6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Imza yetkisi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12870 E. 2012/18307 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza yetkisi hizmet akdi usul ekonomisi ihtisas mahkemesi şirket zararı tazminat davası hizmet sözleşmesi tmsf kamu düzeni görevsizlik kararı temsil görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 336

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan uzman kadrosunda çalışan ... ve muhasebe şefi ...’ın aldıkları talimatları yerine getirdikleri ve bu talimatların o esnada hukuka aykırı olup olmadığının bilinemeyeceği dikkate alındığında bu kişilerin hukuka aykırı davranışta bulunduklarından söz edilemeyeceği, bu kişilerin temsil ve ilzama yetkili olmadıkları, davalılardan ..., ... ve ...’in ise ikinci derece imza yetkilerinin olması dikkate alındığında TTK’nun 336. maddesinde belirtilen organ vasfında oldukları, ancak zarara sebebiyet verildiği iddia edilen avanslara ilişkin olarak adı geçenlerin bu avansların ödenmesi ve kapatılması hususunda herhangi bir imza ve talimatlarının olmadığı, davalıların oluşan zarardan sorumlu oldukları yolunda yeterli kanaat oluşmadığı, eylemleriyle bu zararın artmasına sebep olmadıkları ve katkıda bulunmadıkları sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı TMSF vekili ile davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı şirket çalışanları ve yöneticileri olan davalıların şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.

Davaya konu eylemlerin işlendiği yıllarda davalılardan ... ile ... davacı şirket çalışanları olup, davacı şirketi temsil ve ilzam yetkileri bulunmamaktadır. Bu durumda, anılan davalıların davacı ile aralarındaki hizmet sözleşmesine aykırı davranmak suretiyle çalıştıkları şirketi zarara uğrattıkları iddia edilerek hizmet akdi ile çalışan bu şahıslara karşı da tazminat davası açılmıştır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi görevlidir. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmak zorundadır. Her ne kadar ... ve ... dışındaki davalılar ile davacı arasında hizmet ilişkisi bulunmamakta ise de bu davalıların dava dilekçesinde bildirilen eylemleri işçi olan davalılarla birlikte işlediklerinin ileri sürülmüş olması nedeniyle tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunup, usul ekonomisi ilkesi gereğince ve doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olması ve iş mahkemesinin ihtisas mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesi görevli olup, tüm davalılar hakkında açılmış işbu davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10136 E. 2016/6805 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6651 E. 2013/5713 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3370 E. 2012/2859 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10025 E. 2016/890 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sadakat yükümlülüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13041 E. 2014/6937 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7721 E. 2012/8531 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/12870 E.  ,  2012/18307 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2010 tarih ve 2007/385 - 2010/193 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı (temlik alan) TMSF vekili ile davalılardan ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.11.2012 günü temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinde bulunan temlik alan TMSF vekilinin duruşma (mürafaa) isteminden vazgeçerek incelemenin dosya üzerinde yapılmasını talep etmesi üzerine duruşma yapılmasına yer olmadığına karar verildikten sonra, dosya üzerinde yapılan incelemede Tetkik Hakimi Mutlu Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Fon Kurulu Başkanlığı'nın 13.02.2004 tarihli kararı ile davacı şirketin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF tarafından devralındığını, devirden sonraki 14.09.2005 tarihli inceleme raporunda Telsim A.Ş’nin çalışanı ...’e 2001, 2002 ve 2003 yıllarında kendi görev tanımı ile orantılı olmayan büyük tutarlarda ve avans onayı prosedürüne uyulmaksızın avans kullandırıldığını, bu avansların ne amaçla ve nerelerde harcandığının kayıt altına alınmadığını, avansların önemli bir kısmının kapatılması için sahte makbuzlar düzenlendiğini, şirketin faaliyet amaç ve kapsamı dışında gayri meşru amaçlar için kullandırılan ve hukuk dışı yollarla kapatılmaya çalışılan avanslardan dolayı ortaya çıkan 4.286.961,14 TL tutarındaki şirket alacağı nedeniyle yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler hakkında dava açıldığını, haklarında dava açılmayan davalıların da meydana gelen zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada 10.000,00 TL’nın faiziyle tahsili talep ve dava edilmiş olup, yargılama sırasında yapılan ıslah ile 4.286.961,14 TL şirket zararının faiziyle birlikte tahsili istenmiştir.

Davalılardan ..., şirkette uzman personel olarak çalıştığını, gönderilen paralarla ilgili bir imza ve onay yetkisinin bulunmadığını, bankalar vasıtasıyla tarafına gönderilen paraları şirketin üst düzey yöneticilerine teslim ettiğini, finansal bir yetki ve görevinin olmadığını, tarafına herhangi bir kusur ve sorumluluk yüklenmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davacının zararın varlığını kanıtlaması gerektiğini, kendilerinin zarara yol açan eylem ve işlemlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan uzman kadrosunda çalışan ... ve muhasebe şefi ...’ın aldıkları talimatları yerine getirdikleri ve bu talimatların o esnada hukuka aykırı olup olmadığının bilinemeyeceği dikkate alındığında bu kişilerin hukuka aykırı davranışta bulunduklarından söz edilemeyeceği, bu kişilerin temsil ve ilzama yetkili olmadıkları, davalılardan ..., ... ve ...’in ise ikinci derece imza yetkilerinin olması dikkate alındığında TTK’nun 336. maddesinde belirtilen organ vasfında oldukları, ancak zarara sebebiyet verildiği iddia edilen avanslara ilişkin olarak adı geçenlerin bu avansların ödenmesi ve kapatılması hususunda herhangi bir imza ve talimatlarının olmadığı, davalıların oluşan zarardan sorumlu oldukları yolunda yeterli kanaat oluşmadığı, eylemleriyle bu zararın artmasına sebep olmadıkları ve katkıda bulunmadıkları sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı TMSF vekili ile davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davacı şirket çalışanları ve yöneticileri olan davalıların şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı olarak açılan tazminat istemine ilişkindir.

Davaya konu eylemlerin işlendiği yıllarda davalılardan ... ile ... davacı şirket çalışanları olup, davacı şirketi temsil ve ilzam yetkileri bulunmamaktadır. Bu durumda, anılan davalıların davacı ile aralarındaki hizmet sözleşmesine aykırı davranmak suretiyle çalıştıkları şirketi zarara uğrattıkları iddia edilerek hizmet akdi ile çalışan bu şahıslara karşı da tazminat davası açılmıştır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi hükmü uyarınca İş Kanunu’na göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayalı her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümünde İş Mahkemesi görevlidir. Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınmak zorundadır.

Her ne kadar ... ve ... dışındaki davalılar ile davacı arasında hizmet ilişkisi bulunmamakta ise de bu davalıların dava dilekçesinde bildirilen eylemleri işçi olan davalılarla birlikte işlediklerinin ileri sürülmüş olması nedeniyle tüm davalılar aleyhine açılan davalar arasında bağlantı bulunup, usul ekonomisi ilkesi gereğince ve doğru sonuca ulaşma bakımından kanıtların bir bütün olarak incelenmesinde yarar olması ve iş mahkemesinin ihtisas mahkemesi niteliğinde bulunması karşısında uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemesi görevli olup, tüm davalılar hakkında açılmış işbu davada görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 15.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065309600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.