Çek İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12346 E. 2012/19722 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava takip yetkisi↗ rehin cirosu↗ karşılıksız çek↗ yetkili hamil↗ kusur oranı↗ illiyet bağı↗ rehin↗ şikayet↗ basiretli tacir↗ ciro↗ hamil↗ ihtar↗ çek↗ tacir↗ kusur↗ zamanaşımı↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının teminat olarak aldığı çeklerin karşılıksız olduğunu belirledikten sonra basiretli bir tacir gibi kendisinden beklenen, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, karşılıksız çek keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak veya kredi borçlusuna uygun şekilde ihtarda bulunarak çekleri iade ederek yeni teminatlar istemek gibi davranışlarından hiçbirini yapmayarak çeklerle ilgili karşılıksız çıkma konusunda hukuki yollara gitme olanağını ortadan kaldırmış ve zararın oluşmasında ağır kusurlu kabul edildiği, davacının da basiretli bir tacir gibi bu çeklerin akıbetini, karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri geri alması, bu suretle tahsil ve şikayet gibi yollara gitmesi gerekirken bunları yapmadığından az da olsa kusurlu kabul edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava, davacı tarafça da açıkça kabul edildiği üzere bankaya teminat amacıyla yani rehin cirosuyla ciro edilen çeklerin zamanaşımına uğratıldığı iddiası ile açılmış bulunan tazminat davasıdır. Çeklerde rehin cirosu caiz bulunmadığından ve davada yapılan ciro da, rehin cirosu mahiyetinde bulunduğundan, davalı Banka hiçbir zaman hukuken çeklerin yetkili hamili olmamıştır. Bu durumda çeklere istinaden takip yapması veya dava açması herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır. Bu itibarla, çeklerin takibe konmaması ve çeklere istinaden takip yapılmaması davalı Banka bakımından kusur teşkil etmez. Ayrıca davacının ileri sürülen husus nedeni ile zarara uğradığından söz edilebilmesi için çeklerin bedelini gerek kambiyo ilişkisi ( Mülga 6762 sayılı T.T.K.'nun 644. maddesi) gerekse temel ilişkiye istinaden ilgililer hakkında yasal takip yapması ve çek bedelleri kadar tutarı tahsil edememiş olması ve ayrıca da davalı bankanın bir an için takip yetkisi kabul edilse bile, çek ilgililerinden tahsilat yapmasının mümkün bulunduğunun yani zarar ile isnat edilen kusur arasında illiyet bağının varlığının kanıtlanması gerekir. Mahkemece, iş bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin kusur oranına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12322 E. 2012/19139 K.
Ortak:karşılıksız çek · şikayet · çek · tacir · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teminat» olarak aldığı çeklerin karşılıksız olduğunu belirledikten sonra basiretli bir «tacir» gibi kendisinden beklenen, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, «karşılıksız çek» keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak veya kredi borçlusuna uygun şekilde «ihtarda» bulunarak çekleri iade ederek yeni teminatlar istemek gibi davranışlarından hiçbirini yapmayarak çeklerle ilgili karşılıksız çıkma konusunda hukuki yollara gitme olanağını ortadan kaldırmış ve zararın oluşmasında ağır kusurlu kabul edildiği, davacının da basiretli bir tacir gibi bu çeklerin akıbetini, karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri geri alması, bu suretle tahsil ve «şikayet» gibi yollara gitmesi gerekirken bunları yapmadığından az da olsa kusurlu kabul edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, davacı tarafça da açıkça kabul edildiği üzere bankaya «teminat» amacıyla yani «rehin» cirosuyla «ciro» edilen çeklerin «zamanaşımına» uğratıldığı iddiası ile açılmış bulunan tazminat davasıdır.
… çin çeklerin bedelini gerek kambiyo ilişkisi ( Mülga 6762 sayılı T.T.K.'nun 644. maddesi) gerekse temel ilişkiye istinaden ilgililer hakkında yasal takip yapması ve «çek» bedelleri kadar tutarı tahsil edememiş olması ve ayrıca da davalı bankanın bir an için «takip yetkisi» kabul edilse bile, çek ilgililerinden tahsilat yapmasının mümkün bulunduğunun yani zarar ile isnat edilen «kusur» arasında «illiyet bağının» varlığının kanıtlanması gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kullandırdığı kredinin «teminatı» olarak elinde tuttuğu çeklerin «ibrazı» ile karşılıksız olduklarının belirlenmesinden sonra davalı Banka'nın, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, «karşılıksız çek» keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak, kredi borçlusu davacıya uygun şekilde «ihbarda» bulunarak çekleri davacıya iade ederek yeni teminatlar istemek işlemlerinden hiçbirini yapmadığı, çeklerin bedelini tahsil etmediği gibi karşılıksız çıkması üzerine hukuki yollara gitme olanağını da ortadan kaldırdığı, böylelikle zararın oluşmasında %75 oranında ağır kusurlu olduğu, bununla birlikte davacının da bir «limited şirket» olduğu ve basiretli bir «tacir» olarak kabul edilmesi gerektiği, çeklerin «keşide tarihlerinin», dolayısıyla «ibraz sürelerinin» davacı tarafından biliniyor olduğu, davacının bu çeklerin akıbetini; karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri alması, bu suretle tahsil ve «şikayet» gibi yollara gitmesi gerektiği, bu itibarla davacının, davalı Banka'ya nazaran %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 18.296,25 TL'nın 05.04.2009 «temerrüt» tarihinden itibaren değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava konusu çeklerin taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak davalı Banka'ya verildiği, karşılıksız çıktıkları, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin sonlandığı, kredi borcunun davacı tarafından ödendiği hususları uyuşmazlık dışıdır.
Bu durumda, davalı Banka'nın kredi ilişkisi çerçevesinde aldığı tüm «teminatları» davacıya iade etmesi gerekirken dava konusu 4 adet çekin davacıya iade edilmediği dosya kapsamıyla sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibraz süresi · temel ilişki · keşide tarihi · keşideci · ihbar · limited şirket · kredi sözleşmesi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kullandırdığı kredinin «teminatı» olarak elinde tuttuğu çeklerin «ibrazı» ile karşılıksız olduklarının belirlenmesinden sonra davalı Banka'nın, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, «karşılıksız çek» keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak, kredi borçlusu davacıya uygun şekilde «ihbarda» bulunarak çekleri davacıya iade ederek yeni teminatlar istemek işlemlerinden hiçbirini yapmadığı, çeklerin bedelini tahsil etmediği gibi karşılıksız çıkması üzerine hukuki yollara gitme olanağını da ortadan kaldırdığı, böylelikle zararın oluşmasında %75 oranında ağır kusurlu olduğu, bununla birlikte davacının da bir «limited şirket» olduğu ve basiretli bir «tacir» olarak kabul edilmesi gerektiği, çeklerin «keşide tarihlerinin», dolayısıyla «ibraz sürelerinin» davacı tarafından biliniyor olduğu, davacının bu çeklerin akıbetini; karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri alması, bu suretle tahsil ve «şikayet» gibi yollara gitmesi gerektiği, bu itibarla davacının, davalı Banka'ya nazaran %25 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne 18.296,25 TL'nın 05.04.2009 «temerrüt» tarihinden itibaren değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu durumda davacının sözkonusu «çek» bedellerine yönelik olarak kendi akidine (çek «keşidecilerine») karşı «temel ilişki» çerçevesinde ve/veya TTK'nun 644. madde uyarınca kambiyo hukukuna dayalı olarak talepte bulunmaksızın, çek bedellerinin tahsili zımnında bankaya karşı açmış olduğu …
1- Dava konusu çeklerin taraflar arasında düzenlenen «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak davalı Banka'ya verildiği, karşılıksız çıktıkları, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin sonlandığı, kredi borcunun davacı tarafından ödendiği hususları uyuşmazlık dışıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2960 E. 2012/4199 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teminat» olarak aldığı çeklerin karşılıksız olduğunu belirledikten sonra basiretli bir «tacir» gibi kendisinden beklenen, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, «karşılıksız çek» keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak veya kredi borçlusuna uygun şekilde «ihtarda» bulunarak çekleri iade ederek yeni teminatlar istemek gibi davranışlarından hiçbirini yapmayarak çeklerle ilgili karşılıksız çıkma konusunda hukuki yollara gitme olanağını ortadan kaldırmış ve zararın oluşmasında ağır kusurlu kabul edildiği, davacının da basiretli bir tacir gibi bu çeklerin akıbetini, karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri geri alması, bu suretle tahsil ve «şikayet» gibi yollara gitmesi gerekirken bunları yapmadığından az da olsa kusurlu kabul edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… çin çeklerin bedelini gerek kambiyo ilişkisi ( Mülga 6762 sayılı T.T.K.'nun 644. maddesi) gerekse temel ilişkiye istinaden ilgililer hakkında yasal takip yapması ve «çek» bedelleri kadar tutarı tahsil edememiş olması ve ayrıca da davalı bankanın bir an için «takip yetkisi» kabul edilse bile, çek ilgililerinden tahsilat yapmasının mümkün bulunduğunun yani zarar ile isnat edilen «kusur» arasında «illiyet bağının» varlığının kanıtlanması gerekir.
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çekin davalı şirketin ortağı olan ...isimli kişiye verildiği bu kişinin çeki «tahsil cirosu» ile davalı şirkete verdiği ve «çek» bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiği, taraflar arasında çek verilmesini gerektirir bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozul …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsil cirosu · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çekin davalı şirketin ortağı olan ...isimli kişiye verildiği bu kişinin çeki «tahsil cirosu» ile davalı şirkete verdiği ve «çek» bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiği, taraflar arasında çek verilmesini gerektirir bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozul …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6984 E. 2012/14883 K.
Ortak:rehin cirosu · yetkili hamil · rehin · ciro · hamil · çek · teminat
İncelediğiniz karardaÇeklerde «rehin cirosu» caiz bulunmadığından ve davada yapılan «ciro» da, rehin cirosu mahiyetinde bulunduğundan, davalı Banka hiçbir zaman hukuken çeklerin «yetkili hamili» olmamıştır.
1- Dava, davacı tarafça da açıkça kabul edildiği üzere bankaya «teminat» amacıyla yani «rehin» cirosuyla «ciro» edilen çeklerin «zamanaşımına» uğratıldığı iddiası ile açılmış bulunan tazminat davasıdır.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teminat» olarak aldığı çeklerin karşılıksız olduğunu belirledikten sonra basiretli bir «tacir» gibi kendisinden beklenen, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, «karşılıksız çek» keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak veya kredi borçlusuna uygun şekilde «ihtarda» bulunarak çekleri iade ederek yeni teminatlar istemek gibi davranışlarından hiçbirini yapmayarak çeklerle ilgili karşılıksız çıkma konusunda hukuki yollara gitme olanağını ortadan kaldırmış ve zararın oluşmasında ağır kusurlu kabul edildiği, davacının da basiretli bir tacir gibi bu çeklerin akıbetini, karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri geri alması, bu suretle tahsil ve «şikayet» gibi yollara gitmesi gerekirken bunları yapmadığından az da olsa kusurlu kabul edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Bu itibarla çeki «rehin cirosu» ile devralan kişinin «yetkili hamil» olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin bedelsizliği · son hamil · lehtar · bedelsizlik · iyiniyet · keşideci · kötüniyet · avans faizi
Benzer bu kararda… davalısı şirket arasında yapılan mermer alım sözleşmesi karşılığında davaya konu çekin keşide edildiği, çeki alan şirketin, bu çeki davacı bankadan aldığı kredinin «teminatı» olarak bankaya «ciro» ettiği, daha sonra sipariş edilen malın hazır edilmemesi nedeniyle siparişin iptal edildiği ve «keşideci» tarafından çekin geri istenildiği, ancak davalı şirketin çeki davacı bankaya ciro etmesi nedeniyle iade edemediği, buna karşılık anılan şirketin söz konusu çekten dolayı ...'den alacaklı olmadığına dair belge düzenlediği, davacı bankanın «iyiniyetli» «son hamil» olduğu, çekin süresi içinde bankaya «ibraz» edildiği ve karşılığı olmadığından herhangi bir ödeme yapılmadığı, asıl davanın davalısı tarafından «çek» bedelinin herhangi bir şekilde ödendiğinin ya da davacı bankanın çeki aldığı sırada «çekin bedelsiz» kaldığını bildiğini veya haksız ve «kötüniyetli» olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 33.914,35 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının davaya konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda her ne kadar dava konusu «çek» üzerinde, çekin «rehin» cirosuyla devredildiği belirtilmemişse de, söz konusu çekin, «lehtarı» tarafından davacı bankadan alınan kredinin «teminatı» olarak davacı bankaya «ciro» edildiği, diğer bir deyişle çekin «rehin cirosu» ile davacıya devredildiği mahkemece kabul edilmiş olup bu hususa ilişkin bir temyiz bulunmamaktadır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15044 E. 2016/109 K.
Ortak:rehin cirosu · rehin · ciro
İncelediğiniz karardaÇeklerde «rehin cirosu» caiz bulunmadığından ve davada yapılan «ciro» da, rehin cirosu mahiyetinde bulunduğundan, davalı Banka hiçbir zaman hukuken çeklerin «yetkili hamili» olmamıştır.
1- Dava, davacı tarafça da açıkça kabul edildiği üzere bankaya «teminat» amacıyla yani «rehin» cirosuyla «ciro» edilen çeklerin «zamanaşımına» uğratıldığı iddiası ile açılmış bulunan tazminat davasıdır.
Benzer bu karardaBuna göre, “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığının yukarıda anılan kanun hükmüne göre belirlenmesi gerekirken, dosya kapsamında çekin «rehin» cirosuyla verildiğine dair delil bulunmadığı halde mahkemece, alacaklı sıfatını haiz olan tarafın banka olması nedeniyle, bankaların kredi müşterilerinden «ciro» yoluyla aldıkları çeklerdeki ciroların «rehin cirosu» olduğu kabul edilerek yazılı gerekçeyle «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, ihtiyati hacze konu edilen çekin, «ihtiyati haciz» talep eden alacaklıya «rehin cirosu» ile geçtiği, çekte rehin cirosunun caiz olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · vade · haciz
Benzer bu karardaBuna göre, “Rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Somut olayda, ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığının yukarıda anılan kanun hükmüne göre belirlenmesi gerekirken, dosya kapsamında çekin «rehin» cirosuyla verildiğine dair delil bulunmadığı halde mahkemece, alacaklı sıfatını haiz olan tarafın banka olması nedeniyle, bankaların kredi müşterilerinden «ciro» yoluyla aldıkları çeklerdeki ciroların «rehin cirosu» olduğu kabul edilerek yazılı gerekçeyle «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, ihtiyati hacze konu edilen çekin, «ihtiyati haciz» talep eden alacaklıya «rehin cirosu» ile geçtiği, çekte rehin cirosunun caiz olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, «ihtiyati haciz» talep eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12346 E. , 2012/19722 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(BEYOĞLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/06/2011 tarih ve 2010/190-2011/227 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 02/03/2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandığı 100.000 TL tutarında krediye teminat olarak keşidecisi dava dışı Çizgi Etiket Ambalaj Elektronik Aletler San. ve Tic. Ltd. Şirketi olan 09/05/2008 keşide tarihli 6.800 TL bedelli çek, 25/06/2008 keşide tarihli 6.740 TL bedelli çek ve 07/08/2008 keşide tarihli 6.250 TL bedelli çeki ciro ederek verdiğini, söz konusu çeklerin karşılıksız çıktığını, davalının bu çeklerle ilgili yasal süresi içinde gerekli yasal işlemleri yapmadığını, tüm uyarılara rağmen çekleri iade etmediğini, dolayısıyla çeklerin kambiyo senedi olma vasfını yitirdiğini, bankaya olan kredi borcunun da tamamen ödendiğini belirterek teminat olarak verilen çeklerle ilgili olarak tahsil imkanlarının ortadan kalkması sebebi ile çek bedellerinin toplamı olan 19.790 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olup, zararın ödenmesi talebini içerir 01/04/2009 tarihli ihtarnamenin üzerinden 1 yılı aşkın zaman geçmekle açılmış ve zamanaşımına uğradığını, dava konusu çeklerin davacının kredi borcuna teminat olarak verildiğini, davacının kredi borcunun geri ödemesi bitmeden çeklerin bedellerini istemesinin hukuka aykırı olduğunu, çeklerin bedellerini bankaya ödemeden çeki iade alamayacağının da içtihatlarla sabit olduğunu, müvekkilinin çekleri süresi içinde bankalarına ibraz edildiğini ve karşılığının bulunmadığının tespit ettirildiğini, kredi borcunun ödenmemesi ihtimaline binaen yasal takip için elde bulundurulduğunu, müvekkilinin çekler üzerindeki bu tasarruf yetkisi nedeniyle davacının takip hakkı olmadığını, çekin keşidecisi ile davacı arasındaki temel ilişkiye dayanılarak çek bedellerinin tahsilinin mümkün olduğunu, bu yol tüketilmeden müvekkiline dava açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davalının teminat olarak aldığı çeklerin karşılıksız olduğunu belirledikten sonra basiretli bir tacir gibi kendisinden beklenen, çeklerle ilgili icra takibi başlatmak, karşılıksız çek keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunmak veya kredi borçlusuna uygun şekilde ihtarda bulunarak çekleri iade ederek yeni teminatlar istemek gibi davranışlarından hiçbirini yapmayarak çeklerle ilgili karşılıksız çıkma konusunda hukuki yollara gitme olanağını ortadan kaldırmış ve zararın oluşmasında ağır kusurlu kabul edildiği, davacının da basiretli bir tacir gibi bu çeklerin akıbetini, karşılıksız çıkıp çıkmadıklarını araştırması, karşılıksız çıkmış ise yerine yeni teminatlar vererek bankadan çekleri geri alması, bu suretle tahsil ve şikayet gibi yollara gitmesi gerekirken bunları yapmadığından az da olsa kusurlu kabul edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava, davacı tarafça da açıkça kabul edildiği üzere bankaya teminat amacıyla yani rehin cirosuyla ciro edilen çeklerin zamanaşımına uğratıldığı iddiası ile açılmış bulunan tazminat davasıdır. Çeklerde rehin cirosu caiz bulunmadığından ve davada yapılan ciro da, rehin cirosu mahiyetinde bulunduğundan, davalı Banka hiçbir zaman hukuken çeklerin yetkili hamili olmamıştır. Bu durumda çeklere istinaden takip yapması veya dava açması herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır. Bu itibarla, çeklerin takibe konmaması ve çeklere istinaden takip yapılmaması davalı Banka bakımından kusur teşkil etmez. Ayrıca davacının ileri sürülen husus nedeni ile zarara uğradığından söz edilebilmesi için çeklerin bedelini gerek kambiyo ilişkisi ( Mülga 6762 sayılı T.T.K.'nun 644.
maddesi) gerekse temel ilişkiye istinaden ilgililer hakkında yasal takip yapması ve çek bedelleri kadar tutarı tahsil edememiş olması ve ayrıca da davalı bankanın bir an için takip yetkisi kabul edilse bile, çek ilgililerinden tahsilat yapmasının mümkün bulunduğunun yani zarar ile isnat edilen kusur arasında illiyet bağının varlığının kanıtlanması gerekir. Mahkemece, iş bu hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin kusur oranına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının davalı taraf yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı ve davalı vekilinin kusur oranına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066071700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz