6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İcracı olmayan yöneticilere kazanç payı dağıtımı örtülü kazanç değildir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4601 E. 2022/8760 K. · · İlk derece: 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Ana sözleşmede kâr dağıtımı düzenlenmişse, ortaklara kâr payı dağıtıldıktan sonra kalan kârın bir bölümünün icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı olarak dağıtılması bir teşvik tedbiri olup TTK 394 ve 511'e uygundur; pay sahibi yöneticiler oy kullanmamışsa ve yeterli oyla alınmışsa bu karar eşit işlem ilkesini ihlal etmez, örtülü kazanç dağıtımı ve dürüstlüğe aykırılık sayılamaz.

Ele alınan sorunlar

İcra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımının iptali → kabul

İddia: Davacı, 2016 yılı kazanç payının bağımsız olmayan ve icra görevi bulunmayan bir kısım yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasının objektif iyi niyet, dürüstlük ve eşit işlem kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın iptalini istemiştir.

Gerekçe: Şirket ana sözleşmesinin 25. maddesinde kârın dağıtılması düzenlenmiş olup ilgili gündem maddesi oy çokluğuyla kabul edilmiş ve karar TTK 511 hükmüne uygundur. Kazanç payı bir teşvik tedbiri niteliğindedir. TTK 394 uyarınca esas sözleşmeye konacak hükümle veya genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerine belirli dönemlerde ücret ödenmesi kararlaştırılabilir; kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyeleri oy kullanmamış, kalan oylar karar için yeterli bulunmuştur. Ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr payı dağıtıldıktan sonra kalan kârın %2'sinin icracı olmayan yöneticilere dağıtımı eşitlik ilkesini ihlal etmez, örtülü kazanç dağıtımı sayılamaz ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmaz. Bu nedenle davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulü doğru değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ana sözleşmeye ve TTK 394/511'e uygun biçimde icracı olmayan yöneticilere kazanç payı dağıtımının örtülü kazanç ve eşitlik ihlali sayılamayacağı yönünde bozma kararı.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kazanç payı örtülü kazanç dağıtımı eşit işlem ilkesi dürüstlük kuralı yönetim kurulu üyelerine ücret (TTK 394) TTK 511

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 394TTK 511

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İcracı olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtımının örtülü kazanç sayılmaması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4075 E. 2024/6055 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kanuni sınırlar içinde icracı olmayan üyelere kazanç payı dağıtımı eşitliği ihlal etmez

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1837 E. 2024/4188 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rekabet etmeme yasağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3815 E. 2017/2497 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Rekabet yasağının kaldırılması (ttk 395-396)

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/6584 E. 2025/4539 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/4601 E.  ,  2022/8760 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 18.10.2018 tarih ve 2017/382 E. - 2018/378 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.04.2021 tarih ve 2019/802 E. - 2021/374 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkette 6.640.168 adet hissesinin bulunduğunu, ayrıca şirketin büyük hissedarı Akkök Holding’in hisselerinin 1/3’üne sahip Atlantik Holding’in hakim hissedarı olması nedeniyle %7,13 oranında dolaylı hissesi bulunduğunu, 03.04.2017 tarihli genel kurulun 6. maddesi ile kazanç payına ilişkin olarak, 11. maddesi ile TTK’nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma ve rekabet yasağına ilişkin izin verildiğini, gündemin 6. maddesinde 2016 yılına ait kazanç payının, anasözleşmenin 25. maddesine göre, yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilere ilişkin ücret politikası çerçevesinde yönetim kurulu üyelerine dağıtımına ilişkin olarak, 2016 yılı kazanç paylarının bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ...’e 2/4, ...’e 1/4, ...’e 1/4 oranında dağıtılmasına karar verildiğini, kararın kanuna, anasözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek genel kurulun 6 ve 11.

maddelerinin iptalini talep etmiştir.

Davalı vekili, genel kurulda alınan kararların kanuna, anasözleşmeye uygun olduğu müddetçe sorgulanamayacağını, anılan hususların genel kurulun takdirinde olduğunu, alınan kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının, davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu, davalı şirketin 03/04/2017 tarihli olağan genel kurul toplantısında davacının muhalefet şerhini toplantı tutanağına geçirdiği, toplantıda alınan 6 nolu kararın 2016 yılına ait kazanç paylarının bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına ilişkin olduğu, şirket esas sözleşmesine göre kar dağıtımı konusunda TTK ve SPK mevzuatının uygulanacağının düzenlendiği, net kardan kanuni yedek akça ayrılıp birinci temettü dağıtıldıktan sonra kalanın %2 oranında dağıtılacağının belirlendiği, icrada görevli olmayan yönetim kurulu üyelerine kar payı dağıtıma ilişkin kararın kanuna, esas sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun olduğu, gündemin 11 nolu kararının ise TTK 395-396 maddesi hükümlerinde belirtilen izin ve yetkilerin yönetim kurulu üyelerine verilmesi olduğu, yöneticilerin almış oldukları izin ve yetkiyi kötü kullandıkları ve kullanacaklarına yönelik dosyaya somut delil sunulmadığı, dava konusu kararın oy çokluğuyla kabul edildiği, 11.

madde yönünden de TTK 445. maddesi çerçevesinde kanunun emredici hükümlerine, esas sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı şirketin 03.04.2017 tarihinde genel kurulunda gündemin 6. maddesi ile 2016 yılı kazanç payının şirketin esas sözleşmesinin 25. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticilerine ilişkin ücret politikası çerçevesinde bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirket ve/veya diğer grup şirketlerinde icra görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri ...’e 2/4, ...’e 1/4, ...’e ¼ ödenmesine karar verildiği, gündemin 11. maddesi ile yönetim kurulu üyeleri üyelerine TTK’nın 395, 396 madde hükümlerine göre izin ve yetki verilmesine karar verildiği, yönetim kurulu üyelerinin TTK’nın 436. maddesine göre kendileriyle ilgili işlemlerden dolayı oy kullanamayacakları, genel kurul tutanağına göre yöneticilerin gündemin 11.

maddesine ilişkin olarak oy kullanmadığı, kendileri dışında ortak olan şirketleri temsilen kullandıkları oyun TTK’nın 436. maddesindeki yasak kapsamına girmeyeceği, TTK'nın 436. maddesinde hakim şirketin oydan yoksunluğuna dair bir hüküm bulunmadığı, TTK’da oydan yoksunluk haline ilişkin mevcut düzenleme, anonim şirketin pay sahiplerinin oy hakkına ve bunun doğumuna ilişkin 434. ve 435. maddeleri gözetildiğinde istisnai nitelikte olup istisna hükümlerinin yorum yoluyla kapsamının genişletilemeyeceği, alınan kararda yeterli nisabın sağlandığı, kararın kanuna, anasözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına uygun olduğu bu nedenle davacı vekilinin gündemin 11. maddesine ilişkin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ancak şirket anasözleşmesinin 25.

maddesine göre davalı şirket genel kurulunun kazanç payı dağıtımına ilişkin münhasır yetkisi bulunmakta ise de, bu yetkinin kullanırken dürüstlük kuralına ve eşit işlem kuralına uygun davranılması gerektiği, kazanç payının sadece bir kısım yöneticilere dağıtılmasının dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu, bir kısım üyelere örtülü kazanç sağlandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 03.04.2017 tarihli genel kurulunun gündemin 6. maddesi ile alınan kararının iptaline, diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davalı şirketin 03.04.2017 tarihli genel kurulunda alınan 6 ve 11 numaralı gündem maddelerinin iptali talebine ilişikindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yönetim kurulu üyelerine TTK 395, 396. maddelerine göre izin ve yetki verilmesine ilişkin 11. maddeye yönelik istinaf itirazlarının reddine, ancak kazanç payının bağımsız yönetim kurulu üyesi olmayan ve şirkette icra görevi bulunmayan yönetim kurulu üyelerine dağıtımına ilişkin 6. madde ile ilgili kararın dürüstlük ve eşit işlem kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle mahkeme kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, gündemin 6. maddesi ile alınan kararın iptaline karar verilmiştir.

Davacı taraf 6 numaralı karar ile icra görevi olmayan yönetim kurulu üyelerine kazanç payı dağıtılmasına karar verilmesinin objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir. Şirket ana sözleşmesinin 25. maddesinde kârın dağıtılmasının düzenlendiği, davalı şirket genel kurulunda ilgili gündem maddesine ilişkin oy çokluğu ile karar verildiği ve bu kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olduğu, kazanç payının bir teşvik tedbiri olması ve alınan kararın TTK'nın 511. madde hükmüne uygun olması nedeni ile ilgili gündem maddesinin iptalinin gerekmediği, TTK'nın 394. madde hükmüne göre esas sözleşmeye konacak hükümle veya genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyelerine belirli dönemlerde ücret ödemesinin kararlaştırılabileceği, ilgili kararın alınmasında pay sahibi yönetim kurulu üyelerinin oy kullanmadığı, kullanılan diğer oyların toplamının kararın alınması için yeterli bulunduğu, ücret ödenmesine ilişkin kararın TTK'nın 394.

maddesine uygun olduğu, dağıtılan kârın ana sözleşmeye uygun şekilde ortaklara kâr payı dağıtımı yapıldıktan sonra kalanda %2 oranındaki kârın icracı olmayan yöneticilere dağıtımına ilişkin olup, eşitlik ilkesini ihlal eder bir yanının bulunmadığı, örtülü kazanç dağıtımı sayılamayacağı ve dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868563800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.