Ibraz süresi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12322 E. 2012/19139 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibraz süresi↗ karşılıksız çek↗ temel ilişki↗ keşide tarihi↗ şikayet↗ basiretli tacir↗ keşideci↗ ihbar↗ limited şirket↗ kredi sözleşmesi↗ çek↗ tacir↗ temerrüt↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kullandırdığı kredinin teminatı olarak elinde tuttuğu çeklerin ibrazı ile karşılıksız olduklarının belirlenmesinden sonra davalı Banka'nın, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, karşılıksız çek keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak, kredi borçlusu davacıya uygun şekilde ihbarda bulunarak çekleri davacıya iade ederek yeni teminatlar istemek işlemlerinden hiçbirini yapmadığı, çeklerin bedelini tahsil etmediği gibi karşılıksız çıkması üzerine hukuki yollara gitme olanağını da ortadan kaldırdığı, böylelikle zararın oluşmasında %75 oranında ağır kusurlu olduğu, bununla birlikte davacının da bir limited şirket olduğu ve basiretli bir tacir olarak kabul edilmesi gerektiği, çeklerin keşide tarihlerinin, dolayısıyla ibraz sürelerinin davacı tarafından biliniyor olduğu, davacının bu çeklerin akıbetini; karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri alması, bu suretle tahsil ve şikayet gibi yollara gitmesi gerektiği, bu itibarla davacının, davalı Banka'ya nazaran %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 18.296,25 TL'nın 05.04.2009 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu çeklerin taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin teminatı olarak davalı Banka'ya verildiği, karşılıksız çıktıkları, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin sonlandığı, kredi borcunun davacı tarafından ödendiği hususları uyuşmazlık dışıdır. Bu durumda, davalı Banka'nın kredi ilişkisi çerçevesinde aldığı tüm teminatları davacıya iade etmesi gerekirken dava konusu 4 adet çekin davacıya iade edilmediği dosya kapsamıyla sabittir. Ancak davada, davacı yanca çeklerin fiziken iadesi talebinde bulunmaksızın, bedellerine hükmedilmesi istenmiştir. Bu durumda davacının sözkonusu çek bedellerine yönelik olarak kendi akidine (çek keşidecilerine) karşı temel ilişki çerçevesinde ve/veya TTK'nun 644. madde uyarınca kambiyo hukukuna dayalı olarak talepte bulunmaksızın, çek bedellerinin tahsili zımnında bankaya karşı açmış olduğu işbu dava erken açılmış olup; bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12346 E. 2012/19722 K.
Ortak:karşılıksız çek · şikayet · çek · tacir · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kullandırdığı kredinin «teminatı» olarak elinde tuttuğu çeklerin «ibrazı» ile karşılıksız olduklarının belirlenmesinden sonra davalı Banka'nın, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, «karşılıksız çek» keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak, kredi borçlusu davacıya uygun şekilde «ihbarda» bulunarak çekleri davacıya iade ederek yeni teminatlar istemek işlemlerinden hiçbirini yapmadığı, çeklerin bedelini tahsil etmediği gibi karşılıksız çıkması üzerine hukuki yollara gitme olanağını da ortadan kaldırdığı, böylelikle zararın oluşmasında %75 oranında ağır kusurlu olduğu, bununla birlikte davacının da bir «limited şirket» olduğu ve basiretli bir «tacir» olarak kabul edilmesi gerektiği, çeklerin «keşide tarihlerinin», dolayısıyla «ibraz sürelerinin» davacı tarafından biliniyor olduğu, davacının bu çeklerin akıbetini; karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri alması, bu suretle tahsil ve «şikayet» gibi yollara gitmesi gerektiği, bu itibarla davacının, davalı Banka'ya nazaran %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 18.296,25 TL'nın 05.04.2009 «temerrüt» tarihinden itibaren değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava konusu çeklerin taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak davalı Banka'ya verildiği, karşılıksız çıktıkları, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin sonlandığı, kredi borcunun davacı tarafından ödendiği hususları uyuşmazlık dışıdır.
Bu durumda, davalı Banka'nın kredi ilişkisi çerçevesinde aldığı tüm «teminatları» davacıya iade etmesi gerekirken dava konusu 4 adet çekin davacıya iade edilmediği dosya kapsamıyla sabittir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teminat» olarak aldığı çeklerin karşılıksız olduğunu belirledikten sonra basiretli bir «tacir» gibi kendisinden beklenen, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, «karşılıksız çek» keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak veya kredi borçlusuna uygun şekilde «ihtarda» bulunarak çekleri iade ederek yeni teminatlar istemek gibi davranışlarından hiçbirini yapmayarak çeklerle ilgili karşılıksız çıkma konusunda hukuki yollara gitme olanağını ortadan kaldırmış ve zararın oluşmasında ağır kusurlu kabul edildiği, davacının da basiretli bir tacir gibi bu çeklerin akıbetini, karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri geri alması, bu suretle tahsil ve «şikayet» gibi yollara gitmesi gerekirken bunları yapmadığından az da olsa kusurlu kabul edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, davacı tarafça da açıkça kabul edildiği üzere bankaya «teminat» amacıyla yani «rehin» cirosuyla «ciro» edilen çeklerin «zamanaşımına» uğratıldığı iddiası ile açılmış bulunan tazminat davasıdır.
… çin çeklerin bedelini gerek kambiyo ilişkisi ( Mülga 6762 sayılı T.T.K.'nun 644. maddesi) gerekse temel ilişkiye istinaden ilgililer hakkında yasal takip yapması ve «çek» bedelleri kadar tutarı tahsil edememiş olması ve ayrıca da davalı bankanın bir an için «takip yetkisi» kabul edilse bile, çek ilgililerinden tahsilat yapmasının mümkün bulunduğunun yani zarar ile isnat edilen «kusur» arasında «illiyet bağının» varlığının kanıtlanması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava takip yetkisi · rehin cirosu · yetkili hamil · kusur oranı · illiyet bağı · rehin · ciro · hamil
Benzer bu karardaÇeklerde «rehin cirosu» caiz bulunmadığından ve davada yapılan «ciro» da, rehin cirosu mahiyetinde bulunduğundan, davalı Banka hiçbir zaman hukuken çeklerin «yetkili hamili» olmamıştır.
1- Dava, davacı tarafça da açıkça kabul edildiği üzere bankaya «teminat» amacıyla yani «rehin» cirosuyla «ciro» edilen çeklerin «zamanaşımına» uğratıldığı iddiası ile açılmış bulunan tazminat davasıdır.
… çin çeklerin bedelini gerek kambiyo ilişkisi ( Mülga 6762 sayılı T.T.K.'nun 644. maddesi) gerekse temel ilişkiye istinaden ilgililer hakkında yasal takip yapması ve «çek» bedelleri kadar tutarı tahsil edememiş olması ve ayrıca da davalı bankanın bir an için «takip yetkisi» kabul edilse bile, çek ilgililerinden tahsilat yapmasının mümkün bulunduğunun yani zarar ile isnat edilen «kusur» arasında «illiyet bağının» varlığının kanıtlanması gerekir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin «kusur oranına» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1541 E. 2022/2138 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3170 E. 2012/4760 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece davacı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmek gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru değil ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması, ne varki anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12378 E. 2011/4575 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi karar harcı · maktu harç · zayi · hamil · harç · ilan
Benzer bu karardaNiteliği itibarıyla davanın taraf teşkiline imkan olmayan davalardan olması nedeniyle karar ve ilam harcı olarak «maktu harç» alınması gerekirken «nispi harca» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, yapılan ilk «ilan» tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde senet «hamilinin» ortaya çıkmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeniyle senet iptaline ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4378 E. 2013/7998 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:harca esas değer · tanık beyanı · rücuen tahsil · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece asıl ve birleşen davada icra takiplerine itirazın iptaline, «icra inkar tazminat» talebinin reddine dair verilen karar taraflar vekillerinin temyizi üzerine davalı ... yararına bozulmuştur.
Asıl dava, işyeri poliçesine dayalı tazminatın «rücuen tahsili» için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne ilişkin karar Dairemizce, davalı kat maliki ...'un BK'nun 58'nci maddesi uyarınca sorumluluk koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle bu davalı yararına bozulmuş ise de; anılan bu davalının kat maliki olması yanında iddia edildiği gibi zarar veren taşınmazın aynı zamanda kullanıcısıda olduğu gerek savunması, gerek «tanık beyanı» ve gerekse dosyadaki diğer belgelerle sabittir.Bu bağlamada mahkemece, bu davalının dahi dava konusu zarardan sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır …
Öte yandan, mahkemece «harca esas değer» üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi karşısında esasen reddedilen bir miktarda bulunmadığından davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekir ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasına gereksinim …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12322 E. , 2012/19139 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2011 tarih ve 2010/191-2011/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı Banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, toplam 24.425.00 TL bedelli 3 adet müşteri çekini teminat olarak verdiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, bu çeklerle ilgili olarak davalının hiçbir işlem yapmadığı gibi çekleri kendilerine de iade etmediğini, bu yüzden çeklerin kambiyo senedi olma niteliğini yitirdiklerini, şikayet haklarının ortadan kalktığını, uğradıkları zararın giderilmesi için davalıya gönderilen ihtarnameye cevap verilmediğini, bu arada kredi borcunun kapandığını, davalının kendisine teminat olarak verilen çeklerin tahsilini engellemek suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını iddia ederek, 24.425.00 TL tutarındaki çek bedelinin ihtarname ile verilen sürenin sonu olan 04.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin müvekkili bankaya olan kredi borcunun 04.02.2010 tarihinde kapandığını, davacının kredi geri ödemelerini zamanında ve eksiksiz yapmaması ve/veya hiç geri ödemede bulunmaması ihtimali dolayısıyla banka nezdinde oluşturduğu risk bertaraf edilmeden, çeklerin bedelleri ödenmeden davacıya teslim edilemeyeceğini, davacının temel ilişkiye dayanarak dava açabileceğini, bu yollar tüketilmeksizin müvekkiline karşı dava açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kullandırdığı kredinin teminatı olarak elinde tuttuğu çeklerin ibrazı ile karşılıksız olduklarının belirlenmesinden sonra davalı Banka'nın, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, karşılıksız çek keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak, kredi borçlusu davacıya uygun şekilde ihbarda bulunarak çekleri davacıya iade ederek yeni teminatlar istemek işlemlerinden hiçbirini yapmadığı, çeklerin bedelini tahsil etmediği gibi karşılıksız çıkması üzerine hukuki yollara gitme olanağını da ortadan kaldırdığı, böylelikle zararın oluşmasında %75 oranında ağır kusurlu olduğu, bununla birlikte davacının da bir limited şirket olduğu ve basiretli bir tacir olarak kabul edilmesi gerektiği, çeklerin keşide tarihlerinin, dolayısıyla ibraz sürelerinin davacı tarafından biliniyor olduğu, davacının bu çeklerin akıbetini;
karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri alması, bu suretle tahsil ve şikayet gibi yollara gitmesi gerektiği, bu itibarla davacının, davalı Banka'ya nazaran %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 18.296,25 TL'nın 05.04.2009 temerrüt tarihinden itibaren değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu çeklerin taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin teminatı olarak davalı Banka'ya verildiği, karşılıksız çıktıkları, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin sonlandığı, kredi borcunun davacı tarafından ödendiği hususları uyuşmazlık dışıdır. Bu durumda, davalı Banka'nın kredi ilişkisi çerçevesinde aldığı tüm teminatları davacıya iade etmesi gerekirken dava konusu 4 adet çekin davacıya iade edilmediği dosya kapsamıyla sabittir. Ancak davada, davacı yanca çeklerin fiziken iadesi talebinde bulunmaksızın, bedellerine hükmedilmesi istenmiştir. Bu durumda davacının sözkonusu çek bedellerine yönelik olarak kendi akidine (çek keşidecilerine) karşı temel ilişki çerçevesinde ve/veya TTK'nun 644.
madde uyarınca kambiyo hukukuna dayalı olarak talepte bulunmaksızın, çek bedellerinin tahsili zımnında bankaya karşı açmış olduğu işbu dava erken açılmış olup; bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065688600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz