kazanç paylarının bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ...’e 2/4, ...’e 1/4, ...’e 1/4 oranında dağıtılmasına karar verildiğini, kararın kanuna, anasözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurulun 6 ve 11.
maddelerinin iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulda alınan kararların kanuna, anasözleşmeye uygun olduğu müddetçe sorgulanamayacağını, anılan hususların genel kurulun takdirinde olduğunu, alınan kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının, davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu, davalı şirketin 03/04/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirdiği, toplantıda alınan 6 nolu kararın 2016 yılına ait kazanç paylarının bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına ilişkin olduğu, şirket esas sözleşmesine göre kar dağıtımı konusunda TTK ve SPK mevzuatının uygulanacağının düzenlendiği, net kardan kanuni yedek akça ayrılıp birinci temettü dağıtıldıktan sonra kalanın %2 oranında dağıtılacağının belirlendiği, icrada görevli olmayan yönetim kurulu üyelerine kar payı dağıtıma ilişkin kararın kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun olduğu, gündemin 11 nolu kararının ise TTK 395-396 maddesi hükümlerinde belirtilen izin ve yetkilerin yönetim kurulu üyelerine verilmesi olduğu, yöneticilerin almış oldukları izin ve yetkiyi kötü kullandıkları ve kullanacaklarına yönelik dosyaya somut delil sunulmadığı, dava konusu kararın oy çokluğuyla kabul edildiği, 11.
madde yönünden de TTK 445. maddesi çerçevesinde kanunun emredici hükümlerine, esas sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı şirketin 03.04.2017 tarihinde genel kurulunda gündemin 6. maddesi ile 2016 yılı kazanç payının şirketin esas sözleşmesinin 25. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerine ilişkin ücret politikası çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ...’e 2/4, ...’e 1/4, ...’e ¼ ödenmesine karar verildiği, gündemin 11. maddesi ile yönetim kurulu üyeleri üyelerine TTK’nın 395, 396 madde hükümlerine göre izin ve yetki verilmesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin TTK’nın 436. maddesine göre kendileriyle ilgili işlemlerden dolayı oy kullanamayacakları, genel kurul tutanağına göre yöneticilerin gündemin 11.
maddesine ilişkin olarak oy kullanmadığı, kendileri dışında ortak olan şirketleri temsilen kullandıkları oyun TTK’nın 436. maddesindeki yasak kapsamına girmeyeceği, TTK'nın 436. maddesinde hakim şirketin oydan yoksunluğuna dair bir hüküm bulunmadığı, TTK’da oydan yoksunluk haline ilişkin mevcut düzenleme, anonim şirketin pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434. ve 435. maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olup istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilemeyeceği, alınan kararda yeterli nisabın sağlandığı, kararın kanuna, anasözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına uygun olduğu bu nedenle davacı vekilinin gündemin 11. maddesine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak şirket anasözleşmesinin 25.
maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç payı dağıtımına ilişkin münhasır yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin kullanırken dürüstlük kuralına ve eşit işlem kuralına uygun davranılması gerektiği, kazanç payının sadece bir kısım yöneticilere dağıtılmasının dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu, bir kısım üyelere örtülü kazanç sağlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 03.04.2017 tarihli genel kurulunun gündemin 6. maddesi ile alınan kararının iptaline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin 03.04.2017 tarihli genel kurulunda alınan 6 ve 11 numaralı gündem maddelerinin iptali talebine ilişikindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yönetim kurulu üyelerine TTK 395, 396. maddelerine göre izin ve yetki verilmesine ilişkin 11. maddeye yönelik istinaf itirazlarının reddine, ancak kazanç payının bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirkette icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtımına ilişkin 6. madde ile ilgili kararın dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, gündemin 6. maddesi ile alınan kararın iptaline karar verilmiştir.
Davacı taraf 6 numaralı karar ile icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtılmasına karar verilmesinin objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. Şirket ana sözleşmesinin 25. maddesinde kârın dağıtılmasının düzenlendiği, davalı şirket genel kurulunda ilgili gündem maddesine ilişkin oy çokluğu ile karar verildiği ve bu kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olduğu, kazanç payının bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olması nedeni ile ilgili gündem maddesinin iptalinin gerekmediği, TTK'nın 394. madde hükmüne göre esas sözleşmeye konacak hükümle veya genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine belirli dönemlerde ücret ödemesinin kararlaştırılabileceği, ilgili kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadığı, kullanılan diğer oyların toplamının kararın alınması için yeterli bulunduğu, ücret ödenmesine ilişkin kararın TTK'nın 394.
maddesine uygun olduğu, dağıtılan kârın ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr payı dağıtımı yapıldıktan sonra kalanda %2 oranındaki kârın icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, örtülü kazanç dağıtımı sayılamayacağı ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868563800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz